Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Kur'an'ın tüm insanlığa gönderilmemesi (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=16902)

ALKA 21-02-2010 07:07

Kur'an'ın tüm insanlığa gönderilmemesi
 
Kuran'in bütün insanliga gönderildigi konusunda müslümanlar ve ulemalar hemfikirdir sanirim. Ama bazi ayetler böyle söylemiyor, hatta Kuran'in evrenselligi düsüncesine ters düserek celisiyor.

Üstelik insanlik icin Kuran iki kelime kullaniyor
1-Araplar
2-Acemler (arap olmayanlar)

''Mekke ve civarını uyarman için sana bu kitabı indirdik"
ENAM SURESİ:92.AYET

"Ve işte sana, böylece Arapça Kur'an'ı vahyettik, şehirlerin aslı ve temeli olan Mekke'yi ve çevresindeki bütün şehirleri korkutman ve geleceğinde şüphe olmayan topluluk gününü haber vererek o günün dehşetiyle korkutman için...."
ŞURA SURESİ:7
(Nedense genelde sadece Mekke ve cevresi Muhammed peygamberin belki de oralari derebeyligi ekseninden kuratmak ve ulusmillet yaratmak icin ilgisini cekiyor)

"Eğer biz onu A'cemi (Arapça olmayan bir dilde) olan bir Kur'an kılsaydık, herhalde derlerdi ki: 'Onun ayetleri açıklanmalı değil miydi? Arap olana, A'cemi (Arapça olmayan bir dil) mi?' De ki: 'O, iman edenler için bir hidayet ve bir şifadır".
FUSSİLET SURESİ:44
(Dogru, Arapca konusanlara mesela İngilizce bir mesaj yollanmaz tabi. Nereden anlasinlar ki? Ama bu da demektir ki, İngilizce konusan millete de Arapca mesaj gönderilmez ve hitap edilmez)

Kuran'in kac tane Türkce meal cevirisi vardir bilemiyorum. Belki 20 belki 50. Yerel olarak kullanilan Kuran'in degisik Warsh, Qualun, Al Duri ve Hafs versiyonlarini saymazsak Araplar tek Kuran sahibiyken,Türkler birbirinden degisik tercüme edilmis 20-30 cesit Kuran mealine sahipler. Latince'den veya Yunanca'dan Türkce'ye cevrilmis Incil'in bu kadar cok meali ve cevirisi yoktur saniyorum, belki de bu apacik bir kitap olarak gönderildigi söylenen Kuran'in aslinda o kadar da acik olmadigi aksine daha anlasilmaz ve karisik olmasindan mi ileri geliyor bilemeyecegim ama 3 kere bastan sona 3 degisik dilde okudugum halde kavramayadigima göre ve buna ragmen 3 degisik dilde okudugum Incil'i her okudugumda iyi anlayabildigime göre öyle tahmin ediyorum.

Kendi zamaninda mektuplarla Romalilara, Galatyalilara, Korintlilere, Efeslilere, Selaniklilere, Filipilere kadar degisik uluslara ve cografyalara ulasan Incil'in aksine Islamiyet'in Kurani genelde ya Arap ya Acem ya Mekke ya da cevresini taniyor ve oralara odaklanmis kalmis. Bu cografyadan öteye cikip daha evrensel olamiyor. Zaman icinde Araplarin dini inansis sekilleri, tüm dinsellesmis gelenekleri ve arap ahlakini insanlar diger uluslarinkinden üste tutmak ve evrensel kilmak istedikleri tüm seylerin ismini Islam koymuslar. Eger bir zamanlar Araplarin baskalarina dayattigi bu mitolojik ve ideolojik bilgiler hala bu denli revacta ise bunun nedeni, insanlarin bunlari sorgulayamadiklarindan olmali.

ulpian 21-02-2010 08:16

Bu güzel başlık için teşekkürler sayın ALKA.

İzninizle konu hakkında kendi görüşlerimi de yazmak isterim. Bence burada üç ana mesele var:

(1) Tanrı'nın her defasında bir toplum/millet/kavim içinden sadece bir bireyi seçmesi, sadece onunla iletişime geçmesi ve bu tek bir elçinin halkına vahiyi tebliğ etmesini istemesi, zaten son derece tuhaf bir durum. Ama Tanrı'nın bir de, belli bir noktadan sonra ''Bu son elçiydi. Başka yok.'' demesi ve ondan sonra yaşayacak olan bütün insanlıktan bu tek elçiye uymasını beklemesi, binbir türlü farklı dil, kültür ve medeniyete sahip toplumlara belli bir tarihte Arapça diliyle vahyettiği kelama uymasını emretmesi hiç mi hiç akıl karı değil.

(2) Kuran'da işlenen meselelerin, verilen örneklerin, sunulan değer yargılarının evrensel hiçbir yanı yok. Kuran'ın tamamına yakını, örneğin günümüzde yaşayan bir Eskimo, Tibetli, Tokyolu, İsviçreli vs. için hiçbir güncel, anlamlı mesaj/hüküm/hikmet içermiyor (içerme ihtimali olan bölümler ise, zaten her toplumca malum genel-geçer ''hikmet''lerden ibaret).

(3) Bu iki meseleden de tamamen bağımsız olarak, Kuran'ın zaten kendisinin ''evrensel'' olma gibi bir iddiası yok. Sizin de işaret ettiğiniz gibi, birçok ayetinde üstüne basa basa ''mekke ve çevresi için'', ''senin kavmin için'' gibi ifadeler kullanıyor ve ''siz anlayasınız diye sizin dilinizde gönderdik'' gibi ifadelerle de kendisine biçtiği hedef kitlesini açık seçik tayin ediyor. Bu üçüncü meseleyi (ve sadece bu üçüncü meseleyi) şu başlıkta ele almaya çalışmıştım ben de: Kuran'ın Evrensellik İddiası Yok.

saygılarımla

mücerred 21-02-2010 12:30

Alıntı:

ALKA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 290155)
Kuran'in bütün insanliga gönderildigi konusunda müslümanlar ve ulemalar hemfikirdir sanirim. Ama bazi ayetler böyle söylemiyor, hatta Kuran'in evrenselligi düsüncesine ters düserek celisiyor.

Üstelik insanlik icin Kuran iki kelime kullaniyor
1-Araplar
2-Acemler (arap olmayanlar)

''Mekke ve civarını uyarman için sana bu kitabı indirdik"
ENAM SURESİ:92.AYET

"Ve işte sana, böylece Arapça Kur'an'ı vahyettik, şehirlerin aslı ve temeli olan Mekke'yi ve çevresindeki bütün şehirleri korkutman ve geleceğinde şüphe olmayan topluluk gününü haber vererek o günün dehşetiyle korkutman için...."
ŞURA SURESİ:7
(Nedense genelde sadece Mekke ve cevresi Muhammed peygamberin belki de oralari derebeyligi ekseninden kuratmak ve ulusmillet yaratmak icin ilgisini cekiyor)

"Eğer biz onu A'cemi (Arapça olmayan bir dilde) olan bir Kur'an kılsaydık, herhalde derlerdi ki: 'Onun ayetleri açıklanmalı değil miydi? Arap olana, A'cemi (Arapça olmayan bir dil) mi?' De ki: 'O, iman edenler için bir hidayet ve bir şifadır".
FUSSİLET SURESİ:44
(Dogru, Arapca konusanlara mesela İngilizce bir mesaj yollanmaz tabi. Nereden anlasinlar ki? Ama bu da demektir ki, İngilizce konusan millete de Arapca mesaj gönderilmez ve hitap edilmez)

Bildiginiz gibi Kuran yirmi kusur yilda tamamlanmis bir calisma.Ilk yillarda mahalli bir yani olmasi dogal sürec icerisinde yazarin düsünsel gelisimi katilimlarin artmasi,inananlarin cesitligi ile bütün insanlara yönelik bir cagriya dönüsmüs.
Özellikle bahsedilen son Hacc daki cagri islam alimlerinin evrensellik iddiasi konusunda gögüslerini gere gere anlattiklari bir örnektir.

Islamin yerel ve evrensel bir cagri oldugunu icice gecmis iki bölümde aciklarsak gercege daha fazla yaklasiriz diye düsünüyorum.

Bu konuda sayin Ulpianin verdigi baslikta yararlanilacak cok güzel yazilar var.

cin 21-02-2010 17:24

Alıntı:

ALKA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 290155)
Kuran'in bütün insanliga gönderildigi konusunda müslümanlar ve ulemalar hemfikirdir sanirim. Ama bazi ayetler böyle söylemiyor, hatta Kuran'in evrenselligi düsüncesine ters düserek celisiyor.

Üstelik insanlik icin Kuran iki kelime kullaniyor
1-Araplar
2-Acemler (arap olmayanlar)

''Mekke ve civarını uyarman için sana bu kitabı indirdik"
ENAM SURESİ:92.AYET

"Ve işte sana, böylece Arapça Kur'an'ı vahyettik, şehirlerin aslı ve temeli olan Mekke'yi ve çevresindeki bütün şehirleri korkutman ve geleceğinde şüphe olmayan topluluk gününü haber vererek o günün dehşetiyle korkutman için...."
ŞURA SURESİ:7
(Nedense genelde sadece Mekke ve cevresi Muhammed peygamberin belki de oralari derebeyligi ekseninden kuratmak ve ulusmillet yaratmak icin ilgisini cekiyor)

"Eğer biz onu A'cemi (Arapça olmayan bir dilde) olan bir Kur'an kılsaydık, herhalde derlerdi ki: 'Onun ayetleri açıklanmalı değil miydi? Arap olana, A'cemi (Arapça olmayan bir dil) mi?' De ki: 'O, iman edenler için bir hidayet ve bir şifadır".
FUSSİLET SURESİ:44
(Dogru, Arapca konusanlara mesela İngilizce bir mesaj yollanmaz tabi. Nereden anlasinlar ki? Ama bu da demektir ki, İngilizce konusan millete de Arapca mesaj gönderilmez ve hitap edilmez)

Kuran'in kac tane Türkce meal cevirisi vardir bilemiyorum. Belki 20 belki 50. Yerel olarak kullanilan Kuran'in degisik Warsh, Qualun, Al Duri ve Hafs versiyonlarini saymazsak Araplar tek Kuran sahibiyken,Türkler birbirinden degisik tercüme edilmis 20-30 cesit Kuran mealine sahipler. Latince'den veya Yunanca'dan Türkce'ye cevrilmis Incil'in bu kadar cok meali ve cevirisi yoktur saniyorum, belki de bu apacik bir kitap olarak gönderildigi söylenen Kuran'in aslinda o kadar da acik olmadigi aksine daha anlasilmaz ve karisik olmasindan mi ileri geliyor bilemeyecegim ama 3 kere bastan sona 3 degisik dilde okudugum halde kavramayadigima göre ve buna ragmen 3 degisik dilde okudugum Incil'i her okudugumda iyi anlayabildigime göre öyle tahmin ediyorum.

Kendi zamaninda mektuplarla Romalilara, Galatyalilara, Korintlilere, Efeslilere, Selaniklilere, Filipilere kadar degisik uluslara ve cografyalara ulasan Incil'in aksine Islamiyet'in Kurani genelde ya Arap ya Acem ya Mekke ya da cevresini taniyor ve oralara odaklanmis kalmis. Bu cografyadan öteye cikip daha evrensel olamiyor. Zaman icinde Araplarin dini inansis sekilleri, tüm dinsellesmis gelenekleri ve arap ahlakini insanlar diger uluslarinkinden üste tutmak ve evrensel kilmak istedikleri tüm seylerin ismini Islam koymuslar. Eger bir zamanlar Araplarin baskalarina dayattigi bu mitolojik ve ideolojik bilgiler hala bu denli revacta ise bunun nedeni, insanlarin bunlari sorgulayamadiklarindan olmali.

Saygıdeğer Alka,

Bana görede Kur'an ve İslam dini Ümmetlerin dışında kuruluş amacının Muhammedin Tek sorununun Mekke ve Çevresi ile sınırlı tutulmasıyla beraber, Muhammed sonrası Halifelerin elde ettikleri güç ile yine sınırlı olan Ümmetlere açılmasıyla sonuçlanmıştır,

Mekke dönemini oluşturan 12 yıllık süre içerisinde Ümmet diye bir çalışma görülmemekle beraber Medine dönemi de sınırlı bir Ümmete çağrı aşamasında kalmıştır, Osmanlı imparatorluğu bile Arap lardan daha çok Ümmete islamı kabul ettirmiş görünüyor,

Saygılarımla

ALKA 21-02-2010 19:48

Alıntı:

ulpian´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 290163)
Bu güzel başlık için teşekkürler sayın ALKA.

İzninizle konu hakkında kendi görüşlerimi de yazmak isterim. Bence burada üç ana mesele var:

(1) Tanrı'nın her defasında bir toplum/millet/kavim içinden sadece bir bireyi seçmesi, sadece onunla iletişime geçmesi ve bu tek bir elçinin halkına vahiyi tebliğ etmesini istemesi, zaten son derece tuhaf bir durum. Ama Tanrı'nın bir de, belli bir noktadan sonra ''Bu son elçiydi. Başka yok.'' demesi ve ondan sonra yaşayacak olan bütün insanlıktan bu tek elçiye uymasını beklemesi, binbir türlü farklı dil, kültür ve medeniyete sahip toplumlara belli bir tarihte Arapça diliyle vahyettiği kelama uymasını emretmesi hiç mi hiç akıl karı değil.


Sayin Ulpian sizin de halihazirda böyle bir baslik acmis olmaniz gözümden kacmis. Forumda daha yeni olduguma bagliyorum. Gercekten de cok güzel bir calisma yapmissiniz oarada, ellerinizi saglik.

"Binbir türlü farklı dil, kültür ve medeniyete sahip toplumlara belli bir tarihte Arapça diliyle vahyettiği kelama uymasını emretmesi hiç mi hiç akıl karı değil" cümlenize oldugu gibi katiliyorum. Üstelik Kuran ayetine göre de tüm insanligi düsünen bir yaratici hic bir kavme, yabanci bir dil konusan elciyle seslenmiyor ve yabanci bir dil konusan elcinin mesajını o kavim icin gecerli kabul etmiyor...Böylece bu ayet de o dili konusmayan ve anlamayan bir elcinin mesajini anlamadigi icin o kavmi de sorumlu tutmuyor ve Tanri'nin seslenme ve mesaj yollama tarzina ters düsüyor. Fransizca'dan anlamayan Araplara Fransizca seslenmek yanlis olacagindan Acemlere Arapca seslenmek de dogru olmaycaktir.

Alıntı:

(2) Kuran'da işlenen meselelerin, verilen örneklerin, sunulan değer yargılarının evrensel hiçbir yanı yok. Kuran'ın tamamına yakını, örneğin günümüzde yaşayan bir Eskimo, Tibetli, Tokyolu, İsviçreli vs. için hiçbir güncel, anlamlı mesaj/hüküm/hikmet içermiyor (içerme ihtimali olan bölümler ise, zaten her toplumca malum genel-geçer ''hikmet''lerden ibaret).
Spesifik toplum yapilari spesifik cözüm önerileri gerektireceginden herkese ayni cözüm önerileri sunmak da evrensellik iddiasina kendilginden ters düsecegi kendisinden anlasilir bir durum.

Alıntı:

(3) Bu iki meseleden de tamamen bağımsız olarak, Kuran'ın zaten kendisinin ''evrensel'' olma gibi bir iddiası yok. Sizin de işaret ettiğiniz gibi, birçok ayetinde üstüne basa basa ''mekke ve çevresi için'', ''senin kavmin için'' gibi ifadeler kullanıyor ve ''siz anlayasınız diye sizin dilinizde gönderdik'' gibi ifadelerle de kendisine biçtiği hedef kitlesini açık seçik tayin ediyor. Bu üçüncü meseleyi (ve sadece bu üçüncü meseleyi) şu başlıkta ele almaya çalışmıştım ben de: Kuran'ın Evrensellik İddiası Yok.
Kuran sadece o zaman bilgisi icinde ve o zamanin sartlari icinde ve ciktigi toplumun yapisina ve de gecmis ve geleneksellesmis dini ritüllerine göre olusmustur. BAska cografyalarda baska ritüeller vardir. Bu geleneksel Arap ritüllerini digerlerine dayatmak sadece bir Arap milliyetciligidir. Ama bu sanirim baska bir basligin konusu olacaktir.


.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:03 .