![]() |
tanrı sevgi dolu değildir
tanrı var ise sevgi dolu olmadığı bir gerçektir.
Neden hayvanlar (insanlar dahil) biribirlerini yeme üzerine bir yaşam sürmektedirler. Hiç düşündünüz mü? Tüm hayvanlar (insanlar dahil) vejeteryan olamaz mıydı? Daha da ileri gideyim. Bitkilerin de bir canı olduğunu düşünerek; tüm hayvanlar, bitkiler gibi topraktan, havadan, sudan ve de güneşten beslenemezler miydi? Doğaya baktığımızda kan gövdeyi götürüyor. Yeni doğmuş bir antilop yavrusunun sırtlanlar tarafından hem de bacaklarından başlanarak yendiğini çok defa izlemişsinizdir. Benzer vahşet örnekleri daha da çoğaltmaya gerek yok. Kişisel görüşüm: tanrı varsa asla sevgi dolu değildir veya ilk yaratma hadisesinden sonra olacaklara karışmamaktadır. ne dersiniz? |
Merhaba YaşasınBilim,
Ne dersiniz diye sormuşsun...Cevabım sadece şu olur; 1.Tanrı diye birşey yoktur. Bu kavram biz konuşabilen ve düşünebilen varlıkların oluşturduğu bir sanal güçtür. 2. İçgüdüsel olarak beslenme olayının -özellikle yırtıcı ve etobur hayvanlarda- bizlere vahşi gelmesi tamamen bizim bakış açımızla alakalı. Vahşi kavramını biz oluşturduk. Bence dünyanın en vahşi hayvanı da İNSAN dır. Mesela ben National Geographic veya Discovery Channel seyretmekten büyük haz alıyorum. Doğanın dengesini orada bütün çıplaklığı ile görebiliyorsunuz. Düşünün ki bir aslan veya çita, bir antilopu kovalıyor ve yakalayıp yiyor. Yemese ölecek. Yemese antilop nüfusu artacak. Arttıkça otobur hayvanların besin kaynakları azalacak. Doğanın çok güzel bir dengesi var. Bunu bozacak tek varlık ise İNSAN ve bu bozulmayı da Tanrı dediği sanal bir güce dayandırıyor. Tanrının gazabı, tanrının isteği, tanrının lütfu, tanrının bilmemnesi...vb gibi örnekleri çoğaltmak mümkün. Bugün insanoğlu diye bir varlık olmasaydı belki de dünyanın yokolma süreci daha uzun olacaktı. Bunu kimse bilemez. Ama tanrı hiç bilemez.... sevgiler.... |
Tanrı insan ırkının yarattığı bir sanrıdır ve ne yazık ki gerçekmiş gibi algılarız bu yüzden tanrı ne kötücüldür ne de sevgi dolu canlıların birbirini yemelerine gelince canlı çeşitliliği ekolojik denge ancak bu şekilde mümkün olabilirdi tüm canlılar güneş ve suyla beslenebilseydi o zamanda karmaşık organizmalı olan canlılar evrimleşmezdi bizde olmazdık
|
saygıdeğer Unbeliever ve Perseus
canlıların biribirlerini yiyerek yaşamlarını sürdürmeleri, ekolojik dengeyi korumaları bir sebep değil, sonuçtur. Kurallar, yeme üzerine kurulduğu için denge de bu biçimde sağlanıyor. Tüm canlılar hava, su, güneşle beslenselerdi ve belli bir süre sonra yaşlanıp ölselerdi ekolojik denge sorunu da olmazdı. Norveçte yaşayan insanları düşünün. Birbirlerini yemedikleri halde nüfusları artmıyor. Her neyse. Benim sorguladığım, neden bu dengenin bir canlının diğerini öldürmesi üzerine kurulu olduğudur. Buradan çıkardığım sonuç, tanrı varsa acımasızdır ya da ilk evreni yarattıktan sonra hiçbir şeye karışmamış dünyadaki düzen kendiliğinden (evrim süreciyle) bu biçimde sağlanmıştır. Tanrının var olup olmaması ise başka bir tartışma konusu bence. saygılar sunarım... |
Tanrı kavramı da kişilere göre değişiyor bir yerde. Büyük (semavi ) dinlerde herşeyi yaratmış bir varlık (?) olarak görülmekle birlikte bazılarına göre ise doğadır tanrı; herşeydir, yada daha farklı görüşler ..
Sözde tanrı herşeyi yola koyamıyorsa ya gücü yoktur yada bunu gerçekten de istemiyordur. |
Aslında insanlık yaşamı boyunca sevincini paylaşacağı ve teşekkür edeceği,özellikle de başı dertte olduğu zaman sığınacağı bir ilah aramıştır. Kimileri putlara, kimileri ineklere kimileri ateşe, kimileri güneşe kimileri paraya kimileri de inançsızlığa ama illede birşeye sığınmışlardır. Çünkü insanın yapısında yalnızlık yoktur. Evrim olayına gelince bana göre doğru değil. çünkü evrim için söylenen atalar balık, bazıları akciğer sahibi olmuş insana dönüşmüş bazıları akciğer sahibi olmuş ama çok büyümüşler suda yaşıyorlar. bazıları ise hiç akciğer sahibi olamamış suda kalmış. ;) gülmemek için çabalıyorum. Kendi kendime diyorum ki; madem evrim geçiriyoruz. Bizim atalar bize dönüşmüş de ben bu halimi kabullenmiyorum atalarım gibi suda yaşamak istiyorum ama akciğerimden nasıl kurtulup suya girer suda yaşarım nasıl evrimleşirim. bunu bilmiyorum. Sonra darwinizmcilerin dediği gibi bizim atamız maymun mu yoksa balık mı. :) Bütün canlılar yaşadığı ortama ve şartlara göre evrim geçirerek o yerde yaşayabilme özelliğine sahip mi. eğer öyleyse neden bu canlıların en akıllısı olarak bilinen insanlar hem karada hem havada hem suda yaşayabilmek için evrim geçirip te araçlara ihtiyaç duymadan canı istediğinde kanatlanıp uçsa, canı istediğinde boğaz dan suyun altında yüzerek ve balıklar gibi nefes alarak geçse, veya başının arkasını hiç göremediği için orada da bir göz oluştursa fena mı olur. madem evrim geçiriliyor. böyle yararlı evrimler geçirilse diyorum. Haa bu evrim işi bana ters. Ben inançlı bir insanım. Aklım ve inandığım dinim birbirleri ile ters düşmüyor. Evrim teorisine göre sadece dünya hayatı var doğup büyüyüp yaşlanıp ölünecek ve bitecek. Ama bana göre öyle değil. Madem ölecektik niye doğduk. O zaman doğmamızın bir sebebi var. Hem insan kalbi herhangi bir yerden enerji almadan nasıl kendi kendine çalışıyor. Benim inancım diyor ki İnsanda ruh vardır. Asıl olan ruhtur beden onun kılıfı, kimliği ve emanetidir. Ruh ölmez bedeni terk edince geriye naaş, ceset, vs. kalır. Ama bu dünya da yaşamamızın bir sebebi vardır. Dinimize göre Dünya ahiretin aynasıdır ve tarlasıdır. Dünya da ne ekersen Ahiret günü onu biçersin. Buna itirazı olanlar etrafına bakıverseler anlarlar. Çünkü Okula gidiyorsun bir sürü sınavdan sonra mezun oluyorsun çok çalışıp başarılı olanlar takdir belgesi alırken çalışmayanlar sınıfta kalıyor. Ahiret günü de öyle olacak bu dünya da Allah ın istediği gibi bir kul olan takdir belgesi olarak Cennet ile ödüllendirilirken, Allah ın istemediği gibi yaşayanlar ceza olarak Cehennem ile cezalandırılacaktır. Bu ise ateş ile su ne kadar gerçek ise o kadar gerçektir.
|
Alıntı:
Yaşasınbilim merhaba, Tanrı var ise sevgi dolu olmadığı bir gerçektir diyorsun. Evrim ile süregelen dünya üzerindeki düzende de örnekleri olduğu gibi, yaşayışa ve emirlere uymaya göre bu düzen insanlar hatta aileler arasında bile vardır. Bir anne söz dinlemeyen çocuğuna karşı cezalandırıcı bir tavır takınır hatta cezalandırır. Ama bu onun sevgi dolu olmadığını göstermez. Doğadaki yaşam üzerine birbirini öldürmelerden bahsetmişsin. İlk bakışta öyle düşünebilirsin ama bilime göre kesilmiş bir ağaç, tahta haline gelse bile kendi arasında o ağacı oluşturan hücrelerin yaşamı devam ettiği sürece sağlamdır ve tahta olarak görevini yerine getirir. Eğer kırılıp parçalanıyor ise artık hücreler diğer bakterilere karşı dayanıksız kalmış ve ölmüşlerdir ki birbirinden kopan hücreler ile parçalanıp değişime uğrar. Böyle olunca hangi canlı hayatta kalmak için bir başka canlıyı yemeden yaşayabilir ki. Hem yenen hayvanın ruhu her zaman yaşadığı halde bedeni kimyasal değişime uğrar ve onu yiyen insan veya hayvanın vücudu için gerekli olan gıda ve besini sağlar. İnsan sadece bitkiler yiyerek hayatta kalsa bile bitkiler de bir canlıdır. Hatta şu dünyada cansız olan hiçbirşey yoktur. en küçüklerinin bir araya gelerek bir büyüğünü oluşturduğunu, onların da bir araya gelerek başka bir büyüğü oluşturduğunu biliyoruz. Bizlere ilk önce hücreler dendi atomlar dendi ama artık atomları da oluşturan maddeler bulundu. Çok ince bir hesap vardır yaşamda ve bu ince hesabı bir düzenleyen olmadığı sürece kendi kendine işlemesi mümkün değildir. Çok zor durumda olduğunuz bir anda hiç umulmayan bir şey olup ta o zor durumdan çıktığınız hiç olmadımı. hemen her insanda olmuştur. Bu bile Yaratan Allah ın darda kalan kulunu o anda kurtarmasıdır. Hayatta hiçbirşey tesadüfi değildir. Bunu yöneten çook büyük bir güç vardır. O da Allah tır. Onu inkar edenlere şunu sorarım. Allah cc. insana yaşamı veren ve alan yüce yaratıcıdır. İnanmayan olarak onun yaşam verme ve yaşamını bitirmesine engel olabilecek gücünüz var mı. Varsa hadi buyrun engelleyin. :) Evet gülerim çünkü engellemeleri mümkün değil. Bırakın ölümü engellemeyi ihtiyarlamayı engellesinler yeter. selamlar |
evrimin sana göresi yada bana göresi olmaz evren bir gerçektir bir zorunluluktur ve herkes evrimi anlayamaz çünkü evrimi anlayabilmek için dinsel dogmalardan uzak düşünebilmek gerekir.Dünyanın her yerinde hergün binlerce evrime dair kanıt bulunurken hiçbir insanın saçmalık deme lüksü yoktur (en azından evrimle ilgili harun yahya dışında kitap okuyanların) konumuza gelince hayat ya da evrim bir mükemmel bir süreç değildir daha çok zorunluluktur bir canlı bir başka canlının besin kaynağı olabilir çünkü yaratılış yok eğer yaratılış olsaydı dolayısıyla da yaratıcısına acımasız diyebilirdik ama böyle bir şey olmadığına göre yani aratıcı oldağına göre onun sevgi dolu olup olmamasıda söz konusu değil
|
Alıntı:
Tanri kendisi kurban istemiyor mu? Bir inanir olarak, bunu nasil aciklayabilirsin burak? Cennete malzeme mi kurban bayraminda sokaklarda bogazlari kesilen, tepinen hayvanlar? |
Sn. Burakk, din ölüme anlam katmaya yönelik yaratılmış bir inanıştır. To be or not to be, işte bütün mesele bu.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:53 . |