![]() |
Diğer Dinler Hakkında Sorular...
1-Şu an Dünya da bir tane Kuran varken niye 4 tane kabul edilmiş incil vardır?
2-Yahudi bir arkadaşıma sorduğumda Tevrat sadece dinin bir kısmını içeriyor diğer kaynaklar daha önemli dedi. Bizim İslam alimlerimizden Said Nursi nin Risale-i Nur eserinde Kuran ın en mükemmel açıklamaları var. Bunları niye okuyup buradan bir hata göstermiyorsunuz? 3-Namaz haraketleri insan sağlığına yararı ispatlanırken, niye sizin ibadetleriniz bir sağlığı kanıtlanmadı? 4-"Avrupa yükseldi demek ki Hristiyanlık doğru din". Bu cümle yerine Osmanlı Dünyanın en güçlü devletlerinden bir tanesiydi ve Hristiyan ülkelerinden farklı olarak Allah ın ismini duyurmak için fethederdi. Fakat Osmanlı nın sağladığı barış şu an niye yok? 5-Dünya da günde binlerce insan müslüman olurken , sizin o kadar misyonerliğe ağırlık vermenize rağman niye insanlar İslam gibi hristiyanlığa akın etmiyorlar? Bunlar benim sorularım cevap verilirse memnun olurum.Kesinlikle kötü bir amaç yoktur. selametle |
Re: Diğer Dinler Hakkında Sorular...
Belli ki, sorular bu sitenin bir hıristiyan sitesi olduğu düşünülerek sorulmuş. Burası dinlerden bağımsız, dini olmayan insanların, ateistlerin, agnostiklerin, hümanistlerin vb. sitesi. Sorular yanlış yere sorulmuş. Ayrıca 5 sorunun her biri çok sayıda konu içeriyor. Ve herbiri inanılmaz önyargılarla dolu. Bunların herbiri ayrı konular ve öncelikle inandığınız şeyleri ispatlayarak başlamalısınız. Örneğin namaz hareketlerinin sağlığa yararının ispatlandığını açıklamalısınız önce. Yada hergün binlerce insanın hıristiyanlığa akın etmesini. Diğer konularda da öyle, çok sayıda bilinmeyen, yanlış bilinen, önyargı içiçe geçmiş. *Önce diğer dinleri biraz daha öğrenmeniz gerek. Çünkü İslam'ın "diğer dinler" penceresi çok çarpık bir pencere, hiçbir nesnelliği yok.
|
Re: Diğer Dinler Hakkında Sorular...
Fakat gördüğüm kadarıyla İslam a her kötü söz söyleniyor.
Fakat hristiyanlık hakkında bir söz bile yok. Konuyu geçiştirmeyi çok iyi biliyorsunuz. Öğretmenin not defteri adlı kitabda bunlar yazmaktadır. Ön yargısız davransak anlaşacağımıza eminim. |
Re: Diğer Dinler Hakkında Sorular...
Sargon açıklaman doğru ama arkadaşı açmak için ve konuları sorgulayabilmek için eksik ve tam karşılığı olmasa da bir cevap sunalım.
1- Çünkü İznik Konsülü Hristiyan dinine en yakın , birbirine en benzer ve doğruluğu en çok makbul gören 4 kitabı onayladı. İslamiyette ise Halife Osman , farklı tüm Kur'an'ları ortadan kaldırtıp , bir tanesini *yeniden düzenletip onayladı.. 2- Yahudi arkadaşın yanlış söylemiş.Eski Ahid/Tevrat Musevi dininin tümünü içerir. Said Nursi'nin kitabına neden ihtiyacın var? Anlaşılmaz terim ve sözcüklerle dolu bir kitabı Kur'an'a karşı bir alternatifmiş gibi sunuyorsun.Kur'an ayetleri apaçık/anlaşılır bir kitap olduğunu yazarken senin yaptığın Kur'an'a şirk olmuyor mu? 3- Onlar ibadeti jimnastik olarak düşünmüyorlar.Düzenli spor yapıyorlar zaten.Arap alemi miskin , tembel olduğu için , namaz da bedene katkı sağlayabilir.Türk'lere ise yetersiz kalıyor.Çünkü Türkler daha soğuk-sert iklim insanı.Onun için sema ve horon benzeri hareketleri de uyguluyorlar. 4- Çağlar , şartlar değişti.Güçler dengesi , küreselleşme , bilgi ve teknoloji çağı , yeni sömürgecilik vb. konular ele alınmalı önce.Osmanlı'nın sağladığı barış mı? Nerede? Kendi topraklarımızda barış var mıydı ki dünyada olsun? 5- Maalesef çok yanlış.Son yıllarda tersine bir durum var.Hristiyanlığa geçiş *neredeyse İslam'a geçişin 2 katı.Örneğin Rusya'da son 5 yılda 2.000 kişi müslüman olurken , Hristiyan olan sayısı 2 milyon. Senin bir kaynağın var mı bu iddianı kanıtlayacak ? |
Re: Diğer Dinler Hakkında Sorular...
Şu an dünyada 1 Kuran olduğuna emin misin? Ne kadar eminsin? Müslüman ülkelerde başka Kuranlarında var olduğunu bilsen (Farklı muhteva ile) şaşırırmıydın.
Yoksa bildiğini okumaya devam mı ederdin? |
Re: Diğer Dinler Hakkında Sorular...
Mutezile daha doğrusunu yazmış..
Genelde günümüzde tek Kur'an varmış sanılır ama Libya "Cemahiriye Kur'anı" ile Yemen "Sena Kur'an'ı" farklı Kur'an'lara örnektir.. |
Re: Diğer Dinler Hakkında Sorular...
ya fetto arkadaş bize niye diğer dinleri soruyorsun ki... bize din min lazım değil, *kendi *toplumuzun din çarpıklığını anlatıyoruz, başka toplumlar kendilerine baksın. din misyonerliği kadar ahlaksızca bişey yoktur. insanları etkileyerek,kandırarak bir dine inandırmak doğruda değil.
islam toplumunda dini tartışmak, araştırmak tabudur. araştırılınca pek çok gizli gerçek ortaya çıkacağından tabu gösteriliyor. avrupalı artık bunları aştı, dinlerini araştırıyor, saklanmışları su yüzüne çıkartıyor, vatikan çok zor durumda, artık palavralarına insanlar itibar etmiyor. osmanlı diyorsunda osmanlı kendi insanına (anadolu) baktı mı ki... kendi öz ülkesinin kaynaklarını sömürüp fethettiği ülkelere verdiyse adalet bunun neresinde. o bir rüzgardı eriyip gitti. anadolu insanı yüzyıllarca çok acı çekti hemde kendi devleti yüzünden, osmanlının politikasının cezasını çekiyor şimdiki türk insanı ülkesinde. atatürk bu ezilmişiliğe dur dedi. ümmet kavramını kaldırıp bir millet yarattı. sloganlarla bu işler yürümüyor. |
Re: Diğer Dinler Hakkında Sorular...
1-Benim dinimde Fethullah Allah ın fethi demektir. Bununla dalga geçmeyin.
2-Müslüman olanların sayısı artmıştır.(Altdaki yazıyı oku) 3-Dünya da Kuran birtanedir.Değiştirilemez.En azından değiştirilseydi ufak bir açık bekleyen siz böyle tahminlerle değil.Kanıt sunarak değiştirildiğini ispat ederdiniz 4-Araplar miskin demişsin.Bu konuda Arapların bulduğu buluşlar hakkında bazı yazılar yazacağım sana özel :) Son yirmi yıldır dünya genelinde Müslümanların sayısında istikrarlı bir artış söz konusudur. 1973 yılında yapılan istatistikler dünya çapında Müslüman nüfusun 500 milyon olduğunu gösterirken, bugün bu rakam 1.5 milyara yaklaşmıştır. Her dört kişiden birinin Müslüman olduğu günümüzde, Müslümanların sayısının tarihte ilk defa Hıristiyanların sayısını geçtiği bildirilmektedir. Müslüman nüfusun sayısının yakın gelecekte daha da artacağı ve İslam'ın dünyanın en büyük dini haline geleceği tahmin edilmektedir. Bu istikrarlı yükselişin nedeni, sadece Müslüman ülkelerin nüfuslarının artış hızı değil, aynı zamanda diğer dinlerden ve kültürlerden pek çok insanın İslam'ı seçmesidir. Özellikle 11 Eylül 2001 tarihinde Dünya Ticaret Merkezi'ne gerçekleştirilen terör saldırısının ardından İslam’a yöneliş daha da hızlandı. Başta Müslümanlar olmak üzere tüm dünyanın şiddetle kınadığı bu saldırı, bir anda insanların –özellikle Amerikan vatandaşlarının- dikkatlerini İslam'a çevirmelerine neden oldu. İslam'ın nasıl bir din olduğu, Kuran'da nelerin haber verildiği, bir Müslümanın sorumluklarının neler olduğu ve gerçek bir Müslümanın nasıl yaşaması gerektiği Batıda en çok konuşulan konular haline geldi. Bu ilgi doğal olarak pek çok ülkede İslam'a yönelen insanların sayısında önemli bir artış sağladı. Böylece 11 Eylül saldırılarının ardından pek çok kişi tarafından dile getirilen, "bu saldırının dünya tarihinin akışını değiştirecek bir olay olduğu" şeklindeki öngörü, bir anlamda gerçekleşmeye başladı. Uzun bir süredir dünya çapında yaşanan dini ve manevi değerlere dönüş süreci, bu olayla birlikte hak din olan İslam'a dönüş halini aldı. Bazen bir gazete kupüründe, bazen bir televizyon haberinde duymaya başladığımız bu yönelişle ilgili gelişmeler art arda sıralandığında, yaşananların ne kadar olağanüstü olduğu görülecektir. Çoğu zaman sadece gündem maddelerinden herhangi biri gibi sunulan bu gelişmeler, aslında İslam ahlakının dünyaya çok hızlı bir şekilde yayılmaya başladığının çok önemli işaretleridir. Tüm dünyada olduğu gibi Avrupa'da da İslam hızlı bir yükseliş içerisindedir ve bu yükseliş özellikle birkaç yıldır daha çok dikkat çekmektedir. Son yıllarda 'Avrupa'da İslam'ın yükselişi', 'Müslümanların Avrupa'daki konumu', 'Avrupa toplumları ve Müslümanlar arasındaki diyalog' gibi ana başlıklar altında toplanabilecek pek çok tez, araştırma ve makale yayınlanmıştır. Akademisyenler tarafından hazırlanan bu yayınların yanı sıra medya da, İslam ve Müslümanlar konusunu oldukça sık ele almıştır. Bu ilginin temelinde hiç şüphesiz Müslümanların sayısının gittikçe artıyor olması yer almaktadır. Üstelik bu artış iddia edildiği gibi yalnızca Müslüman ülkelerden Avrupa'ya yaşanan göçten kaynaklanmamaktadır. Elbette bu göçlerin de Müslüman nüfusun artışında bir etkisi vardır, ancak pek çok araştırmacının bu konuya yönelmesindeki asıl sebep, din değiştirip Müslüman olmayı tercih edenlerin sayısındaki artıştır. Nitekim 20 Temmuz 2004 Tarihli NTV haberlerinde “Avrupa’da en hızlı yayılan din İslam” başlığı altında Fransız İç İstihbarat Dairesi tarafından hazırlanan rapor ele alınmıştır. Raporda; Batılı ülkelerde, özellikle 11 Eylül saldırılarının ardından, İslam dinini tercih edenlerin sayısının daha da arttığı belirtilmiştir. Örneğin Fransa’da sadece geçen yıl Müslüman olanların sayısı, 30 ila 40 bin arasında artmıştır.... |
Re: Diğer Dinler Hakkında Sorular...
Bizim öz türkçemiz O Said Nursi nin yazdığı Türkçedir.
Şu an ki ingilizce ile türkçe karışık böyle bir dilimiz yoktur bizim.Dışarıdan sokuldu bu sözcükler.Sadece Kuran ı yanlış olduğunu söylüyorsunuz.Bende sizi bunu okuyun diyorum.Bu da Kuran ın Bir açıklamasıdır. Rusya ile ilgili bir haber getirdim bu arada size :) Rusya'da Müslümanlar 90'ların başında komünist sistemin tarihe karışması ile birlikte Rusya'da yeni bir dönem başladı. Komünist sistem yıllar boyunca materyalist felsefeye dayanan bir toplum düzeni kurmuştu. Ne var ki tüm komünist sistemlerde olduğu gibi Rusya'da da, maddeci önyargılar toplum düzenini ve hayatını belirleyen temel öğeler oldu. İnsanları bir tür üretim aracı olarak gören, buna ek olarak aralarındaki ilişkide de Sosyal Darwinizm'in kurallarının geçerli olduğunu öne süren komünist rejim, ardında dev bir enkaz bıraktı. Çünkü sosyal Darwinizm, Charles Darwin'in bilim dışı olan evrim teorisinden yola çıkmakta, insanın bir tür gelişmiş hayvan olduğunu ve insanlar arasındaki ilişkide hayvanlar arasındaki kuralların geçerli olduğunu savunmaktaydı. Allah inancının ve din ahlakının ortadan kaldırıldığı bu düzende, insanın temel ihtiyaçları olan sevgi, saygı, şefkat, merhamet, fedakarlık, sadakat, vefa gibi güzel ahlak özellikleri de saf dışı bırakılmış oluyordu. Böylece, sürü psikolojisi içinde yaşayan, sürekli tedirginlik ve korku duyan, sevgi, şefkat ve merhamet gibi insani özelliklerini kaybetmiş, cezalandırılmayacağını düşündüğü alanlarda her türlü suça yönelebilen bir toplum ortaya çıktı. Ancak Allah bu toplum yapısını da hak dinin lehine çevirdi. Rus toplumunda yaşanan manevi çöküntü ve ahlaki dejenerasyon, son zamanlarda insanların toplu olarak maneviyata ve dine yönelmesine aracı oldu. Rusya'da Müslümanların güçleneceği ve Rus halkının da İslam'a yöneleceği, İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi'nin yıllar öncesinden Müslümanlara müjdelediği bir gelişmedir. Komünistlerin henüz yeni iktidara geldiği yıllarda Rus askerlerine esir düşen Üstad, daha o zamandan komünizmin bir gün mutlaka yıkılacağını ve Rus topraklarında İslam'ın yayılacağını haber vermiştir. Bir Rus askeri ile arasında geçen konuşmada, "Asya'da alem-i İslam'da (İslam dünyasında) üç Nur birbiri arkasında inkişafa (yayılmaya) başlıyor. Siz de birbiri üstünde üç zulmet (karanlık ardınca) inkişafa (yayılmaya) başlayacaktır. Şu perde-i müstebidane yırtılacak, takallüs edecek (Şu baskı perdesi yırtılacak, tepetaklak olacak), ben de gelip burada medresemi yapacağım." sözleri ile Rusya'da Müslümanların elde edeceği imkanlara dikkat çeken Üstad'ın bu konudaki bir başka açıklaması ise şu şekildedir: "İki dehşetli dünya savaşının neticesinde beşerde hasıl olan intibah-ı kavî ve beşerin tam uyanması cihetiyle kesinlikle dinsiz bir millet yaşamaz (iki dehşetli savaşın ardından insanlığın güçlü uyanışı ve tam uyanmaları yönüyle kesinlikle dinsiz bir millet yaşayamaz) Rus da dinsiz kalamaz. Geri dönüp Hıristiyan da olamaz. Olsa olsa küfr-ü mutlakı kıran (mutlak inkarcılığı kıran) ve hak ve hakikate dayanan ve hüccet ve delile istinat (ispat ve delile dayanan) ve aklı, kalbi ikna eden Kur'ân ile musâlâha (barışabilir) veya tabi olabilir." Tıpkı Said Nursi'nin müjdelediği gibi, Rus halkı dinsiz bir milletin var olamayacağı gerçeğini kavramıştır ve bu kavrayış onları hak din olan İslam'a yöneltmektedir. Günümüzde sayıları 20 milyonu bulan Müslümanlar, Rusya nüfusunun %15'ini oluşturmaktadır. Üstelik Müslüman nüfusun çoğunluğu, diğer ülkelerde olduğu gibi göçmenler veya yabancılar değil, bin yılı aşkındır bu topraklarda yaşayan kimselerdir. Komünist rejim boyunca camilerin kapatılıp depolara çevirildiği, din adamlarının tutuklanıp sürüldüğü, Müslümanların dinlerini yaşamamaları için çeşitli baskıların uygulandığı Rusya'da bugün halk akın akın İslam'a yönelmektedir. Bu yöneliş göz ardı edilemeyecek büyüklüktedir. 1998 yılında Rusya'da ilk İslami üniversite olan Rus İslami Üniversitesi'nin kurulması, Tataristan'da Sovyet döneminde 18 olan cami sayısının 1000'i geçmesi Rusya'da İslam'ın yükselişini gösteren örneklerden birkaçıdır. (Paul Goble, The Kremlin and The Cressent, RFERL/RL, 6 Mart 2001) |
Re: Diğer Dinler Hakkında Sorular...
Fethullah, sen önce NASA'nın fotoğrafı ile ilgili YALAN'ına cevap ver, sonra konuş. Hala cevap bekliyorum senden.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:07 . |