![]() |
deizm üzerine bir yazı
Bu yaratıştaki ayrıntılara bakınca Allah'ın, -deistlerin iddia ettiği gibi- "yaratıp bir kenara çekilecek birisi" olamadığını anlıyoruz. Hele de insanları başıboş bırakmayacağını anlıyoruz!
Peki bunu nasıl anlıyoruz? İnsanların ve diğer canlıların dünyaya geldikten sonraki hallerine bakıyoruz! Dünyada ki tüm canlılar dünyaya gelir gelmez ya 3 dakikada, ya 3 saatte ya da 3 haftada ayağa kalkıp kendisine ilham edilmiş / proğramlanmış olan vazifesini - işini icrâ etmeye başlıyor. Peki ya insan? Neredeyse 15 yıl, anne ve babaya muhtaç. Bir arı, kovanından doğar doğmaz çiçeğe doğru uçuyor; bir sivrisinek doğar doğmaz insan tenine doğru uçuyor! Peki ya insan? Hatta cansızlara bakalım! Toprak, su, hava, güneş... Hepsi oluşumlarının ardından görevlerini icra ediyorlar! Pekî ya İnsan? Şimdi, evrende ki canlı-cansız herşey doğar doğmaz vazifesini bilsin ve yapsın, yani başıboş dolaşamasın ama insan başıboş olsun öyle mi? Nasıl bir yaratıcı ki, yarattığı en mükemmel varlığı başıboş bıraksın? Kur-an'ı Kerim'in Kıyame Suresi 36. Ayette ne diyor biliyor musun Allah: "Eyahsebu-l-insânu en yutrake sudâ" yani "İNSAN, başıboş bırakılacağını ve dilediği gibi hareket edebileceğini mi sanır?" Evet kardeşim, gerek Kainat'ın kendine has dili gerekse Kur-an'ı Kerim bizlere insanın başıboş olmadığını anlatmaktadır. Birde öyle bir dil vardırki insana gerçeği anlatan. İşte o dili imanlı-imansız herkes dinlemek zorunda kalmıştır. Nedir biliyor musun? ÖLÜM! Eğer Allah, deistlerin iddia ettiği gibi kainatı ve yaşamı yaratıp bir kenara çekilmiş olsaydı ÖLÜM olmamalıydı! Çünkü ÖLÜM denilen "soğuk gerçek", iddia edildiği gibi olan bir yaratıcının işine yarayacak bir argüman değildir. Çünkü düşüncesi bile insanın yaşamını zehir eder. Konuşulduğu bir ortamda "soğuk" rüzgarlar esmesini sağlar. Tabi bu, imansız insanlar için geçerli. Ama, mülk suresi 2. ayeti okuyan bir insan için ölüm güzeldir! (alıntıdır) |
Sayin reis ;
Yazinin basi ile ortasi kendi icinde celismekte.. Siz keserek alintilamissiniz. Hoca soyle baslamis; "Sevgili kardeşim, İnanmak ya da inanmamak kişinin kendi tercihidir. Kimse kimseyi inanmaya ya da kendi istediği gibi inanmaya elbette zorlayama, bunun hiçbir anlamı da yoktur zaten. Ancak, İslam'ı ana kaynaklarından öğrenmeden İslam'a önyargılı yaklaşmak gerçekten çok büyük bir haksızlık. Bir insanın kaleminden dökülmüş olan meal ve tefsirlere bakıp Kur-an'ı Kerim hakkında yanlış düşünmek çok ciddi bir haksızlık. Örneğin Elmalılı Hamdi Yazır. Meal ve Tefsir yazmış bir insan. Ama insan! Yanılabilir, bazı kelimelerin etimolojik kökenini bilmeyebilir. Yanlış değerlendirmelerde bulunabilir. Dolayısıyla Elmalılı'nın tefsirine ya da mealine bakıp Kur-an budur diyemeyiz. Dememeliyiz. Ya da, eski zamanlarda âlimlerin yani İslam profesörlerinin yaptığı tespitlere ve koydukları kurallara bakıp İslam'ı değerlendirmemek gerekir. Âlim / Profesörde yanılabilir. Hata yapabilir. Şeriat denilen "din kuralları"nın çoğu alimler tarafından tespit edilmiştir ve "değiştirilemez" DEĞİLDİR! " http://bisorusor.com/soru/951267/tan...dusunuyorsunuz Ustelik bu Elmali ile de bitmez. Bunun bir de ilk yazani vardir, dolayisiyla o da insandir, hata yapabilir. Mulk suresi ayetinde yazili olan sinav'da dogru olmayabilir. Bu nedenle kitap budur diyemeyiz. Kitaplar gelmeden once de olum vardi. Ki olum, gayet dogal bir dongudur. Yeni birsey degildir yani.. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:21 . |