Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Politika (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=21)
-   -   Ergenekon davasinda sona gelindi mi? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=23595)

sargon 10-03-2011 13:45

Ergenekon davasinda sona gelindi mi?
 
Bazilarina komplo teorisi gibi gelebilir ama Ergenekon davasinda son düzlüge cikildigi ve bundan sonraki sürecin olayi kapatma seklinde olacagini düsünüyorum.

3 Mart'ta Soner Yalcin'in ardindan Nedim Sener ve Ahmet Sik'in tutuklanmasini anlamlandirmaya calisiyorum. Soner Yalcin'i gecelim, ne idügü belirsiz. Nedim Sener ile Ahmet Sik ise Ergenekon ile mücadele eden kisiler. Peki neden tutuklandilar? Iki görüs var. Birine göre zaten bu is bastan beri hükümetin muhalefeti sindirme operasyonu idi, adim adim fasizm geliyordu vb. Digerine göre birileri birseyler tezgahliyordu, Nedim Sener ve Ahmet Sik'i da bunun icin devreye sokmaya calisiyordu. Insallah(!) sucsuz olduklari ispatlanir da cikarlar vb.

Ama bana tablo hic de bu kadar basit gelmiyor. Neden mi? Sirayla gelismeleri izleyelim.

11 Subat - Balyoz davasinda aralarinda eski Kuvvet komutanlari Ozden Ornek ve Halil Firtina'nin, Ozel Harp Dairesi eski baskani Engin Alan'in da bulundugu 163 sanik tutuklandi. >ornek haber<

12 Subat
- Basbakan Erdogan ile Genelkurmay Baskani Isik Kosaner sürpriz bir görüsme yaptilar. >ornek haber<

Subat-Mart aylari: Türkiyenin en büyük istihbarat dinleme ve izleme tesisi Genelkurmay Elektronik Sistemler(GES)'in MIT'e devredilmesi kararlastirilmis. >haber< Bayrak garnizonu olarak bilinen bu tesis tüm Ortadogu, Balkanlar ve Kafkasya'yi izleyebilme gücüne sahip. 12 Eylül'de üs olarak kullanilmis. Demek ki ordu bundan böyle darbe yapamayacagina karar vermis ve özel istihbaratini MIT'e devrediyor.Tarihini bilemiyoruz, Murat Yetkin'in bildirdigine göre "MİT’in yeniden yapılanma ve büyüme projelerinin de parçası olan ve Hakan Fidan’ın müsteşarlığa getirilmesi ardından, ‘1-2 ay kadar önce’ başlatılan calisma" imis. Halbuki Hakan Fidan Mayis 2010'dan beri MIT Müstesari, yani 11 aydir. Demek ki, bu gelismenin olabilmesi icin bir sürec yasanmis. Belki de son nokta bu tutuklamalar ile yada biraz öncesinde konuldu.

18 Subat - Soner Yalcin tutuklandi. Zaten azili bir ulusalci ünü oldugu icin, ulusalci müminler disinda fazlaca tepki almadi.

5 Mart - Nedim Sener ve Ahmet Sik tutuklandi. Demokrat kamuoyu sert sekilde tepki verdi. Gazeteciler yürüdü, köse yazarlari protesto etti. Kimisi Ergenekon davasinin artik rayindan ciktigini, kimisi zaten bu isin bastan böyle oldugunu, kimisi de tutukluluk sürelerinin cok uzadigini söyledi. En ilginci bir zamanlar davanin savcisiyim diyen Erdogan'in bile yargilamanin cok uzadigini söylemesi. Once bu degil yarginin isi diyor sonra da söyle ekliyor "Benim söyleyeceğim bir şey var, bu süreçler süratle neticelendirilmelidir. Kısa zamanda bitirilmelidir.">ornek haber<

Abdullah Gül ise daha acik ifade etmis: "Kaygi duyuyorum" Abdullah Gül'ün de Erdogan'in da konusmalarinin kisa dönemli politik kaygilar oldugunu sanmiyorum. Bence daha uzun kapsamli mesajlar bunlar.


Benim yorumum su:

Ergenekon davasi artik bitirilecek. Iki taraf arasinda muhtemelen bir uzlasma gerceklesti. Tabii davanin bitirilebilmesi icin uygun bir ortam yaratilmasi gerekiyordu. Nedim Sener ve Ahmet Sik'i sürece dahil ederek bu gerceklestirildi. Tabii arada badem edilecekler olacaktir. Mesela devlet icin ölmeye hazir ulusalci kahramanlarimiz 12 Eylül'de MHP'lilerin yasadigina benzer bir hezimet yasayabilirler. Katiller disari cikarken onlar yatmaya devam edebilir. Ama muhtemelen secimlere kadar cok sayida saliverme görebiliriz.

Böylece 2008'de secimlerin hemen ertesinde baslayan dava bir sonraki secimlere kadar devam etmis oldu ve devlet ricalinin bir kesimi üzerinde siki bir baski gücü haline geldi. Bu arada ortaya epey kirli camasir döküldü, bircok konu konusuldu ama ne yazik ki, gercekler hala tam olarak ortaya cikmis degil. Kirli devlet yapisinin sadece secilmis bölümlerini zayiflatmak icin kurgulansa da Türkiye'deki bazi tabulari kirmaya hizmet etti. Eger ilerde Türkiye'de demokratik bir kamuoyu olusabilirse bir miktar düzlenmis olan bu zeminde ilerleme sansi daha fazla olabilir.

Tabii ki, herseyin cok hizli degistigi bir ülkede yasiyoruz. Hersey farkli gelisebilir. Gelecege dair tahmin yapmak cok zor. Yine de bence bu is bitti. Büyük resimi ben böyle okuyorum. Böyle bakinca birilerinin neden "Darbe Günlükleri"ni yayinlama isini Alper Görmüs'ten alip Ahmet Sik'a uygun gördügü, ne idügü belirsiz bir kadinin birden bire ortaliga cikip taciz iddialariyla sacma bir gündem yarattigi daha anlasilir oluyor. Kamuoyu hazirlama isinde mahir olan güclerimiz vardir bizim.

ahmetsln 10-03-2011 14:29

Yazınız okunur okunmaz taraf ve saldırgan... Bu yüzden kaile bile alınamaz...

ulusalcıları her seferinde suçlamakla egonuzu tatmin edebilirsiniz hiç önemi yok bu sizin şahsınızın kişiliğidir.

Soner Yalçın hakkında ise tutuklandıgında pek bir şey olmamış demişiniz, gözleriniz kör mü?


http://www.odatv.com/n.php?n=sonere-...-mi-1902111200

Bu değil bir çok gazeteci liberal olsun olmasın bir çoğuda o tutuklamalara tepki göstermişti! Yetmedi yurtdışından tepkiler gelmişti.

Soner Yalçın'a öyle bir ithamda bulunup daha sonra sadece ulusalcıların sesi çıktı demeniz açıkça yalandan ibarettir.

http://www.odatv.com/n.php?n=odatv-b...or--1402111200


Alıntı:

AP ODATV BASKININI DÜNYAYA DUYURDU: GAZETECİ ÖRGÜTLERİ KINIYOR
Associated Press haber ajansı, Odatv'ye düzenlenen polis operasyonunu dünyaya şöyle duyurdu:

Türk gazeteci sözde darbe planıyla bağlantısı olduğu gerekçesiyle sorgulanmak için gözaltına alındı

Polis muhalif haber sitesinin merkezinde arama yaptı ve sitenin sahibini, Türk hükümetini devirme iddiasıyla suçlanan laiklik yanlısı örgütle bağlantısı olabileceği gerekçesiyle gözaltına aldı.

Avukat Serkan Günel muhabirlere, polisin Odatv isimli internet sitesinin İstanbul'daki merkezine, sitenin sahibi gazeteci, yazar Soner Yalçın ve üç çalışma arkadaşının evlerine baskın yaptığını söyledi. Anadolu Ajansının geçtiği habere göre Yalçın daha sonradan sorgulanmak için gözaltına alındı.

Türk haber bültenleri baskının, Odatv'nin örgütü soruşturan polise olan güveni sarstığı iddia edilen bir videoyu yayınlamasından bir kaç saat sonra gerçekleştiğini duyurdular. İnternet sitesine Pazartesi günü zorlukla girilebiliyordu ve bu videonun linki sitede yoktu.

Savcıların Türk medyası aleyhinde hazırladıkları dosyaların sayısında büyük bir artış olmuştu ve bu dosyaların çoğu Ergenekon – Orta Asya'daki, ismi destanlarda geçen ve Türk ulusunun atalarının vatanı olduğuna inanılan bir vadi - isimli bir örgüt olduğu iddiasıyla ilgili davalardı. Gazeteciler cemiyeti binlerce gazeteci hakkında dava açıldığını ve 58 gazetecinin yazdıklarından ya da görüşlerinden dolayı şu anda hapiste olduğunu belirtiyor.

Aralarında politikacıların, emekli subayların, akademisyenlerin ve gazetecilerin de olduğu yaklaşık 400 kişi Ergenekon örgütünün üyesi olmak suçlamasıyla şu anda yargılanıyorlar. En önde gelen sanıklardan biri olan ve laiklik yanlısı Cumhuriyet gazetesindeki yazılarında hükümete sert eleştiriler getiren Mustafa Balbay iki yıldan fazla bir süredir cezaevinde.

Türkiye'deki gazetecilik örgütleri Pazartesi günü yapılan baskını, basın ve ifade özgürlüğüne bir saldırı olduğu gerekçesiyle kınadılar.

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel "Bu baskın Odatv'ye değil basın özgürlüğüne yapılmıştır" dedi. Federasyon polisin internet sitesinin bilgisayarlarına ve gazetecilerin belgeleriyle notlarına el koyduğunu belirtti.

Merkezi İstanbul'da olan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti bu baskının gazetecilere karşı duyulan "tahammülsüzlüğün" son örneği olduğunu bildirdi.

Başbakanlığını Recep Tayyip Erdoğan'ın hükümeti Ergenekon duruşmalarının demokratik bir reform yolunda atılan adımlar oldukları konusunda ısrarlı. Muhalifler ise buna karşı çıkıyorlar ve sanıkların çoğunun masum olduğunu ve muhalifleri susturmak ve Türkiye'nin laik düzeninin temellerini sarsmak için hazırlanan geniş ölçekli bir planın parçası olarak hedef alındıklarını belirtiyorlar.

Ayrıca, Pazartesi günü başka bir davada mahkemenin muvazzaf ve emekli 160 subay hakkında, "Balyoz" darbe planı nedeniyle tutuklama kararı vermesinden sonra, üst rütbeli emekli general Çetin Doğan polise kendisi teslim oldu ve İstanbul'da bir cezaevine nakledildi.

Bu davadaki – aralarında Türkiye'nin eski hava ve deniz kuvvetleri komutanlarının da bulunduğu – sanıklardan çoğu mahkemenin Cuma günü aldığı kararla cezaevine gönderildi. Mahkeme, aralarında darbe planının hazırlayıcısı olmakla suçlanan Birinci Ordu Komutanı Doğan'ında olduğu, duruşmaya gelmeyen 29 subay hakkında tutuklama emri çıkarttı.

Subaylar hakkında dava, Taraf gazetesine sızdırılan ve gazetede yayınlanan belgeler nedeniyle açılmıştı . Savcı darbe iddiasıyla suçlananların bir dizi suikast ve saldırı düzenleyerek kargaşa yaratmayı ve ordunun yönetime el koyması için gerekli ortamı hazırlamayı planladıklarını belirtiyor.

1960 ve sonrasında üç Türk hükümetini deviren ve 1997 yılında İslamcı bir hükümetin görevi bırakması için baskı yapan Silahlı Kuvvetler, kanıt olarak sunulan belgelerin Doğan'ın başkanlık ettiği ve bir iç savaş senaryosunun canlandırıldığı eğitim seminerinden alındığını belirterek böyle bir darbe planını reddediyorlar. Sanıkların çoğu bu seminere katılan subaylar.

bunun gibi daha nicesi.

sargon 10-03-2011 14:37

Zaten okumasan da olur. odatv fasist güruhundan basini kaldirip baksan, söyledigimi anlama sansin olurdu.

Soner Yalcin tutuklandiginda "fazlaca tepki almadi" demisim, hic tepki almadi degil. Bu yüzden yeni tutuklamalar da gerekti.

Ulusalcilik ile fasizm arasinda ne fark var? Birisi bir baslik acip fasizmden ne kadar uzak olduklarini kanitlasa da ögrensek. Ulusalcilik denen sey fasizmdir, baska birsey degil. Bu baslikta acmak istedigim konu bu degil, kaynatmayalim.

ahmetsln 10-03-2011 14:40

Alıntı:

sargon´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 370624)
Zaten okumasan da olur. odatv fasist güruhundan basini kaldirip baksan, söyledigimi anlama sansin olurdu.

Soner Yalcin tutuklandiginda "fazlaca tepki almadi" demisim, hic tepki almadi degil. Bu yüzden yeni tutuklamalar da gerekti.

Ulusalcilik ile fasizm arasinda ne fark var? Birisi bir baslik acip fasizmden ne kadar uzak olduklarini kanitlasa da ögrensek. Ulusalcilik denen sey fasizmdir, baska birsey degil. Bu baslikta acmak istedigim konu bu degil, kaynatmayalim.

Yazınıza cevap verdiğime göre okumuşumdur değil mi?Ancak bana hiç inandırıcı gelmiyor.

Size göre faşizm ile arasında hiç fark olmayabilir, sosyalistlere göre de öyledir.Milliyetçiye göre de sosyalizm öyledir, sosyalizme göre liberalizm öyledir.Bu işler böyle her ideoloji başka ideolojiyi suçlar yoksa nasıl yukarıda kalabilir.

Saygılar, sevgiler.

Astur 10-03-2011 17:02

Seninki özgün ve de ilginç bir açıklamaymış sevgili sargon, ben de olan biteni anlamlandırmak konusunda sıkıntı yaşayanlardanım. Önümüzdeki günlerde öngörülerinin ne kadar isabetli olduğunu göreceğiz, umarım durum dediğin gibidir de şu andaki tansiyon seçim dönemine taşınmaz.

Bu arada ana konudan uzaklaşılsın istemiyorum ama ahmetsln'nin dediklerine ilişkin de bir şeyler söylemek isterim. Ahmesln, farklı ideolojik görüşleri savunan insanların birbirini suçlaması sıkça yaşanan bir şey olsa da bu durum ideolojilerin içeriklerinin nesnel değerlendirmeden muaf olduğu, tamamen göreceli olduğu vb. anlamlara gelmez. Zaten durum böyle ise senin de herhangi bir ideolojiye yakın olman anlamlı olmaz, zira bütün bunlar göreceli ise senin A ya da B ideolojisini tercih etmen için nesnel bir temel olmaz.

VraeL 10-03-2011 17:56

Alıntı:

sargon´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 370624)

Ulusalcilik ile fasizm arasinda ne fark var? Birisi bir baslik acip fasizmden ne kadar uzak olduklarini kanitlasa da ögrensek. Ulusalcilik denen sey fasizmdir,

Sevgili Sargon;

Bu sözlerinizle alakalı bir başlık bekliyorum sizden o halde. "Size göre ulusalcılık ile faşizm arasındaki benzerlikler nelerdir ve size göre neden ulusalcılık ile faşizm aynı şeydir?" temalı bir başlık örneğin...

naper 10-03-2011 18:14

Alıntı:

sargon´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 370624)
Ulusalcilik ile fasizm arasinda ne fark var? Birisi bir baslik acip fasizmden ne kadar uzak olduklarini kanitlasa da ögrensek. Ulusalcilik denen sey fasizmdir, baska birsey degil. Bu baslikta acmak istedigim konu bu degil, kaynatmayalim.

Asıl sen faşist'in bayrak açmış önde koşanısın.
En başından beri "ergenekon" üzerine yazılarım kapı gibi durmaktadır.

Ergenekon, muhalifleri sindirmek için kullanılmaktadır ve gerçek suçlular da paçayı kurtarmaktadır diye 20 sefer yazdım.Sen şimdi aslında başından beri görülen bu gerçeği itiraf etmek yerine teoriler uydurmaya başladın...Araya da itham sokmaktan imtina etmedin...

Termo 10-03-2011 18:20

Olayların akışına bakarak bir tahminde bulunulmuş. Bana kalırsa herşey olabilir. Ben, derin devlet yapılanması mı, derin devlet elemanlarının değişimimi, çözmüş değilim olayı. Hatta, bana da muhalifleri sindirme/korkutma aracı olarak kullanılıyor gibi gelir, çoğunlukla.

Benim kafama takılan şudur; ergenekon gibi bir örgütten bahsedip, "Mehmet Ağar" gibi bir şahsın, her daim, bir derin devlet diye nitelenen örgütsel yapının söz konusu olduğunu yerde anılmasına rağmen sorgulanmamasıdır. Yani susurluk olayında ortaya çıkan manzara, Uğur Mumcu gibi yazarların araştırmaları sonucu kimi makalelerinde adı geçen kişiler ve bunların birbirleriyle bağlantılarının deşifre edilme çabası dikkate değmez ve asılsız şeyler midir?

Bunları söylememde ki maksat, eğer derin devlet gibi bir yapılanma çözülmeye çalışılıyorsa Mehmet Ağar'ın ve diğer söz konusu kişilerin de mutlaka soruşturmaya tabii tutulması gerektiğini belirtmektir.

ahmetsln 10-03-2011 18:23

Alıntı:

Astur´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 370649)
Seninki özgün ve de ilginç bir açıklamaymış sevgili sargon, ben de olan biteni anlamlandırmak konusunda sıkıntı yaşayanlardanım. Önümüzdeki günlerde öngörülerinin ne kadar isabetli olduğunu göreceğiz, umarım durum dediğin gibidir de şu andaki tansiyon seçim dönemine taşınmaz.

Bu arada ana konudan uzaklaşılsın istemiyorum ama ahmetsln'nin dediklerine ilişkin de bir şeyler söylemek isterim. Ahmesln, farklı ideolojik görüşleri savunan insanların birbirini suçlaması sıkça yaşanan bir şey olsa da bu durum ideolojilerin içeriklerinin nesnel değerlendirmeden muaf olduğu, tamamen göreceli olduğu vb. anlamlara gelmez. Zaten durum böyle ise senin de herhangi bir ideolojiye yakın olman anlamlı olmaz, zira bütün bunlar göreceli ise senin A ya da B ideolojisini tercih etmen için nesnel bir temel olmaz.

Sevgili astur anlıyorum sizi ancak her defasında ulusalcılara bu denli saldırılmasını da çok yanlış buluyorum.Soner Yalçın'ın bir gazetecedir.Zamanında yazdıkları yüzünden de az öldürülmek istenmedi.Sırf ulusalcı diye bir gazeteciyi, onurlu bir gazeteciye ne idüğü belirsiz tarzı laflar edilmesi insan ahlakına aykırıdır. Zir vadisi videoları ile büyük bir komployu göz önüne serdikten 1 gün sonra tutuklanmaları tesadüftür zaten değil mi? Ben bunu bireysel olarak ideolojiye saldırmak olarak görüyorum, bu yazının amacıda direk ulusalcılığa saldırmaktır zaten.

Vrael'inde dediği gibi ulusalcılık neden faşizmmiş anlatsın sargon dinleyelim.

naper 10-03-2011 18:39

Alıntı:

Termo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 370665)
Olayların akışına bakarak bir tahminde bulunulmuş. Bana kalırsa herşey olabilir. Ben, derin devlet yapılanması mı, derin devlet elemanlarının değişimimi, çözmüş değilim olayı. Hatta, bana da muhalifleri sindirme/korkutma aracı olarak kullanılıyor gibi gelir, çoğunlukla.

Benim kafama takılan şudur; ergenekon gibi bir örgütten bahsedip, "Mehmet Ağar" gibi bir şahsın, her daim, bir derin devlet diye nitelenen örgütsel yapının söz konusu olduğunu yerde anılmasına rağmen sorgulanmamasıdır. Yani susurluk olayında ortaya çıkan manzara, Uğur Mumcu gibi yazarların araştırmaları sonucu kimi makalelerinde adı geçen kişiler ve bunların birbirleriyle bağlantılarının deşifre edilme çabası dikkate değmez ve asılsız şeyler midir?

Bunları söylememde ki maksat, eğer derin devlet gibi bir yapılanma çözülmeye çalışılıyorsa Mehmet Ağar'ın ve diğer söz konusu kişilerin de mutlaka soruşturmaya tabii tutulması gerektiğini belirtmektir.

Tam doğru noktadasınız.Bazı aşiret reisleri, Mehmet Ağar, "kurşun atan da yiyen de şerefli" diyenler gezilerde; gazeteciler içeride...


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:12 .