![]() |
Belgelerle ''Deniz Feneri Kardeşliği'' / İktidarın Deniz Feneriyle Dansı
http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=38941
mustafa peköz, iktisatçı. davayı oldukça yakından takip eden bir isim. davayla ilgili en kapsamlı, detaylı bilgileri veren simadır. göz atılmasında fayda var. bu '''vurgun'' ağı'nın bürokrasiyi nasıl içine aldığını, hatta iç edilen paralar için jet hızıyla yasa değişimi yapıldığını belgesiyle ortaya koyuyor... |
HSYK Deniz Feneri savcıları hakkında soruşturma başlattı. Dün tansiyonumu düşüren haberdi. Türkiye git gide rezilleşen, namussuzlaşan bir ülke oldu. Bu namussuzlaşmada birinci sorumlu İslâm'dır.
“Aldığı bir şeye karşı hainlik eden, çapulculuk yapan ve kamu malını zimmetine geçirene el kesme cezası yoktur.” (Nesâî, Kat’us Sarık: 13; Ebû Dâvûd: Hudûd: 14) |
Deniz Feneri e.V savcıları görevden alındı
Yargı yetkisini direk hükümet kullansın artık. Kuvvetleri uzun süreli bir ayrılıktan sonra birleştiren, her daim sevenlerin yanında olan Akp hükümetini destekleyenler de kına yaksınlar. |
İktidarın Deniz Feneriyle Dansı/Silinmesi Unutulan Belgeler ve Akp'li Köstebek
Alıntı:
Ustalık dönemi incelikli icraatlara sahne olmakta. Daha önce bazı HES projelerinde yürütmeyi durdurma kararı verip ÇED raporlarını görmek isteyen hakimlerin sürülmesinden sonra Deniz Feneri soruşturmasını yürüten 3 savcı görevlerinden alınmıştı. Öyle ki, bu oldukça dikkat çekici değişikliği TARAF gazetesinden Ahmet ALTAN da dikkati çekmiş, bu konudaki ''kuşkuları''nı dile getirdikten sonra YANDAŞ MEDYA'nın bu konuda suskunluğuna dikkat çekmişti. Gün geçmiyor ki davayla ilgili yeni bir skandal yaşanmasın. |
Hukuk sisteminin mevcut durumu ortadayken, yandaşlar başka şeylerle meşgul. Neden? Çünkü mevcut durumun kaymağını onlar da yiyor.
- Şehitlerimiz var ama hepsi askerin yüzünden. Biz de askerin canını okuyoruz zaten. - Kürt sorunu kanıyor, yakında muhattap alacak insan bulunmayacak ama o da nasılsa kemalistlerin mirası, yeni bir şey değil. - Somali'ye en çok yardım eden ülke biziz. - Dünya'daki olaylara sesiz kalmıyor, mazlumun hakkını koruyoruz. Artık dünyada daha çok sayılıyor, çok daha etkin bir rol oynuyoruz. Kah kendi ülkesindeki mevcut yok sayma politikalarına ve kısmi iç savaşa bakmadan İsrail'e efeleniyor, kah kendi muhaliflerini yandaş bir hukuk ile sindiririrken şaka gibi de olsa Suriye'ye muhaliflerini ezme diyoruz. Gerçekten akıl alır gibi değil. Aydın Doğan medyasında bile adam akıllı bir şeyler çıkmaz oldu. Kimse umursamıyor mu olanları? Sıranın size de gelme ihtimali yok mu? Kuvvetler ayrılığı diye bir şey kalmadı. Siyasetin, bürokrasinin, cartın curtun politikaya hiç etki etmemesi ancak ütopik bir devlet modelinde falan olur elbet ama İktidarın yargıyla özdeş olduğu bir dönem başladı. Efendim tek parti zamanında da öyleydi, İstiklal mahkemeleri vardı, hede hödö... Yahu bana ne? Onlar gibi değilim diye neden bu muameleyi görmek zorundayım? Bir de yandaş medyanın çok iyi yaptığı bir şey var: Olan bitenleri önce yok saymak olmadı münferit vakalar, marjinal örnekler ya da büyük oranda hayali bir suç örgütünüm ürünü olarak sunmak. O eskiden de vardı, bu yeni çıkmadı, inşallah daha iyi olacak diye diye tepemize çıkardılar bunları. Şimdi geri dönebiliyorlarsa dönsünler gerisin geriye. |
http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=39402 4 (PARAVAN ŞİRKETLERİN MERKEZİ AYNI KEŞKE ERDOĞANA SORSAYDINIZ)
http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=39102 3 ( Belgelerle Deniz Feneri soygunu III: Z.Karaman'ın oğlunun ortak olduğu Rapidway ve Quick Taxi şirketi -Mustafa Peköz) http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=38941 ( Belgelerle 'Deniz Fenerleri kardeşliği' -Mustafa Peköz) http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=38760 ( Belgelerle Deniz Feneri Soygun Şirketinin işleyişi (I) -Dr. Mustafa Peköz) Mevzu hakkında derli toplu yazı ve belgelerin olduğu arşiv. Okunmasında fayda var. Bu mevzu ile ilgili haberler bu başlık altında toplanabilinir; zira, mevzu cidden skandal düzeylerde. Üstelik AKP'nin başını yiyecek kadar ciddi. |
Alıntı:
|
Fener soruları ve kısa cevaplar
Savcılar, Deniz Feneri sanıklarının ortak oldukları şirketlerin maddi varlıklarını bloke etmek için, davayla alakası olmayan kişilere de zarar verecek şekilde mahkeme kararında tahrifat yaptılar mı? Deniz Feneri avukatlarının beyanlarına göre, yaptılar. Savcılar hakkında, bu suç (veya iddia) sebebiyle soruşturma başlatıldı mı? Başlatıldı. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, bu soruşturmaya izin verdi mi? Verdi. Ergin, bu konudaki soruşturma izinlerinin, Balyoz savcıları dahil herkes için verildiğini açıkladı mı? Açıkladı. Başsavcı, soruşturmanın selameti için, mahkeme kararında tahrifat yaptığı iddia edilen savcıları açığa aldı mı? Aldı. Bu idari bir mevzu. .. İkna olmazsan eleştirirsin. Eğer 'taraf' tutuyorsan, ikna olsan bile eleştirirsin. Bu da alışılmış bir şey. Ne yazık ki, alışılmış bir şey. Eleştiriyorlar zaten. Davanın bütününü, üç yıldır devam eden sürecin tamamını göz önünde bulundurduğumuzda, bu hikayenin içinde sorunlar var mı? Var. Almanya'daki Deniz Feneri (Bunun, Türkiye'deki Deniz Feneri Derneği'nden bağımsız bir kuruluş olduğunu not edelim) Alman makamları açısından suç olabilecek yanlışlar yapmış. Mesela, derneğin kasasına giren- çıkan paralarla ilgili olarak, düzenli kayıt tutmamış. Almanlar haklı olabilir, dernek, muhtemelen, para sirkülasyonunun önemli bir kısmını Almanya'dan sakladığı için... Belki, Almanya'dan vergi kaçırdığı için. Bu konularla ilgili bilgim yok, sadece tahminde bulunuyorum. Bu kadar mı? Değil. Yardım faaliyetlerini, çok sıkı resmi kayıtlardan ziyade, zaman zaman karşılıklı güven ilişkisine dayandırmış olabilirler. Eğer böyle yapmışlarsa, bu da yanlış. Bu kadar mı? Bir tane daha var. Bu da çok önemli. CHP ve Doğan Medyası, Alman makamlarıyla da işbirliği yaparak, Deniz Feneri Davası'nı hükümetle de ilişkilendirmek için olağanüstü bir çaba sarfetti mi? Etti. Aynı çevreler, bu davanın kapsamını genişletmek için sözlü, yazılı ve diplomatik 'yatırım'lar yaptı mı? Yaptı. Bunları not ettikten sonra, benim için çok önemli olan bir başka soruya geçelim. Bu insanlar, yani şu anda tutuklu bulunan Deniz Feneri sanıkları, yardım paralarını cebe indirmişler midir? Bence indirmemişlerdir. Bu çok yüzeysel bulunabilir. Bence ne demek? Bu insanların, kişiliklerini dikkate aldığım zaman, Deniz Feneri'nin yardım çalışmalarını dikkate aldığım zaman ve bu iki konudaki gözlemimi yan yana koyduğum zaman, böyle bir sonuca varıyorum. Eğer indirmiş olduklarını düşünseydim, düşünmek bir yana, kalbimde buna dair bir şüphe olsaydı, böyle yazamazdım. Eğer bu işte bir hırsızlık olduğunu düşünseydim. Bu insanların, Açe'deki yetimler için toplanan parayı, Keşmir'deki evsizler için kendilerine emanet edilen parayı cebe indirdiklerini düşünseydim, o hakkın tazmini için herkesten daha çok uğraşırdım. Yeni Şafak, çok ezber bozmuştur. Burada da bozardı, kimsenin şüphesi olmasın. Herkesten, olaya benim gibi bakmalarını isteyebilir miyim? Asla. Buna zerre kadar hakkım yok. Son bir soru: Yeni Şafak, Aydınlık'la Taraf'ın, Deniz Feneri haberlerini birbirlerine yakın üsluplarla vermesine niçin dikkat çekti? Cevap: Dikkat çekici olduğu için. Bu durum, Taraf'ın basın dünyasına yaptığı ve yapacağı çok önemli katkıları gözardı etmeyi gerektirmez. Kaynak Bu mahkemenin kararının ASLI: http://yenisafak.com.tr/resim/site/u...1f13c0a6by.jpg http://666kb.com/i/bwszuzc66im4isnfv.jpg Çok net bir şekilde REDDİNE deniyor kararda. Bu da savcıların tahrif ettikleri karar: http://www.corlu.org/haberresim/img_...yet-edildi.jpg Savcılar mahkemenin REDDİNE dediği bölümleri kapatıyorlar, mahkemenin kararının tam tersine bazı kişilerin mallarına el konulmasına sebep oluyorlar. Deniz feneri olayında yanlış yapan varsa nasıl ki cezasını çekmeli ise, mahkeme kararı üzerinde oynama yapanlar da yaptıklarının cezasını çekmelidir. |
1. Mahkeme kararı belgeleri okunmuyor.
2. Savcıların talep ettiği şey malvarlıklarına ''el koyma'' değil, ''dondurma, tedbir'' kararıdır. 3. Yapılan işlem hatalı olabilir, şu an net biçimde bilmiyoruz. Ancak savcıların beyanatlarına göreyse hemen her mevzuda yapılan rutin bir uygulama. 4. Yapılan işlem malvarlıklarının dondurulması; yani mahkemenin gidişatını etkileyecek, doğru olsa bile delilleri saptıracak, karartacak yahut sanıkların lehine delilleri görmezden gelecek bir uygulama değil. 5. Savcıların elinde ALMAN-TÜRK Deniz Fenerleri arasındaki para akışı, ilişki vs onlarca belge var. Alman savcıların iddiaları çok ciddi. Bugüne kadar gecikmiş olması bile skandal. 6. Ayrıyeten tutuklu sanıkların Alman Deniz Feneri'yle ilişkileri sabit, çocuk mu kandırıyorsunuz? 7. Mevzunun adı ''belgelerle''. Ezber bozacak hazret, eldeki somut verilere ilişkin hiçbir yalanlamaya gitmemiş, yalnızca çocuksu kanaatlarını bildirmiştir. Yetmemiş Alman savcılarının içinde olduğu bir KOMPLO'ya işaret etmektedir. Yapabileceği de ancak budur, tabi yerseniz. 8. Paraların hangi paravan şirketlere hangi isimler ve hesap no'larıyla Almanya'dan TC'ye aktardıkları Alman savcıların yaptıkları tahkikatlarda belgeleriyle ortaya konmuş. Yazar açıkça yalan söylüyor. Aynı belgeler, paraların hangi paravan şirketlerden aktarıldığına dair belgeleriyle bu konunun içinde de verilmiş, merak eden bakar. 9. Doğan medyası ve CHP ittiafakının gündeme getirmesi denilerek mevzu saptırılmakta ve bayağı bir dezenformasyon yapılmakta. Açıkçası Doğan grubu ve CHP bu mevzuya Yandaş medyanın Ergenekon'a harcadığı mesainin onda birini bile ayırmamaktadır. Çamur at, izi kalsın elbette. 10. Doğan grubunun mevzuya gösterdiği ilgi, gayet normal ve olağan bir gazetecilik refleksidir. Kendilerini savunmak bana düşmez, ancak bu konuya yeterli şekilde eğilmemektedirler dahi. 8. |
Sayın arkadaşım, belgeleri okuyan okumuş ve gereğini yapmış. savcıların belge üzerinde oynama yaptıkları, tahrifat yaptıkları müfettişlerce belgelenmiş ve görevden alınmışlar.
burda benim belirttiğim husus "savcıların evrak üzerinde tahrifat yapmaları"dır. Olay budur. çok fazla uzatmaya gerek yok bence. Niye böyle bir sahtekarlık yapmak istemişler, bulunması gereken soru budur. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:31 . |