![]() |
Alevilikte teslimiyet
Alevi geleneğinin din psikolojisi açısından pratik sonuçlarına baktığımızda yerleşik geleneklerin bağlayıcı özellikleri altında sosyal yaşantı karşısında takınılan tavır bazı spesifik özellikler taşımaktadır. Cumhuriyet döneminde yerleşen Sunni politikalar Alevilerin kendilerini içe çevirmesine rağmen cumhuriyet politikaları benimsenmiş, savunulmuştur. Kendilerini ifade kısıtlamasına rağmen kazanılan bazı modernleşme unsurları onlar için savunulacak öğeler olmuştur, bir bakıma teslimiyetçi bir anlayış sergilenmiştir. Belki bunda da mezhebin çağa uyması güdüsü yatmaktadır. Oysa Sunnilik gibi Aleviliğin de dogmatik özellikleri olduğu inkar edilemez. Modern yaşam normlarında mezhebin çelişkileri varlığını sürdürür. Bunda mülkiyet, kadın-erkek ilişkilerine kadar uzanan bir yelpaze vardır. Ataerkil özellik bu mezhepte de görülür. Aile ilişkilerinde erkek egemen bir yapı vardır. Menfaate göre modern yaşam anlayışıyla mezhep gelenekleri ya da din arasında kaçak bir yer değiştirme görülür. Bağlayıcı gelenek olumsuzluk durumunda esnek bir kaçışın önünü kapattığı için kişinin yaşam ritmini bozarak intihar gibi keskin bir sonuca yönlendirir. Bu ticaret, karı-koca ilişkilerindeki olumsuzluklarda da kadın aleyhine görülebilir. Bunlar pratik sonuçlardan varılan gözlemdir, Alevilik Sunnilik, İslam gibi eleştrilebilmelidir. Sonuçta Aleviliğin de İslam dininin bir unsuru olarak dinsel dogmatizmin geleneklerini taşıdığını bilmek gerekir.
|
Bir Alevi olarak madde madde cevap veriyim mesajınıza;
- Alevikil bir din yada meshep değildir. - Kişisel olarak Alevi'liğin yanlış bölümde açıldığını düşünüyorum. - Alevilikte doğmatık yani yaratılışcılık yoktur. - Alevilikte kadın erkek arasında bir fark yoktur ailelerde kesin bir erkek egemenliğinden söz edilemez. - Alevilik açısından sosyal hayat tamamen kend iç etkenleri ile ilerlerdi. Dergahlar bu işleyişte ana etmenlerdi. Cumhuriyetten sonra kapatılan dergahlar bu iç işleyişi engellemiştir ve genel olarak yaşam şekline zarar vermiştir. Ayrıca bazı olaylardan dolayı özellikle son 20 yılı saymazsak Alevilik açısından pek iyi denilicek yıllar olmamıştır(Ki bu 20 yılında çok güzel olduğu söylenemez ama daha öncesine göre daha iyi geçmiştir.). Buna rağmen cumhuriyete karşı direk genel bir harekette hiç bulunulmamıştır. - Alevilikte akılın yeri çok önemli olduğu için mordernlik açısından hiç bir engel teşkil etmemiştir. - Gelenek görenek gibi şeyler hiç bir şekilde Alevi'likde zorlanmadığı için intahar gibi vakaları bu şekilde yorumlanamaz. Hiç bir şekilde Alevi'likte zorlama yoktur. Bu sayede pek çok Alevi aileden gelen kişiler daha sonradan islamiyet, hristiyanlık, ateistlik, deistlik vb yönelmeleri olmuştur(bu iyidir veya kötüdür diyemem ama zorlama olmadığına bir kanıt olarak sunula bilir.). Zaten ikrar vermedikleri için tam olarak Alevi'likden döndükleri söylenemez(Son zamanlarda ikrar vermek unutulmaya başlandı ama ikrar herzamanki önemli yerini korur. İkrar veripte yoldan döneni hiç görmedim. Görsemde görmezdim.). - Tiracet konusunda erkekler kadar kadınlarda aktif rol oynarlar genelde Alevi ailelerin hepsinde bayanlarda iş hayatına atılır. Buna herhangi bir engelleme yoktur. Lakin kişisel görüşler bu tür şeylerde sorun çıkara bilir ama bunun direk olarak Alevi'likle bir bağlantısı yoktur. - Eğer ki mantıklı eleştirilerde bulunulur ise her şekilde yanıt vermeye çalışırım. - Son olarak Alevi'likğin pek çok islamı unsur içerdiğini idda etmişsiniz. Bunları başka topiklerde dile getirir iseniz benimde merakımı gidermiş olursunuz ve ayrıca gerekli cevaplarıda orada verirebilirim. Kendimce mesajınızı yorumladım. Umarım olabildğine açıklayıçı olmuştur. |
Geleneksel olarak, sozde kalmayip yasam bicimini hali almis her ekolde, ataerkil motiflerin gorulmesi dogaldir. Kisileri kadin/erkek diye ayirmayip, insan olarak ele almasi dahi, digerlerinden bir adim onde oldugunun isaretidir.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:42 . |