Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Hakikat nedir, ne değildir? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27301)

eminmisin 23-01-2012 20:31

Hakikat nedir, ne değildir?
 
Bence hakikat yolunda mücadele (cihat, savaş, direniş), mal, mülk, eş, çoluk çocuktan daha az sevimli geliyorsa kişi batılın hayatında olmasına razıdır veya yönelmiştir. Batıla rızası olan kurtulmayı istemiş midir veya kurtuluşa ermiş midir?

Bu arada yine soruyorum. İnsanlara öyle bir şeyi sevmelerini söyleyin ki, sevgileri tek bir şeyi sevmekle her şeye dokunmaya başlasın. Buyrun kainat önünüzde... Sevin sevebildiğinizi ve bununla birlikte sevginizi her yere ulaşır hale getirmeye çalışın. LÜTFEN BİRİ CEVAPLASIN.



vartor 23-01-2012 20:59

Alıntı:

Bu arada yine soruyorum. İnsanlara öyle bir şeyi sevmelerini söyleyin ki, sevgileri tek bir şeyi sevmekle her şeye dokunmaya başlasın. Buyrun kainat önünüzde... Sevin sevebildiğinizi ve bununla birlikte sevginizi her yere ulaşır hale getirmeye çalışın.LÜTFEN BİRİ CEVAPLASIN.
Allah mi aradagin kelime?
Ben insan diyorum.

opeth 23-01-2012 21:24

ben tum varlığın kendisi diyorum insanda dahil..

istatistik 23-01-2012 23:56

Alıntı:

eminmisin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 428901)
Bence hakikat yolunda mücadele (cihat, savaş, direniş), mal, mülk, eş, çoluk çocuktan daha az sevimli geliyorsa kişi batılın hayatında olmasına razıdır veya yönelmiştir. Batıla rızası olan kurtulmayı istemiş midir veya kurtuluşa ermiş midir?

Bu arada yine soruyorum. İnsanlara öyle bir şeyi sevmelerini söyleyin ki, sevgileri tek bir şeyi sevmekle her şeye dokunmaya başlasın. Buyrun kainat önünüzde... Sevin sevebildiğinizi ve bununla birlikte sevginizi her yere ulaşır hale getirmeye çalışın. LÜTFEN BİRİ CEVAPLASIN.


batıl olarak tanımladıklarınızın ne olduğunu bilmiyorum ancak bugün herhangi bir şekilte tanrı, din ya da bunlar uğruna savaş düşüncesine sahip olmayan kişiler, bu değerlere sahip ve bunun ile gurur duyan kişilerin byük çoğunluğundan çok daha yüksek ahlaki ve insani değere sahiptirler. Din adına kimseden durduk yere nefret etmez ya da buyonlarını kesmek düşüncesi ile dolaşmazlar.

İnanırlar olarak ne düşüncedesiniz bilmiyorum ancak herhangi hayali yüce bir gücün bana neyi sevip neyi sevmemem gerektiğini söylemesine ihtiyaç duyan aciz biz kişi değilim. kendi aklımı kullanarak kendi ahlaki değerlerimi oluşturabiliyorum ve bu ahlaki değerlerim toplumun herhangi bir kesimi tarafından sorgulanmadı. hatta çoğu zaman sizin allahınızın rızasından bahsedildi ki yanlış bilmiyorsam kendisi beni lanetlemekte ve sürekli olarak hakaretler savurmaktadır.

opeth 24-01-2012 00:40

sahih hadislerde anlatılanlara göre kaledeki çaresiz Yahudilerin eli silah tutabilenlerden 400-900 arasında bir erkek topluluğu öldürüldü. 400-900 arası olduğu söylenilen Yahudilerin büyük çoğunluğu HZ. Ali tarafından katledilmişti. Ali o gün kafa kesmekten çok yorulmuştu ve kafa kesme işlemi sırasında yorgunluktan sürekli olarak kılıç kullandığı kolunu değiştiriyordu. Muhammed ise kesim işleminin yanına çadır kurdurmuştu ve kesim işlemini gözlemliyordu.

Başta Buhari, en sağlam hadis kiıaplarında da yer alan bu hadisi, Kamil Miras'ın çeviri ve "Izah"ını da görmek için Bkz. Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi, Ankara, 1985, Diyanet Yayınlarından, 2/299-310.)

ne büyük sevgi

eminmisin 24-01-2012 16:00

Alıntı:

Allah mi aradagin kelime?
Ben insan diyorum.
Hangi mertebedeki insan? Çünkü insan denilince mutlak bir tasavvur oluşmuyor zihinlerde.

Alıntı:

ben tum varlığın kendisi diyorum insanda dahil..
Tüm varlığın kendisini sevmeyi seçtiniz. Güzel bir nokta. Deneyini hemen yapınız. Sevmediğiniz nokta kalmamalı. Başardığınızda bana ulaşmanızı rica ediyorum.

Alıntı:

batıl olarak tanımladıklarınızın ne olduğunu bilmiyorum ancak bugün herhangi bir şekilte tanrı, din ya da bunlar uğruna savaş düşüncesine sahip olmayan kişiler, bu değerlere sahip ve bunun ile gurur duyan kişilerin byük çoğunluğundan çok daha yüksek ahlaki ve insani değere sahiptirler. Din adına kimseden durduk yere nefret etmez ya da buyonlarını kesmek düşüncesi ile dolaşmazlar.

İnanırlar olarak ne düşüncedesiniz bilmiyorum ancak herhangi hayali yüce bir gücün bana neyi sevip neyi sevmemem gerektiğini söylemesine ihtiyaç duyan aciz biz kişi değilim. kendi aklımı kullanarak kendi ahlaki değerlerimi oluşturabiliyorum ve bu ahlaki değerlerim toplumun herhangi bir kesimi tarafından sorgulanmadı. hatta çoğu zaman sizin allahınızın rızasından bahsedildi ki yanlış bilmiyorsam kendisi beni lanetlemekte ve sürekli olarak hakaretler savurmaktadır.

Öncelikle ben her kişinin mutlaka bir dini olduğunu düşünüyorum. Şöyle ki; kişi hevasınıda ilah edinebilir, kendi düşüncesini de yol gösterici kabul edebilir. Bu yaşayış biçimide bir dindir. Kendisi için tercih etmiş olduğu dini adına neler yapabilir kestiremedim. İnsan kelime-i şehadet getirmemişken de üstün ahlaklı olabilir. Buna mani bir şey yoktur. ;) Kelime-i şehadeti getirmiş kişide üstün ahlak üzerine olamayabilir. Bunu inkar eden de sanırım çıkmaz.

Öncelikle siz aciz bir kişisiniz. O kadar acizsiniz ki sadece şu hava bile olmazsa sizin sonunuz gelir. Kendinizi kendinize yeterli bulmanız ise hakikat değildir. Batıldır. Çünkü acizliğiniz ortadadır. Siz size verilmiş nimetlerle kendi ahlaki değerlerinizi oluşturabilirsiniz. Bu da sizin batıllar üzerinde ahlaki değerler kurmuş olabileceğinizin ihtimalini yükseltir. Siz hakikate ulaşmayı istemedikçe üzerinize sinen batılları temizleyemezsiniz. Sizin istemeniz değerlidir. Misal kafir kafirliğinde ısrarcı olmayı istemektedir. Kimisi daha da güçlenmeyi. Kafirin kafirliğinin artabilmesi için hakikat gerekir. Kuran-ı okuyan kafirin bu nedenle kafirliği artar. Ama bu demek değildir, her kafir için bu olur. Kimiside hakikate ulaşır. Yani anlayacağınız üzere kafirliğin artması için bir hakikat öğrenip üzerini örtmeli. Bir tane daha öğrenip üzerini örtmeli. Örtmeli ki kafirliği artsın. Hakikat ortaya çıkar, kafir olan örtmeye devam eder... Kafir kelime olarak örten manasını içerir. Tevbe 125 ayetinde bir misal bulabilirsiniz.

Hatam varsa affola... Her şeyi hakkıyla bilen bir kişi değilim.

Alıntı:

sahih hadislerde anlatılanlara göre kaledeki çaresiz Yahudilerin eli silah tutabilenlerden 400-900 arasında bir erkek topluluğu öldürüldü. 400-900 arası olduğu söylenilen Yahudilerin büyük çoğunluğu HZ. Ali tarafından katledilmişti. Ali o gün kafa kesmekten çok yorulmuştu ve kafa kesme işlemi sırasında yorgunluktan sürekli olarak kılıç kullandığı kolunu değiştiriyordu. Muhammed ise kesim işleminin yanına çadır kurdurmuştu ve kesim işlemini gözlemliyordu.

Başta Buhari, en sağlam hadis kiıaplarında da yer alan bu hadisi, Kamil Miras'ın çeviri ve "Izah"ını da görmek için Bkz. Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi, Ankara, 1985, Diyanet Yayınlarından, 2/299-310.)

ne büyük sevgi
Bu hususun nasıl oluştuğu konusunda derin bir bilgiye sahip misiniz? Bilgiyi aktaranlardan tutunda diğer tüm olasılıklara kadar? Söz konusu bilgiye daha iyi delillerle ulaşabildiğimiz birçok imkana sahibiz. Ancak yaşayarak şahit olduğumuz bize peşinen haksız gelipte sonradan haklı bir uygulamaymış diyebileceğimiz çok sahneler görüntüleniyor. Veya hak etmişler deyipte daha sonradan haksız bir uygulama olmuş diyebileceğimiz sahneler... Fitne insan öldürmekten daha kötüdür. Kitlelerin doğruluklarını, hakikatlerini sarsar ve batıllara yönelmesine yol açar. Batıla yönelen kişi ayılaki ne yaptığını anlasın. Evet iddianız mühim, kaynaklar mühim, aktaranlar mühim, yorumlayanlar mühim. Kendinizi bir hakim yerine koyun. Kendi yararınız için adil olmayı ayakta tutun. Değişenler ne olacak görün.

vartor 24-01-2012 18:10

Alıntı:

O kadar acizsiniz ki sadece şu hava bile olmazsa sizin sonunuz gelir.
Bak kardesim, biz olmasak allahin, yehova, god'in da sonu gelir. Onlari yaratan bizleriz; ayni zeus, Thor, manitu'yu yarattigimiz gibi.
Bir seyi anlamak icin bazan tersten bakmak gerekir. Insan dunyanin kurulusundan beri yoktu dunyada; bugun var olusu, gunumuz sartlari isiginda primatlarin evrimlesmesi sonucu. Hava olmasaydi, bizler de olmazdik, ama belki de baska bir canli turu gelisirdi memeli olmayan. Nitekim, her ne kadar kuranda, incilde, tevratta dinozordan bahsedilmese de, bu dunyada milyonlarca sene once cirit attiklarina sen bile itiraz etmezsin. Devamli mucize aranan kutsal kitaplar ise, nedense 6 bin seneyi asamamis. Birakin dinozorlari, colu bile asamamis cunku oranin yerel halki tarafindan uydurulmus.
Alıntı:

Bu hususun nasıl oluştuğu konusunda derin bir bilgiye sahip misiniz? Bilgiyi aktaranlardan tutunda diğer tüm olasılıklara kadar? Söz konusu bilgiye daha iyi delillerle ulaşabildiğimiz birçok imkana sahibiz. Ancak yaşayarak şahit olduğumuz bize peşinen haksız gelipte sonradan haklı bir uygulamaymış diyebileceğimiz çok sahneler görüntüleniyor. Veya hak etmişler deyipte daha sonradan haksız bir uygulama olmuş diyebileceğimiz sahneler... Fitne insan öldürmekten daha kötüdür. Kitlelerin doğruluklarını, hakikatlerini sarsar ve batıllara yönelmesine yol açar. Batıla yönelen kişi ayılaki ne yaptığını anlasın. Evet iddianız mühim, kaynaklar mühim, aktaranlar mühim, yorumlayanlar mühim. Kendinizi bir hakim yerine koyun. Kendi yararınız için adil olmayı ayakta tutun. Değişenler ne olacak görün.
Kaleyi kusatanlarin kimler oldugu ortada, oldurulenler de biliniyor. Buyrun baglantiyi siz kurun. Safiyye de uydurma degil, muhammed'in kadina duskunlugu, ganimet hesaplari, anlatilan hikayeler muslumanlarin rivayeti, hadisi...bir de allah tarafindan onaylanmis. Butun olay apacikken, kaynagi sunanlar muslumanlarin kendisiyken, gorememek icin ya kor, ya da imanli olmak gerekir, veya her ikisi...

opeth 24-01-2012 18:22

ben muslumanken okumuştum safiyye olayını kendimi kandırmaya çalıştım ama yapamadım olay o kadar açık ki.

Neva 24-01-2012 22:35

Alıntı:

eminmisin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 428901)

Bu arada yine soruyorum. İnsanlara öyle bir şeyi sevmelerini söyleyin ki, sevgileri tek bir şeyi sevmekle her şeye dokunmaya başlasın. Buyrun kainat önünüzde... Sevin sevebildiğinizi ve bununla birlikte sevginizi her yere ulaşır hale getirmeye çalışın. LÜTFEN BİRİ CEVAPLASIN.



Sayin eminmisin;

Insanlar ancak ve ancak kendilerini sevebilmeyi ogrendigi zaman, cogalabilirler(baskalarina da sevgi-paylasim vs. herbirsey) duyabilirler.

Ama asil tehlike burada yatar; Kendinizle barisik veya kendinizi sevmeyi ogrendiginiz zaman, insanin insana kullugu baslar.

Zira insan, her yerde, her zamanda, her haliyle INSAN'dir.

Bu yuzden insan herkesi sevemez/sever. Kendini sevmeyi ogrenmesi sebepli, bunu cevresine de aktivite etmeye calisir. Ancak yasamdan izole yasayamadigindan oturu, otekilestiren sifatini alir.


Bu yuzden "sevgi" ikircikli ve suistimale acik bir kavramdir. Yasamin en ilkel doneminde bile, yanindaki ile besinini paylasan insan, bunu o'nu sevdigi icin yapmaz, yalniz kalmamak icindir davranisinin gerekcesi..

Tanri anlayisi, kavrami da boyledir. Tanri dediginiz yere herseyi koyabilirsiniz.

Bu yuzden kimilerine gore tanri sevgilidir, kimilerine gore degildir.


Hava'nin olmayisi insani oldurur, ama siz bunu, aciz olmayan bir varliga baglarsiniz. Oysa olum bir son degildir. Nasil ki cansizliktan, canliliga gecis yaptiysaniz, ayni sekilde canliliktan, cansizliga da gecis yapabilirsiniz.

Cunku en kucuk yapi tasinizi(atom) olduremessiniz. O sadece dagilir gider.
Artik sizin, yasarkenki dogal kilik kiyafetinizdeki gibi bir butun degildir.


Bu yuzden kafir/mumin ayrimlarini filan gecelim bir kalemde..
Onlar sadece yan susudur yasamin. Sizin mumin olabilmeniz icin, benim kafirligime ihtiyaciniz vardir. Bu bu kadar basittir. Ben olmazsam sizin cennetiniz de olmaz cunku.


Bu yuzden size soyleyecegim tek sey; beynininizi, sevmeyi deneyin, ona iyi davranin.

Nasil ki kayaclardan bugune evrilebildiysek, tekrar kayaclara donebiliriz de..

Umarim sorunuza yanit olmustur.

AlbatrosS 25-01-2012 03:13

Alıntı:

eminmisin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 428901)
Bence hakikat yolunda mücadele (cihat, savaş, direniş), mal, mülk, eş, çoluk çocuktan daha az sevimli geliyorsa kişi batılın hayatında olmasına razıdır veya yönelmiştir. Batıla rızası olan kurtulmayı istemiş midir veya kurtuluşa ermiş midir?

Bu arada yine soruyorum. İnsanlara öyle bir şeyi sevmelerini söyleyin ki, sevgileri tek bir şeyi sevmekle her şeye dokunmaya başlasın. Buyrun kainat önünüzde... Sevin sevebildiğinizi ve bununla birlikte sevginizi her yere ulaşır hale getirmeye çalışın. LÜTFEN BİRİ CEVAPLASIN.



Felsefeniz bile ÇAKMA! Fason! Aşırma!

Hakikat-gerçek ayrımının kaynağı nedir diye sorarsan teee Antik Yunan'a, yani Platon'a kadar gidersin. Platon kim dersen, İDEALİST FELSEFE'nin babasıdır. Evren ve kainat'ın bir ''görünen'' bir de görünenin arkasındaki ''öz'' (mimesis)ten oluştuğunu düşünen ve gerek Hristiyanları gerekse İslam mistiklerini önemli ölçüde etkileyen muhterem zattır.

Bırak ıvır-zıvır'ı da kainatın güzelliklerini keşfedip muhteşem yaratıcınızın kainatı yarattığı muhteşem detayları öğrenmek adına neden tüm dünya bilim-akademi camilarının en saygın KURUMLARI'nın bilimsel kuram ve araştırmalarını incelemiyorsunuz?

Örneğin Tanrı'nın insanı EVRİMSEL mekanizmayla ne güzel ve harikulade yarattığını neden bilimsel çalışmalardan öğrenip HAYRAN OLMUYORSUNUZ?

Neden Fizik, jeoloji, arkeoloji, antrapoloji ve tıp gibi bilimlerin en büyük buluş ve keşiflerine bakıp HAYRAN OLMAZSINIZ?

Şaka mısınız siz?

Bu kadar CAHİL olmak zorunda mısınız?

Bilimle, bilimsel yöntemle ve saygın bilimsel kuruluşlarla bu kadar İLGİSİZ olmak zorunda mısınız?

Tanrınızın güzelliklerinin AKIL YOLUYLA kavranılabileceğini söyleyen İSLAM teistleri yok muydu?

Neden DÜNYANIN SAYGIN BİLİMLER AKADEMİLERİ'nin tıp ve genetik bilim çalışmalarına göz atmıyorsunuz?


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:47 .