Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Politika (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=21)
-   -   Örnek Müslüman Hz. Perinçek'in çile dolu yaşamı (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2818)

erenkutsuz 29-09-2006 01:41

Örnek Müslüman Hz. Perinçek'in çile dolu yaşamı
 
Yeryüzünde insanlar, efendi ve kul diye bölündükleri için; gökyüzünde bu ilişkiyi koruyacak bir efendi de gerekliydi ve YARATILDI. D. Perinçek (ÖDP’nin Kimliği, s. 91)

http://www.turksolu.org/116/Foto/hz_muhammed_cinsel.jpg
http://www.turksolu.org/116/Foto/islam_siddet.jpg
http://www.turksolu.org/116/Foto/kuran_yakildi.jpg

Perinçek gibi mütedeyyin bir insan, 2000’e Doğru dergisinde bu kapakları tabii ki müminler İslamiyet’i daha iyi öğrensin diye hazırlamıştı. Perinçek’in dindarlığını yeni öğrenenler yıllar önce bile peygamber efendimizden “Hazreti” diye bahsettiğini görsünler.

Perinçek İslamiyet’le daha önceden tanışıyordu

Beklenen nihayet gerçekleşti. Aylarca süren o çok uzun Kızılelmacılık sürecinden sonra Perinçek sonunda rotayı İslamiyete çevirmeye karar verdi.

Kızılelmacılıkta geçen süre herhalde Perinçek için bir ömür gibi geçmiştir. Bizler bile beklemekten sıkılmış, yeni kimliğinin ne olacağını öğrenmek için iyice sabırsızlanmaya başlamıştık.

Ama ne yalan söyleyelim, rotanın bu sefer İslamiyet’e çevrileceği aklımızın ucundan bile geçmiyordu.

Büyük adam bu Perinçek. Bizleri bir kez daha şaşırtmayı başardı.

Dönüşlerine gerçi tüm Türk Ulusu alışmıştı ama bu kadar keskin dönüşü herhalde hiç kimse beklemiyordu.

Çünkü tüm bu geçen zaman içinde Perinçek, emperyalizme karşı her türlü(!) mücadele yöntemini kullandığından Ultra NATO tarafından Türk Ulusu’na yanlış tanıtıldı ve hep haksızlığa uğradı.

Aslında Perinçek için İslamiyet yeni bir kavram değil. Onun siyasi getirisini çok daha önceden, ta 12 Mart Darbesi döneminde keşfetmişti. Tüm siyasilerin fellik fellik arandığı dönemde, Perinçek Ege Bölgesi’nde ikamet ediyordu.

Daha o zamanlar bile dini bütün bir insandı. Savunduğu değerler uğruna daha o zamanlar türban takmaya başlamıştı. Bazı zındıklar ise onun bu samimi Müslümanlığını çekemediğinden dolayı, “tanınmamak, bu darbe döneminde kolluk kuvvetlerine yakalanmamak için” türban takıp saklandığı yalanını uydurdular.

Oysa ki Perinçek bu konularda son derece samimi bir insandı. Daha sonraki yıllarda siyasi İslam’ın simgesi olan türban eylemleri başladığı zaman, kafir Atatürkçülere karşı Abdurrahman Dilipak ile birlikte kol kola girerek eylemlere katıldılar ve anı fotoğrafları çektirdiler.

PKK’yı bile imana davet etmişti

O yıllarda PKK terörü de hortlamıştı.

PKK Marksist bir örgüt olduğundan dolayı Tanrı ile tüm bağlarını kesmiş, dinden imandan uzak bir yaşam sürüyorlardı.

Büyük İslam mücahidi Perinçek için bu durum kabul edilebilir değildi. İman etmeyen bu insanlar cayır cayır cehennemde yanacaklardı.

Yüreği cız eden Perinçek derhal Apo’nun yanına giderek onlara İslamiyet’i tebliğ etti, hak dine dönerlerse Türk askerlerine kurşun sıkan teröristlerin şehit olarak kabul edileceğini anlattı.

http://www.turksolu.org/116/Foto/14_subat.jpg

PKK Marksist bir örgüt olduğundan dolayı Tanrı ile tüm bağlarını kesmiş, dinden imandan uzak bir yaşam sürüyorlardı. Büyük İslam mücahidi Perinçek için bu durum kabul edilebilir değildi. Yüreği cız eden Perinçek derhal Apo’nun yanına giderek onlara İslamiyeti tebliğ etti, hak dine dönerlerse Türk askerlerine kurşun sıkan teröristlerin şehit olarak kabul edileceğini anlattı.

Bütün bunları yaparken kendisine inanmayacaklar olduğunu düşündüğü için anı fotoğrafları da çektirdi.

Daha sonra Apo ile birbirlerine karşılıklı gül verirlerken çekilen fotoğrafları Hiper NATO tarafından basına sızdırıldı ve 70 milyon-%0.1 psikolojik savaş elemanı tarafından anında Apocu ilan edildi.

Oysaki o fotoğrafın anlamı çok daha başkaydı. Gül, Müslümanlar tarafından Hz. Muhammed ile özdeşleştiriliyordu ve Perinçek o sırada Hz. Muhammed’in ne büyük bir devrimci olduğunu Apo’ya anlatıyordu.

Perinçek’in İslamiyet’le ilişkisi elbette bunlarla sınırlı değildi. Aynı zamanda emperyalizme karşı savaş verdiğinden dolayı Cuma namazlarını tam olarak kılmasa bile, yıllar boyunca Salı ve Perşembe namazlarını hiç kaçırmadan kıldı. Hatta daha fazla sevap getireceği için namazlarını cemaatle kıldı. Birlikte namaz kıldığı cemaatlere örnek olarak İBDA-C gösterilebilir.

Elbette bu durum diğer cemaat liderlerinin gözlerinden kaçmadı. Bu kadar samimi bir Müslüman kendi cemaatleri için bile çok yararlı olurdu. Hocaefendi bu yüzden 5 milyon dolar önerip Erol Mütercimler aracılığıyla onu transfer etmek istedi.

Fakat her inanmış Müslüman gibi dinin değerinin para ile ölçülemeyeceğini, Tanrı’ya hizmeti para için değil, sevap kazanmak için yaptığını söyleyip dergahına çekildi.

http://www.turksolu.org/116/Foto/har...a_perincek.jpg

Perinçek Adnan Hoca’yla birlikte. Perinçek’in değiştiğini iddia edenler bu fotoğrafın yıllar önce çekildiğini sanırız bilmiyor. O hep Şeriatçılarla kolkola, gönül gönüleydi *

Zorunlu 28 Şubat molası

Fakat o günlerde kara bulutlar Türkiye’nin üstünde dolaşıyordu. 28 Şubat ile başlayan süreç tüm dinciler gibi Perinçek’i de etkilemişti.

Zorunlu o olarak U dönüşü (onların jargonunda takiyye) yaparak bir anda Atatürkçü oldu.

Tıpkı Harun Yahya gibi.

Ama imanından bir an bile bir şey yitirmemişti. Sürekli olarak dua edip bu günlerin geçmesini bekliyordu. Nasıl olsa bu günler de geçecek ve zorla üzerine yapışan o Atatürkçülük yaftasından kurtulacaktı. O sıralar sürekli olarak eski günlerindeki gibi insanları yazdığı kitaplar ve yayınladığı tefrikalar ile aydınlatmayı düşünüyordu.

http://www.turksolu.org/116/Foto/tur...man_olamaz.png

Turan Dursun Perinçek’in dergisinde yazıyordu. Kitaplarını da Perinçek yayınladı. İşte Turan Dursun’un yazılarından biri...

Müslümanlar uzun zaman boyunca geri bırakılmış, matbaa da ülkemize çok geç girdiğinden dolayı Türk insanı İslamiyet’i yanlış kaynaklardan öğrenmişti. Yapılması gereken iş çok basitti. İnsanlara dinlerini anlatan kitaplar basmak, yayınladığı dergiler aracılığı ile uzun soluklu yazı dizileri hazırlamaktı.

Ve Perinçek bu konuda ne kadar gözü kara olduğunu gösterdi.

Hiçbir kimsenin yayınlamaya cesaret edemediği, büyük İslam mutasavvıfı Salman Rüşdi Hazretleri tarafından yazılan “Şeytan Ayetleri” kitabını tefrikalar halinde Aydınlık gazetesinde yayınlamaya başladı.

Tabii ki yer yerinden oynadı. Çünkü Perinçek bu kitap sayesinde insanlara İslamiyet hakkında neler düşündüğünü çok açık bir biçimde gösteriyordu.

Kolay değildi bu iş. Bu kitaptan dolayı Salman Rüşdi, İsrail ve emperyalizm tarafından ölüme mahkum edilmişti.

Ama Perinçek yılmadı ve yayınlamayı sürdürdü.

Belki bu yüzden Sivas dolaylarında bazı tatsız durumlar yaşandı ama bunlar onun için yalnız teferruattı.

Elbette tek yayınladığı bunlarla değildi. David Hume’un “Din Üstüne” adlı kitabını, Holbach’ın “Tanrısızlığın İlmihali” eserlerini de yayınlayarak mutedeyyin insanlara büyük hizmetlerde bulundu.

http://www.turksolu.org/116/Foto/per...aha_kivanc.jpg

Haksızlık etmeyelim. Perinçek’e sahip çıkanlar da oldu. Taha Kıvanç köşe yazısında din kardeşine sahip çıktı. *

En büyük İslam ilmihallerini Perinçek bastı

Ama Perinçek hiç yılmadı. Doğru bildiğin yolda yalnız yürüyeceksin sözüne sonuna kadar hep sadık kaldı.

Turan Dursun’un “Din Bu”, “Kulleteyn” gibi kitaplarını basarken bile hiç endişelenmedi. O bu dava yoluna başını koymuştu.

Onu bu yoldan Mega NATO bile döndüremezdi.

Bilinçsiz Müslümanların aydınlatılması her Müslümanın boynuna farzdı çünkü. Bu kitapları neden bastığını bir kitabın önsözünde şöyle açıklıyordu:

http://www.turksolu.org/116/Foto/kuran_siyonizm.jpg

Yine Perinçek günümüz Şeriatçılarının yeni keşfettiği “Medeniyetler buluşması”nın ilk savunucularındandır. Yanda Kur’an siyonizmin parçasıdır başlığı “Yahudi-Müslüman buluşmasının” ilk örneğidir.

“...İmamlardan, müftülerden ... öğrenemediğimiz İslamı, kendi kaynaklarından Turan Dursun aracılığıyla öğreniyoruz.

Bugün insanlarımız Turan Dursun okuyarak Cumhuriyet devriminden sonraki en kapsamlı aydınlanma olayını yaşıyorlar.” (Turan Dursun Hayatını Anlatıyor, Kaynak Yayınları)

Ve bu yapıtların yayılmasıyla aydınlanan insanalar daha bir Müslümanlığa sarıldı.

Örneğin 2000’e Doğru dergisinde en ince ayrıntısına kadar Hz. Muhammed’in cinsel yaşamını anlatıyordu.

Belki Müslümanların %100-%0.1’i için bu konu bir tabuydu ve saygılarından dolayı hiç kurcalamıyorlardı ama bilimsel Müslüman birisi için insanların, en kutsal kabul edilen kişilerden biri olsa bile, yatak odasına girilebilirdi.

http://www.turksolu.org/116/Foto/seytan_ayetleri.png

Müslümanlar uzun zaman boyunca geri bırakılmış, matbaa da ülkemize çok geç girdiğinden dolayı Türk insanı İslamiyeti yanlış kaynaklardan öğrenmişti. Yapılması gereken iş çok basitti. İnsanlara dinlerini anlatan kitaplar basmak, yayınladığı dergiler aracılığı ile uzun soluklu yazı dizileri hazırlamaktı. Ve Perinçek bu konuda ne kadar gözü kara olduğunu gösterdi. Hiçbir kimsenin yayınlamaya cesaret edemediği, büyük İslam mutasavvıfı Salman Rüşdi Hazretleri tarafından yazılan
“Şeytan Ayetleri” kitabını tefrikalar halinde Aydınlık dergisinde yayınlamaya başladı. *

“İki günü aynı olan ziyandadır” hadisi her zaman yol göstericisi oldu.

Belki hadisi yanlış anladı ama sözcük anlamı olarak bu hadise her zaman uydu.

Hiçbir günü diğeriyle aynı olmadı.

Dün söylediğinin ertesi gün tam tersini söyleyerek iki gününün hiçbir zaman aynı olmamasını sağladı.

Bu hızlı değişimler belki bazılarının başını döndürdü ama o Peygamber’in sünnetini yerine getirdiği için huşu buluyordu.

Fakat en son olarak Mao Aleyhisselam’ın yerine Atatürk’ü koymaya karar vermesi birçok kişiyi şaşırttı.

Çünkü daha önce yazdığı “Din ve Allah” kitabında, kendisine gökten inen belgelerin yardımıyla Atatürk’ün bir inançsız, bir materyalist olduğunu kanıtlamaya çalışmıştı.

Namazında, niyazında bir insan olan Perinçek’in Atatürk’ü programına alması bu yüzden beni bile şaşırttı.

Ama büyük insanların hikmetinden sual olunmaz. Günaha girmeyelim, belki az önceki hadise uyduğundan dolayı böyle yapıyordur.

Nasıl yıllar boyunca savunduğu Mao Aleyhisselam’ı bir kalemde silip attıysa, belki aylar sonra Atatürk’ü de programından çıkarabilir.

Bu da kimse için şaşırtıcı olmaz.

Şaşırsa şaşırsa ancak Siber NATO şaşırır.

Bizim bu noktada Perinçek’e diyebileceğimiz tek şey, “Cenab-ı Allah yolunu açık etsin”olabilir. A

ma biz yazımızı bu büyük İslam mutasavvıfının çeşitli vaazlarında söylediği Allah hakkındaki sözleriyle bitirelim.

“Ortadoğu dinlerinde “Rab” sözcüğünün efendi anlamına gelmesi, Allah’ın sınıfsal kökenini açıklar.”

“Yeryüzünden koparılarak soyutlanmasına rağmen semavi dinlerdeki Allah’ın insan modelinden türetildiği, üstünkörü bir incelemeyle bile görülür.”

“Allah, insanların çoğunun kul olarak kalması için icat edilmiştir (!!!)”

(Din ve Allah, Kaynak Yayınları)

erenkutsuz 29-09-2006 01:45

Re: Örnek Müslüman Hz. Perinçek'in çile dolu yaşamı
 
çok değerli bir arkadaşımın bana göndermiş olduğu e-mail:

"...Doğu Perinçek'in son röportajlarını okudun mu ?
Adam iyiden iyiye İslamcı oldu başımıza.En sonda İslami usullere göre
gömülmek istiyorum demiş...Şu sözlerde ona ait :
" Milletimiz hangi değerler üzerinde birleşir biliyoruz;Atatürk ve
Hz.Muhammed'de.Hz.Muhammed'in herkesin benimsediği o seçkin
özellikleriyle tanınması çok iyi olur...."
Buyur burdan yak !Vallahi Kaynak Yayınlarının geleceği konusunda
çok ciddi endişelerim var!......"

benim kendisine arz ettiğim cevap:

"Doğu Perinçek'i bence İşçi Partisi Başkanlığından istifa etmesi gerekmekte. Turan Durusun'un en yakın arkadaşı olma özelliğine sahip bu [Hakaretleri siliyorum Erenkutsuz. Lütfen bir daha eleştiri sınırını aşma... ex] Turan Dursun'un kemiklerini sızlatıyor! Kaynak yay. çok büyük bir arşiv ve aydınlanma açısından çok önemli ve mutlaka korunması gerekiyor!

açıkçası bunun gibi bir Dinsiz(!) ile aynı safta yer almak beni utandırıyor! Bence Perinçek artık dışlanmalıdır! onca emek verilmiş bunca Atatürkçü aydınlıkçı kişi öldürülmüşken bunun öldürülmemiş olması şimdi gün ışığına çıkıyor! bu adam bir zamanlar yükselen değer Atatürkçülük ve aydınlanma çağını kullanıp bir yere gelmeye çalışmış şimdi ise ülkemizdeki tarikatlara katılmaya hak kazanmıştır! yüzsüzlüğün bu kadarı olur anca!

kız arkadaşıma anlatıyordum bu adam ateisttir Turan Dursun'un en yakın arkadaşıdır diye geçen cenaze namazında en önde saf tutmasını göstererek hani ateistti dedi rezil oldum!

Bu adam artık çekilmeli ve bunadığını millete belli etmemelidir!

Atatürk ile muhammed'i aynı safta tutan bir adam katil bir insandan daha tehlikelidir..."

29-09-2006 02:32

Re: Örnek Müslüman Hz. Perinçek'in çile dolu yaşamı
 
sen perinçeğe şerefsiz diyebilme hakkını nereden alıyorsun...sen cahilsin...okumuyorsun okuduklarını da anlamıyorsun..perinçek ben müslümanım demedi ki..toplumun gelenekleri doğrultusunda bazı törenlere katılırım dedi..üstelik bu yeni bir durum da değil..yılllar yıllar önce de katılmıştı...namaz kılmıştı..bunların fotoğrafları var...

kız arkadaşına rezil olmuşmuşşş.şimdi burada da kepaze olacaksın...

fikri olmayan insanlar sadece hakaretlerle saldırganlıklarıyla biryerlere gelmek isterler...yazık sana....zavallısın...

29-09-2006 02:36

Re: Örnek Müslüman Hz. Perinçek'in çile dolu yaşamı
 
Sabah Gazetesi'nin Doğu Perinçek'le röportajı *

Türk devriminin, 1800’lerin sonlarından gelen Namık Kemal’ler zincirinin, fedailer geleneğinin son temsilcisiyim
* *


Sabah Gazetesi'nden Şebnem İyinam, İP Genel Başkanı Doğu Perinçek ile bir röportaj yaptı. Sabah Gazetesi'nin 17.09.2006 günlü Pazar ekinde yayınlanan röportajı aşağıda sunuyoruz.

Hidayete ermek şöyle dursun, tarihin ondan kurtarıcı rolü beklediği an için pusuya yattığını söyleyen Doğu Perinçek, devrime ve sosyalizme hâlâ ilk günkü kadar güvenerek, son fedai olacağına inanıyor.

Materyalist tutumu ve eserleriyle bilinen İşçi Partisi Lideri Doğu Perinçek'in bir cenaze töreninde ellerini kulaklarına götürmesi, onun pek çokları gibi hidayete erdiğini düşündürttü, ama düşünüldüğü gibi değil.

— Cenaze namazında saf tutup, inananlar gibi ellerinizi kulaklarınıza götürdünüz. Buna neden ihtiyaç duydunuz?
— Hayır, ihtiyaç duymadım. Bir saygı ifadesiydi o. Bir ölü, toprağa veriliyor, toplumun da törenleri belli. 1968'de Atatürk'ün teyzesinin oğlu Reşat Fuat öldüğünde de saf tutmuştum.

— Allah gecinden versin ama kendi cenaze namazınızın kılınmasına müsaade edecek misiniz?
— Kılınacak tabii. Çünkü toplum insanları böyle toprağa veriyor. Ama size başka bir gerçeği söyleyeyim. Atatürk'ün cenaze namazı Dolmabahçe Sarayı'nda üç dakika içinde ve cemaatsiz kılınmıştır. O büyük bir adamdı. Böyle laik bir ortamda, bu kadar büyük bir kalabalıkla cenaze namazının kılınmasını arzu etmediği anlaşılıyor.

— Yakınlarınızdan cenaze töreninizle ilgili bir arzunuz olacak mı?
— Vasiyetimi söyleyeyim. Bir kere mal varlığım yok. Taş da istemiyorum. Abçağa Köyü'ne, Adıgüzel Ağa'nın mezarına veya babamın dedesi Hacı Sadık'ın mezarına bırakmalarını istiyorum. Orada, kayaların arasında, ailemin köklerinin olduğu yerde ve de Türkiye'nin bütünlüğüne güvendiğim için, orası hep Türkiye kalacak, orada başka bir bayrak olmayacak, hep Türk bayrağı dalgalanacak, buraya çok güvendiğimi de belirtmek isterim. Ziyaret de istemiyorum. Beni hatırlamak isteyenler kitaplarımı okusunlar.

— E, ne bakımdan bu kadar çok güveniyorsunuz Abçağa Köyü'ne, sizin için özelliği ne?
— O köyün özelliği toprağı olmayan bir köy olması. Kayaların üzerine kurulmuş. Hatta şaka yaparlar, 'Herkes toprak için şehit oluyor, bizim köylümüz taş için, kaya için ölüyor,' diye. Benim dedemin dedesi, 1904 yılında Kemaliye'nin 'delinemez' denilen meşhur kayasını delen meşhur taş ustası Adıgüzel Ağa. Ben ondan çok şey almışım. Dağları delmek, taşları yarmak, azmetmek. Adına yazılmış destanlar vardır. Adıgüzel Destanı. Babası Kafkas Cephesi'nde şehit oluyor. Annesinin karnında, doğunca Mehmet adını koyuyorlar. Fakat annesi ona Mehmet diyemiyor kocası şehit olduğu için, Adıgüzel diyor. O deldiği taşı kimseler delemiyor. Bellerine halatlar bağlayan ameleler aşağıya uçuyorlar, mühendisler geliyor, bu taş yarılamaz diyorlar. Ama onun çabaları, onun azmi deliyor. Bu beni çok etkiledi.

Fedai geleneğinin temsilcisi

— Doğu Perinçek nasıl bir adamdır?
— 14 yaşında Panait Istrati'nin Michael (Arkadaş) isimli kitabını okuyup, kendini bulan bir adam. Arkadaşı için yaşayan, arkadaşı için her şeyini veren, kendini ortaya koyan bir adamım ben.

— Hayatta, şimdiye kadar feda ettiğiniz miktar sizi kesiyor mu?
— Tabii ki. Fedaiyim ben. Ben Türk devriminin, 1800'lerin sonlarından gelen Namık Kemal'ler zincirinin, fedailer geleneğinin son temsilcisiyim. Hatta Abidin Dino, bir Namık Kemal portresi yapmıştı, "Baktım Türkiye'de o geleneği sürdüren kim var diye," dedi bana ve Namık Kemal tablosunun orijinalini bana yolladı, evimde asılı hâlâ.

— Nasıl bir aile babasısınız?
— Babam ile annemin aşkı olağanüstü bir aşktır. Ben de ilkokuldan beri âşık olurum. Güzel bir duygu. İki kez evlendim ve hayatımda üç büyük aşk yaşadım. Dört çocuğum var, biri ilk, üçü ikinci karım Şule'den. Şule’ye hâlâ tutkuyla aşk duyarım.

—Tarihin akışında nasıl bir rolünüz olsun istiyorsunuz?
— Kendime bir misyon belirledim ve bunun bir şekilde gündeme geleceğini biliyorum. Kurtarıcı rolünü bekliyorum. Bu rol bana kaçıncı dakikada gelirse gelsin, beklerim. Ben gençliğimde avcılık yaptım çok. Tarihin pususuna yatmış, bekliyorum.

'Babam saygı gösterdi'

— Babanızın siyasi yaşamını sizin bitirdiğiniz doğru mu?
— 1960’larda babam Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcısı, yani Süleyman Demirel'in yardımcısıydı. Dayım tümgeneral. Babam politikada çok etkili, sayılan, sevilen bir insan. Dayımın da sicili Genelkurmay Başkanlığı'na güçlü bir aday. Ben o sırada sistemin dışında sisteme karşı bir yeri seçtim. Babamın yeri çok kuvvetliydi, hiç kimse onu yıkamazdı, ama ben onun siyasi hayatını bitirdim. Babam müthiş bir adamdı, benim tercihime büyük saygı gösterdi. Benim sosyalist, devrimci lideri olmama da hiçbir şey demedi.

- Siz hiç üzülmediniz mi ona verdiğiniz zarardan ötürü?
— Üzülmedim. Ben bu kararı alırken babamın da, dayımın da kaybedeceğini biliyordum. Göze almıştım bunları. İnancımdan ötürü büyük mutluluk duyuyordum.

Materyalist bilim adamı

— Nasıl bir dünya düşlemiştiniz?
—Sınıfların, renk ve ırk ayrımlarının, paranın olmadığı bir dünya.

—Ha siz cenneti düşlemiştiniz o halde?
—Tabii ki kutsal kitaplardaki cennet de insanların büyük özlemidir.

—Yaş aldıkça beliren Tanrı'ya yaklaşma arzusu sizde de var mı?
— Ben tarihsel materyalistim. Milletimiz hep Allah, Tanrı diyerek aldatılmış. Beni de o insanları aldatan durumuna düşürmeyin. Allah diyen küpünü dolduruyor. Ancak camide de insanlar bir cenaze namazı sırasında saf tutarken orada da herkes eşit, imparator yok. İmam var ama o cemaatine namaz kıldırmak için var. İnsan büyük mutluluk duyuyor. İslam'ı bilim açısından, tarihsel olgu olarak konuşabilirim, ama dini inanç açısından konuşmam. Ben bilim insanıyım.

Şebnem İYİNAM/ SABAH Gazetesi/ Pazar eki/ 17.09.2006

29-09-2006 02:38

Re: Örnek Müslüman Hz. Perinçek'in çile dolu yaşamı
 
şimdi özür dilemelisin.....
roportajı okuyabiliyorsan tabii....okuduğunu anlayabiliyorsan....

humayun 29-09-2006 02:39

Re: Örnek Müslüman Hz. Perinçek'in çile dolu yaşamı
 
İyiki varsın Ali Şeriati , iyiki varsın Muhammed İkbal, iyiki varsın Hüseyin Atay, iyiki varsın Süleymen Ateş ,İyiki varsın Yaşar Nuri Öztürk.Bu gibi insanlar olmasa bu safsatalar ile inananların beyinleri çok karışırdı çoook :roll:

erenkutsuz 29-09-2006 10:11

Re: Örnek Müslüman Hz. Perinçek'in çile dolu yaşamı
 
Alıntı:

kaygusuz";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 48259)
sen perinçeğe ş****** diyebilme hakkını nereden alıyorsun...sen cahilsin...okumuyorsun okuduklarını da anlamıyorsun..perinçek ben müslümanım demedi ki..toplumun gelenekleri doğrultusunda bazı törenlere katılırım dedi..üstelik bu yeni bir durum da değil..yılllar yıllar önce de katılmıştı...namaz kılmıştı..bunların fotoğrafları var...

kız arkadaşına rezil olmuşmuşşş.şimdi burada da kepaze olacaksın...

fikri olmayan insanlar sadece hakaretlerle saldırganlıklarıyla biryerlere gelmek isterler...yazık sana....zavallısın...

sen bana cahil deme hakkını nereden alıyorsan oradan o hakkı temin etme özgürlüğüne sahibim demektir!

neyse ki aynı hatana ben düşmeyeceğim belli ki daha yeni bir arkadaşsın...

fikri olmamkta öte beni tanımadığın için bu konuşmayı yaptığına eminim...

bu yüzden sana kızmıycam

perinçek'ee gelince

materyalist dünyanın özlemini kuruyor demek...

nemazda en önde saf tutarak bunu çok iyi anlatıyor bu adam

namazda saf tutmasını BİR SAYGI OLARAK niteleyebilen bir ateist olamaz!

ben yıllardır ateistim ve birçok akrabam ölmesine karşın tüm ceneze namazlarına ve mevlütlerine gitmeyi reddettim!

bunu yapmaktan aciz bir insan olmuş perinçek!

özür mü diliycem???

bence o kalksın çıksın bütün televizyonlara tüm ateistlerden özür dilesin! çünkü Turan Dursun okuyan her insan bilir ki:

"insan öldürene yalan söyleyene saygı duyulmaz" (Turan Dursun)

K.C. 29-09-2006 11:08

Re: Örnek Müslüman Hz. Perinçek'in çile dolu yaşamı
 
Gelen bir şikayet üzerine bakayım dedim.

Ne yazık ki şu anda yazıları okuyup incelemek için hiç vaktim yok. Ancak tansiyon epeyce yükselmiş gibi görünüyor.

Şimdilik biraz dinlendirelim forumu.

K.C.

sargon 29-09-2006 14:26

Re: Örnek Müslüman Hz. Perinçek'in çile dolu yaşamı
 
Yazıları okudum. Arkadaşların tartışma sırasında hakaretlere başvurmayacaklarına inanıyorum. En azından belli bir kültürel düzeye sahipsek bunu da ifade biçimimizle göstermeliyiz.

Yazıyı ilgili yere taşıyorum.

Doğu Perinçek, erenkutsuz'un da dediği gibi Türk sol hareketinin en renkli simalarından biri. En uzun süreli lideri de denebilir. Darbe dönemlerinin ardından grubunu defalarca yeniden toparlamış birisi. 80 öncesinde sol gruplar tarafından ajan-provokatör olduğu gerekçesiyle dışlanmış ve hain ilan edilmişti. Ancak 80 sonrasında çıkardığıu dergilerle cesur girişimlerde bulundu. Öğrenciliğim sırasında PKK ve Kürt sorunu ile ilgili birçok yayınını okumuşumdur 2000'e doğrunun. O zaman Kürt hareketine büyük bir destek veriyordu Perinçek. Apo ile görüşmeye bile gitti ve bu sefer de milliyetçi çevreler tarafından hain ilan edildi. O zamanlar bir arkadaşım 2000'e doğru dergisinde çalışıyordu. Sonra ağır bir hastalık geçirip bırakmak zorunda kaldı. O zaman sık sık sohbet ederdik bu arkadaşla. HEP'in toplantılarını falan yakından takip ederdi. Yurtdışından konuklar getirilip Kürt sorunuyla ilgili çalışmalar yaparlardı. Aydınlık günlük yayınlanmaya başladığında Kürtlerin çıkardığı gazeteye alternatif olacak bir çizgisi vardı.

Sonra nasıl olduğunu bilemiyorum ama, Kürt sorunu konusunda Perinçek'in tutumu değişti. 28 Şubat öncesi mi, sonrası mı emin değilim. Giderek Kürt karşıtı bir tutum almaya başladı. Orduya yönelik çağrılar, haberler giderek arttı. Nihayet bir kızılelma ittifaklı olayı bile gündeme geldi. Ülkücü gençlik gruplarıyla Aydınlıkçılar arasında iyi ilişkiler gelişti.

Politika zor iş. Perinçek bu işi en iyi bilen sol politikacılardan biridir. Ama bana göre fazla sert tutum değişiklikleri var Pereinçek'İn çizgisinde. Elbette şu da var ki, Perinçek kadar uzun süre politika içinde yeralmış kaç kişi var soıl cenahta. Birçok başka isim daha var ki bir saftan tam öbür safa savrulmuşlar.

Din konusunda gerçekten de Kaynak yayınlarının yaptığını şu ana kadar kimse yapmış değil. Ben şu anda bu katkıyı daha entellektüel ve ileri bir düzeyden Kabalcı yayınlarının yaptığını düşünüyorum. Perinçek'in din konusunda böylesine bir tutum değişikliğine girdiği iddiası bence biraz aşırıya kaçmış bir iddia.

Yine de politika başka şey tabii. Politika da herşey olabiliyor. Apo'ya burda keskin düşman olanlar var, o yüzden yazdıklarına pek dikkat ettiklerini sanmıyorum, ama Apo son birkaç yıldan beri bayağı Amerikancı yazılar yazdı. Savunması ile başlayan bir süreçte öyle çok şey değişti ki, 10 yıl önce duyan inanmazdı buna.

walla 29-09-2006 14:43

Re: Örnek Müslüman Hz. Perinçek'in çile dolu yaşamı
 
Doğu Perinçeğin ne olduğu beni alakadar etmez. (son dönemlerde CHP de dahil olmak üzere İslami kesimden oy kapmak için yalakalık diz boyu)Biz kendi işimize bakalım.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:36 .