![]() |
Adem/Havva kimdir?
Merhaba,
Alıntı:
-" Kadınların ademin kaburgasından yaratıldığını iddia eden..." Bu konu Kur'an'ın hangi ayetinde yazıyor...? Rica etsem o ayet veya ayetleri buraya yapıştırabilir misiniz...? -"...miras dağılımında adaletsiz davranan,.." Bu göreceli bir kavramdır...Göreceli kavramlar da kişilere göre değişir...İster inansın ,ister inanmasın... -"...cehennemi kadınların dolduracağını iddia eden..." Bu konu Kur'an'ın hangi ayetinde yazıyor...? Rica etsem o ayet veya ayetleri buraya yapıştırabilir misiniz...? -"...kadın düşmanı bir dini/Tanrıyı hor görmek kadar tabii bir şey olamaz." Kadın düşmanı Dinin referans kitabından Tanrı'nın " kadın düşmanı " olduğuna dair ayet sunabilir misiniz...? Bu arada...; Alıntı:
Sağlıcakla kalınız... |
Alıntı:
Kadınların dinin esaretinden kurtulması çok önemlidir çünkü aydınlanma hür iradeli, özgür düşünebilen kadınlar olmadan gerçekleşebilecek bir süreç değildir. Alıntı:
Düşünebilen müslüman kadın müslüman olarak kalmaz, aynı şey erkekler içinde geçerli fakat kadınlar hiç kalmaz! Dinlerin korku argümanları müslüman kadınların o kadar içine işlemiştir ki, bir şey sorarmaya kalksan hepsinden aynı klasik cevapları duyarsın; "Allah'ın hikmetinden sual olunmaz", Allah'ın bir bildiği vardır", "Peygamber bir bildiği olmasa böyle demezdi" vs. Bunların hepsi düşünce sisteminin devre kaldığını bağıran şeylerdir işte... Bu dinlerin kendini ayakta tutacak korku argümanları olmasa zaten bu zamana kadar gelmeleri de mümkün değildi. Sağlıklı düşünebilen bir kadın, Kuran'daki miras paylaşımındaki adaletsizliği de "anlamazlarsa hafifçe darp ediniz" gibi şiddet içeren ayetleri de görür! Bunları ben şimdiye kadar mantıklı bir şekilde izah eden bir müslüman kadın görmedim. Neyini izah edecek, o kadar açık ve net ki, ama sen de dahil kıvıranını, cici göstermeye çalışanını gördüm. Kadınları hor gören de insan yerine koymayan da islam dinidir. Diğer dinler de sütten çıkmış akkaşık değildir ama en tehlikelisi de islamdır! |
Alıntı:
Havva'nın Ademin kaburga kemiğinden yaratıldığını net olarak söyleyen hadistir, ama kuranda'da dayanağı vardır bu hadislerin. "Havva, Âdem'in bir kaburga kemiğinden yaratıldı." "Kadın bir kaburga kemiği gibidir. Kadın bir kaburga kemiğinden, bir eğri kaburga kemiğinden yaratıldı, onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın, kırılması da boşanmasıdır." Kuranda açıkça bu dile getirilmez, Ama Önce Adem'den yaratılış sonra da Adem'den Havva'nın yaratıldığı vurgulanır. Şimdi aşağıdaki Araf suresindeki ayete bakalım, kırmızı yere dikkat! "Sizi bir tek nefisten yaratan, onunla sükûnet bulsun diye eşini de ondan yaratan Allah'tır. O, eşini kucaklayıp sarılınca (ona yaklaşınca), eşi hafif bir yük yüklendi (hâmile kaldı). Bir müddet böyle geçti, derken yükü ağırlaştı. O vakit ikisi birden Rableri olan Allah'a şöyle dua ettiler: "Eğer bize salih bir evlat verirsen, biz muhakkak şükredenlerden olacağız." (A’raf, 7/189) Eşini de ondan yaratan ne demektir? Demek ki, önce Adem yaratıldı sonra da Adem'in bir parçasından Havva! Alıntı:
Alıntı:
Kuran'da namaz iki vakit olarak geçiyor, sen Kuran'da iki vakit diye diğer 3 vakti de kılmıyorsundur. Böyle yapmıyorsan, kendinle çelişiyorsun haberin olsun. :) Alıntı:
Kadınlara hitap eden ayetlerle, erkeklere hitap eden ayetlerin sayılarını kıyasla. Eğer yine bir eşitsizlik varsa, sen bana Kuran'dan bunun sebebini açıklayan bir ayet bul. Alıntı:
|
Merhaba,
Sn.Sanem...; Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
A’RAF 189.Huvellezî halakakum min nefsin vâhıdetin ve ceale minhâ zevcehâ li yeskune ileyhâ, fe lemmâ tegaşşâhâ hamelet hamlen hafîfen fe merret bihî, fe lemmâ eskalet deavâllâhe rabbehumâ lein âteytenâ sâlihan le nekûnenne mineş şâkirîn(şâkirîne). Bu orjinaline baktığınız halde...; Alıntı:
nefsin vâhıdetin = ADEM zevcehâ = HAVVA mı demektir bu...? Şimdi sorumu tekrarlıyayım...: Kur'an ,Adem'den sonra Havva'nın yaratıldığını hangi ayet ile VURGULAR...? Alıntı:
Yanılıyorsunuz...Miras konusu öncelikle mirası bırakacak olanları ilgilendirir...Hangi hukuksal düzende miras konusu geçerse geçsin VASİYET her zaman miras hukukunun üzerindedir...! İşte görecelik de burada başlar... Eşit işe eşit ücret prensibini savunan insanlar ne dediğimi çok daha iyi anlayacaktır sanırım... Alıntı:
Sn.Sanem,kişilerin neyi kabul edip etmediğini tartışmıyorum...Konuyu iki de bir o yöne çekelemekten vazgeçiniz... Namaz ile ilgili yazdıklarım vardır...Yani kısaca namazın ne olduğunu sizden öğrenecek durumda değilim...Çünkü o pozisyonda değilsiniz...Ayrıca ne yazmış bu arkadaş derseniz,ararsanız bulursunuz...! Alıntı:
Bakınız söz söylemek için " laf üretmenin " bir anlamı yok...Metodoloji bize " olmayan bir şeyin " ispatının yapılamayacağının mantığını sunar...Yani olmayan bir şeyin ispatını istemek haklı çıkmak demek değildir...Ayrıca eşitlik olsun diye ayet sayılarının eşit olması gerektiği mantığını neye dayanarak söylüyorsunuz...? Alıntı:
Yine yanılıyorsunuz...Kur'an 'ın sunduğu yol budur zaten...İşin içine İnsan RANTI girdiğinde değişime uğramıştır...Bunu araştırdığınızda bulursunuz...Siz bile yazmayan bir şeyi yazıyormuş gibi LANSE etme çabasındasınız...Kendinizden pay biçin... Sağlıcakla kalınız... |
Sevgili Bursalı
Kategorilendirmeyi şahsi almamak gerekir. Eğer islam'ın az su katılmış yapısını bu gün görmek istersek bu ülkeler Arabistan, Afganistan gibi ülkelerdir. Anadolu islamını farklı kılan hem geçmişten gelen toplumsal geleneklerdir, hem Anadolu hoşgörüsüdür hem de tasavvuftan, felsefeye anadolunun geçmiş dünyada bir çok aydın yetiştirmiş olmasıdır. O aydınlar, İslam'ın siyasi olarak da şekillendiği 9. ve 10. yüzyılalrda Ortadoğu da olsa başları, kör bıçakla kesilirdi.. Kur'an biliyorum kabul etmeyeceksiniz, 9. ve 10. yüzyılda merkezi orotite oluşturma ve yasalaştırma sürecinde derli, toplu hale getirilmiş, o zamanın bilinciyle(teokrasi, siyaset, hukuk) oluşturulmuş bir kitap ve aslında dönemin politik yasaları. Hadisler ise muhtemel meşruiyet için oluşturulmuş, milyonlarca uydurmadan, yasalara uyan, konsepte uyan, uymayanlar olarak ayrıştırılmış, 2 yüzyıl sürmüş bir üretim-tüketim sürecinin ürünü... yani yasa oluşturmak için o zaman tek bir gerekçe vardır->tanrı mı buyurmuş? Evet. Evet diyebilmek için de tek bir yol vardır? Kim'e buyurmuş??... Buhari, Müslim 800 lerde yaşamış ve toplamda 900.000 hadis ayıklamışlar. Bu geçmişe dair yaşanmış tanıklıktan ziyade, yaşanmamış bir tanıklığı işaret ediyor. Süreç, köleci toplum gelenekleri, kesinleşme ve keskinleşme(islam) 9 ve 10. yüzyıllara aittir diye düşünüyorum, tabi yaşam biçimi, dünya görüşüde öyle. Mesela "örtmek" kelimesi Kur'an da kimi yerde düşünsel iken, kimi yerlerde fiziki kabul edilmiştir. Siz bir arkadaşınızın ayıbını çarşaf ile örtebilir misiniz? Örtemezsiniz... Şu konuda bile yok öyle değil de böyle değil diyen bir sürü insan çıkar. Kimin hangi ideolojik duruşta olduğunu çözmek, ifade etmek, ayırmak bile iflah olmaz bir uğraş. Nedeni ne? Kur'an'ın muğlak olması, -yakılarak yok edilen en fazla olduğu dönemde bile 3-5 i geçmeyenleri ise görme şansımız yok-, günümüzden 1200 yıl önceki hayatın içinden derlenmiş olmasıdır. Sorgulanamamazlık oluşturma, çelişkisizlik geleneği üzerine inşa edildiği için, teokratik hukuk bazı yerlerinde(fiili durum, davranış) tam kesin, bazı yerlerinde ise muğlak olur. Bir diğer sorunda bu güne ait sosyal yapımızın, sosyo-ekonomik, sosyo-politik ve sosyo-kültürel, hukuki yapımızın, hala 1200 yıl önce kaynağı net olmayan(aslında net, köleci ve ganimetçi toplum) sosyo-ekonomik, politik ve hukuki metinlerle ikame etmeye çalışmamızdır. Hal böyle olunca bizlerde şaşırıyoruz. Milyon kişinin inandığı şeye başkaları inanmıyor. Birisi diyor hadislerden bahsetme, sadece Kur'an dan bahset. Kur'an dan bahsediyorsunuz, size cevap-yanıt olarak HADİSLERİ veriyor. Ne yapacağını şaşırmış bir kendini bilmezlik... İslam yapısı ve ait olduğu toplum gereği ataerkildir. Buna itiraz edebilmemizin hiç bir dayanağı, kaynağı yok düşünüyorum. Evet bu gün ataerkilliğin aşıldığı bir dönemde, ataerkil geleneklere dayalı ideoloji, düşünce ve inançların da geride bırakılması kadar doğal bir şey olamaz. hal böyle iken kadının hala ataerkil, islami geleneklere bağlı kalması pratik açıdan uyumsuzdur. şaşkınlığın kaynağı da siz ılımlı islamcımısınız gibi soruların nedenide, hem kişsiel değil hem de soran kişiden kaynaklı değil, mevcut durumdan kaynaklıdır. İslami ideolojiler, çelişkileri, bir türlü ele, avuca gelmeyen, sabun gibi kaygan bir zemin üzerinden ya da felsefi-düşünsel etik açısından, ahlaksız, kritersiz, kerameti kendinden menkul ve salt öznel her yol mübah pragmatizmiyle aşmaktadır. |
Merhaba,
Sevgili spartacus,kategorilendirmeyi şahsi almıyorum,alıştım artık da...Hani durup duruken konunun aralarına serpiştirmeyi kabul etmiyorum sadece...Çünkü tartıştığım,yani sevgili Sanem'in mesajından alıntılayıp tartıştığım konu bu değil... Söylediklerinizin çok büyük bir çoğunluğuna katılıyorum...Bir kaç nokta hariç,onlar da kendi özellerimizdir diye düşünüyorum... Ancak şimdi vurgulamak istediğim iki konuda , aslında tepkiliyim... Birincisi,ben sevgili Sanem'in bir tek paragrafını alıp onunla ilgili tartışıyorum...Tekrar anımsayalım hangi paragraftı o...; Alıntı:
Bilemiyorum ben mi çok detaycıyım... Yazdıklarınız içerisindeki , ref.Kur'an'ın ortalama 9. yüzyıllara ait olduğu konusunda hemfikiriz , bunda bir sıkıntı yok...İkimizin arasındaki fark o referansın kabul mantığı... Ki sizin söylediğiniz otorite oluşturma anlamında derlenmiş bir kitap da olsa , Tanrı'dan Vahy de olsa sonuç değişmiyor : Ben yine de o referanstan ayet istiyorum...Bilmiyorum anlatabildim mi...? Çünkü ana referans o kitap... Örnekleyeyim...Diyelim ki,fizik dalını ilgilendiren bir tartışma ortamındayız...Siz nereden delil istersiniz...Geçerli fizik yasalarından mı , yoksa sokaktaki vatandaşın kendi kafasındaki fizik yasasını mı istersiniz...? Ben kendi adıma " geçerli olan " fizik yasalarını isterim... Açıkça da belirtebilirim,eğer ki bu tür doğruları kabul etmek beni deist,agnostik veya ikisi arasında bir yerde gösterecekse , yani karşı taraf beni böyle anlayacak yada niteleyecek olsa dahi yine de geçerli olan fizik yasaları derim...Ve bundan da bir çekincem veya korkum yoktur... Aslında konunun benim açımdan özü bu... İkinci sıkıntım,aslında biraz serzeniş olacak...Yönetime değil gerçi , üyelere...Çünkü yönetim , bir mesaj rapor edildiğinde gereğini yapıyor,bu konuda şu ana dek bir yanlışlığını görmedim şimdiye kadar yönetimin... Bir arkadaşımız bir konu açtı " Tartışma Adabı " diye...Ve orada şikayet edilen bir üye vardı...Daha doğru bir ifadeyle üyenin davranışı,üslubu ile ilgili serzenişler vardı...Ki ben de bu konuda son derece hassas davranmaya gayret ediyorum...Hem davranış yönünden hem de tepki gösterilmesi yönünde... Ancak bu konu başlığı altında,bir üye bir mesaj yazıyor,tek bir satır...Ki o mesaj bir suçlama gibi algılanmış olsa da hiç bir kabalık yok mesajda...Ancak eleştirilen kişi , mesajı yazanın ne " anlama sorununu , ne aymazlığını , ne de utanmazlığını " bırakıyor... Bu iki mesajın ikincisinden sonra " ORGANİZE OLALIM BEYLER " fıkrası vardı , biraz erotik...O aklıma geldi bir an...! Ki ben o mesajı rapor edecektim...Hadi neyse dedim...Koca koca insanlarız ancak sanırım karşımızdakine hitap etmekte büyük sorunlarımız var... Sağlıcakla kalınız... |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
İlk insanın adem olduğunu kabul etmiyorsunuz galiba. Araf 189. Ayeti islam alimleri ilk insan adem ve eşi Havva'nın yaratılışı olarak yorumlar. Ademin kaburga kemiğinden yaratılan Havva'nın -hadisin- dayanağı da kurandır. Yoksa tabii ki, bu ayette Adem ve Havva isimleri geçmemektedir. Fakat ilk insanın yaratılışı, sonra ondan eşinin de yaratılışı anlatılıyor. Sizi bir tek nefisten yaratan, onunla sükûnet bulsun diye eşini de ondan yaratan Allah'tır. O, eşini kucaklayıp sarılınca (ona yaklaşınca), eşi hafif bir yük yüklendi (hâmile kaldı). Bir müddet böyle geçti, derken yükü ağırlaştı. O vakit ikisi birden Rableri olan Allah'a şöyle dua ettiler: "Eğer bize salih bir evlat verirsen, biz muhakkak şükredenlerden olacağız." (A’raf, 7/189) "Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının..." (Nisâ, 4/1) Bu iki ayette de görüldüğü gibi ilk insandan yani Adem'den bahsedildiğini oldukça net. Adem'in kaburga kemiğinden yaratılan Havva hadisleri Kuran'ın bu ayetlerine dayandırılıyor. Kuran'da tek geçmeyen kaburga kemiği kelimesidir. Kaburga olmaz, kürek kemiği olur. Farketmez, İlk insanın bir erkek olduğunu onun bir uzvundan da dişinin yaratıldığını anlamış oluyoruz?! Alıntı:
Kuran'daki hesap o halde vasiyetlerin erkek/kız evlatlar arasında nasıl olması gerektiğini gösteriyor. Vasiyetin vasiyeti de oluyormuş, öğrenmiş olduk! Alıntı:
Siz çok düz düşünüyorsunuz, namaz örneğini, Kuran'ın tek başına her şeyi açıklamadığının basit bir örneği olarak verdim. Öyle ya sadece Kuran diyen biri Kuran'da geçmeyen 3 fazla vakiti neden kılsın ki... Alıntı:
Kuran erkeklere inmiş bir kitaptır, bunun isbatı da erkeklere hitap eden ayetlerin sayıca fazlalılığıdır. Nisa suresi dışında kadınlara hitap eden ayet var mı acaba? Varsa da kaç tane? O da örtünün, kocalarınıza itaat edin vs. diyen emir ayetleridir. |
[QUOTE=bursali68;456592]Merhaba,
Ancak bu konu başlığı altında,bir üye bir mesaj yazıyor,tek bir satır...Ki o mesaj bir suçlama gibi algılanmış olsa da hiç bir kabalık yok mesajda...Ancak eleştirilen kişi , mesajı yazanın ne " anlama sorununu , ne aymazlığını , ne de utanmazlığını " bırakıyor... Ki ben o mesajı rapor edecektim...Hadi neyse dedim...Koca koca insanlarız ancak sanırım karşımızdakine hitap etmekte büyük sorunlarımız var...[QUOTE] Yahu şaka mısınız siz? İslamı eleştirdik, müslüman kadınların inanma sebeplerini, inancın müslüman kadınlar üzerindeki etkilerini anlattık diye müslüman kadın düşmanı mı oluyoruz? İyi o zaman hiçbir şeyi eleştirmeyelim, siz alınacaksınız diye. Evet anlatmak istediklerimi iki defa yazmama rağmen anlamayan anlama sorunludur, söylediklerime yorum getireceği yerde "müslüman kadın düşmanı" diye yaftalayıp konuyu saptırıyorsa da aymazdır. Git kime şikayet edersen et!.. |
Sorunda bu ya, her eleştiriyi düşmanlık olarak algılarsan, nasıl olacakta hatalarının farkına varacaksın, kendini geliştireceksin, kötü özelliklerini anlayacaksın vs vs. Eleştiri çok önemli bir şeydir, her eleştiri dikkate alınmalı ancak saldırı olarak görülmemeli, insan bir şeyi eleştiriyorsa onun düşmanı değildir.
Ben eski üniversitemde oda arkadaşıma şu tavayla yemek yaparken yakma şu tavayı yakarsan da temizle her seferinde ben yıkıyorum dedim, birde suçlu konumuna düştüm, sanki tavayı batıran benim temizleyen o! o kadar eleştiriye kapalı biriydi ki anlaşmanın imkanı yoktu. Her eleştiriyi düşmanlık olarak algılıyordu. Her eleştiriyi düşmanlık olarak algılarsanız, karşınızdakinin gözünde bir hiç olursunuz ve yavaş yavaş gerçekten düşmanlık başlar. |
[QUOTE=Sanem;456653][QUOTE=bursali68;456592]Merhaba,
Ancak bu konu başlığı altında,bir üye bir mesaj yazıyor,tek bir satır...Ki o mesaj bir suçlama gibi algılanmış olsa da hiç bir kabalık yok mesajda...Ancak eleştirilen kişi , mesajı yazanın ne " anlama sorununu , ne aymazlığını , ne de utanmazlığını " bırakıyor... Ki ben o mesajı rapor edecektim...Hadi neyse dedim...Koca koca insanlarız ancak sanırım karşımızdakine hitap etmekte büyük sorunlarımız var... Alıntı:
Sn.Sanem... Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Bu nasıl eleştiriye tahammüldür...? Alıntı:
Önce dönüp siz kendinize bakacaksınız...Eleştiri karşısında neler söylüyorum ben diyeceksiniz... Alıntı:
Sağlıcakla kalınız... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:01 . |