![]() |
Kimin kulu veya kölesiyiz?
Sevgili Dostlar,
Köle veya kul, ya da esir manalarına gelen bu kavram, EFENDİ denilen ve yönettiklerine kesinlikle hükmeden bir yapıyı da beraberinde taşımaktadır. Çünkü köle varsa, bu birinin kölesi olmak durumundadır. Özgür bir köleden söz edilemeyeceğine göre, Özgür bir kişi de köle sayılamaz. Genellikle efendi diye dinlerin bize dayattığı kişiler peygamberlerdir. Her ne kadar, peygamber geçinenler kendilerini TANRI maskesi arkasına gizlediklerini sanırlarsa da, biz onları açıkça görebilmekteyiz. Bu duruma örnek vermek gerekirse, Kuran'a göre TANRI ve melekleri Muhammed peygambere SELAM DURMAKTADIRLAR... Yani tanrı maskesini takan kişi, açıkça Tanrı ve meleklerinin kendisine selam durduğunu çekinmeden söyleyebilmektedir. Şimdi durum bu olunca, EFENDİ denilen de, zaten tanrı olmayıp, Müslümanların sıklıkla söyledikleri gibi Muhammed peygamber olmaktadır. EFENDİMİZ diye sözünü ettikleri Muhammed peygamberden başkası değildir. Ancak gerçek bu değil. Yani bizi kul köle eden ne TANRI ne de Muhammed peygamberdir. Doğumumuzdan başlayarak, mensubu olduğumuz dini bize öğretenler, yani çevremizdeki ebeveynler ve diğer bizi eğitenlerin büyük bir bölümü bizi şartlamaktadırlar. Bu şartlanma sonunda ZİHİN artık bir hamur gibi şartlandırılmış bir şekil almaktadır. Bu nedenledir ki, İslam elştirildiğinde, bu şartlanmış olan zihinler, derhal devinime geçerek, kendi şartlanmışlıklarını dışa vurmakta ve böylece şartlanmışlarla, bu şartlanmadan özgürleşenler arasında amansız bir tartışma bazen insanı üzen boyutlara gelebilmektedir. Sorumlu kim dersek, şartlanmayı kabul eden ZİHİNDEN başkasını gösteremeyeceğimiz açıkça ortaya çıkmaktadır. Yani bizi kul, köle, esir gören aslında ne ALLAH, ne peygamberdir, bu sadece şartlanmış ve EFENDİ postuna oturmuş olan ZİHİNdir. ÖZGÜRLEŞMEK aslında AYDINLANMAK olup, bir gün eğer bir şekilde EFENDİMİZİN yönetiminden kendimizi kurtarabilirsek, ne mutlu bize. İşte bu nedenle, özgürleşme olgusuna çok önem vermekteyiz. Ve buradaki tüm çabalarımız da dostlarımızın EFENDİLERİNİN baskı ve zülmunden kurtulmasına yönelik olan naçizane yazılarımızdır. EFENDİSİNDEN özgürleşince, insan büyük bir mutluluk, büyük bir rahatlama, büyük bir huzur ve de hafifleme duyumsar. Artık baktığını EFENDİSİNİN şartlandırdığı gibi değil de, kendi gerçek doğasının gözüyle görmeye ve algılamaya başlar. Hepimizin özgürlüğün tadına varması dileklerimle, |
Alıntı:
|
Alıntı:
Not: Özgürlük başka kişilerin yaşam alanlarına zarar verdiği zaman özgürlük değildir. Siz özgürlük dediğiniz şey adı altında başka insanlara zarar veriyorsunuz. Hemde bunu kutsal emirler altında yapıyorsunuz... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Eğer ki kuran'a bakarsak insanlara zarar verme emirlerinin olup olmadığını gayet iyi bir şekilde görürüz ve direk olarak ilahi emirle ki siz kullara verilen emirlerdir bunlar, insanlara nasıl zarar verdiğinizi yada sonuç olarak allah'ın nasıl size zarar vermesi gerektiğini açık ve net bir şekilde görürüz... Mesela şu konuya bakarsanız bu tür ayetleri rahatlıkla görebilirsiniz. Mesela dinden çıkanlar hakkındaki durum; http://www.turandursun.com/forumlar/...ead.php?t=1559 Yada bi iki ayet direk ben ekliyim; 1. Bakara:191 Müşrikleri nerede bulursanız öldürün. 2. Nisa: 89 Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayıp tutun. Ve nerede bulursanız öldürün. Onlardan dost ve yardımcı da edinmeyin. 3. Nisa:91 Sizi bırakıp bir tarafa çekilmezler, barışı size bırakmazlar ve ellerini sizden çekmezlerse onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Onlar üzerine sizin için apaçık tasallut hakkı verdik. 4. Maide:33 Allah ve resulü ile harbeden ve yeryüzünde fesatçılığa koşanların cezası ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut da elleri ve ayakları çaprazvari kesilmeleri ve yeryüzüne sürgün olmalarıdır. 5. Enfal:12 Kafirlerin kalplerine korku salacağım, onların boğazlarına ve parmaklarına vurun. 6. Tevbe:5 Haram aylar bitince, müşrikleri nerede bulursanız öldürün. Esir alın ve hapsedin. 7. Ahzap:60-61 Münafıklar ve kalplerinde maraz olanlarla şehirde fena haber yayanlar, şayet buna son vermezlerse seni onların üzerine musallat ederiz. O zaman onlar sana pek az bir zaman komşuluk ederler. Hepsi de Allahın rahmetinden kovulmuş olarak nerede olurlarsa olsunlar yakalanıp öldürülürler. 8. Muhammed:4 Bunun için kafirlerle harpte karşılaştığınızda boyunlarını vurun. Gördüğünüz gibi sizin kul olma özgürlüğünüz başka insanların inanma ve inanmama özgürlüğünü kısıtlıyor, yani başka insanların kişisel alanlarına giriyor. Bunun sonuçu olarak ta inanmanız hiç bir şekilde özgürlük kavramının içerisine giremiyor... |
Alıntı:
|
Alıntı:
1. Bakara:191 Müşrikleri nerede bulursanız öldürün. Bu kadar açık ve net ki bunun yanında da dinde zorlama yoktur ama eğer ki inanmaz isen veya allah'a şirk koşar isen hem bu dünyada hemde sonraki dünyada yapılmadık kalmıyor... Dha ne durumundan bahsediyorsunuz anlamak zor... |
zaten bu ayeti koyacağınızı biliyordum açıklamalardan geriye tek bir ayet kalıyor o da bu. onun için farklı bir açıklama getiriyorum: Sen Allah ın varlığını bilerek ona ortak koşuyorsan mesela helvaya tapıyorsun. ama Allah ın varlığınıda biliyorsun. bu apaçık bir sapıklıktır. çünkü Allah ın varlığını bile bile helvaya taptın. bu şirktir. ama farklı bir dindensin farklı bir tanrıya inanıyorsun o kişiye ölüm cezası yoktur. eğer olsaydı peygamber efendimiz islamı tanıtmadan bütün cihana savaş ilan ederdi.
|
Alıntı:
Sonrasında gelmek gerekir ise helvaya tapan birisi allah dire bir şeyi kabul etmez... Böyle bir yaratıcı idda edildiğini bilir ama kendi inancına göre bu doğru değildir yani kabul etmez... Sizin söylediğiniz durum tamamen yanlıştır ki bu durumda kişi bilir inanır ama inadına yapar ki asıl mevzudan epey uzaklaşır bu durum... Sizin karıştırdığınız ana sebeb bilmek ile inanmak arasındaki farktır. Hiç bir inanan allah'ın varlığını bilemez çünkü somut olarak bir delil ortaya koyamaz... Bilmek somut bir kavramdır, inanmak ise soyut bir kavramdır. Karıştırmamanızı öneririm... Sonrasına gelirsek daha az önce belirttim allah'a başka bir şeyi eş koşarsan mürşik olursun ve cezan bellidir. Mesela bu konuda kuranda epey bir kavmin helak edildiği söylenilir ki bunların sebebi farklı bir tanrı'yı kabul etmeleridir... Aynı şekilde günümüzde de farklı inançlara sahip kişiler yada çoçuklukta itibaren müslümanlığa alıştırılmış sonradan başka bir dine yönelen kişiler(müdretler) öldürülmüş(dini emirler gereği) ve zülüm görmüşlerdir. Azcık farkındalık lütfen... |
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:23 . |