Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Felsefik Tartışmalar (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=148)
-   -   Bilgi Felsefesi ve Teorileri (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31786)

evrensel-insan 25-04-2013 00:48

Bilgi Felsefesi ve Teorileri
 
Ulke ve toplumumuzda bilgi temelli felsefe olan epistemoloji algi, bilgi, bilinc ve farkindalik temelinde cagdisi olarak ya bilinmemekte, ya bilincli bilinmememekte, ya da felsefenin varliksal (ontolojik/teolojik/fizik otesi temelli varolus) dali ile karistirilmakta ve bilgi ile ilgili hersey; metafizik temelinde algilanmakta ve degerlendirilmektedir.

Epistemoloji yani bilgi felsefenin bilgi ile ilgili dalidir ve bilginin ne oldugunun, kokeninin, tarihinin ve bilgi ile ilgili herseyin ortaya kondugu dalidir.

Bilgi varlik degildir, aksine varlik bir bilgidir. Bilgi genelde bir uclem temelinde degerlendirilir.

Dogrulanmislik

Inanilmislik

Gercegin ne olduguna paralel olarak-gerceklik ya da gerceklendirilmislik.

Buradaki gercek, realite temelindeki metafizik gerceklik degil; truth temelindeki gercegin ne oldugu algisidir.

Diger bir sorun da bilgi ile onun bir niteleyeni sifati olan bilim ve bilimsellik te birbirine karistirilmaktadir.

Bilgi bilimsel bilgi den farklidir. Daha dogrusu bilimsel bilgi bilginin bilimsel olarak nitelenisidir. Ayni sey bilissel bilgi icin de gecerlidir.

Gunumuzde bilgi ile ilgili teoriler sunlardir.

Theories


*Coherentism ·
*Constructivist epistemology ·
*Contextualism ·
*Determinism ·
*Empiricism ·
*Fallibilism ·
*Foundationalism ·
*Holism ·
*Infinitism ·
*Innatism ·
*Internalism and externalism ·
*Naïve realism ·
*Naturalized epistemology ·
*Phenomenalism ·
*Positivism ·
*Reductionism ·
*Reliabilism ·
*Representative realism ·
*Rationalism ·
*Skepticism ·
*Theory of Forms ·
*Transcendental idealism ·
*Uniformitarianism

Iste bir beyin bilgi yi dusunce olarak paylasmak ve tartismak istiyorsa; bu teorilerden birini kendisine referans almali, ya da kendi teorisini ortaya koymalidir.

Cunku bilgi, metafizigin; materyalizmi, idealizmi, objektivizmi, subjektivizmi, pozitivizmi ile tartisilmaz.

Bilindigi gibi benim bilgiye bakis acim, constructive epistemoloji yani, yapilandirmaci bilgidir. Bu konuda baslik vardir.

Bilgi konusunda hakkinda kavrami tartisabilmek ve bu konuda bilgi ve dusunce dile getirebilmek icin; bilgi teorilerinden birisi taban alinmalidir.

Cunku bilgi metafizigin varliksal ideolojik inancsallari ve onlarin tabanlari ile tartisilmaz. Varlik ve bilgi felsefede farkli kastagorilerdir.

Bilgi ile ilgili benim actigim konu ve kavramina anlam ve icerigine gore basliklar ve aciklamalar var.

O yuzden bilgi felsefesi ile

Birincisi varlik felsefesi olan metafizigi

Ikincisi bilgi felsefesinin bir sifati niteligi olan bilimsel bilgi ve bilim felsefesini karistirmamak gerekir.

Cunku bilgi sifat ve nitelik olarak sadece bilimsel ve bilissel degildir. Inancsal, ideolojik, etik v.s. temelli insanoglunun kavramsal her turlu ortaya koyumu bilgidir.

Yaalniz yapilandirmaci bilgi, bilginin bilimsel ve bilissel sifatli ve nitelikli olanidir. Sadece bunu degil, ayni zamanda hangi bilginin bilimsel ve bilissel olmadigini neden ve nasil olmadigini da aciklar.

Her turlu bilgiyi bilimsel ve bilissel temelde degerlendirir ve sorunlarini ortaya koyar.

Yıldıztozu 18-05-2016 13:52

BİLGİ KEŞİF MİDİR?

Fizikte ''her şeyin teorisi'' denklemini bulma amacı var. Bulunca keşfetmiş olacağız. Tabi öyle bir denklem varsa keşfetmemiz mümkün. Belki de yoktur.

Edison, ampulü icat mı etmiştir?

Edisondan önce de ampül bilgisi evrende vardı. ''Bir takım doğa yasalarının sonucu olarak, belli parçaların bir araya gelmesiyle ampül ortaya çıkar'' bilgisi hep vardı. Edison ise bu bilgiyi keşfetti. Edison'dan önce ampul bilgisi insan zihninde yoktu, ama evrende vardı.

Bilgi yoktan var olabilir mi?
Evrende potansiyel olarak var olmayan bir bilgi, insan tarafından var edilebilir mi?

Var olmayan bilgiye ulaşılamaz, çünkü öyle bir bilgi zaten yoktur. Sadece var olan bilgilere ulaşabiliriz. Dolayısıyla keşfedebiliriz.

Hiçbir şey insanlar tarafından icat edilmedi. İnternet, telefon, elektrik, tv, bilgisayar bilgileri evrende hep vardı ve insan zihni bu bilgileri keşfetti.

diye düşünüyorum şimdilik.. ama emin de değilim, fikri olan varsa dinlerim.

Natan 18-05-2016 16:58

Doğada, evrende, dünyada, madde de ya da herhangibir nesnel obje de bilgi yoktur. Bilgi sadece insanoğlunun algısı ve dili ile kendi türü için türettiği iletim ve iletişim aracıdır.

Doğanın kanunları yoktur, doğaya kanunları onu algılayan insanoğlu türettiği bilgisi ile kendi verir.

İşte verdiği bu bilginin niteliği önemlidir, yani varlıksal mı, inançsal mı, ideolojik mi, metafizik mi, etik mi, bilimsel mi, bilişsel mi, v.s.Bilgi ve her türlüsü insanoğlunun yapılandırdığıdır. İnsanoğlunun algı ve bilgi türetmesi ile ilgili 'evrensel-insan zihniyeti' başlığından bilgi edinilebilir. Mesela indexten 'bilgi ve ne olduğu' başlığına bakılabilir.

martin 18-05-2016 17:00

Vay sevgili evrensel insan ,çok güzel konular ve başlıklara imza attın,bu arada yasaklanmış olmana çok üzüldüm,bu forumda seni ve rae yi hep sevgiyle anıyorum bana çok şey kattınız.
konuyla ilgili bilginin bir sonu sınırı olmadığı için onun bir illusion olduğunu düşünüyorum,ayrıca madde ve zihin etkileşim halinde olduğundan ve birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğinden bilgiyi ontolojik ve epistemolojik olarak ikiye ayırmak bana çok doğru yada gerçekçi gelmiyor en azından bu ayrım suni bir ayrımdır,zihinde yer alan tüm kavramlar bilgi olduğu gibi bu kavramların yansıması olan madde ve onun tüm formları da bilgidir,aslında bilgiyle ego arasında çok yakın bir ilişki vardır,bir insan bilgi sahibi olduğunda aynı zamanda bir ego sahibide olmuş olur,mesela bilgi aslında bizim ben sandığımız gölgelerimizdir yani özdeşleştiklerimiz,yani ''ben'' bilgilerden oluşur ,bilgiler illusion olduğundan ''ben'' de illusiondur,bunun dışında inançlarda dahil olmak üzere herşey bilgidir,Ademle Havvanın yediği ağacın meyveside bilgidir.

Andrew 08-06-2024 01:28

Alıntı:

Natan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 586039)
Doğada, evrende, dünyada, madde de ya da herhangibir nesnel obje de bilgi yoktur. Bilgi sadece insanoğlunun algısı ve dili ile kendi türü için türettiği iletim ve iletişim aracıdır.

Doğanın kanunları yoktur, doğaya kanunları onu algılayan insanoğlu türettiği bilgisi ile kendi verir.

İşte verdiği bu bilginin niteliği önemlidir, yani varlıksal mı, inançsal mı, ideolojik mi, metafizik mi, etik mi, bilimsel mi, bilişsel mi, v.s.Bilgi ve her türlüsü insanoğlunun yapılandırdığıdır. İnsanoğlunun algı ve bilgi türetmesi ile ilgili 'evrensel-insan zihniyeti' başlığından bilgi edinilebilir. Mesela indexten 'bilgi ve ne olduğu' başlığına bakılabilir.


Bu notu yazarken iyi hatirliyorum. Evrensel insan sitede yasakliydi ve ayni donem kanser hastasiydi. Konustugumuzda ise, hastanedeydi. O sira, "burasi guzel, keyfim yerinde" demisti. Buraya yazmak istiyordu fakat yasakli oldugu icin giris yapmasi ve yazmasi mumkun degildi. Olmeden 2 yada 3 ay onceydi sanirim. Tam hatirlayamiyorum zaman araligini.

Bana rica etti, sunu yazar misin ve basligimi gunceller misin seklinde. Tamam dedim. Hatta, al sifremi istersen sen yaz dedim. O kadar durumum yok dedi.

Dolayisiyla bu mesaji aslinda, evrensel olmeden once yazdi. Hatirladigim kadariyla, 1 tane daha mesaj yazdim onun icin. Onun rica etmesi uzerine. Kendi basliginda miydi, tam hatirlamiyorum yerini.

Andrew 08-06-2024 02:06

Locke, Hume ve Kant'da bilgi edinimi--cok kisa bir ozet
 
Gecen gun Locke'un "An Essay Concerning Human Understanding" (Hackett Klasiklerinden. Alirsaniz Hackett'ten alin, hem daha ucuz hem de hosa giden yumusak bir kapagi var) adli kitabini bir gozden gecireyim dedim. Oturdum, gece bir saat kadar kitapla mesgul oldum. Daha sonra farkli kitaplara da gozum takildi. Yukaridaki basligi da gorunce yazmak istedim. Aslinda bilgi edinimi ile ilgili bir karsilastirma yapmak istedim. Onemli gordugum 3 filozofu karsilastirmaya calisacagim. Bunlar Locke, hume ve Kant.

Locke deyince tabii, ilk akla gelen sey tabula rasa. Yani, insan zihnini bos bir levha gibi dusunuyor Locke. Locke aslinda cok degerli bir dusunurdur. Locke diyor ki, biz dogdugumuzda zihinlerimiz tamamen bostur. Bos bir levha gibidir yani. Bilgi dedigimiz sey ise hayat boyunca edindigimiz deneyimlerden gelir. Burasi onemli cunku Locke'un temel seyi bu. Bilginin deneyimden gelmesi. Deneyim derken demek istedigim sey su: her sey duyularimiz araciligiyla geliyor. Daha somut bir sekilde soylemek gerekirse, gordugumuz, dokundugumuz, kokladigimiz her sey bize bilgi saglar. Ornegin, bir elmayi alip inceliyoruz: Rengini, kokusunu, tadini duyularimizla algiliyoruz ve bu algilar zihnimizde fikirler olusturuyor. Temel olarak Locke'un gozlemi yada varsayimi bu. Yada gozlemine gore varsayimi bu


Peki, David Hume ne diyor bu ise?

Hume da ayni Locke gibi mesela, empirik yaklasiyor. Fakat olayi biraz daha radikal bir sekilde degerlendiriyor Hume. Diyor ki mesela, tum bilgiler duyusal algilardan gelir. Fakat Hume da kendine gore tabii bazi kavramlar sunuyor. Mesela duyusal algilarimizi "izlenimler" olarak adlandiriyor ve bu izlenimlerin zihnimizdeki yansimalarina "fikirler" diyor. Yani, izlenimler duyusal algilarimiz, bu duyusal algilarimizin ortaya koydugu seyler ise fikirler.

Ancak, Hume'un ilginc bir gorusu var: Nedensellik dedigimiz seyin kesin bir bilgisi yoktur diyor. Ilk once tabii okuyunca sasiriyordsun. Ulan nasil olur diye. Yani, bir olayin bir digerine neden oldugunu dusundugumuz sey, aslinda sadece bu olaylarin surekli olarak birlikte gorulmesinden kaynaklanir. Yani bir tur aliskanlik. Her zaman olan seyler gibi...Mesela, her gun gunesin dogdugunu goruyoruz degil mi? Biz bunu hergun gorunce, bunun bir sebebi oldugunu varsayiyoruz ama Hume'a gore bu sadece aliskanliktan ibaret. Hume'un gorusu bu sekilde soylendiginde, biraz extreme gorunebilir. Ancak Hume'un burada vurgulamak istedigi, nedensellik kavraminin bizim zihinlerimizde nasil yer aldigidir. Yani, kesin nedensellik bilgisinden ziyade, bizim deneyimlerimiz sonucunda olaylar arasindaki duzenli iliskilere dayanarak nedensellik fikrini olusturdugumuzu soyluyor. Bilmiyorum, ne kadar acik yazabildim.

Obur tarafta Kant var tabii. Yani, Locke, Hume gibi erken modern donem felsefe deyince Kant'i da anmak gerekir.

Ben, Kant'i okudum. Dikkatlice okudum. Hatta aylarca ayni kitabi anlamaya calistim. Biraz dili zor--aslinda biraz degil, cok zor fakat degerli gorusleri var...Simdi Hume'un supheciligi on plana cikiyor. Kant da bu suphecilige bir yanit veriyor aslinda. Yani diyor ki, "hayir efendim, sadece deneyimden degil, deneyim oncesi bilgiden (a priori bilgi) de bahsetmeliyiz" diyor Kant. Yani, bazi seyleri deneyimlemeden once bilebilecegimizi savunur. Mesela, matematiksel dogrular veya bazi temel fizik kurallari gibi seyler. Kant'a gore, zihin aslinda gelen bilgileri aktif bir sekilde isler ve yapilandirir. Yani Kant'ta sadece deneyim degil, deneyim ve akil on plana cikiyor. Bunu yaparken de, yine kendisine gore bazi kavramlarla acikliyor durumu. Soyle ki, dis dunyadan gelen duyusal veriler, zihnimizdeki kategoriler ve formlar araciligiyla islenir diyor. Nedir mesela bu kategoriler derseniz, Bunlar zaman, mekân ve nedensellik gibi kavramlar. Yani, kisacasi, zihnimiz bu bilgileri alip duzenler ve anlamli hale getirir. Onlari yapilandirir diyor. Yani deneyim ile birlikte aklin vurgulanmasi, akildaki o yapilandirma, yorumlama, algilama olarak dusunebilirsiniz. Yani, bilgi dedigimiz sey, dogada yoktur. Bir masanin ustunde bir bilgi yok. Bilgi, beynin yapilandirdigi, seylere dair bir yorumlama etkinligi. Yani zihinle ilgili bir mevzu.Algiyla ilgili bir mevzu...Neyse..

Kant'ta bir de soyle bir sey var. Kant, bizim sadece fenomenler dunyasini --duyularimizla algiladigimiz dunyadan bahsediyorum--bunlari bilebilecegimizi soyluyor. Numenal dunya dedigimiz gercekligin ise bizim algilarimizin otesinde oldugunu soyluyor. Yani, biz dunyayi nasil algiliyorsak o sekilde biliriz, ama aslinda gerceklik bunun otesinde bir seydir ve dogrudan bilemeyiz. Aslina bakarsaniz,bilim dahi bize gercekligi vermiyor. Sadece gerceklige biraz daha yaklasmamizi sagliyor, hepsi bu. Ne kadar yaklastigimiz konusu ise tabii tartismali bir konu. Tabii bu benim sahsi gorusum.

Yani, kisaca ve sade bir dille anlatmaya calistim, umarim okuyanlar acisindan faydali olur.

bilgivehis 08-06-2024 18:25

Alıntı:

Alvin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 659411)
Yani, kisaca ve sade bir dille anlatmaya calistim, umarim okuyanlar acisindan faydali olur.

Elbette faydası oluyor, teşekkürler.

Bütün filozoflar önemlidir ama maddeci olmayanlara biraz daha dikkatli yaklaşmak gerekir.
Çünkü idealizmi, ruhaniliği, ütopyacılığı ve bilinmezliği temel sayan filozoflar fikir verir ama gelişim adına çok fazla şey katmazlar. Örneğin, bütün filozofları topla bir Marks kadar etkili olmamıştır. Çünkü çoğu yukarıda saydıklarımdan tamamen kurtulamamıştır. Ki, bu da normaldir zira her filozof bir sonrakine kaynak olmuştur.

Ben birşeyi merak ediyorum. Filozoflar içinde, işçi, tebaa, köle olanlar var mı?

Andrew 09-06-2024 09:01

Alıntı:

bilgivehis´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 659412)
Elbette faydası oluyor, teşekkürler.

Bütün filozoflar önemlidir ama maddeci olmayanlara biraz daha dikkatli yaklaşmak gerekir.

Paylasimin icin tesekkur ederim. Bence iki turlusune de dikkatli yaklasmak ve soylediklerini dikkatlice olcup tartmak gerekir. Biz, %99'uyla toplumsal bilincalti ile yonlendiriliyoruz.

Tum deneyimlerimiz, geleneklerimiz, aile yapimiz, cocuklugumuz, okuduklarimiz, inanclarimiz, ideallerimiz, bilimimiz, fikirlerimiz, gozlemlerimiz, onyargilarimiz, psikolojik durumumuz, yasanmisliklarimiz vb. bizim dunya gorusumuzu etkiliyor hatta sekillendiriyor. Gercekligi algilamamizda kullandigimiz sey beynimiz. Mesela, insan beyni yaklasik 1300 ila 1400 gram arasinda bir seydir ve genel olarak su, yag, seker, protein, mineral, vitamin vb. seylerden olusur. Bu kucucuk beynimizle evreni cozdugumuzu iddia ediyoruz. Dolayisiyla, olayi cozdum, su aslinda budur gibi kesin ve dogmatik yaklasan her felsefe sorgulanmali, ve ona kuskuyla yaklasilmali. Ben bunu diyorum. Hic bir felsefe yada bilim kesin degildir. Herseyde biraz gerceklik vardir. Kiminde biraz daha fazladir, kiminde daha azdir.

Materyalizm de bu gercekligi aciklamiyor. Bir seyin madde oldugunu soylemek bir sey aciklamiyor. Yani bize gercekligin tam resmini vermiyor. DNA'yi dusun mesela. DNA'da digital bir bilgi var. Bilginin kendisi madde degil. Maddeyle iliskili ve madde olmadan kendisi de olmuyor. Yani, maddenin disinda ve maddeden bagimsiz bir sekilde var olamiyor. Ama madde degil. Yani, maddeyle iliskili olmasi, o seyin madde olmadigini degistirmiyor. Onun ne oldugunu da aciklamiyor.

Bir seyler soyluyor, varsayimlarda bulunuyor, milyarlarca yil oncesinin seneryosundan bahsediyor ama bundan bahseden sey 1300 gram vicik vicik bir sey.

Bizi biz yapan sey madde degil, degerlerimizdir, ideallerimizdir, insanligimizdir, sevgimiz, saygimizdir. Onemli olan seyler, one cikarilmasi gereken seyler aslinda bunlar.


Ustelik ben mason oldum artik. Maddeci gorus bana bir beden kucuk geliyordu. Dunya gorusumu sinirliyordu.

bilgivehis 09-06-2024 17:57

Alvin bir noktayı diğerleriyle eşit tutmak gibi bir yanılgıya düştüğünü hissediyorum.
Bugün bilim, ideoloji ve gerçeklerde en olumlu görüşler ve ilerlemeler hep maddecilerden çıkmıştır.
Örneğin bilim maddesiz çalışmaz, kaynağı madde olmayan ideolojiler ya sınıfta kalmış ya da ruhani gurubuna girmiştir.
Demem o ki, ne kadar eksik ve yetersiz olsa da maddeciler herşeyi bir adım ileri götürmüşler.
Bilim ve bilgi sonsuz olduğu için onu belirsizlik sarmalına zincirlemek yerine mevcut bilim ve bilgiyi baz almak daha doğru olacaktır.

Andrew 09-06-2024 18:32

Hassasiyetini anliyorum. Fakat ben, bilimin, hem inancli hem inancsiz hem agnostik vb. bilim insanlarinin cabalarindan ciktigina inaniyorum. Bu bilim adamlari,ateist olabilir, marksist olabilir, teist olabilir, agnostik olabilir, deist olabilir.

Bilim, nesnel gerceklerle ilgilenir. Bilim insanlari da, ister inancli olsun ister inancsiz olsun, bu nesnel gerceklikle ugrasiyor. Burada ben bir grubu (deist, ateist, agnostik, marksist vb)diger bir gruba oncelemiyorum. Isteyen istedigine inanir, istedigine inanmaz ama labaratuvara girince zaten nesnel gerceklikle ugrasiyorlar. Onemli olan da bu zaten.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:23 .