![]() |
İlk ressamların çoğu kadınmış
http://www.hurriyet.com.tr/_np/1964/21811964.jpg
Araştırmacılar yıllardır, özellikle avlanmayı gösteren mağara resimlerinin binlerce yıl önce erkekler tarafından çizildiğini düşünürdü. ABD'deki Penn State Üniversitesi'nde antropoloji profesörü Dean Snow'un araştırmasına göre onbinlerce yıl sonra bu resimleri çizenlerin çoğunun kadınlar olduğu anlaşıldı. On yıl boyunca çoğu Fransa ve İspanya'daki mağaralarda olan 20-40 bin yıllık mağara resimlerini inceleyen Snow'un araştırmasına göre basit el sanatı örneklerinin yaklaşık yüzde 75'i kadınların çalışmalarının ürünü. Snow, "Eğer kadınlar mağaralardaki resimlerin çoğunu çizdilerse, avcı ve toplayıcı toplumlarda sanılandan daha önemli ve büyük rol oynamış olabilirler" dedi. Araştırma National Geographic'de yayınlandı. http://www.hurriyet.com.tr/kultur-sa...r/24918842.asp Önemli bir haber,çünkü insan türünün evrimi sanatla başlamıştır ve bu sanatın miladı da duvar/mağara resimleri/yazılarıdır..Kadınların bu ilk sanatsal girişimlerde baskın olmaları,insanlığın kadınlar sayesinde başladığını kanıtlar..Yani ilk önce Adem yaratıldı diyen erkek egemen dinlerin tamamen mitolojik hikayeler olduğu kanıtlanmış olur..Bilim önce Havva diyor çünkü:) Gerçekten çok önemli bir haber bu.. |
Paylaşım için teşekkürler.
|
Gerçekten ilginç. Avcı erkekler ve toplayıcı kadınlardı, cinsiyete dayalı iş bölümü vardı.
Av sahneleri başarılı olarak nasıl resmedildi? Bu da yaşadıklarını paylaştıkları iletişim dilinin olduğunu da gösteriyor aynı zamanda. |
Ilginc. Bu kaniya nereden varmis merak ettim. Av resimleri sadece iletisim yaparak cizilebilecek kadar basit degil. 2 ihtimal oldugu dusunuluyor. Ya direkt avlanan bir kisinin cizdigi, yada ölü hayvan uzerinde yapilan inceleme sonucu cizildigi. Fakat av grubunda yer almayan birinin cizdiginin soylenmesi farkli bir dusunce. Irdelenmesi lazim.
Ikincisi bunlar sanat eseri degil. Tamam belli bir kaygi ile cizilmis. Hatta bazi resimleri estetik acidan inceleyen ressamlar olmus fakat bunlar bizim bugunku gibi soyutlama yetenegimiz ile yapilmis sanatsal urunler degil, direkt olarak ekonomik uretim kaygisi ile yapilmis pratik faaliyetlerdi. Avlanma faaliyetinin bir parcasi, av eti uretiminin bir sureciydi. Bazi resimlerin uzerinde kargi izi de bulundu. Bu da resimlerin uzerinde bir av ritueli, bir adrenalini yukseltip ava motive olma, coşma faaliyeti yapildigini gosteriyor. Yani ressam ifadesi de yanlis. |
Alıntı:
Niye sanat olmuyormuş,niye ressam olmuyormuş? Bakınız; Alıntı:
Bu mağaranın vajina olarak görülmesi,İslam'a bile sirayet etmiştir..Muhammed'in vahiy aldığı söylenen mağaranın adı Hira,eski Arapçada vajina anlamına gelir..Bunu da bir not olarak belirteyim.. Mağaradaki resimleri/çizimleri kadınların yapması da,bir anlamda doğru..Çünkü kadınlar,ilkel insanların anlayışına göre yaratıcı/üretici güçtür..Erkek ise öldürücü/yok edici bir güçtür..Bu bakımdan kadının bir şeyler üretmesi,yani resim yapması gayet doğal.. Çizilen resimler de,genelde korku ve saygı duyulan tanrılar olarak görülmüş..Suni avcı olan ve bunun farkında olan atalarımız,doğadaki gerçek avcıların/yırtıcıların gücünden etkilenmiş ve bunu resim olarak mağaralara nakşetmiş..Bu resimlerin de bir sonraki versiyonu heykel/yontu olarak devam etmiş.. |
Alıntı:
Merlin Stone - Tanrılar Kadınken kitabının yazarı buna çok tuhaf itiazları var, mesela Homo sapiens'in bile erkek olarak tasvirinden rahatsız, bunu erkek egemenliğine bağlıyor, veya kadınların doğum olayının eski çağlarda bilinmediğini, bunun sadece kadın tarafından gerçekleştiğinin inancın hakim olduğunu, Tanrılar kadınken diye kitap ismini bile buna sebep koyduğunu söylüyor. Erkekse kadının hizmetçisi, anaerkil dünyanın bir garip hikayesi. :) Alıntı:
Resim konusu ise zaten, Şamanik dünyada Şamanlara cuk oturur, çünkü onlar edebi, sanatsal yönleri olan kişilerdir de aynı zamanda. Alıntı:
|
Alıntı:
Kadın eker erkek biçer tarzı saçma sınıflandırmalar yapmışlar. Ananemle dedem ekme biçmede bi rol ayrımı yapmazlardı mesela. Ben bi çok toplayıcı ekip gördüm erkek kadın karışıktır. Geçmişte niye başka olsun. Şimdi bi de gerizekalı bi fizikçi fizik bilimini erkekler geliştirdi diyor. Kadınların toplumlarda kısmen göreceli olarak geri olmasının sebebi kadınlara biçilen rol ve bu rolü de iyi oynayan kitleler olması. |
Alıntı:
Bir de Adem elmasi derler ya hani. Sen bir ara bu konuyu, Lilith benzeri yaz aydinlansin insanlar. Glykon amca su, basit linkten atiyorum sen yazdigin zaman ilave bilgi atarim. https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Glykon Glikoz bu yuzden tatli geliyor insanlara, birileri de bildigi icin isin aslini, ortbas etmek amacli kadin seytandir der, digeri kalkar arzular kotudur der falan filan. |
Alıntı:
İlk topluluklar anaerkil idi. Erkek egemen toplumlar tarıma geçiş ve özel mülkiyetle başladı. Bu yaklaşık on bin yıl kadar önce idi ki mağara duvarlarına çizilmiş resimlerin on bin yıldan daha eski olduğu görülür. http://arkeofili.com/chauvet-magaras...eski-olabilir/ Kadınların çocuk bakımı, çocuğun anne bakımına bağımlılığı onun toplayıcılığa, erkeğin fiziki kuvvetinin takım halinde avlanma için daha elverişli olması vb. erkeği yaşanılan bölgeden uzağa avlanmak için gitmesine olanak sağlıyor. Şamanizm inancı ile sanat bağı olsa da bu da yine sonraki yüzyıllara dayalı bir bağ; tarihsel olarak mağara resimleri çok daha eski. https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQIky.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQTaM.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQY1h.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQawn.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQmpb.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQ1QQ.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQWHe.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQ9op.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQA5n.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQdD8.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MrPbj.jpg Kaynak:Ankara Üniversitesi |
Mağara Yaşantısı
Mağara resimlerini yapan ilkel insanlar yabancısı oldukları bu dünyadan korunmak ve hayatta kalabilmek için mağaralara sığındılar. Bu mağaralar onları, kötü hava koşullarından ve türlü vahşi hayvanlardan koruyordu. Avcılık ve toplayıcılık ile hayatlarını sürdürüp her şeyin bir bilinmez olduğu ve her günün yeni bir keşif olduğu bu dünyada yaşam mücadelesi veriyorlardı. Taşlardan keskiler yapıyorlar, ava çıkıyorlar ve deneme yanılma yöntemi ile bitkileri yiyerek toplayıcılık yapıyorlardı. Her an tehlikede ve her an tetikteydiler. Hastalıklar, zehirli bitkiler, böcekler, şimşekler, güneş ve ay kısacası aklınıza gelecek her şey onlar için bir gizem olmalı. Peki bu kadar çok aklı meşgul edecek şey varken neden resim yapıyorlardı ? Neden hayvanların ve insanların hatta bazen garip sembollerin resimlerini mağaraların duvarlarına yapıyorlardı ? Boya yapmayı öğrendiklerine göre belki de onlar için her şey öyle köre körüne gizemli değildi ? Bu mağara resimleri hakkında düşünmek benim için hem ürpertici hem eğlenceli olmuştur. Bir dekorasyon düşüncesi mi ? Yoksa sanat yapmak mı ? Yoksa çok daha gizemli ve manevi bir olay mı ? Fransa Chauvet Mağarası Öncelikle Fransa'ya gidelim ve Chauvet Mağarasına bir göz atalım. Birbirinden güzel resimler barındıran bu mağaranın çevrisinde ve içinde yapılan araştırmalarda kemik ve taştan yapılan kaba aletler bulunmuştur. Bu buluntular resimleri yapanların kesinlikle iyi avcılar olduğunu kanıtlamıştır. Ancak bunlara aynı zamanda sanatçı demek doğru mudur ? E.H Gombrich "Sanatın Öyküsü" adlı kitabında şöyle söylüyor ; " Dilin nasıl ortaya çıktığını bilmiyoruz, tıpkı sanatın nasıl ortaya çıktığını bilmediğimiz gibi…" https://i.imgyukle.com/2019/03/15/Mr3RH.jpg Mağara resimleri - Chauvet Mağarası Mağara içinde yaşayan insanların pek çok av aletlerinin bulunması ve duvarlara hayvan resimleri yapmaları, çevrelerinde yaşayan hayvanları tanıdıklarını ya da tanımaya çalıştıklarını gösteriyor. Genel bir düşünceye göre sanat dediğimiz kavram huzur ve refah ile ortaya çıkıyor. Öyleyse refah içinde yaşayamadığını tahmin ettiğimiz bu insanların refah için değil de başka bir amaçla resimleri yaptıklarını düşünmek mümkün. Büyücülük Bilim insanları mağara resimlerinin bir tür büyü ritüeli olduğunu öne sürüyor. Yani ilkel insanlar, bu hayvanların resimlerini yaparak onları daha rahat avlayacaklarını düşünüyorlardı. Bu resimler sayesinde gerçek hayvanlar insanların güçlerine boyun eğiyorlar ve daha rahat avlanıyorlardı. Yontma Taş Çağında görülen hayvan resimlerinin yaratıcıları muhtemelen mükemmel avcılardı. Hayvan resimlerine bakarak onların hayvanları ne kadar iyi tanıdığını görebiliriz. Bu yaratıcılar toplumları içinde muhtemelen özel bir yere sahipti. Bir unvanları vardı. "Sanatçı" olarak mı görülüyorlardı ? Bilmiyorum. Ancak o dönemde sadece bu resimleri yapmakla sorumlu olduklarını düşünmek mantıksız olur. Büyük bir ihtimalle onlarda bazı avlara katılıyorlardı. Çünkü bu resimler anlatılara dayalı değil doğrudan gözlem yoluyla yapılan resimlere benzemektedir. Sanatçı-Büyücüler Yine de muhtemelen bu kişiler toplumda sıradan kişiler değillerdi. Eğer bu mağara insanları gerçekten büyü yöntemi ile hayvanların kendi güçlerine boyun eğeceğine inanıyorlarsa o zaman bu resimleri yapanların büyüsel güçlere sahip olduklarını düşünüyor olmalılar. Ancak bunlar bir dinin rahipleri gibi düşünülmemeli. [IMG]https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MrDNp.jpg[/IMG] Hatta bu olay mağara insanlarının inanışı olarak kesinlikle görülmemeli. Bu bir inanış-din değil. Bu daha çok doğaüstü güçler ile ilişkilendirilebilecek bir olay. Bu resimleri yapanlar mağara toplumu tarafından doğaüstü güçlere sahip büyücüler olarak kabul ediliyorsa o zaman bunların toplumda bir üstünlükleri olduğunu düşünmek de mantıklıdır. Bu noktada gözlem amacıyla zamanında ava çıksalar bile diğer kişilerden üstün oldukları için onların doğrudan ava çıkmadığını düşünmek gerekir. Hatta bulundukları toplum içinde daha bir çok ayrıcalığa sahip oldukları düşünülebilir. Arjantin Eller Mağarası Bir diğer dikkat çekici olay ise çoğu mağarada düzensiz ve kötü çizilmiş mağara resimleri bulunması bu büyücülerin öğrenci yetiştirdiklerini düşünmemize yol açar. Belki de bu sanatçı-büyücü kesim hoca-öğrenci ilişkisi ile var olmaktadır. Yine bazı mağara duvarlarında karşılaştığımız el izleri bu kişilere ait bir imza ya da iz bırakma düşüncesinin sonucudur. Arjantin'de bulunan ve "Eller Mağarası" adı verilen bu mağara bu açıdan oldukça ilgi çekicidir. Ayrıca Endonezya'da bulunan Sulawesi Adasında bir mağarada bu el izi resimlerinden olması daha da ilgi çekicidir. Bu el izleri insanlığın en temel hislerinden olan kalıcı olma arzusundan meydana gelmiş olabilir mi ? Belki de Büyücüler kalıcı olabilmek için ellerini boyayıp imzalarını attılar ve büyüleri gerçekleşti… Böylece varlıklarını günümüze dek sürdürdüler… Lascoux Mağarası Gelelim muhteşem mağara resmi örnekleri barındıran Lascoux Mağarasına… Fransa'da bulunan mağara 250 m. uzunluğundadır ve içerisinde pek çok galeri bulundurur. Kuzey girişinde siyah kabartmalara sahip, siyah ve kırmızı figürler bulunmaktadır. Bu figürler hiç şüphesiz Paleolitik sanatın en büyük frizidir. Mağarada bulunan sığır resimlerinin uzunluğu 5 metre den fazladır. Sığır resimleri iskele kurulmadan yapılamayacak kadar büyük boyutlardadır. Bu da Lascoux Mağarası insanının kendini resim konusunda nasıl geliştirdiğini göstermektedir. Boğalar salonu olarak adlandırılan salonda bu tip sığır ve boğa resimlerini görmek mümkün. https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MrdAe.jpg Mağara Resimleri - Lascaux Boğalar salonunun ilerisinde 20m uzunluğa sahip, 3-4 metre yüksekliğe sahip bir bölüm daha vardır. Buradan geçtiğinizdeyse karşınıza başka bir galeri gelir ve burada 385 grafik örnek yer almaktadır. Mağaranın en güneyinde ise Yırtıcı Hayvan resimleri bulunmaktadır. Sanat duygusu çok yüksek olan bu insanlar ; ren geyiği, atlar, dağ keçisi, ayı ve yırtıcıları resmetmişlerdir. Tabi güzel bir de gergedan resmi bulunmakta. Lacoux Mağarası şüphesiz döneme ait en zengin mağaradır. Ayrıca av büyüsü için resmedilmiş hayvan figürleri dışında ; takı ve toka gibi bazı objeler sanat amacıyla yapılan objeler olarak kabul edilmiştir. Bu objelerin işlevi bilinmemektedir ve gizemi korumaktadırlar. Dünyada Mağara Resimleri Mağara resimleri Avusturalya, Amerika, Afrika, Avrupa ve Asya'da görülmektedir. Ülkemizde Balıkesir'de Baltalıin Mağarasında duvar resmi örnekleri görmek mümkündür. Çoğu zaman bitkilerden ve hayvan dışkılarından boyaları elde etmişlerdir. Mesela Bulgaristan'da bulunan Magura Mağarasında Yarasa dışkısından yapılmış boyalarla çizilen insan ve hayvan resimleri bulunmaktadır. Celil Sadık |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:57 . |