![]() |
Huruf-u Mukatta
Kuran surelerinin 29 tanesi "kısaltılmış harfler" veya "kesik harfler" adıyla bilinen huruf-u mukatta ile başlar. Her ne kadar müfessirler bu harflerin Allah ile peygamberi arasında gizli bir şifre olduğu yönünde görüş beyan etselerde gerçekte Fahreddin el- Razi gibi bazı islam tefsircilerinin belirttiği gibi bu harfler kendi surelerinin isimlerini gösterir. Fahreddin el-Razi islam öncesi Arapların bu tip harflerle bazı nesneleri de isimlendirdiğini söylemektedir.
Örneğin : Para = ع Bulut = غ Balık = ن Diyanetin Kuran mealinden şu satırlar oldukça dikkat çekici : "Elif-Lam-Mim gibi Kur'an'da bazı surelerin başında yer alan Huruf-u Mukatta Kur'an'ın nazil olduğu dönemde Arap edebiyatında yaygın bir kullanıma sahipti. Şairler ve belâgat ehli bunları kullanırdı. Hatta bunun örneklerine İslâm öncesi şiir ve nesrinde rastlanmaktadır. O dönemde, herkes, bu harflerin anlam ve önemini kavradığı için, bunların Kur'an'da kullanılmasına karşı çıkan veya sorular yönelten olmadı. Çünkü bu tür kullanım onlara yabancı değildi. Hatta hiçbir saldırı fırsatını kaçırmayan İslâm ve Kur'an düşmanları bile bu harflerin kullanımına karşı çıkmadılar" Modern araştırmalar içinde de en fazla dikkat çekeni Hint asıllı Hamiduddin Farahi'nin "Farahi teorisi" adıyla isimlendirilen açıklamalarıdır. Farahi bu harflerin Arapçaya kaynaklık eden İbranice'deki ve eski Arap dillerindeki kullanımı ile bağlantı kurarak açıklamalarını geliştiriyor ve bu harfler sadece fonotik sesleri değil aynı zamanda Çin alfabesinde olduğu gibi bu haflerin şekillerinin bazı anlamların ve nesnelerin sembolize edilmesi amacıyla kullanılmış olabileceğini söylüyor. Aslında bu tip kullanımın tarihi Mısır hiyerogliflerine kadar gidiyor. Örneğin: Elif, İbranice'de ve eski Arapça'da "sığır" anlamında kullanıldığı gibi biçimi de "sığır başı" şeklindeydi: أ Bê harfi İbranice'deki "Beth"in türevi olup ve o da Beyt (=ev) anlamında kullanıma sahip: ب Cîm, Cimel telafuzu ile Cemel (=deve) anlamında İbranice'de kullanılmış: ج Tâ harfi "yılan" anlamında kullanıma sahip: ط Mîm ise "su dalgalarını" temsil eden şekilde kullanılıyor : م [size=] [/size]Farahi bu teorisini Kalem suresinin "Nun" ( ن ) mukattasının eski anlamıyla balinanın midesine düşen Yunus peygamberi temsil ettiğini söyleyerek destekler. Ona göre bu surelerin başlarındaki bu mukattalar o surelerin konusu ile aralarındaki ilişkinin eski anlamlarını temsil etmektedir. Bazı Kuran sureleri Farahi'nin bu teorisini destekler niteliktedir. Örneğin Ta-ha suresi Ta ( ط ) harfi ile başlamakta ve yukarıda belirtildiği gibi bu harf "dik duran bir kobra yılanını" sembolize etmekte ve bu surede de aynı zamanda Musa'nın elindeki bastonun yılana dönüşmesi konu edinilmektedir. (Taha 17-21) Aynı şekilde Şuara suresi de Ta Sin Mim mukatta harfleri ile başlamakta ve ilk harfi olan Ta ( ط ) yani "Musa'nın yılanı" ile ilgili ayetler bu surede de geçmektedir. (Şuara 32-33) Bakara suresi de Elif Lam Mim mukatta harfleri ile başlamakta ve ilk harfi olan Elif أ İbranice'deki kullanımında "sığır başı" anlamına gelmekte ve bu sure de (Bakara 67 ve devamı) yahudilerin kurban edilen sığırı ile ilgili ayetler geçmektedir. Aynı mukattalar ile başlayan surelerin bir diğer özelliği ise işledikleri konuların, stil ve yapılarının birbirine benziyor olması. Örneğin, "Elif" "mukattası ile başlayan sureler "tevhid" yani "Allah'ın birliği" fikrini işliyor. Ayrıca bazı batılı araştırmacılar da bu harflerin sureler isimlendirilmeden önce kullanılan isimleri olduğunu söylerler. Buna örnek olarak da Taha suresinin "Ta.Ha" mukattası, Yasin suresinin "Yasin" mukattası ile Sad suresinin "Sad" mukattası, Kaf suresinin de "Kaf" mukattası ile başlaması gösterilir. Araştırmacılar, 29 surenin 2 tanesi hariç (Bakara, Ali İmran ) geri kalanının Mekke dönemi surelerinden olması da bu görüşü destekler nitelikte bulmaktadır. Tabii burada kendimce bir düzeltme yapmak isterim ki o da; bu 2 sureden Bakara'nın bazı ayetlerinin Mekke dönemine ait olduğu, yine Ali İmran suresinin 1-11 ayetlerinin de Mekki olabileceği göz ardı edilmemelidir. Bakara suresinin (1-19), (148-158), (200-205) ayetlerinin vahyin 7. yılı ve (245), (26)'ncı ayetlerinin vahyin 8. yılı nüzul ettiği yönündeki bilgiler her ne kadar tam olarak benimsediğim bir nüzul sıralaması çalışması olmasa da Abdurrahman Abdullahoğlu'nun "Ayetlerin iniş sırasına göre Kuran çevirisi" isimli kitabında yer almaktadır. Aynı şekilde Ali İmran suresi de Uhud ve Bedir savaşlarını konu aldığı için ağırlıklı olarak Medine dönemi olup ilk 11 ayetinin ise Mekki olması güçlü bir ihtimaldir. Mukatta harfleri geçici bir dönem bir surenin diğerlerinden ayrılması amacıyla kullanılmış bir "sure isimlendirme" biçimiydi. Bu harfler arasında "birlikte kullanım" kuralı da vardır. Örneğin "Elif"i mutlaka "Lam" takip eder "Ha" harfini de "Mim" Şimdi aşağıda bu harflerin sure isim ve Kuran sıra numarası ile mukattaların kendilerinin yazılı olduğu listeyi inceleyelim : Bakara (2) ----- Elif, Lam, Mim Ali İmran(3) ---- Elif, Lam, Mim Araf (7) ---- Elif, Lam, Mim, Sad Yunus (10)------ Elif, Lam, Ra Hud (11)--------- Elif, Lam, Ra Yusuf (12)------ Elif, Lam, Ra Rad (13) -------- Elif, Lam, Mim, Ra İbrahim (14)----- Elif, Lam, Ra Hicr (15)--------- Elif, Lam, Ra Meryem (19)-----Ka, Ha, Ya, Ayn, Sad Ta-ha (20)--- -Ta, Ha Şuara (26)--- Ta, Sin, Mim Neml (27)------- -Ta, Sin Kasas (28 )-------Ta, Sin, Mim Ankebut (29)----Elif, Lam, Mim Rum (30)---------Elif, Lam, Mim Lukman (31)-----Elif, Lam, Mim Secde (32)-------Elif, Lam, Mim Yasin (36)-----Yasin Sad (38 )-------Sad Mümin (40)--------Ha, Mim Fussilet (41)------Ha, Mim Şura (42)-------- Ha, Mim (1.ayet), Ayn, Sin, Kaf (2. ayet) Zuhruf (43)-------Ha, Mim Duhan (44)------ Ha, Mim Casiye (45)----- -Ha, Mim Ahkaf (46)--------Ha, Mİm Kaf (50)--------Kaf Kalem (68 )--------Nun Bu mukattaların Mekke dönemi surelerinde olması bir yana, dikkat edilirse bazıları hariç mushaf sıralamasında birbirini takip eden surelerde kullanldığı görülecektir. Örneğin (2,3)--(10, 11, 12 ,13 14, 15)--(19,20)- (26,27,28,29,30,31 32)- (40,41,42,43,44,45,46,) Bu durum bu harflerin surelerin mushaf sıralamasının yapılması sırasında ve sureleri henüz isimlendirmeden önce birbirinden ayırabilmek amacıyla kullanılan geçici bir isimlendirme biçimi olduğunu gösteren bir işaret sunmaktadır bize. Tabii burada Kuran'ın Muhammed döneminde mushaf haline getirilip getirilmediğini tartışmayacağız, bunu ayrı bir başlıkta ele alacağım ama Mekke döneminde ayetlerin ayrı surelerde toplanması ve bunların bir mushaf sıralamasına sokulması yönünde bir çalışma yapılmış olduğunun izleri var adeta. Veya başka bir anlatımla şöyle de diyebiliriz: Kuran'daki surelerin oluşumu için surelerin bitimi beklenmiyordu. Mesela Bakara suresi Mekke dönemide başlayıp Muhammed'in öldüğü yıla kadar devam eden bir suredir. Hal böyle iken Bakara suresine ait ayetlerin Hicretin 10.yılına kadar dağınık olarak bekletilip H. 10 yılında Bakara ismi altında toplandığını söylemek yersiz olacaktır. İşte bu nokta da surelerin isimlendirilmesinin surelerin ayetlerinin bir kısmının oluşmasından sonra yapıldığı ve geriye kalan ayetlerin ise ortaya çıktıkça sonradan bu isimlendirilmiş surelere alınarak tasnif edildiğini söyleyebiliriz. Aslında bu bir bakıma sure isimlerinin de "neden o isimle" adlandırıldığı ile ilgili de ipucu verir. Mesela Bakara (=sığır) suresini ele alalım: 286 ayeti olan bu surenin ismi neden diğer ayetlerde geçen konulara göre değil de Musa'nın kavmi ile ilgili 47-73 arası ayetlerde geçen ve de spesifik olarak sığırın kurban edilmesi de 67 ve devamı) ayetler dikkate alınarak Bakara (=Sığır) ismi konulmuştur" sorusuna verilecek cevap, bu 25-30 ayetin konusu olan olay 286 adet ayet içinde ağırlık merkezini oluşturmaz ama bu sureye Bakara ismi verilene kadar ki ayetlerin içinde ağırlık merkezi oluşturabilir şeklinde olacaktır. Yani Bakara isimi bu surenin 286 adet ayetinden sonra değil tahminen 90-100 civarında ayetin ortaya çıkmasından sonra konulmuştur. Böyle olunca 25-30 ayetlik Musa hikayesi henüz 90-100 ayetlik olan sure içinde ağırlık merkezini oluşturmuştur ve Bakara (=sığır) ismi de bu yüzden konulmuştur. Ha keza çok detaylandırmadan Meryem suresi ile ilgili de bir şeyler söylemek istiyorum. Meryem suresinin mukatta harflerinden sonraki ilk giriş ayeti şöyle : Meryem 2. (Bu,) Rabbinin, Zekeriyya kuluna rahmetinin anılmasıdır. Girişinde "Rabbin Zekeriya kuluna rahmetinin anılmasından" bahseden bir sure neden Zekeriya ismini almadı da Meryem ismini aldı ? Halbuki adeta bu surenin amacını belirleyen bir giriş yapılmış ve surenin adeta (sadece) Zekeriyayı anmak için vahyedildiği belirtilmiştir. O halde bu surenin ismi vahyin amacına uygun olmalıydı. Meryem suresinin ayet gruplarına bir bakalım: 1-11 Zekeriya 12-15 Yahya 16-40 Meryem 41-50 İbrahim 55-55 Musa 56-58 İdris 59-98 Diğer konular Görüleceği gibi en çok bahsi geçen isim 24 ayette konu edilen Meryemdir. İşte ilk giriş ayetinde Zekeriya'ya olan rahmetin anılmasından bahseden ayet bunu surenin tamamı için değil 3-11 ayetleri için söylüyor. Aslında surelerden önce bu çeşit ayet grupları vardı. İşte sure tasnifi bu ayet gruplarının bir araya getirilmesi ile oluyordu. Hal böyle olunca baskın olan ayet grubu da sureye kendi ismini veriyordu. Konuyu şimdilik daha fazla detaylandırmadan toparlayalım: a- Mukatta harfleri Mekke dönemi surelerin özelliğidir ama Mekke dönemi surelerinin hepsi mukatta harfleri ile başlamaz. Bu da bu uygulamanın Mekke döneminin bile tamamını kapsamadığını gösterir. b -Mukatta harfleri hem Kuran sıralaması açısından hem surelerin nüzul tarihi açısından kesintiye uğrar; yani bir yerden sonra bu uygulmadan vazgeçilir. Kuran sıralamasında 68. sureden sonra yoktur, nüzul tarihi açısından da Mekke döneminden sonra yoktur. Hatta Mekke dönemin içinde de bir zamandan sonra mukatta harfleri uygulamasından vazgeçilmiştir. c- Kuran'daki sıralamada ağırlıklı olarak birbirini takip eden surelerde mevcuttur. Bu da mukatta harflerinin görevinin surelerin birbirinden ayrılması olduğunun işaretini verir. d- Mukatta harfleri surelerin bütünü için değil o surelerin ilk ayet grupları için konuluyordu. e- Hal böyle olunca da mukatta harfleri Bakara ve Ali İmran suresinin Mekke dönemi ayet grupları için kullanılmıştı. Bu iki surenin tamamına göre değil Mekke döneminde inen ilk ayet gruplarına göre konuya bakmak gerekir. f-Surelerin ilk ayrımı işte bu surelerin girişindeki ayet gruplarından kaynaklanıyordu. Daha doğrusu sure oluşturmak zorunda kalmak bu surelerin ilk ayet gruplarının getirdiği bir zorunluluktu. Şöyle ki: Bakara 2.. O kitap (Kur'an); onda asla şüphe yoktur. O, müttakiler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir. Ali İmran 3. (Resulüm!) O, sana Kitab'ı hak ve önceki kitapları tasdik edici olarak indirdi, Tevrat ile İncil'i ve Furkan'ı indirmişti Araf 2.. (Bu), kendisiyle insanları uyarman, inananlara öğüt vermen için sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir şüphe olmasın. Yunus 1.Elif. Lam. Ra. İşte bunlar hikmet dolu Kitab'ın ayetleridir Hud 1. Elif. Lam. Ra. (Bu sana indirilen), hikmet sahibi (ve) her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış, sonra da açıklanmış bir kitaptır. Kassas 2. Bunlar, apaçık Kitab'ın ayetleridir. Sadece 6 adetini yazdım ama siz hepsine bakabilirsiniz (Ankebut, Rum ve Kalem) hariç diğer surelerin de hepsi aynı şekilde Kuran'ın kendisinin bir "vahiy" kitabı olduğunu anlatarak giriş yapar. Hatta bu üç surenin de başlangıçtaki değil ama sonraki ayetlerinde Kuran'ın kendisinin vahiy kitabı olduğu iddiasına vurgu vardır. İşte bu ilk ayetlerin birbirine benzer şekilde "Kuran'ın kendisinin vahiy kitabı olması" ile ilgili olması bile bunların alt alta gelecek şekilde veya aynı surede toplanacak şekilde dizilmelerine engel oluştururur. g- Mekke döneminde bu 29 sure ile ilgili mushaf tarzı bir çalışma yapılmış olabilir. Çünkü burada görüleceği gibi mukatta harfleri ile başlayan bu surelerin ilk ayetlerinde Kuran'ın kitap oluşuna vurgu vardır. Büyük bir ihtimalle 29 surenin (veya 27) ilk grup ayetleri ile bir mushaf oluşturulmuştu. Burada kastedilen "kitap"da en az bu 29 (veya 27) sure vardı. Aslında akla gelen bir çok soru var ama şimdilik bu kadar detay yeterli diye düşünüyorum. Yukarıdaki bilgiler kesinlik taşımaz. Sadece mantıki açıdan konu ile ilgili kendi yorumumu sundum. Not: Kuran'ın tamamının Muhammmed döneminde mushaf hale getirildiği görüşüne katılmıyorum. Kısmen mushaf hale getirilmiş olma ihtimali daha fazla. Bu konuyu "Kuran'ın yazılması ve toplanması" isimli ayrı bir başlıkta inceleyeceğim. |
Re: Huruf-u Mukatta
sodomo hocam sizi tekrar aramızda görmek çok güzel
|
Re: Huruf-u Mukatta
Bu sefer soro'nun nefesi değil, benim nefesim etkili oldu. Ben okudum üfledim, Sodomo'yu getirdik. Hoşgeldin hocam. Hem de güzel bir giriş yapmışsın. Son derece anlamlı bir çalışma yapmışsın. Merakla Kuran'In mushaflaşması süreci hakkındaki yazıları bekliyorum.
Aylar önce bu surelerin nasıl oluştuğuna dair bir soru sormuştum ve aslında bir açıklama yapamamıştı kimse. O zamandan beri şöyle yazıyorum. "Hangi mantığa göre oluşturulduğunu bilemediğimiz ve belki de sadece oluşturanların kafalarında kalmış olan.. " Ama senin yazdıklarından bu konuda ciddi ipuçlarına sahip olduğumuz ve çözülebileceği anlaşılıyor. Bir daha gitme, anlaştık mı? Bu arada siteye gelen İslamcı arkadaşların da ne kadar şanslı olduklarını belirtmek isterim. Bu bilgileri kolay kolay hiçbir yerde *bulamazlar. İşte İslama yaptığımız hizmet.. *:D |
Re: Huruf-u Mukatta
[quote:efa9efe511="sodomo"]Abdurrahman Abdullahoğlu'nun "Ayetlerin iniş sırasına göre Kuran çevirisi" isimli kitabında yer almaktadır[/quote:efa9efe511]
Sevgili Sodomo bu bahs ettiğin kitap piyasa da bulunuyor mu ? Bir de mevcut 6236 ayet baplar halinde mi iniş sırasına dizilmiş yoksa bu Abdullahoğlu'da tıpkı Yaşar Nuri'nin "İniş sıralı Kuran meali " adı altında yaptığı gibi mevcut 114 sureyi mi iniş sırasına dizmiş .Bilgi verirsen çok sevinecem. |
Re: Huruf-u Mukatta
sodomo'nun açtığı linkler bazen güncelleştirildiğinde hemen merak edip
bakıyordum.Acaba sodo gelmiş mi diye ..Çoğunlukla başkaları tarafından güncellendiğini görünce de hayal kırıklığına uğruyordum. Bu başlığa da bu nedenle bakmamıştım.. Hoş geri geldin sodomo.(kimin lafıydı bu ? telif vermem ona göre :lol: ) |
Re: Huruf-u Mukatta
Sn. Sodomo,
Sn. Frodonun kontrolünü ben de yaptım; Tarih; 12.01.2007 hem de saat 15.13.30 Şimdi oldu. Nerde kalmıştık diyecektim ama bu laf ebeliği olur. Şöyle diyeyim; Sodomoyu okumaya devam edelim. :) Yöneticilerin mevkileri bunu söylemeye el vermeye bilir. Ama ben rahatlıkla ve de içtenlikle söyleyeceğim. SENSİZ SİTENİN RENGİ KAÇMIŞTI... Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın |
Re: Huruf-u Mukatta
sOdoma amcam hoşberi geldin..
Yannız kalmıştım ben bilgili biriolaraktan bu caillerin arasında... :wink: Sen geldin biras raatladım çok Şükür.İki(2) çif laf etçek bi arkadaşımıs daa oldu..Sate bi kaç taneydin. * * * * * * * * * * * * sen gidinceeee * * * * * * * * * * * * * * * * * * *bak neler oldu * * * * * * * * * * * * * * * * * * *kalbimiiiin ucuuuUUuuuuuUuuu * * * * * * * * * * * * * * * * * * *yandı tutuştuuuuu. sen geldin yangınnarımıs söndü. Amcam hoş geldin*sate gidemezdinki..Bayramda Aldostu amcama elöpmee gitmiştik."Sodomo Dostumuz bizi bırakmaz oğlum-Sen içini rahat tut"demişti. Ellerinden öperim. sON yazdıım*DinÜstün yazısını oku.Bnede siteye terk ediyodum.Yavlar yakar tuttular bana burda... :cry: *:wink: *:lol: |
Re: Huruf-u Mukatta
Gandalf, Sargon, Frodo, Muhammed, Cemal ve bütün mahalle. Hepinize sevgi ve selamlarımı sunuyorum. Dostluk güzeldir. İnsan insanı arar, gerisi hikaye.
Vacsmt kardeşim, bu sıralama sure sıralaması değil. Sure sıralamaları çok kabaca bir fikir verebilir ama gerçekte fazla bir şey ifade etmiyor. Yeri geldikçe gösteririm Kuran'da bir mekki bir ayetin hemen peşinden medeni ayeti ve ondan hemen sonrada mekki ayetinin olduğu ayetler bile var. Kaldı ki, ayet sıralamaları bile kronolojiyi yansıtmaz. Sadece "grup ayetlerde"ki diziliş problemli değildir ama bir çok yerde sonraki ayetler önceki ayetlerden daha öncedir. Mesela bu elimdeki kitapta Bakara şöyle: 1-19 148-158 200-205 arası ayetler vahyin 7. yılı ----- 26 ve 245'nci ayetler vahyin 8. yılı ----- 28-37 arası ve 186-191 arası hicretin 1. yılı ----- 38-147 arası hicretin 5. yılı ------- 19-27 153 160-169 206-243 255 263-275 arası hicretin 9. yılı --------- 276-283 244-254 arası hicretin 10. yılı --------- 284-286 arası hicretin 11. yılı Görebileceğin gibi 245. ayet, 19-27 arasından daha öncedir. Tabii bu sıralamaya ne kadar güvenebiliriz o da ayrı bir konu. Mesela Bakara 217-218 ayetleri Batn-ı Nahl seriyesi ile ilgilidir ve o da hicretin 2 yılıdır ama burada hicretin 9. yılında gösterilmiş. Bunun gibi oldukça problemli durumlar mevcut. Ayrıca kitapta bu sıralama ile ilgili gerekçelendirme yapılmamış. "Neden o ayet o tarihte ?" sorusu cevapsız kalıyor. Anlaşılan o ki, ayetler ile ilgili bazı sahih veya değil rivayetler dikkate alınmış. Halbuki iyi bir siyer taraması yapmadan sadece hadisler ile fazla bir şey anlaşılamaz. Buradaki sıralamanın tamamını word veya excel de listeleyeceğim, hatta surelerin ayet-kelime-harf sayısı sıralamasını da yapacağım ve sitenin "Kuran tefsiri" ana başlığına aktaracağım. herkesin referans olarak faydalanmasını isterim ama dediğim gibi problemli bir nüzul kitabı olarak düşünüyorum. |
Re: Huruf-u Mukatta
Bu sefer umitlerim kirilmasin diye ikinci yazini bekledim, artik rahatlikla hos geri geldin hem de dolu geldin(telif hakki bana ait ama bu sefer musade ediyorum sevgili Frodo.) diyebilirim sevgili dostum.
|
Re: Huruf-u Mukatta
Sodomosevenlerin gözü aydın. Sevmeyeni yok zaten. :)
Biraz daha gelmeseydi, geçmişteki tüm yazılarını güncellemeyi planlıyordum. Neyse eli boş da gelmedi. Kendisine yakışır biçimde güzel bir çalışma ile "yeniden merhaba" dedi. Heybesinin dolu olduğunu ve bu çalışmanın ardının geleceğini sanıyorum. Sodomo bir hazinedir. TD katılımcılarının Sodomo'dan kazanacağı çok şey var. Her yazısını ilgiyle ve dikkatle takip etmelerini öneririm. Sodomo'dan ise uzun çalışmalarını tek bir mesajda değil, uygun kısımlarından ikiye, üçe bölerek yayınlamasını, özellikle yeni ve uzun yazılardan sıkılan katılımcılar açısından bunun gerekli olduğunu düşünerek istirham ediyorum. Diğer konuda rica da etsem, arz da etsem desem ki; * " Sodomo, sakın seni tahrik etmek isteyenlerle muhatap olma, forum yöneticileri gereğini yapacaktır." "Okey" dese dahi oyle bir durumda sinirlerine hakim olamıyacaktır. O nedenle; Forum yöneticisi arkadaşlardan Sodomo'nun başlıklarını titiz takip etmelerini, cevap yazanların seviyeli görüş ve düşüncelerden uzak, polemiğe ve gerilime yönelik mesajlarına anında müdahale ederek Sodomo'nun şimşeklerinin TD'ye yansımasını önlemeye çalışmalarını, aksi takdirde faturasının hepimize patladığını önemle belirtirim. :) |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:59 . |