![]() |
"Sina" Dağı ve Ay Tanrısı "Sin" üzerine!
Sina Dağı, Musa'nın Allah ile konuştuğu ve On Emir'i aldığı yer olarak bilinmektedir.Kur'an-ı Kerimde bu konu Ta-Ha suresinde de geçmektedir.
Bazı incil alimleri ve araştırmacılarına göre "Sina" kelimesinin Sümer Ay Tanrısı "Sin"den gelmiş olabileceği iddia edilmektedir. "According to some biblical scholars, Horeb is thought to mean "glowing/heat", which seems to be a reference to the sun, while Sinai may have derived from the name of Sin, the Sumerian deity of the moon, and thus Sinai and Horeb would be the mountains of the moon and sun, respectively." http://en.wikipedia.org/wiki/Biblical_Mount_Sinai Babil ve Asur'da "Ay" tanrısı olarak tapılan Sin, Sümer mitolojisindeki Nanna'nın karşılığıdır. Nanna Sümerce "nurlu" veya "aydınlatıcı" mânâsına geliyor. Astral-teolojik sistemde 30 sayısı ile temsil edilirdi. Büyük bir ihtimalle 30 sayısı bir kameri aydaki ortalama gün sayısından (yaklaşık 29.53) türemiştir. "Sina" kelimesine ilişkin yukarıdaki bilgileri dikkate aldığımızda şöyle bir ilişkinin kurulduğunu söyleyebiliriz: Tanrı Sin = Ay = Sina bu ilişkiyi Kuran'daki ayetlerde seçilen kelimelere baktığımızda da görebilmek mümkün. Mesela; Enam -91: “Ve Allah, beşere bir şey indirmedi.” dedikleri zaman O'nun kadrini hakkıyla takdir edemediler. “İnsanlar için hidayet edici ve bir nur olan Hz. Musa'nın getirdiği kitabı kim indirdi?” de. Onu kâğıtlara (yazıp) açıklıyorsunuz, çoğunu gizliyorsunuz. Babalarınızın ve sizin bilmediğiniz şeyler size öğretildi. “Allah” de, sonra onları daldıkları şeylerde bırak oynasınlar." 11. enzele : indirdi 12. el kitâbe : kitabı 13. ellezî : ki o 14. câe- bi : ile geldi, getirdi 15. hi : onu 16. mûsâ : Musa (A.S) 17. nûren (nûran) : bir nur 18. ve huden : ve bir hidayet ayette Musa'nın kitabını bir "nuren (nur)" ile getirdiği ifade ediliyor. "nuren" kelimesi kitaplar içerisinden sadece Musa'nın kitabıyla ilgili olarak geçiyor. Burada "nuren" olarak geçen Arapça kelime: نُورًا bu kelimeyi aynen alıp Kuran'da arattığımızda Ay'ı tarif ederken de kullanıldığını görüyoruz. Nuh -16: "Ve Ay'ı, onların arasında bir nur kıldı ve Güneş'i de bir sirac (çırağ) kıldı." 2. el kamera : kamer, ay 3. fî-hinne : onların içinde, arasında 4. nûran : bir nur Kısacası Kuran anlatımında Allah gökteki "Ay"ı tarif ederken kullanmış olduğu kelimenin aynısını Musa'nın "Sina"da aldığı kitabı (levhaları) tarif ederken de kullanıyor. Musa'nın Sina'da aldığı kitaba ilişkin: نُورًا Ay'a ilişkin: نُورًا Şu açık bir gerçek ki Kuran'ın Allah'ı aynı kelimeleri seçerek Musa'ya Sina'da inen kitap ile Ay arasında bir ilişki kurmuş oluyor. Musa'ya indirilen kitap ile Ay'ın aynı kelimelerle anlatılıyor olması Musa'nın bu kitabı aldığı Sina'nın Ay Tanrısı Sin'le ilgili bir yer olmasından geliyor olmalı. Aksi takdirde Sina Dağı'na and içen (Tin Suresi; 2) bir Allah'ın bu dağda indirmiş olduğu kitabı ile Ay'ı aynı şekilde anıyor olması Ay Tanrısı Sin'den habersiz olduğunu gösteriyor. Ay Tanrısı Sin ile Sina arasında araştırmacılarca daha sonradan bir ilişkinin kurulabileceğini bilen bir Allah herhalde Musa'ya Sina'da indirdiği kitabı Ay ile aynı şekilde anmazdı. Hiç yoktan seçtiği kelimelerden birisinin bir harfini bir ekini farklı yazdırsaydı ama o da yok, aynen kullanmış. |
İlk mesajımla ilgili bir düzeltme yapmak istiyorum.
"nuren" kelimesi kitaplar içerisinden Şura Suresi 52. ayetinde "sana vahyettiğimiz nurlu kitap" denilerek Kuran'ı kasten de geçiyor. Bu yüzden sadece Musa'nın kitabı için geçiyor demem yanlış olmuş. Yalnız şunu belirtmek isterim ki ayrı bir başlık konusu olmakla birlikte; ayetlerde geçen "kitap" ve "Kuran"dan kastın da aslında Musa'ya inen "kitap" (levhalar) olduğundan başından beri şüphelendiğim için "nuren" kelimesinin "Kuran'ı" kasten de geçiyor olması benim adıma önemli bir çelişki yaratmamakta. |
araplar sina dağına cebel musa (جبل موسى) diyorlar ama bölgenin adına sina (سيناء) diyorlar.
sina (سيناء) ile sin (سين ) arapça harf dizilimleri bakımından ardışık. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:20 . |