![]() |
Agnostik teizm ve agnostik ateizm
Tanrı vardır ve tanrı yoktur cümlelerinin ikisi de hatalı bence.
Tanrının varlığı tam olarak bilinemez. Tanrının var olma ihtimali hakkında yorum yapılabilir en fazla. Kendini teist veya deist olarak tanımlayanlar aslında tanrı vardır yerine tanrının var olma ihtimali daha yüksektir diyebilirler ancak. Aynı şekilde ateistler de tanrının var olmama ihtimali daha yüksektir diyebilirler. %50 ihtimali aşan taraf kazanır kısacası. Kesinlik yoktur. Bütün insanların agnostik olduğunu düşünüyorum. Ama bazıları agnostik teist bazıları da agnostik ateist olabilir. |
Alıntı:
Bu olasiligi yoka yakin gorenler, ateist agnostic; vara yakin gorenler de teist agnostic oluyor. Her ikisinde de, agnostic olarak bir ateist gibi, yokluk kesinligi ve bir teist/deist gibi varlik kesinligi yok. Ya da tanrinin bilinebilirliginin, olumlu ve de olumsuz kesinligi yok. |
Alıntı:
Sayın spartacus, evrim sürecindeki sıçramalardan bahsediyor. Deneme yanılma yöntemi ile elde edilen birikimler, tecrübeler, ufak çaplı değişimler en nihayetinde büyük bir atılıma sebep olabiliyor. Peki insanoğlunun bir sonraki sıçrayacağı form ya da tür nedir? Halihazırda hepimizde iyi kötü empati yeteneği var. Yakınlarımızın, sevdiklerimizin halet-i ruhuyilerini, üzüntülerini, sevinçlerini, düşüncelerini vs. hissedebiliyoruz. Empati yeteneğimizi geliştirip telepati aşamasına geçtiğimizde, yani karşımızdakinin düşüncelerini okumaya başladığımızda da "kozmik zeka"nın ortaya çıkışı konusunda önemli bir atılım sağlayabiliriz. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Varlığı yokluğu şaibeli, bilinemezliği ise kesin...ilginç bir çıkarım. Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
ama tanrının var olmasına da bir engel yoktur. Eğer ateist olduğunu düşünüyorsan hayır değilsin sen aslında agnostik ateistsin :D |
Alıntı:
insanlık böyle giderse ya bombalarla ya da nüfus patlamasıyla falan kendi kendini yok eder. Uzaydaki tehlikeler var bi de ayrıca insanın evrimi de durmuş gibi görünüyor. Çünkü doğallıktan çıktık artık olursa yapay evrim olur |
Emin misiniz insanlığın bir kaç yüz yıl veya bir kaç bin yıl ömrü kaldığına?
Carl Sagan mı yoksa Isaac Asimov mu hangisi emin değilim şimdi ama ikisinden biri insanlığın sonunun nasıl olacağı ile ilgili bir kitap yazmıştı. Kitapta gerçekleşmesi en yakın ve en olası ihtimallerden en uzun vadeli olasılıklara kadar ihtimaller ele alınmıştı. Buna göre ihtimaller: En yakın ihtimaller insan kaynaklı, çevre kirliliği, savaş gibi ihtimallerdi ancak top yekün bir nükleer savaşın bile insan soyunun tamamını yok etmeye yetmeyeceği ihtimali bulunduğu savunuluyordu. Sizin belirttiğiniz bir kaç yüz yıl veya bir kaç bin yıl içinde insanlığın yok olması bu ihtimallerin gerçekleşmesine bağlı. Göktaşı çarpması, volkanik faaliyetler, kutupların yer değiştirmesi, buzul çağı gibi dünyanın yapısından kaynaklanan ihtimaller daha uzun vadede ele alınmıştı. Ancak bu ihtimallerin gerçekleşmesi hem daha uzun vadede hem de yine insanlığın tamamen sonunu getirebilecek güçte değil. Güneşin yakıtının biterek kırmızı dev haline gelmesi, yakınlarda bir süper nova patlaması olması, bir kara delik tarafından yutulmak gibi kozmik kaynaklı ihtimallerin olma olasılığı çok daha uzun vadelere yayılıyor. Bir kaç milyar yıl gibi. Yazara göre o zamana kadar insan oğlu güneş sisteminden bağımsız uzaya yayılmış olmalı. Bu yüzden insan ırkının bu gibi ihtimallerle sonlanması da pek olası değil. En son olarak evrenin yapısından kaynaklanan ihtimaller ele alınıyordu. Bunların arasında aklımda kalan eğer evrenin genişlemesi kütle çekiminden kurtulamazsa büzüşmenin başlayacağı bu durumda tekillikten insan ırkının kurtulup kurtulamayacağı ele alınıyordu ki bu da daha milyarlaca yıl gerçekleşmeyecek. Uzun lafın kısası dediğiniz gibi bir kaç yüz yıl veya bir kaç bin yıl içinde insan ırkı yok olacaksa bunun nedeni yine insan olacak. Soğuk savaş dönemi kapandıktan sonra açıkçası ben daha umutluyum bu konuda. Siz bu yorumu yaptıktan sonra kütüphanede bahsettiğim kitabı aradım ancak bulamadım büyük ihtimalle birine verdim geri gelmedi. Kütüphanede bulabilseydim kitap hakkında daha ayrıntılı bilgi ve adını verebilirdim size. Saygılarımla; |
Alıntı:
Yapay evrimi çoktan yaptık zaten teknoloji ile. Muhtemeln ilk insanlar çiğ et, çiğ balık vs. yiyebiliyorlardı, doğada yaşadıkları için muhtemelen mikroplara, bakterilere vs. bizden daha dayanıklı idiler. Ateşi bularak doğal evrime müdahele ettik örneğin... Bana insanlığın böyle medeniyetler kurduktan sonra bir anda yok olması fazla anlamsız geliyor. 13.72 milyarlık evrim sürecinin tam böyle rastgele bir noktada sonlanması, milyon dolar bütçe ayrılan bir filmin yarısından çoğunun çekiminin yapılıp sonra rafa kaldırılmasına benzer. Dolayısıyla antropik prensibe ben ihtimal veriyorum. Yani süreçlerin, yasaların vs. biz insanlığı ortaya çıkarmaya elverişli şekilde çalıştığına... Ancan antropik prensibin bir tasarlayıcı Tanrıdan ziyade, kozmik Zekâ'nın ortaya çıkışı amacında olduğu kanaatindeyim... Ancak şu ihtimal de var elbette: evrendeki trilyonlarca gezegenden sadece biri olduğumuz düşünülür ise, yani bir sinek kadar olduğumuz, koca kâinattan sinek kadar bir gezegenin eksilmesinin de çok önemi olmayabilir... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:03 . |