![]() |
Tanrı''nın varlığını sorgularken...
...neler göz önünde bulundurulmalı?
Merhaba; Bu yazımda kafama takılan bir-iki ayrıntı üzerinde duracağım. Bazı iddialar var ki mantıki bir çerçeveden eksik. Bunlardan birkaçını örnek olarak vereyim. 1) Tanrı yoktur; çünkü onu göremiyoruz. Bu iddia bir açıdan temelsizdir. Zira tanrı görme duyumuza hitap etmez. Hiçbir duyumuza hitap etmez. Tanrı''yı göremediğimiz için onun varlığını kabul etmemek demek elektriği göremediğimiz için elektriğin varlığını kabul etmemek demeye benzer. Oysa ki elektrik bizi çarpar ve nitekim elektrik acı/ağrı duyumlarına yol açar. Ama tanrı bu duyumuza da hitap etmeyen öyle bir varlık ki ona ancak akıl yoluyla ulaşabiliriz. Yani bir çeşit soyutlama yoluyla. Nitekim onbinlerce sene önce yaşamış olan atalarımız tanrı kavramına doğa olaylarının başlatıcısı olarak yaklaşmış ve aslında onu bir bakıma doğa olaylarının arkasında duran bir neden olarak keşfetmişlerdir. O yine de görülmezdi. Çünkü o, öyle bir şeydi. Görülemeyendi. 2) Tanrı varsa O''nu kim yarattı? İlk başta son derece mantıklı bir soru gibi görülüyor. Evet, evren var ve evreni tanrı yarattı ve tanrı var öyleyse tanrıyı kim yarattı? Böyle sonsuza gidebilecek bir nedenler zinciri oluşur. Ama burada gözden kaçan nokta şudur: Tanrı zaten ''yaratılmamış'' olandır. Eğer yaratılmamış olan bir şeyin olamayacağını düşünüyorsanız zaten sorun yok. Ama yaratılmamış olana ''O''nu kim yarattı'' şeklinde bir soru sormak açıkça saçma olacaktır. 3) Tanrı kaldıramayacağı ağırlıkta bir ağırlık yaratamaz. Bu da son derece saçma iddialardan biri. Zaten tanrının kaldıramayacağı bir şey olmaz ki. Dolayısıyla öyle bir şey yaratması mantık dışı olacaktır. Öyle bir ''yaratamayacağından'' değil, öyle bir şey ''olamayacağından'' saçmadır diyorum. Aklıma bu üçü geldi. Ateist olarak (ya da artık her neyse) tanrının varlığına ilişkin bazı sorgulamaların mantıksız, temelsiz olabileğini hatırlatmak istedim. Bu açıdan tanrının var olup olmaması ya da onun varlığının zorunlu olup olmadığı, eğer varsa ya da tanrı zorunlu bir varlıksa nasıl bir anlayışla (teistik, panteistik vs.) ele alınması gerektiği, kutsal kitapların tanrının sözü olup olmadığı şeklindeki sorgulamaların daha farklı dayanak noktalarından hareketle yapılması gerektiğini düşünüyorum. Saygılar |
Unver kardeşim...
Bir Tanrı''nın varlığını kabul etmeyen ateizmin yuıkarda sıraladığın nedenlere baş vurmasına hiç gerek yoktur. Onlar sözde Tanrı''nın varlığının olanaksızlığına işaret eden çocuksu ve basit gerekçelerdir. Tanrı''nın olmadığının temel nedenleri, Tanrı''nın varlığına inananların nedenlerinde saklıdır. Tanrı''nın varlığını reddetmeden önce, Tanrı''nın varlığına inananların nedenlerini bilmemiz gerekmektedir. Yani birileri ortaya çıkıp, şu şu nedenlerden dolayı Tanrı, Allah vardır, İslam, Hristiyanlık, Yahudilik, Hinduizm ve diğerleri haktır, doğrudur demelidir. İşte o zaman ateizmin kükreyerek şahlanıp, o şekilde ortaya atılan Tanrı kavramını kolaylıkla alaşağı edeceğini göreceksin. Tanrı çeşitli kılıklara ve şekillere girmiştir. Her dinin kendine göre bir tanrısı veya tanrıları vardır. O tanrıların tümünü bir kalemde dışlamak hem mümkündür, hem de kolaydır.. Yalnız bir Tanrı türü daha vardır ki, reddedilmesi oldukça güçtür. O da bir dine angaje olmayan generic Tanrı tipidir. Bu Tanrı''nın iki türü vardır. Biri deistlerin Tanrı''sıdır.. Diğeri ise geçen sene Anthony Flew''ın bahsettiği, bir bilince sahip olması gerekmiyen Tanrı türüdür. Deistlerin Tanrı''sı din indirmemiştir. Evreni yaratıp, bir kenara çekilerek gelişmeleri uzaktan izlemekle meşguldür. Bu Tanrı''nın varlığı ile yokluğu arasında fazla bir fark yoktur. Flew''ın değindiği bilinçsiz de olabilecek Tanrı ise biz ateistlerin gerçekten meydan okumada güçlük çekeceği bir sorundur. Ben bu Tanrı için fizik yasalarını aday gösteriyorum... Diğer ateistler bu konuda ne düşünüyor, bilmiyorum.. Selam HACI |
tanrinin varligini felsefi olarak curutmek en son islerden biridir. din, son derece ilkel, absurd ve celiskili manifestolariyla zaten kendi kendini curutmektedir. bu self-evident tir aslinda ama korku bu kadar yuzeysel bir gercegi ortmektedir. azaba konu olan sonsuz surec yaninda insan yasami bir hictir. her ne kadar ''ya varsa'' ya kadar giden suphe muslolari kemirse de kici saglama almak embesil muslo icin en mantiklisidir. bu karmasa icinde realiteyi bir kenara birakip tanrinin, peygamberi, kitabin, cinin otun bokun varligini temel gerceklik olarak baz alip, bunlarin diger tum olgulari kapsadigina inanmak icin ilkel bedevi kadar iq nuz olmasi yeterlidir.
|
boşuna çenemizi yoruyor olmak ne acı.iki gündür düşünüyorum.bu forma geldiğimden beri bir sürü şey yazdım.bir sürü şey okudum.nasıl bir zaman kaybı aslında.neden? çünkü biz bu kadaaaarrr yazmalarımıza rağmen hala daha inanlılar inanmaya, ve onların buu kadaaar yazmasına rağmen ateistler ateist olmaya devam ediyor.peki sonuç ne, koca bir sıfır.
inanmak isteyen inanmaya, istemeyen inanmamaya, konular tekrarlanmaya devam ediyor. kendimizi tatmin ediyoruz sadece.ve rahatlatıyoruz. artık her okuduğum yazının sonun da ALLAH YOK NEYE BU KADAR UĞRAŞIYORSUNUZ diyorum sadece. sanırım tekrarlardan sıkıldım.yazmak bile gelmiyor içimden. |
tanrının olmadıgının en büyük ispatı Kurandır. (Hacı)
Yazdıklarını okudum. bu durumda, senin bahsettiğin tanrıda bir ateisttir.. (bknz imzam) |
Allah da bir ateisttir tabii..
Hem de ilk ve en büyük ateisttir.. Allah''ın Allah''ı yoktur.. O tektir.. Allah Allah''sızdır... keeeeh keeeeeh kehhhhhhhhhhh HACI |
Re: Tanrı''nın varlığını sorgularken...
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
sevgili ünver,
allahın kaldıramayacagı bir taş yaratması konusu o kadar basit degil! bir de onun herseye kadir oldugunu düşün ''''herşey'''' o kaldıramayacagı bir taş yaratmayada kadir olmalıdır!! hatta noksan olmayada. eger hersey deniyorsa! |
Ebu leheb;
Bana göre de evren sonsuzdan beri vardır. Ancak evrenin bir başlangıcı olduğunu varsaydığımızda sözünü ettiğim iddia geçerliliğini korur. Şöyle ki, evren sonsuzdan beri vardır ve büyük patlama dediğimiz şey yalnızca başka bir ''evreye'' geçiş anıdır. Büyük patlamayı destekleyen birçok kanıt öne sürebilirsiniz ama bu kanıtların hiçbirisi büyük patlama anının bir yoktan varolma anı olduğunu kanıtlamaz. Bu yalnızca bir bakış açısı meselesidir. Yoktan varolmaya inanıyorsanız zaten bir yaratıcının (yoktan vareden bir yaratıcının) varlığını kabul ediyorsunuzdur. Ama evren evrim geçiren ''doğa yasalarıyla'' doludur. Büyük patlama anından önce ''başka yasalar'' vardı. O başka yasalardan önce de başka yasalar vardı ve bu hep böyle sürüp gidiyordu. Şimdi olduğu gibi. Yasaların değişim (evrim) mekanizması ise yoktur! Çünkü mevcut evrenlerin tabi olduğu yasalar altta yatan ''değişmez'' bir takım yasalara bağlı değildir. Çünkü böyle değişmez nitelikteki yasalardan sözedeceksek evrenin sonsuzdan beri varolduğunu iddia etmenin bir anlamı kalmayacaktır. Bu konuyu ateist forumda da gündeme getirmiştim. Evrimleşen doğa yasaları! Tanrı olsa olsa bu değişmekte olan yasaların kendisi olacaktır. Yoksa evrenden bağımsız kral benzeri bir yaratıcının varlığı bende kuşku uyandırıyor. Saygılar |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:02 . |