![]() |
Haz ve mutluluk üzerine
''İnsan, o kadar derin acı çeker ki, gülmeyi icat etmeye mecbur kaldı. En umutsuz ve en melankolik hayvan, haklı olarak en şen şatır olanıdır.'' -Nietzche
Mutluluğun bir yanılsama olabileceğinden şüpheleniyorum. İnsanın varoluşu tamamen acı üzerine kurulu olabilir. Acının azaldığı veya sıfıra yaklaştığı anlarda mutluluk yanılsaması ortaya çıkıyor olabilir. Evrimsel süreç bizleri hayatta kalabilme üzerine programlamış ve bu amaçla birçok acıya maruz kalmak zorundayız. Açlık acısı, fiziksel acı, aşk acısı vs. Bu uğurda çekilen acıları hissetmememiz için de anestezi olarak seks ve yemek gibi ödül yanılsamaları üretmiş. Bu hazların amacı mutlu etmek değil, acıyı azaltmak. Acıktığımızda yenilen yemekten haz alırız ve bizi mutlu hissettirir. Fakat yedikten sonra tokluk halindeyken hissedilen bir haz yoktur. Sadece açlıktan tokluğa geçiş aşamasında haz duyarız. Açlık = mutsuzluk ve acı hali Tokluk = acının nötürleşmiş hali Yemek yeme= mutsuzluktan nötr hale geçiş. Dolayısıyla mutluluk yoktur. Acı vardır. Acının azaldığı veya bittiği yerde mutluluk yanılsaması doğar. Belki de hayatta kalabilmek ve bilincimizin varolabilmesi sadece acıyla mümkündür. |
Güzel bir konu: mutluluk...
Alıntı:
Mutlu olmak için illaki acı çekmek gerekmiyor, örnegin kapitalistler bizlere kıyasla sıfır acı çeker ama sömürdüğü insanlardan daha istekli ve daha çok proje üretir ve mutlu olur. Birileri aş bulduğunda mutlu olur, ben yıldızlardan kolye yaptığımda mutlu olurum. Sadece temel ihtiyaçlarla mutlu olmak, dinde şükür etmeyi dayatmaktan kaynaklanır. Hayallerin sınırı olduğu yerde mutluluk da bitmiş demektir. Gerçek mutluluktan bahsediyorsak, biz insanların çabası sadece varlığımızı sürdürebilmek veya sadece temel ihtiyaçlara bağlı kalmak olmamalı, aynı zamanda sonsuz hayallerimizi sonsuz bilim ile pekiştirmeliyiz. Bu forumda bulunmamızın bir nedeni de bu değil mi, düşüncelerimizi olgunlaştırmak ve hayallerimizi paylaşmak... |
Belki de acı yanılsamadır, asıl olan mutluluktur.
|
Peki ya acı çekerken mutlu olanları nasıl açıklayacağız :)
Mutluluk ve Acı bir birine zıt bir duygu mu ikiside aynı kapta olabiliyor. ? Genede ben hayatda bardağın dolu tarafına bakıyorum tabi =) Mutluysam acılarım yokmuş gibi davranıyorum,mutluluk onları örtüyor birazcık. |
Bir de şu açıdan bakıyorum.
''Doğanın kendi kendisinden haz almayı ortaya çıkarmış olması'' Bir pizza yerken haz alırım. Bu hazziyat hissinin ortaya çıkabilmesi için doğanın çok zorlu süreçleri atlatmış olması lazımdı. Milyarlarca yıldır bilinçsizce rastgele ilerleyen evrimsel sürecin insanı ortaya çıkarmış olması lazım. Devamında insanın tarım yapmayı öğrenmiş olması lazım. Buğdaydan hamur elde etmeyi. Sonrasında gelişmiş besin ürünleriyle sucuk, peynir vs üretmiş olması lazımdı. Yani bir pizzanın önüme gelme süreci ve bundan haz alacak özelliklere sahip olma sürecim için çok ama çok şey gerekti. Ben de doğanın bir parçasıyım, pizza da doğanın bir parçası. Yani doğa kendi kendisinden zevk alıyor. Bunun ortaya çıkmış olması hayranlık uyandırıcı. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Mutlu olmak gibi bir amacım yok. Belki güçlü olmak gibi bir amacım vardır.
Mutlu olmayı bir hedef haline getirmek başlıbaşına bir mutsuzluk kaynağıdır. Mutluluğu üçe ayırıyorum. Doğal mutluluk, yapay mutluluk ve yanılsamalı mutluluk. Doğal mutluluk, doğanın bizi var ettiği biçimiyle alınan hazlar olarak tanımlanabilir. Yapay mutluluk, bilinç ve iradeyle yaratılan kendi mutluluk çeşidimizdir. Yanılsamalı mutluluk ise mutlu olma isteğine ve ihtiyacına dayalı, fakat gerçekte onu hissettirmeyen bir kurgu sayılabilir. Mutluluk mutsuzluğa kıyasla çoğu zaman gerçeklikten daha uzaktadır. Güçlü olmayı güç dışındaki kelimelerle tanımlayamıyorum. Zira güç diğer her şeyi kapsıyor ve diğer şeylerle tanımlanamıyor. Aslolan güçlü olmaktır, mutlu olmak değil. Ama mutlu olmak bazen gücü artırabilir de. |
Yildiztozu.. mesajlarindan anladigim kadariyla duygu ile dusunce arasinda catisma yaziyorsun.. eger hep mantikli olmak icin cabaliyorsan duygular ayni zamanda sende catisma yaratiyor. Buda duygu ve düşünceyi yalitmana ve bastirmana neden oluyor.. yani düşünce ile baglantili olan duyguyu dusunceden ayırıp bilincdisina atiyorsun. Tabii bu islemde yine bilincdisi olarak gerceklesen bir surec.. buda yuzeyde takintili veya zorlantili düşünceler yaratir
|
Etikten ötesi teferruat (ekstrem hedonizmin bile kendinde bir etiği var) /bu yüzden etik, insanın kendi kendisine mutluluk atamasının yolu olarak düşünülebilir, + diğerlerine..
Rasyonal düşünce, haz, bilgi de etik için kullanıldığı sürece, psikolojinin metafiziğine gark olmadan mutluluk-parçaları yaratabilirsin. Bedeni iyi tanıyıp, metabolik enerjiyi doğru kanalize etmek gerekiyor.. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:23 . |