![]() |
Non-Lokalite ve Kuantum Dolanıklığı
Geleneksel formülasyonda kuantum mekaniği non-lokal bir karaktere sahip. Yani burada yaptığımız birşey başka yerdeki şeyleri etkilemekte.Bu Non-Lokalite bilgi gönderimi için kullanılabilir mı?
Eğer birşey başka bir yere anında gidiyorsa,o şey ışık hızından daha hızlıdır.Buna göre bu şey geçmişe yolculuk edebilir.Bu durumdan şöyle paradoxlar elde edilebilir; Bunlara göre bilinç problemini çözmüş olmuyor muyuz? Ruh çağıra mıyız? İşte bu non-lokalite kavramı, kuantum mekaniği etrafında gelişmiş dehşet verici mistisizmi ve laf salatasını körükleyen fikirlerden biridir.(örnek:c.taslaman) Oysa konu tamamen bilgi işleme ile ilgilidir ve bilginin kuantum olgusuna göre gerçekte nereye gittiğini hesaplamak daha kolaydır.Bilimsel düzlemde sonuçlar, kuantum bağlamında non-lokalite konusundaki kavramsal yanılgının kökünü kazıyor.Çünkü burada yaptığınız şeyle ilgili bilgi,başka bir yere taşıyıcı fiziksel nesneler içinde yolculuk ederse. Yani burada anlık,non-lokal veya mistik hiçbirşey yok. Kuantum non-lokalitesini kanıtladığını iddia eden deneyler,yalnızca kuantum dolanıklığını gösteriyorlar.Dolanıklık temel kuantum olgularından biri ancak bu lokal bir olgudur. Non-lokal bir etkinin ortaya çıktığı zannedildiği de ise, aslında gerçekleşen şeyin kuantum nesnelerindeki birtakım bilgilerin doğrudan gözlem için erişilemez hale geldiği ortaya çıkıyor.Bilgi hiçbir zaman ışık hızını geçmedi ve lokal olarak etkileşime girmiştir. |
Yazının başında non-lokali ''bir şeyin başka yerdeki şeyleri etkilemesi'' olarak tanımlamışsın fakat kuantum dolanıklığında da benzer bir durum geçerli olmasına rağmen onu neden lokal olarak tanımladın?
Bir de konu dışı olacak ama, yazım hataları ve anlatım bozuklukları fazla olduğu için ne anlatmaya çalıştığın eksik kalıyor. Bu da önemli olduğu için ufak bir eleştiri olarak belirttim. |
Alıntı:
"bir şeyin başka yerdeki şeyleri etkilemesi" diye bir tanımlama yapmadım. Nereden böyle bir yargıya vardınız anlayamadım. Anlatım bozukluk yok ama bazı kelimeleri yazarken hata yapıyorum.Sonuçta ana dilim türkçe değil :) Sevgiler. |
Alıntı:
anadilin türkçe değilse anladım, sıkıntı yok:) |
Non lokalite(yer bilmezlik) olmaksızın dolanıklık açıklanabilir ama dolanıklık bilgisi olmadan yer bilmezliği açıklamak çok zor.
Birincisi için şunu diyebiliriz.Pauli dışlama ilkesine göre, aynı yötüngedeki iki elektron aynı anda, aynı hareket durumuna sahip olamaz.Aynı yörüngedeki iki elektronun zıt spinlere sahip olması yer bilmezlik olmaksızın dolanıklığı açıklar... |
Alıntı:
Kuantum ortam, aşırı düzeyde yalıtılmış ve böylece indirgenmiş bir ortamdır, bu bağlamda genel kanılar oluşturulamaz çünkü fiziğin koşullarının da yok düzeyine kadar indrildiği bir ortamda, fiziğin koşullarına göre kanılar, yargılar üretmek, atıflarda bulunmak safsatadır(paradokslar çoğunlukla safsataya dayanır). Alıntı:
Alıntı da safsata mantığına hayli başarılı bir gönderme var, diğer şeylere yerçekimi ile bağlıysak bu demek değil ki, astroloji geçerli olsun. Yani yıldızların davranışları insanların kaderini belirliyor olsun, birisi çekim gücüyle, fiziki bir bağlılıktır diğeri ise masabaşında oturan birisinin, bir diğerinin milyarlarca şeyle etkileşimli hayatını, yıldızın hareketine indirgeme safsatasına düşmesidir. örneğin karnımız neden acıkır? efendim Sirius B yıldızı şu koordinatlara varırda ondan denebilir mi? Kuantum denip ardından envai türde mitolojik, kahinlik lafızları ediliyor, hiç biriside gerçekte kuantum ile desteklenmiyor, yapılanlar, kuantumun lafını kullanmak veya sanki öyleymiş gibi kuantuma atıf yaparak, çarpıtmaktır. Daha doğrusu ahmak kandıran yöntemlere başvurmaktır(işte astrolojiye dair bir örnek var, yerçekimi ile bağlı olmak başka bir şey, yıldızların hareket ve konumalrının insanların hayatını belirlediği ve hatta gelecekte ne yaşanacağını bildirdiği iddiası çok başka. safsatalar ve paradokslar aynı tarlanın mahsülü) Diyelim ki, ozonu ele alalım. 3 oksijen bileşiği. Diyelim deney yapacaksınız ve mantığınızı da o safsatacılar gibi kurmuş olun. 3 oksijen atomunu ayrıştırıyorsunuz, bileşiği parçalıyorsunuz. O anda ozonu yok ettiğinizin farkında olmalısınız. Devam ediyorsunuz, 3 oksijen atmonundan 2 tanesini kaldırıp atıyorsunuz. kaldı elinizde 1 oksijen atomu, peki bu durumda izlediğiniz ozon mu? hayır! İkincisi tek bir atomun, başka hiç bir madde bulunmamasınaca izole edildiği bir ortamda, ilişkisel zemini, fizik yasaları kaldı mı? kalmadı, ama siz yine de ilişkisel zemini olmayan atoma dayanıp, ilişkisel ve fiziksel etkileşim, iletişim zeminleri üzerine lafızlar ediyor, atıflarda bulunuyorsanız, ne yapmaktasınız? buna rağmen hala ortada olmayan ozono dair yargılar üretip, üstelik izole ettiğiniz fizik yasalarına atıflarda bulunuyorsunuz ve dönüp fizik yasalarından izole olmayan verili, mevcut ortama dair de yargılar üretiyorsunuz. bırakın ozonu ifade edememeyi, en olmadık genellemelere kadar keyfiyetle genişletebiliyorsunuz ve dayanağınızı da yalıttığınız parçacığı gösteriyorsunuz(artık her şeyi söylemek mümkün, atış serbest, aynen geçmişe gitmek, geçmişe gitmekle yaşayan birisini çağırmak yollu ruh çağırma ifadeleri gibi, oysa tamamen safsataya dayalı). Kuantum adını kullanıp, ortalıkda boy gösteren şarlatanların yaptığı farkında değilse ahmaklık, farkında ise sahtekarlıktır, ama her halükarda soytarılıktır. Yapmanız gereken ilk etapda üfüren lafazanın, mantıksızlıklarını, keyfi çarpıtmalarını çözmektir(örn:yerçekimiyle bağlı olmak, astrolojinin doğru olduğunu göstermemesi gibi) Şimdi, evrene yerçekimi ile bağlı isek, bu astrolojinin de doğru olduğunu gösterdiğini ifade edebilir misiniz? (bir safsata var orada, bunu tespit edemezsek, soytarının ve atmasyoncunun her dediğine inanmak durumunda kalınır, inanan ise aldanmaktan-aldatılmaktan başka bir şey yapmaz ve bir tane izole davranışa dayanıp, bir kez bunu genele yaymakla, envai türde atmasyon, üfürük mümkündür.) |
Alıntı:
|
Tatarka, sen de Caner Taslamana taktın ama:)
Adam sosyoloji mezunu. Felsefeci de değil. Felsefi hiçbir söylemi de yok. Felsefeci olsa, Biyolojiye-Fiziğe girmesini yine anlarım ama o da yok. Fizik ve Biyoloji eğitimi de almamış. Popüler yayınlardan ezberlediklerini Kuran ayetleri ile harmanlayıp ortaya Kuantum Kuran çorbası sunuyor. Amerikalı hristiyanların eserlerini kullanıyor. Dindarlarda bilimde geri kalındığı için kompleks yapıp, onu Filozof sanıyor. Caner Taslamanın karşısına çıkanlarda Felsefe bilmeyen ateistler ya da liberaller. Kelime oyunlarına cevap veremiyorlar..Ayrıca herşeyi açık açık ekranda konuşmakta çok zor. Ölüm tehdidi alırsın. Bu yüzden Caner Taslaman meydanı boş bulup sallıyor. Bunlar artık hepimizin bildiği şeyler. Gevşe artık :) |
Alıntı:
kızmadım, kızamam da, kişisel bir ilişki durumu da yok ki. ifşa edilene dair itiraz ediyor(belki bazı yerleri tepkisel) ve ortaya koyuyorum(Zaten C.Taslaman şarlatanının adını yazmıştın, bu ifademe bakan biriside C.taslamana kızdığımı sanabilir, yooo, O'nun şarlatan olması benim duygusal zeminimle ilgisi yok, kendisinin durumuyla ilgili bir tespittir. ne bileyim üzerine çamur bulaşana üzerinde çamur kalmış demek gibi)... Ama bir yerde haklısın, alıntı yaparken yazı aşağı doğru uzuyor diye kısa tutayım derken, aklıma böyle bir sonuç doğurabileceği gelmedi ama eksik almışım... Cevaplarım uzun oluyor(o nedenle alıntılarda uzatmasın istedim), çünkü akademik dil kısa olsada, anlaşılırlığı zorlaşıyor(kimse anlamıyor o zamanda diyalogun anlamı klamıyor), birde bir konuda ben öyle düşünüyorum demek veya bir iddia da bulunmak yeterli olmuyor, neden öyle düşünüldüğünün izahıda gerekiyor birde anlatabilmek, söyleyip geçmemek. kişiler sanki onlara hangi yemeği sevdikleri sorulmuş gibi, 1 satır yazıp çıkıyorsa da anlamı yok, anket gibi , katılıyorum, katılmıyorum, sebep? işte o meçhul... O tarz bir tercih meselesiydi, ne yazık ki koşullar ve toplumun verili durumu dahilinde o tarz yazmak zorunda olduğumu hissediyorum, yoksa akademik-teknik kelimelerden özet cümle kurup, açıklamadan geçebilirdimde. ha o zaman kimse okumuyor denebilir, ne fark ederki, herkesin okuyup anlamamasındansa, okuyanın anlaması daha yerinde. Burada hiç bir konuda, hiç kimseye dair herhangi bir duygu duruma girmem mümkün değil, şahsi olursa belki ama o da milyonda bir olur belki, sanırım o durumda hitaplı konuşurum... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:32 . |