Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=149)
-   -   Etik Felsefeniz Nedir? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=39791)

Yıldıztozu 21-06-2017 23:33

Etik Felsefeniz Nedir?
 
Ateist ahlakı konusu sürekli tartışılır, gündeme gelir.
Etiğe dair kendimce basit bir felsefe oluşturdum.

1- Temel etik felsefem: Başkasına zarar vermediğin sürece ne halt yersen ye.!
2- Zarar kavramını içeriklendirirken öznel zarar-nesnel zarar ayrımım.
3- Mutlak etik yerine ortak etik kavramım.

Birinci maddedeki ''başkasına'' ifadem sadece insanlar için değil, tüm canlılar için geçerlidir. Hayvanlara zarar vermek de etik değildir, ormanları yakmak da etik değildir.

Zarar kavramı çoğu zaman görecelidir. Bu yüzden buradaki öznel zarar, zarardan etkilenen kişi açısından tanımlanmalıdır. Etkilenen kişinin içinde bulunduğu şartlara göre ve kendi isteklerine, zevklerine göre öznel zarar belirlenir. Bu öznel zararı o kişiye uygulamak etik değildir.
Nesnel zararı belirlemek ise nesnel bilgiyle mümkündür. Nesnel zarar ile öznel zararın çatışması durumunda nesnel olana göre eylem belirlenir. Örneğin hastalanmış bir çocuk için iğne yaptırmak, çocuk açısından acı verici olduğu için öznel zarara girer, fakat nesnel bilgi açısından iğne yaptırmamak onun hastalığını ilerleteceğinden nesnel zarara girer. Bu durumda etik olan nesnel bilgiye göre hareket etmektir ve çocuğa iğne vurmak -acı vermesine rağmen- etiktir.

Mutlak etik yoktur, çünkü şartlar değişkendir. Fakat yeterli bilince sahip her insanda ortak etik anlayışının kaçınılmaz olarak ortaya çıkacağını düşünüyorum. İnsanlar yeterince bilinçlenirse ve etiği belirleyen kendi tanrısal güçlerinin farkına varırsa hepsi aynı noktaya ulaşacaktır. Hepsinin etik anlayışları ve beklentileri aynı olacaktır. Dolayısıyla böyle bir sistemde buna itiraz eden ve etik bakımdan hukuka veya devlete gereksinim duyan olmayacaktır. Bu ortak etik beklentim ütopik bir düşünce olabilir.

Etik felsefemin eksik kalan iki yönü var. Birincisi, zarar kavramı üzerinde dururken fayda ve iyiliğe dair felsefe ortaya koymaması. Fakat etik felsefemde aslolan faydadan önce zarar vermemektir. Diğeri de kendimize yönelik etik değerlerden bahsetmemesi.

Son bir örnekle bitireyim. Bu felsefeme göre ensest ilişki ''etiğe uygun'' kategorisindeyken, gecenin bir vakti ramazan davulu çalmak ''etik olmayan'' kategorisine girer. Buna teistler hemen tepki gösterebilir. ''Ateist ahlakında annesiyle bile ilişkiye giriliyor'' diyebilirler.
Ensest ilişkide bazı şartlar sağlanmışsa hiç bir canlı zarar görmeyeceği için etiğe uygundur. Bu şartlar, karşılıklı iradenin yeterli derecede olması ve ürememek olarak sayılabilir. Dolayısıyla ortada öznel ya da nesnel zarar sözkonusu olmayacaktır.
Ancak gecenin bir vakti davul çalındığında bundan etkilenen öznel zararlar var olacağı için etik değildir.

Ahlaksız 22-06-2017 00:08

Ahlak bir inançtır..Ateist birisinin ahlakla filan işi ol(a)maz..Bu etik kelimesi de,ahlaka felsefi bir kılıf uydurmak gibi bir şey sanırım..Etiği pek bilmiyorum..Neyse..Felsefeden anlayan birisi açabilir bu kavramı..

Yıldıztozu;''Başkasına zarar vermediğin sürece ne halt yersen ye.!'' demişsin ya,buna itiraz edeceğim..Vejeteryan değilsen,tavuğu kesip yiyiyorsun sonuçta..Balığı pişiriyorsun..Kuzuyu parçalayıp yutuyorsun..Bazı insanlara da,birşeyler elde etmek için zarar veriyorsun..
Şimdi şunu belirtmek lazım..
Birşeylere zarar vermeden hayatta kalamazsın..Hayatta kalma nedenin,şanslı/kurnaz/zeki/kötü/korkak biri olmandan kaynaklanır..Şu an hayatta olan yetişkin insanlar hep böyledir..

Mesela Türkiye'deki akplilerin,akpli olmayanlara müthiş zararı var..Yasa veya devlet diye bir şey olmasa,ben bu kişilere her türlü kötülüğü yaparım..Akpliler de bana yaparlar..Akplileri Allah filan durdurmuyor,devletin kendisi durduruyor..

15 temmuzda devlet ortadan kalktı ve köprüdeki askerleri akpliler parçaladılar..Hiçbirisi de ''günah'' veya ''Allah'ın aldığı canı ancak Allah alır'' filan demedi..

Devletin olduğu yerde felsefe ol(a)maz..Devletin olmadığı yerde de,felsefeye gerek kalmaz..

Antikitede,prehistorik zamanlarda,mesela Çatalhüyük'te devlet yoktu..Felsefe yapacak insan da yoktu..Mutlu bir şekilde,insanlar bir arada yaşıyorlardı..

LiberteVonSkepticus 22-06-2017 01:48

Alıntı:

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 603965)
Ahlak bir inançtır..Ateist birisinin ahlakla filan işi ol(a)maz..Bu etik kelimesi de,ahlaka felsefi bir kılıf uydurmak gibi bir şey sanırım..Etiği pek bilmiyorum..Neyse..Felsefeden anlayan birisi açabilir bu kavramı..

Yıldıztozu;''Başkasına zarar vermediğin sürece ne halt yersen ye.!'' demişsin ya,buna itiraz edeceğim..Vejeteryan değilsen,tavuğu kesip yiyiyorsun sonuçta..Balığı pişiriyorsun..Kuzuyu parçalayıp yutuyorsun..Bazı insanlara da,birşeyler elde etmek için zarar veriyorsun..
Şimdi şunu belirtmek lazım..
Birşeylere zarar vermeden hayatta kalamazsın..Hayatta kalma nedenin,şanslı/kurnaz/zeki/kötü/korkak biri olmandan kaynaklanır..Şu an hayatta olan yetişkin insanlar hep böyledir..

Mesela Türkiye'deki akplilerin,akpli olmayanlara müthiş zararı var..Yasa veya devlet diye bir şey olmasa,ben bu kişilere her türlü kötülüğü yaparım..Akpliler de bana yaparlar..Akplileri Allah filan durdurmuyor,devletin kendisi durduruyor..

15 temmuzda devlet ortadan kalktı ve köprüdeki askerleri akpliler parçaladılar..Hiçbirisi de ''günah'' veya ''Allah'ın aldığı canı ancak Allah alır'' filan demedi..

Devletin olduğu yerde felsefe ol(a)maz..Devletin olmadığı yerde de,felsefeye gerek kalmaz..

Antikitede,prehistorik zamanlarda,mesela Çatalhüyük'te devlet yoktu..Felsefe yapacak insan da yoktu..Mutlu bir şekilde,insanlar bir arada yaşıyorlardı..

Anladığım kadarıyla ahlak bir inanç olduğu için ateist birisinin ahlaklı olamayacağını öne sürdünüz. İnanç bir önermeyi doğru kabul etmektir. Teist "tanrı vardır" önermesini doğru kabul ederek inançlı olur ateist ise "tanrı yoktur" önermesini doğru kabul ederek inançlı olur. Her ne kadar bizim ateistlerimiz "inanç" kavramına karşı antipati sahibi olsada gerçek bu.

Öteki taraftan herkes ahlaklı olabilir ve daha doğrusu ahlaklıdır. Köken bakımından ahlakın toplum tarafından üretildiği ve bireyin beynine işlendiği göz önüne alınırsa herkes ahlaklıdır. Ayrıca ateist bir ahlak insanlık veya dünya üzerine temellenebilir yani bir ateistin ahlak sahibi olması mümkündür.

Nero 22-06-2017 09:44

Henüz bir çocukken ateist olmuştum ve ilk günler boyunca ben de Ahlaksız gibi düşünüp, her türlü ahlak kuralını, her türlü ilkeyi çiğneyerek dilediğim her şeyi yapabileceğimi düşünüyor ve seviniyordum.

Ama birkaç gün geçmesine rağmen dilediğimi yapamadığımı, mesela yalan söyleyemediğimi, ahlaksızca ve kötü işler yapamadığımı, bunları yapmayı aklıma bile getirmediğimi fark ettim.

Demek ki beni tutan bir şey vardı. Bu artık terk ettiğim tanrı korkusu olmadığına göre ne olabilirdi? Buna tabii cevap veremedim. İlerleyen yıllarda politik bilinç elde ederek sosyalist düşüncede yol almaya başlayınca ahlaksızca yaşamama konusunda beni sınırlayan başka kurallar bütünlüğü ortaya çıkmıştı. Ama o zamana kadar hiç bir ahlak kuralına bağlı olmadığımı sandığım halde neden kuralsız yaşayamadığımı bilememiştim.

Tabii şimdi biliyorum. İnsanın özünde var olan, bizi biz yapan, bizden ayrılamayacak değerlerden kaynaklanıyor. Eskiden yine de masum yalanlar söylerdim. Şimdi onu da kendime saygı kavramıyla değerlendirip, bundan bile mümkün olduğunca kaçınıyorum.

Başkalarına kötülük yapma düşüncesi bana çok uzak geliyor. Sanırım ben bir aborjin veya amazon yerlisi reflekslerine sahibim, Ahlaksız ise şehirli, küçük burjuva, modern insan tepkiselliğine... :)

stendhal 22-06-2017 10:33

Nero


bir varmış bir yokmuş gunlerden birgun nero onceleri yine ateistmis.. ama bir zaman gelmis anlamis ki ismini cismini bilmedigi birsey onu tutuyormus :)

pianola 22-06-2017 14:38

Alıntı:

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı
Mutlak etik yoktur, çünkü şartlar değişkendir.

Ben de böyle düşünüyorum, etik ne eylemmerkezlidir ne de eyleyenmerkezlidir, etiği ortaya çıkaran makrodan mikroya ontolojik ilişkilerdir ve bunlar insan iradesinden bağımsızdır, dolayısıyla benim «bağlamsal-duyarlılık» dediğim şey sanırım senin "yeterli bilince sahip her insan" ifâdene karşılık geliyor, ancak bu bile öngörülebilir bir durum değil, yani metafizik, dolayısıyla "doğru etiğe" dair herhangi bir temsil de metafiziktir, ve şu var, etik, kendinde-belirlenimci değil, ancak insan usunun onu zorunlu olarak bu şekilde tahayyül etmek durumunda kaldığı söylenebilir, çünkü bireyin tüm eylemi, kendi olgusunun içerisinde varlaştığı toplumsal normlar uyarınca tanımlanabiliyor, dolayısıyla kimsenin varoluş şartlarından ötede ortaya koyduğu-koyabileceği bir eylem biçimi zaten var değil, (toplumu, "doğa şartları" olarak alırsan), yani etik, kavramsal olarak son kertede kalıpsaldır, ama g-erekleri belirsizdir (mesela "adalet" fikrinin kavramsal kökeninin 'intikam' oluşu, ahlak kavramının bir toplumsallık içgüdüsü olarak varlaşmasını ortaya koyar, oysa bu tarihtir, ve etiği bu türev şeylere göre çizmenin koşulu, sadece bireyin, tarihin sonucu olan ilgili toplumsal normların, o toplum ile aynı dilsel içeriğe/kavramsal kalıplara sahip bir ferdi olarak yetişmiş olmasından ileri gelir, işte hümanist etik bu türev bir metafizik). Normatif bağlamda da deontoloji, teleoloji, erdemler, sonuççuluk vs. gibi eylem temelleri/kuramları var, ancak bunların hangilerinin, hangi şartlarda, kime göre, ne zaman, ne şekilde uygulanabilirliklerinden söz edilebilir? Yapmak mı, olmak mı, sebep mi, sonuç mu, birey mi, toplum mu, tarih mi, şimdi mi? Sanıyorum, bunlara verilecek bir cevap yok çünkü söylediğin gibi şeyler hareket ediyor ve ne-den sorusu yanıtsız kalıyor, bu yüzden de etik tartışmaları bitmiyor ve etiğin çizgileri çekilemiyor, zira yapılan seçimin bağlamı eksiksizce kurulamıyor, kurulsa da merkezi saptanamıyor vs., işte bu yüzden de etik teorisi, evrim teorisi gibi bir şey.

"Etik felsefeniz nedir?"

Antihümanist etik.

sanırım bu yüzden de Spinozacılığa biraz ilgi duymuştum, çünkü Spinoza etiği, en azından (rasyonalist olduğu hâlde) hümanist zırvalara bulaşmadan etik bir karakter yaratabilir, hem de iyi-kötü, doğru-yanlış gibi kavramları temelleyen fizik olguları geometrik açımlayarak metafiziği daraltıyor. Yani eğer etiğin temeli rasyonâllik olacaksa, başvurulması gereken ilk yer sanıyorum Spinozacı etiktir..

ek olarak şu kitabı tavsiye ederim: http://www.idefix.com/Kitap/Pratik-E...=0000000666191

Ahlaksız 22-06-2017 21:15

LiberteVonSkepticus;ateizm bir inanç değildir..Ateist tanrı yoktur filan demez..Herkes ahlaklı değildir..Bak ben ahlaksızım..Açıkça belirtiyorum bunu..İçinde yaşadığın toplumdan bağımsız düşünürsen,ahlak denilen inançtan da kurtulursun..Ateist bir ahlak söylemin de komik..Ateist bir cin gibi bir şey bu..Dini bir kavramı,ateizme eklemlemeye çalışmak komiktir..

Nero;trollük yapıyorsun..Beni provoke etmeye çalışıyorsun..Çocukken ateist olmuşsun filan..Kaç yaşında ateist oldun?
Allahsız Nero,çocuklar zaten ateist..Bırak dalga geçmeyi de,konuya ilişkin birkaç yetişkin cümlesi kur..

Nero 22-06-2017 21:21

Alıntı:

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 604036)
Nero;trollük yapıyorsun..Beni provoke etmeye çalışıyorsun..Çocukken ateist olmuşsun filan..Kaç yaşında ateist oldun?
Allahsız Nero,çocuklar zaten ateist..Bırak dalga geçmeyi de,konuya ilişkin birkaç yetişkin cümlesi kur..

13...

Ahlaksız 22-06-2017 21:54

Demek 13 yaşında mitoloji nedir,sosyoloji nedir,antropoloji nedir,psikoloji nedir,ideoloji nedir kavradın ve ateist oldun..Ya da kabaca ''Allah yok,din yalan'' dedin yani..13 yaşında..!

Nero 22-06-2017 22:01

Alıntı:

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 604041)
Demek 13 yaşında mitoloji nedir,sosyoloji nedir,antropoloji nedir,psikoloji nedir,ideoloji nedir kavradın ve ateist oldun..Ya da kabaca ''Allah yok,din yalan'' dedin yani..13 yaşında..!

Ben 80 öncesi kuşaktanım!.. :)


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:37 .