![]() |
Kuantum fiziğinin yanlış yorumları
Kuantum mekaniğinde özellikle Schrödinger'in kedisi örneğinin ve gözlemciye bağlı olma durumunun yaygın ve bariz bir şekilde yanlış yorumlandığını düşünüyorum.
Kedi Örneği: Bu örnekteki yanlış yorum kedinin aynı anda hem ölü hem canlı olarak değerlendirilmesidir. Örneğe göre kedi bir kutunun içerisindedir ve hayatta kalıp kalamayacağı kutunun içerisindeki radyoaktif bir parçacığa bağlıdır. Bu parçacığın işleyişi -mikro boyutlarından dolayı- kuantum mekaniğine göredir. Fakat parçacıkta geçerli olan işleyişler, kedide geçerli olan işleyişlerle aynı değildir ve bu yüzden kedinin durumuna genellenemez. Parçacığın iki farklı durumunun olması kedinin hem canlı hem ölü olduğu anlamına gelmez. Çünkü parçacığa etkiyen nedenler her ortamda mutlak ve değişmez değildir. Kedinin boyutlarında fizik yasaları farklılaşır. Bazı yorumcuların ve hatta bilimcilerin yaptığı bu hata fizik yasalarına mutlakçı yaklaşmalarından kaynaklanıyor olsa gerek. Gözlemci etkisi: Bu yorumda ''gözlemci'' ifadesi sıkıntılı. Zira gözlemci deyince bilinçli bir varlık tarafından yapılan gözlem anlaşılıyor. Buradan hareketle de her şeyin varlığı bilinçli insanların veya bilinçli tanrının gözlemine bağlıdır gibi çıkarımlara ulaşılıyor. Oysaki gözlemcinin etkisi bilinçli olmasından dolayı değil, gözlemin ışık ve foton aracılığıyla yapılıyor olmasıyla ilgili. Gözlem yapıldığında doğal olarak fotonlar parçacıklara etkide bulunuyor. Bu durumun bilinçli gözlemle bir ilgisi yoktur. Işığın etkisinden kaynaklanan bir durumdur. Dolayısıyla buradaki gözlemci ifadesi baştan sıkıntılı. Bu iki yorum yaygın bir şekilde böyle bilindiği için açıklama gereği hissettim. Kuantumdaki bu yorumlamalar idealist çarpıtmalara gayet müsait. |
zaten erwin shrodinger
bu örnekle heisenberg ekolüyle kafa yapmak istemiş ve bu akıl deneyini tasarlamıştır. ironi yapmıştır. |
Bir de kuantum mekaniğinin nedenselliği ortadan kaldırdığı söylenir, yorumlanır. Bu da çok yaygın bir yorum.
Hatta atomaltı dünyada gelecek zaman geçmiş zamanı etkiler gibi yorumlar da gördüm. Bunu tam olarak çözemedim, ama yine bir yerlerde hatalı yorumlama olabileceğini seziyorum. Sanırım sorunun kaynağı determinizm ile nedenselliği karıştırmaları olabilir. Kuantum dünyası determinist değil evet ama bu nedensel olmadığı anlamına gelmez. |
Alıntı:
kuantum dünyasının determinist olmadığını kim ortaya koymuş bu da muamma. kuantum dünyasında klasik mekanik determinizm iş görmemiş ve heisenberg burdan yola çıkarak idealist safsatalarını söylemleştirebilmiş olabilir. ancak diyalektik determinizm diye bi kavramsallaştırma da var. heisenbergin dalga mekaniği ile shrodingeringer'in matris mekaniğinin aynı sonucu üretdiği söyleniyor. oysa iki yaklaşımın felsefi temelleri farklı. aslında ciddi anlamda boktan bi durum var. yüzyıldır fizik yerinde patinaj yapıyor. daha kavramların içeriklerinde bile anlaşma sağlanmış değil. herifin birinin söylediği gibi ''matematikle başa çıkamazsınız''. doğrudur, matematikle başa çıkılmaz. ama bütün parçaların toplamından fazla eder. matematik de bu gerçekle başa çıkamaz. bütün hikaye patern/desen denilen şeyde gizli bence. ortada bi patern varsa orda nedensellik vardır. sorun nedenselliğin doğasının soyutlanmasında gizlidir. liner /mekanik bi nedensellik karikatürü zaten çoktan terkedildi. ama diyalektik nedensellik de alıcı bulamıyor. çünkü bilim de altyapıdan azade değil. çok fazla parametre varsa ve hele de bazı parametrelerin farkında dahi değilsek ya da bazılarını zaten bir şekilde görmezden gelmek zorunda isek; o zaman olasılık kavramını dejenere etmek en kolay yol. çarpıtılmış bir olasılık kavramı, parametrelerin ve operatörlerin dakik ölçümlerinin mümkün olmadığı koşullarda indeterminizmle sulandırılabilir. uzun lafın kısası teorik fizikçiler kendi sıçtıkları boku temizleyemiyor. hegel'in şu sözünü dahi anlamaktan acizler. ''zorunluluk, kendisini tesadüf olarak dışa vurur.'' oysa birçoğumuza göre rastlantı ve zorunluluk neredeyse antagonizmadır. bütün hikaye soyutlama nedir ve neden yapılır düzeyinde dahi felsefe yabancısı olmanın kaçınılmaz sonucudur. hele ki karşımızda çatlak ve adanmış bi idealist varken ve çatlak aynı zamanda matematik dahisi iken işimiz zor. quantum kavramı yeni ise de bu meseleler aslında eğilim olarak da çok yeni değil. kopenhag ekolü hastadır, öznel idealizm üzerine bilim kurmuş, sıçıp sıvamış biz de sanki anlamadığımız çok derin bilgiler karşısında acze düşmüş psikolojisindeyiz. gözünüzde büyütmeyin. big bangciler boşuna mı tekillik kavramına kırk takla attırıyor. sadece felsefi olarak sorunlu olduğunu artık kabul etmeye başlamalarından dolayı. bu kabul 100 senenin sonunda ortaya çıkan bi kabul ama. bunca sene kulaklarının üzerine yatmayı başardılar. belirsizlikten kesinsizlik çıkarmaya kalkmanın içerdiği öznel idealizmin safsata olduğunu kabul etmemek için de kulakları üzerine yatarlar, bundan emin ol. biraz mesihvari bi bekleyiş ama; hem fizikte hem felsefede deha üstelik de entelektüel namusu olan bi ikinci aynştayn lazım. yoksa Kuhn'un paradigması bu işte. her devrin yanılgısı yani. |
Alıntı:
Alıntı:
Diyalektik nedensellik ise belirlenimciliği gerektirmez diye düşünüyorum. Alıntı:
|
heisenberg matris mekaniğiniğini shrodinger dalga mekaniğini geliştirmişti.
ben ters yazmışım sehven. farkettiğimde düzeltme zamanaşımına uğramıştı. sen kaçırmamışsın. diyalektik diye bi üye vardı. matematiği iyiydi. bu iki mekanik arasındaki farkı izah etmesini ondan rica edecektim ama sanırım yazmıyor. |
Alıntı:
Bu iki formulasyon, aslinda matematiksel olarak esdegerdir. Ikisi de kuantum mekanigi problemlerini cozmek icin kullaniliyor. Bunlarin farklilasma olayi, genellikle problemin dogasina ve analiz icin tercih edilen matematiksel cerceveye gore degisiyor. Fakat yine de her ikisi arasinda bazi belirgin farklar vardir. Ornegin, Schrodinger denklemi, kuantum mekaniginin daha sezgisel yoruma dayanir. Parcaciklari dalgalar olarak tanimlar ve dalga fonksiyonunun karesi, belirli bir durumda/konumda bir parcacigi bulmanin olasilik yogunlugunu ima ediyor. Matris Mekaniginde olay biraz daha farklidir. Mesela daha ortodoks bir matematiksel cercevesi var. Dalga benzeri bir yorumu vurgulamadan, gozlemlenebilir niceliklerin ve aralarindaki iliskilerin hesaplanmasina odaklaniyor. Baska bir sey daha var. O da Schrodinger denklemi, belirsizlik ilkesini icermiyor. Oysa belirsizlik ilkesi, matris mekaniginin temel bir ozelligidir. Bu yonden de birbirinden farklidir. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:01 . |