![]() |
bazı sorular ?
1) nüfus cüzdanımızda niye din kısmında islam yazar ? yoksa birileri biz daha kendimizi tanımadan bizim hakkımızda daha önceden mi karar vermiştir? özgürlük bunun neresindedir?
2) dünyaya uzaydan tarafsız gözle bakıldığında hangi ülkenin sınırları gözükür? bizim şimdiki dünya haritasında görünen ülke sınırları nasıl oluşmuştur? yoksa sadece belirli zihniyetlerin eseri midir? 3) eğer gördüğümüz bir rüyadan ömrümüzün sonuna kadar hiç uyandırılmasak bunun bir rüya olduğunu nasıl bilebiliriz? ve şu anda bir rüyada olmadığımızın kanıtı nedir? 4) şimdiye kadarki hayatımızda bedensel hareketlerimizi, zihinsel düşünce, duygu, hislerimizi ne kadar takip ettik ve yaşadığımız günler boyunca bunların ne kadar farkındayız? 5) anne karnındayken herhangi bir dinimiz var mıydı? 6) şimdiye kadar anne-baba-toplum-devlet vs. bize öğretilenlerden emin olmak için kanıtımız nedir? 7) bir gün bile olsa bana öğretilenler salt doğrular mıdır diye düşündük mü? ( ateist- müslüman- hristiyan vb. farketmez) 8) egomuzun farkında mıyız? 9) tüm inandıklarımızın yanlış çıkmasına ne kadar hazırız? vel hasıl sorular bitmez. bitti diyen yalan söyler :) i love you islam diyeyim ben saaa :) tabi birde muhauhauahuah ekleyeyim :) |
Re: bazı sorular ?
3) eğer gördüğümüz bir rüyadan ömrümüzün sonuna kadar hiç uyandırılmasak bunun bir rüya olduğunu nasıl bilebiliriz? ve şu anda bir rüyada olmadığımızın kanıtı nedir?
işte *CEVABını benımde *büyük *bir sabırsızlıkla *beklediğim soruu |
Re: bazı sorular ?
Ruya olamaz, bu kadar uzun sure ruyada olsaydiniz, acliktan coktan olmus olurdunuz. Ruya ile gercegi ayirt etmek bazilari icin zor olabilir, bilhassa butun hayatlarini, ruya- hayal ustune kurmus olanlar icin. Dusunen bir insan ise, ruyasinda bile fark eder ruya gordugunu. hatta hosuna gitmisse ruya, tekrar dalip devam edebilir.
|
Re: bazı sorular ?
Alıntı:
|
Re: bazı sorular ?
Düşündüm.
Benim cevaplarım; 1. Geri kalmış ülkemin, üç kuruşa çalıştırdığı Nüfus memuru Recep beyin her gün çıkarması gereken 150 nüfus cüzdanı vardır. Bir cüzdan için en az iki kişinin başvurduğu, loş havasız ve sigara kokulu odaya en az 300 kişi girip çıkmaktadır. Her birine zaten sorduğu 10-12 soru da cabası. Günde 1500 ile 1800 arası sorunun yanına bir de Dinin ne? diye mi soracak. Baştaki neyse sondakide aynıdır hesabı düz geçtiği için DİNİ İSLAM yazar. *:lol: 2. Uzaydan dünyaya tarafsız göz ile bakılamaz. Bildiğiniz gibi uzayda yer tayini, koordinatlar üzerinden verilir. Yön=Taraf olduğundan eğer bir yeri varsa tarafı da vardır. 8) Dünyadaki ülkelerin sınırları ise sanaldır. Yani aslen yoktur. İnanmazsan git de bak. :roll: 3. Pazar sabahı bile 6.30 da gözü açılan biri olarak bu kadar uzun rüya göremezdim herhalde. :wink: *Ama MATRİX bunun cevabını gayet güzel vermiş. Tavsiyem sadece I. bölümünü izlemeniz. 4. Fiziksel farkındalıklar, köyümüzdeki okulda başladı. Her gün 3km dağ yolunu kat edip okula ulaşmak ve akşam yorgun bir şekilde aynı yolu yer çekimine karşı vermek oldukça fark ettiriyordu. :? * Zihinsel farkındalığa ise karşı cinsi tanıdığımda sahip oldum. 5. Tabiiki vardı. Kendi dinimiz. Bak mesela bizler su içinde olduğumuz için abdest ve boy abdestine lüzum yoktu ve devamlı abdestli olurduk. Bu da namaz ve niyazımızı kolaylaştırırdı. Oruç derseniz zaten ağzımızdan bir lokma geçmez. *8O * 6. Bu soruyu sormakta çok zorlandığını düşünüyorum. Çünkü ben de anlamakta bir o kadar zorlandım. Cevap bulamadım. Şimdilik bu kadar. Cevaplar biraz meplik oldu ama zaten sorular da meplik olduğundan idare edin. Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın |
Re: bazı sorular ?
Sevgili gameover
1. Burada aranması gereken özgürlük değildir, Kimliklerde yazılanlar, egemen aidiyetliğin, taraflılaştıılmış bir insanın, yabancılaşmanın, *mührüdür, bir arabaya vrulmuş plaka gibi. Ama sadece din değildir, kimlikte olması gereken, Ne? İnsan hanesidir gerisi hikayedir. 2. Dünyada sınır yoktur, var olan sınırlar öteden beri BENİM MALIM, BENİM MÜLKÜM diyenlerin yerlerinin belirlenmesi içindir, o halde tarafsız bakmayı uzayda değil, dünyadad başarmak gerekir, yani birazda olsa akıntıya aykırı durabilmek gerekir. Yoksa dünyada sınır yoktur, insanda yapay ayrımlar ile sınıflandırılamaz yada ayrıştırılamaz. Ama dediğim gibi birisi bura benim malım ula diyeceksei ee 2 şeye ihtiyacı var, birisi o malda çalışacak köleye iki onu koruyacak köleye. Nasıl yapmıştır 1 nolu madde, mühürleyerek :wink: 3. Rüyada olmadığınızın tek kanıtı, bir istasyondan geçen bir trenin önüne durmaktır. Rüyanın alanı özneldir, nesnel değildir, yaşadığımız ise(bünye) nesneldir, bir ispata gerek yok var isede zaten yöntemi verdim :wink: 4. Genelde kendi bedensel ve düşünsel şeylerimizi takip etmedik ama ne yapalım sevdirildik, iliğine kadar trenleri, işte o yüzden biz genelde gelip geçen trenleri takip ettik (gülmeme bakma ciddiyim, saplantı derecesinde kutsal trenlerimiz oldu bir kere, kolay iflah olmayız, çuf, çuf, çuf, çuf, çuf, düüüüüüüüd). *:D 5. Anne karnında iken herhangi bir dinimiz yoktu dilimizinde olmadığı gibi(!). Aslen uzun bir zamanda olmaz. çünkü insan, İlk doğduğunda bir bebek olarak insandır ama henüz birey(person) değildir. İçine doğduğu toplum bir çanakçının çanağı biçimlendirmesi gibi, henüz o birey değilken, yumuşak ve her kalıba girer durumda iken, evririr, çevirir bazen devirir, bir çok şey gibi bir yerinede din kazır mesala kulpu olabilir din ve her ihtiyaç duyulduğunda birey bu kulpundan tutulur. Sen denir bu taraftasın, artık dünyaya o da o taraftan bakar, olay biter. Nesnel bir alanı yoktur dinin, kısaca insan biyolojisnde bulunmaz, öznel alanda sonradan kazanılır yada empoz edilir, ve artık ilk doğduğu gibide değildir, ilk doğduğunda bir bebek olarak insandır ama bu şekilde evirilip çevirilip bir birey olduğunda artık insan değildir, çünkü önce A dır, yada B dir, yada C dir, zorda kalmadıkçada insan olduğu aklına glemez. Şimdi (2) nolu maddeye tekrar dönülebilir ve uzaydan bakıldığında dünya dünya gibidirde, yakından bakıldığında neden bin parçadır, ve (1) nolu maddedeki mühürün aslen çanağın kulpu olduğuda kolaylıkla anlaşılabilir. Herkes kulpluğunu bilmelidir değil mi? Yoksa neresinden tutasın! 6.) Bize öğretilenler derken aşılananları söylüyorsan, salt aile, anne baba ve salt içinde olduğumuz an ile sınırlı kalırsak emin değilim. Ama sırf bir noktaya bağımlı kalmadıysak, hele birde öğrenmenin temel koşulunun duymak değil bilmek, bilmeninde temel koşulunun en temel analizleri yapmış olmak ve anlamlandırmak olduğunu biliyorsak hazır öğretilenleri aşma ve onları irdeleme şansımız vardır derim. 7.) Doğrularla ilgilenmediğim için bu soruna tam anlamıyla yanıt vermeyeceğim, çünkü bu iki kelime kıvrak bir su akıntısı gibidir, benim tek alanım gerçektir ve bir gerçekliğe erişmeden, en azından hazır öğretiler üzerinde ve onların doneleri üzerinde nesnel analizler yapmadan, gerçeğe erişemeyeceğimi bilirim. Buyurn dünyanın biçimi, işte bize gerçek! Şimdi, şu andaki nesnel gerçeğimiz(olasılıklarda önemli mesala dünyanın yarı büyüklüğünde bir şey çarparsa bu dairesel biçim yamukta olabilir, ama öyle olsa bile o o günün gerçeğidir, şimdi ise laftır) En azından soyut gerçek yoktur gerçek daima somuttur derim. 8.) Ego yeterince egoistiz, egoistlik arttıkça farkındalık azalıyor :) 9.) Hiç bir kutsalım yok yıktımda geldim :) inançlarımı hiç bir şeyin kriteri olarak görmüyorum. yanlış çıkarsa çok fazla bir şey olmaz, o kadar dağlara çıkarmadım ki uçurumlara yüzü koyun düşeyim. İnandığım için değil gerekli gördüğüm için değer veririm yada daha doğru bir tabirle bir şeyin sonuçalrını bildiğim için kanaat getiririm inandığım için değil, o sonuçlar *yok ise dolayısı ile inandığım için kanaat getirmem, sonuçları gözlemleyemediğim için kibarca inanmam abijim. Birde inanç ne yahu? Ben şimdi güneşin doğudan doğduğuna inanıyorum diyelim, ben inandığım için mi doğudan doğuyor yoksa o doğudan doğduğu için mi? Demek ki burada belirleyici olan güneştir, dolayısı ile güneş doğudan doğduğu sürece, bu böyle olmaya devam edecektir, demek ki neymiş *nesnel dışı, gerçeklik dışı benim kriter etmemin mümkün olmayacağı *bir inancım yokmuş, yıktımda geldim :) |
Alıntı:
1- Her anlamda sinif ihtiyacinin karsilanisindan baska birsey degildir. Futbol vs. takimlari mensuplugu gibi. 2- Dunyada olusturulan ulke sinirlari da bunun bir sonucudur. 3- 1 yil serum vs.sayesinde, yatip uyuyabilirsiniz. Bilinciniz acildiginda yeniden uyanirsiniz. Su anda bir ruyada olmadiginizin-oldugunuzun kaniti, ruyadan ne anladiginizla ilintilidir. 4- Daima takip ettik, takip etmesek onlarin ardindan gitmemis olurduk. Bu olay bikkinlik veya doygunluk verdiginde, farkindalik yeni bir kapi olarak acilir. 5- Yoktu. 6- Emin olmadik zaten, olsak hayatin icinde degisim gostermezdik. 7-Dogru da dogru olmadigi icin, gerceklik birincil plandadir. (dogru da kime gore dogru sorunsali) 8- Elbette. Onsuz yasayamayiz. Yok edemeyiz ancak egitebiliriz. 9- Inancin olmadigi yerde, yanlis ve dogru cikmasi olasiligi da yoktur. |
Nufus kağıtlarında herkes için İslam yazmıyor ki...Bu ülkedeki Hristiyanlar ve Musevilerin, Bahailerin dinleri de yazılıdır. Yani ana ve babanın dini doğrultusunda bu işlem yapılıyor...
|
Alıntı:
saygılar... |
Alıntı:
Yeni anayasada bakalım bu konu işlenecek mi? Güzel bir halk anayasası diyorlar ya... Esenlik dileklerimle, |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:09 . |