![]() |
Evrene varlık’a ve uçumlara
Evrene varlık'a ve uçumlara /var vadisi
(serbest defin/ serbest dökün) Başlangıç/Giriş; Merkez Bir tanrı olmayacağı sözetmesini, bir tanrı olmayacağının mantıksal çürütmesine, ve bunun çözümlemesine ve bunun düşün gözlemine temelleyerek ve düşüne dayanarak, indirgeyerek sözediyoruz... --- (Bir tanrı olmayacağı sözetmesini) Düşündüğüme/düşünüme dayanarak söylüyorum. Bir tanrı olmayacağını kendime dayanarak, bir tanrı olmayacağına dayanarak kendi irademle söylüyorum Bir tanrı olmayacağını düşüncelerime , düşünme yetime ve kavramsal yetime, aklıma dayanarak ve bunlara indirigeyerek sözediyorum/söylüyorum.... --- "Tanrı yok" Tanıklığımı ve tutanağımı, öğrenimime, bilgime ve varlığıma dayanarak/dayanak tutarak söylüyorum Tanrı yok tanımımı ve bildirmemi ve bu kertemi bağımsız imime kendi yürek imime/bilimime dayanarak, bağlayarak baskıladım. "Tanrı yok diyorum çünkü araştırmam, öğrenimim ve bağımsız irademle erdiğim sonuçlar ve yaptığım tüm düşünmelere bakarsak varlık var görece-si öylece var devinmektedir.bu açıktır..." "Zaman kör yapısı geriden gelmemektedir. bu açıktır" ve "Tanrı yok" düşünümümü, erdiğim sonuçlara indirdirgiyorum ve tanıklığımı bağımsızca ifade ediyorum çünkü diğerimiz bu sonucu dinlemeli ve diğer sonuçta ısrar etmemeliler. Varlık çözümlenmeli ve keşfedilmelidir. Diğerleri zaman kaybıdır? Çatışmak sizin işiniz mi? ve kanıtım ve tanıtım kendimdir-dürüstümdür-ifademdir-bilincimdir-istencimdir. Benimdir... Tanrı yok tanıtlığım ve tanıklığım benimdir. Tanrı yok (diye tanıklık etmem) tanıtlığım ve tanrı olmadığını bildirmem ve tanrı olmadığını dürüst pozitif istenç ve , değişim ve gelişim istenci ile ve bir şeylerin değişmesini iyi olmasını isteme umudum ile birlikte tanıklık ederek iletmem, çocuklarımın geleceği, neslim için duyduğum endişe ya da bugünlerimin karmaşasına ilişkindir. başka şeylere değil... , Tanıt ve kanıtlar benim /bağımsız/izgisiz/ irademe yaslanır-ben'e dayanır/bana yaslanır ben bilincime ben irademe/bağımsız irademe "Bir tanrı olmayacağını dilletmem, tanrı olmadığı bilgisine/bilgime –inanıma sade dürüst kefilliğim ve tanıklığım ve bağımsız kalbime inanarak söylemimdir… ve buna dayanarak esenlik ile tanrı yok bildiriyorum... ve umut ile, sana karşıtlık değil saçmalama- git işine, git işine... inanarak Bilim bize imkanlar vermedi-kafa karışıklığı verdi. Şimdi ben bu kafa karışıklığını aştım-kurtuldum Bir insanın olabileceği , yapabileceği şey/imkan; herşey ne oalbiliyorsa o olmaktır- olabileceği herşey/yapabileceği herşey olmaktır "Bir insanın olabileceği , yapabileceği şey/imkan; toplum olmaktır. Toplu-m kurmaktır/her türden birleşmedir-kaynaşmadır" --Evrim Üzerine Yorgunluk-- Evrim teorisi, başlangıca, "bir şeylerin başlangıcına" temellenmezse güzel teori.. Ateizimi evrime temellemeyin/merkezlemeyin. Bu haliyle/bu çelişkili/bu halde ki bir evrim düşüncesiyle felsefe işletmeyin. onda kanıt aramayın. bu büyük bir tuzak Her sey birden bir anda -aynı anda var, aynı var Evrim mevrim yok o anlamda yok Hareket mareket aynı anda heryerde Herşey birden var aynı yerde Birdenbire her yerde aynı anda Evrilerek gelmedi vardı şimdi var Neden gerisi (nedennin gerisi gerideki neden olan) yok Evrilmemiş halde-ki tüm imkanlar aynı şimdi de.var İlk şimdi denilen/sanılan ve denilecek olan şimdiyle son şimdi sanılan denilecek arasında fark yok. Hepsi her şey var. Evriminiz; evrim kuramınız mağara insanının taş baltası gibi… Ney bilmiyorum ama daha geçerli bir öğe lazım Size ölmüşlerinizin ruhu için el Fatiha –el fetih'a -- Evrim yerine koyulabilecek argüman, irade serbestisi, irade bağımsızlığı, dürüst seçilim- bağımsız kanunlar, bağımsız irade ve irade ve kendinden seçilimlilik doğal erkelilik/ varlıklılık Evrim teorisi yerine konulacak şey yine (geliştirilmiş) bir evrim teorisi olmakla birlikte yine de varoluşun doğal çalkalanması ve bu çalkalanmanın doğal dinamikleri Evrim yerine konulabilecek şey; çalkantı teorisi -- Yaratılışın karşısına yaratılmayış argümanı Yartılış teorisine karşı yaratılamayış teorisi güzel teori. Yaratılamayış kendini açıklar. Her şey birden yartılmadan öylece var demektir. İşler kendinden, kendiliğinde öylece oluyor demektir. Yaratılmadan var varoluş, yaratılmadan oluş; /öyle oluş -öylece varoluş Tanrının karşısına antitanrı argümanı Evrim teorisine varlık temellenemez/indirgenemez… evrim kendinden varlık'a içkin hareketin bağılı ve devamı Evrim teorisi şudur. Evrim demek şudur... Evrilmeyen hiçbir şey yoktur. Varlıkta hareket vardır. Varlık hareket etmektedir. Varlık hareketi ile vardır demek-tedir..kısaca... Varlık hareketinin/kendinin bir unsuru olarak türetgendir/üretkendir-değişimcidir demek evrim demektir... Evrim bir harekettir ve çevrimsel döngüsel bir hareketin parçasıdır. Evrim kavramı örneğin etimolojik olarak evrilme/evriliş fiiline-işine ve hareketine indirgenirse; bizatihi kımıldama ve yuvarlanma durumumunun kendini ifade eder.ileri sıçrayışı değil... Sizin sorununuz şu. Bir nasıl açıklamaya çalışıyorsunuz. Tanrı kımıldatmadıysa nasıl kımıldadı. Hiçlikte bekleme ile yoklukta zaman ile oluşma ile..nasıl? Hiçlikte beklemedi. yoklukta oluşmadı. Hiçlik yok... ne yazık ki yok. hep vardır.. Kımıldamadı, hep kımıldamadı; hep kımıldadı/hep kımılıyordu/şimdi kımıldıyor ya da hiç kımıldamıyor.... Evrim teorisi yapmacık/dogma bir ön-dindir. Kurulumu gereği ya da paradigma olarak daha bir yapıcı bir silah /dindir... /daha yaratıcı bir dogma-din Evrim az ilerisidir. Teizmin az ilerisi. daha geniş bir vadi için... Evrim teizimin üst katıdır/dairesidir- olmadı çatı katıdır ,ferahtır havadar mı? Evrim teorisi level atlamış teoloji ya da teolojinin ve tezimin üst leveli... --- Evrim kuramı ya da ona eşlik eden uzantı, bilimcilik/reddiyecilik ve karşı reddiye şunun için oluşturuluyor. doğuruluyor. Bir karşı cephe gücü, güçlü bir karşı cephe ve karşı cephenin gücü. Karşı cephenin gücü için oraya yığınak, barikat yapılıyor. Kurumlar reddediliyor. Karşı reddiyeler yazlıyor. Hep bunlar sistemli şekilde işliyor. Karşıcılık Karşı bilim olan şeyler dışlanıyor. Hurafeler dışlanıyor. Bunu yaparken görüyoruz ki, açık olarak görüyoruz ki arada kaynayan kaynıyor. Aslında bilim ve bilimsel olabilecek pek şey bu telaş içinde karşı bilim olarak kaynamakta ve reddiye yemektedir. gerekli-gereksiz reddiye ve can sıkıcı reddiyeler ve çok can sıkıcı reddiyeler ve daha ve ileri can sıkıcı reddiyeler... --- Antitanrının yaratmadığı evrenler canım Antitanrının yaratmadığı evrenlerde yaşıyoruz. Antitanrının yaratmadığı işler; Ben yaratılmayarak vargelen/varolan olumumu yaşıyorum –ve bunu düşünüyorum ; Yaratılamayagelenin/olanın keşfine uğraşıyorum/zorluyorum ve zaman harcıyorum bunun kavramlarını edindim/edinmeyi deniyorum –şimdi ve ilk ipuçlarını zihnimde elde ettim –olumsuzlamalar ne işe yarar? Ne yazik ki, tüm doğasal/hepsel sıçrama ve içiçelik /geçişkenlik/aynılılık/benzerlilik/ tümdenlilik /heptenlilik ve bilincin canlılığı gibi kavramlar.. canlı? evrim dediğiniz nedir? canlılığı onun yerine koyalım Evrim argümanı teizmi çürütüyor mu? Zorluyor mu? bir karşı güç müğ? Güçlendirilmiş bir kaşı güç mü canım... Benim için tezim diye bir gerçek yok ve onlarla iletişimim yok çünkü bu kamptalar Evrim argümanı teizmi çürütüyor mu? eline bir balta, korunaç ve ya da bir karşı güç/sopa yada silah mı alıyor sadece. ve onu sivrilttikeç sivriltiyor-güçlendirdikçe gülendiriyor...yeni bir silah mı? Evrim şunun gibi , eline bir şey tutmak .Babadan alma bir kitapla dur diyen kardeşe çorap çekmek gibi... Evrim fikrini savunmak ya da evrim inancını edinmek rahat yaşam-kolay yaşam için gerekli mi? rahat ve kola yaşam sağlıyor mu? çıkarımları ve edimleri ve rahatı ve güvencesi iyi mi? iyi yaşam getiriyor mu yani?/bari? kafa daha az karışık sade stabil yaşam anlamında --- evrimden başka bi şey lazım … -o bilgiyle /o oruspuyla , o organla kerhane işletilmez...Evrim veryansını bezgin bir veryansındır daha güçlü dinamik argüman.. ne? Çevrimde en az iki kol ve yön ve devrimde çok organlılık çok kollluluk/çokyönlülük var. Devrim kuramını ve kavramını öneriyorum. Varlık devrimseldir. Varlık devrim teorisine dayanır. Boşlukta sıkılan titreyen minimal atomlar devrim yapmıştır. Hiçlik varlığa karşı devrim yapmıştır. Bulunmayan tanrıya karşı ve hiç bir şey yapmayan hiçliğe karşı varlık devrim yapmıştır Varlık hiçlik içinden devrim yapmıştır Yaratılmayış var. Bende bunu söylüyorum. Biz de bunu söylüyoruz… Varlık durduğu yerde duruyordu/olduğu yerde oluyordu/olmaya devam ediyordu… Neden yaratılmadığımıza inanmıyorsunuz? Ben kendimden varım. Ben öylece varım. Ben kendimden öylece var bilirim kendimi.. Hiç bir boşluktan ve ve hiçbir yokluktan ya da hiçlikten aşağı yuvarlanmış ve devrilmiş varlık/ olma durumu devrimseldir... Düştüğünde/değişime girdiğinde/değiştiğinde kendini bilmiştir/her şey başlamıştır.. Evrim argümanıyla teizm karşıtlığı yapmayın. bunu yapmayın. bunu yapmayın artık. Bunu durdurun…. Evrim argümanıyla teizm karşıtlığı yaşmak kafa karıştırıcı. Kendi duygularını ve sade düşüncelerini açmak daha mantıklı ve daha az çaba ve daha da az çatışmacı. Anlam/anlamanı sağlar. tanrı yoksa yoktur. Olmadığı yerde olamaz. olmadığı –yer- zaten baki neden bir evrim kuruyor ki! Ya da neden evrimi böyle kuruyor/merkezliyor? Neden niye Teke indiriyor neden? canım! Olmayan'a yok derim. yerine neden bir evrim karşı ezberi/sentezi koyayım Evrimi yürüyen hale sokalım. Evrimi yürütelim/işletelim. Varlık kendini evirmektedir o halde bu. Varlık kendi kendine kendinden evrilmektedir/evrilgen varlık devinmektedir Evrilgen varlı kdevinmektedir/Varlı kevrilgen devinmektedir. Varlığın devinimi evrilgen , evriltili ve evrimsel içeçedir ve bu evriliş sonsuz-baki Tanrı yok. Olduğunu nerden çıkarıyor. Bunu irademe/istencime/bilimime/bilincime ve bilişime dayanarakta söylüyoruz araştırmalarıma dayanarak, keşiflerime indirgeyerekte söylüyorum. Aradımda buldum. Aradığıma bulduğuma dayanarakta söylüyorum okumalarıma dayanarak söylüyorum. Diğerlerime olan güvenime istencime, dayanarakta söylüyorum. Edindiğim bilgiye ve tecrübeye ya da değere ve saygıya güvenerek tesöylüyorum tüm bunları merkezlerim-merkezlerdim İrade var .. iradem var, gelde yıkın ,gelde değiştirin. gelip yıksınlar... gücü yeten değiştirsin. Kararımı anlağımı yıksın bozsun. Bilincimi ve tutumumu değiştirsin kırsın. bu mümkün mü? O halde ne var Öfkede bir duygudur? duygusal yazmak…. videolar izledim bıktım, usandım … yandaki videolardan, çatışamalardan midem kalktı.. evcil hayvanlar gibi küçük yapmacık hayvanlar/insanlar evrim de, başlamamış, başlangıçlanmamış bir varlığa olmaya ve şeye temellenmelidir/içerlenmelidir. Dürüst olun ve dikkat edin. Hiçliğe, bir bilinmeyene, öncele, boşluğa yaslanıyoruz.. Yaslanıyor muyuz diyoruz? Soruyoruz. Sadece dürüst olun ve bakın istiyoruz olma ve olmamaya değilde hep varolmaya evrim var evet evrim var ama başka türlü bir evrim /başlamamış başlamaya temellenmiş hep evrim, sürekli düngüsel-olağan/aynısal hep evrim tekrara dayalı dinamik çevrim-dinamik hareket tekrarı;çevrim…. evrim son kerte de hareketi tanımlar/indirger. Devinime/devince indirgenir.. devinç var o halde; _-evinç teorisi Evrim argümanı ateizm felsefesini batırıyor-su aldırıyor .Yoklukta boşlukta sallandırıyor canım /boşluklarla dolu haklarına sahip çık haklarınıza sahip çıkıyorsunuz demek yeme içme haklarına mı? insanca yaşama hakları insanca yaşama hakları nedir? ölme hakkı mı? acısız ölme hakkı mı? dünyayı rahat doğal deneyimleme hakkı , iyi hissetme hakkı, sorunsuzluk –az boğuşma hakkı son kertede tahlili de kolay ve mutlu ölüm/olum için evrim silahı o bir silahsa o bir çakmaktaşı ya da mağara çağı devri insanının elindek gibi bir argüman mı? bilgiden korkuyor musunuz? bilgiden korkuyor musunuz? ve görmekten hiçlik dizboyu.. hiçlik 1000 km hızla giderken bir duvara çarpı "tüm kaburgalarımı kırıyorum uzun zamandır böyle hissetmemiştim" Evrim mi; ? insanların yüzüne bakıp kaplanlar görüyorum. Horoz ve tavuk-lar görüyorum. Bazen kedicil ve bazen atçıl insanlar görüyoruz. Böyle bir evrimlilik var Doğal geçişkenlilik bir hipotezdir/doğal sıçrama Neden dalga konusu oluyorsunuz? Görmüyor musunuz?_ Bir neden ateist oldum videosu izledim hiç bir çekiciliği yoktu, sönüktü, coşku yoktu ondan video berbat Neden ateistim? Ateist oldum? Oldum çünkü tanrı manrı yoktu bunu fark ettim. bu etkileyici anlıyor musun? lan dalga mı geçiyorsun. gördüm sen salak mısın? sana açıklıyorum anlatıyorum görmüyor musun? Tanrı yok çünkü sana söylüyorum/ona inanıyorsun hala... Tanrı olmayışının tüm mantıksal çelişkisizliğini kendi irademe dayanarak söylüyorum sadece… Tanrınınolmayışını şimdi bağımsız aklıma dayanarak söylüyorum Cahillik, öğrenmemişlik ya da bilgisizlik eleştirmesinde bir iyiniyet bir karşı duruş gerekiyor. Evet pişkindir evet elindeki yalan ve yanlış bir doğrudur . ama öğrenmemişlik ya da bilgisizlik gibi ifadeler burda duruyor... --- |
Bir tanrı yok, bir var. O bir de hepimiziz. Biz şimdi parça pinciğiz, bölük pörçüğüz; ama sonra o birde birleşeceğiz, yeniden bir olacağız.
Bir tanrı yok, sadece bir var. O bir, sürekli olarak kendini var edip yok eden, yeniden başa dönen bir devr-i dâim. Evren onun sayısız tezâhürlerinden biri. Bu varoluşumuz, sayısız tecellilerimizden biri. Sonsuz nedir? Sonsuz, sayıya gelmeyendir. Sayılabilen herhangi bir şey sonsuz değildir. Ama sayılabilen her şey sonsuzun içindedir. Tanrı sonsuzdur. Onun içine bizler ve bütün evrenler giriyor. Tanrı bir kişi değildir. Tanrı bir kral, bir sultan, bir ihtiyar baba değildir. O biziz. Böyle bir tanrının olmadığını fark ederken iyiydin. Şimdi de içinde bulunduğun evrenin bir iluzyon olduğunu fark etmelisin. Asıl olanın, kalıcı olanın ruh olduğunu, bir olduğunu anlamalısın. İlk aşamayı geçtin. İkinci aşama asıl önemli olanı görme aşaması. Bu evrenin esas olmadığını, bu hayatımızın tek olmadığını, bunların defalarca tekrarlanan olaylar olduğunu, asıl anlamın kalıcı olanda olduğunu, bu anlamda senin asla var olmamış olamayacağını görmelisin. |
anladım. görmeliyim-anlamalıyım... fillieri bölersem
|
Hiçlik gibi bir öncele ve geriye 'varlık' yaslanamaz Varlık geriye(hiçliğe) yaslanıyorsa , arkasına/koltuğuna yaslanıp rahatına keyfine baksın ve bizim şovumuzun keyfini çıkarsın.. seyirci kalmamak ve seyirci olmamak? elinde... ---- Hiçlik gibi bir öncele geriye ve hiçlik kavramına (geri kavramına) varlık yaslanamaz.... (Belirsiz belirsizlik konumunda ki bir hiçlik olarak hiçlik, yapay konumdaki bir hiçlik-içi dolu/boş bir hiçlik) Varlık geriye/arda/arkaya yaslanıyorsa ya da hiçliğe biniyor ve hiçliğe basıyor ve yaslanıyorsa yoo dikkat etmesin ardına/arkasına yaslanıp rahatına keyfine baksın- bakmalı çünkü biz şimdi burdayız... zaman yolcuları olarak ve dünya kimlikleri olarak yapıncalı yapıncalar, sakıncalı piyadeler olarak şimdiki zamanda yaşıyoruz... hiçtenceler? olarak keyifli yapımlarda iz süreriz.... bekleriz... doyarız.... Arkasına yaslansın, keyfini çıkarsın ve rahatına baksın söyleyin ona bizim şovumuzu izlesin şimdi Ben burdan yazmasam da susmuyorum ve deviniyorum Seyirci olmak ve seyirci kalmak istemeyenler.......... -- o halde hiçlik/hiççilik kavramının -yoğunca içi doldurulmalıdır... kaynaksızlık (bir kaynaktan gelmemek-nedensizlik) yoktanlılık ve bir sebepten dinamikten türememek ve olmamak/gelmemek ve böylesi varolmamak duygusu duyuşu ve bunu çekiş anlamındaki yoğun hiçlikler hiçliktir... hiççiliktir. hiçtenliktir... evet buna inanıyoruz..bunu izleyin..bizi izleyin.... bir şeyin doğurmadığı ve oldurmadığı ben olarak, hiç olan hiç ben; ve hiç (köklü-kökenli) varoluşumdan sevgiler.... hiç durumuna bile kökenlenmemiş bir hiçlikten ve hiççilikten sözediyorum.... hiç olmama durumunun hep olduğu antisiz "her" Tanrı olmayan (tanrının içinde -var- olmadığı) boşluğun tanrısı olmayan ve tanrı olmayan şeyleri olarak olanlar hiçi ve hiççiliği.... -hiç- hep'in tamamının soyutlanması olarak hiç ya da antihep ya da hep'in 'bir'/'birincil' antisi olarak hiç; --- hiç olan heryerdeydi. hiç durumu heryerdeydi.. hiç durumu hepti. hiç hep var- hiç geri değil/art değil "Hiçlik gibi bir öncele geriye ve hiçlik kavramına (geri kavramına /önceki olan durum kavramına /önceden olan durum belitine; önceden olup sonra değişen durum belitine ) varlık /olgusu köklenemez/yaslanamaz...." varlık köksüzdür kökünsüzdür varlıkın kökü gök, içi/iç alanı /iç durumu kendi köküdür,kökenidir, yeridir.... varlık kendi durumunda vardır... durum değiştirmek beliti? --- yer/iç/bulunma/bulunma hali ve boşluk gibi kavramlara aynı zamanda kavramın kendini/varolanı köklüyoruz ya da dışavuruyoruz kavramlarla kendini/olanını kavramlar zaten bunu yapıyor... varlık kavramı, kendine, var olan varlık'a, çözümlenebilir -indirgenebilir....-varlık olana.... Gerideki hiç,(gerideki ve öncedeki hiç durumu ve gerideki hiç durumu olarak hiç) geriyi, önceyi ve öncedeki hareket ve olum değişimini vurguluyor/belirtiyor... değişimi belirtir-niteler değişimi/özdeğişimi karakterize eder ve niteler nitelik olarak hareket eder demektedir mi? bir önce vardı-bir önce var-bir değişim oldu ve gelişti; demektedir? aslında bunlar olmadı/olmuyor mu? demekteyiz:.. (yine de kavramlarla her zamanki gibi istediğini yapamamış hissetmek -kendide de anlamadı /anlamıyor da ondan. (yoğunlaşarak ve çaba ile) Bildiğinden ve anlayıp algıladığından fazlasını ve yükseğini üretmeye ve getirmeye çabalıyorsun da ondan.) Varlıkta; geride bir zaman merkezi, yer /yön/durum merkezi olmaması benzeri için belit geride değişiklik/değişiklik yeri olmaması beliti için çalışma belit için türetme ya da akıl/fikir yürütme benzeri önerme için; |
Savunu/Savuntu/SAvunmam
Olmayan tanrıyı yadsımak ya da yoksaymak gibi bir problematik ortaya konamaz /oluşturulamaz baştan... Biz bu problematiği baştan reddediyoruz. Bir şeyin karşıtı değiliz... İnanmıyor felan değiliz.. Bunu siz uyduruyorsunuz/söylüyorsunuz... bu ifadeyi reddediyoruz. Bu tanımı reddediyoruz. doğru tanımlayın lütfen... bu ifade diziliş ve algı -algılatma bu baştan saçmadır. yanıltmacadır.. inanmamak ? yanlış meşale ..olmayanı -biz ilan ediyoruz/bildiriyoruz. Tanrıya inan-ma-mak diye bir sistematik/olgu yoktur... Eğer iş belginse, kişi farkındaysa baştan olmayan tanrının baştan beri olmayışının belgin görülü ve kabulü ertesinde bu neyin reddidir... Siz reddediyorsunuz ve bu düşünceyi çarpıtıyıorsunuz... bunun, olmayanın varsızlığının deyimi ve iletimi pratiğini siz nasıl inanç reddine çürütüsünüz ve bağlarsınız, ve indirgersiniz. Tanrının varsızlığı iletmesi paradigması inanç reddine çözümlenemez.bağlanamz-indirgenemez Bu tahliliniz değiştirin önce: İnançsız ne demektir siz ne saçmalıyorsunuz? Kimmiş inançsız İş eğer tanrının varlığını yadsımak ve yoksaymak noktasına çekilecekse bu çelişki tartışılamaz - baştan olmayanın olmadığı yola ! olmayanın olmayışının gözlemci de belginleşmesi ve kabulü tanıtım tanıtlanır- belgin! açık! Tanrı/Tanrılık reddetmiyorum ben bayım. Sen ne diyorsun. sen kimsin? Tanrınızı felan inkar etmiyorum. Varlığımda varoluşumda tanrı/tanrılık bulamadığımı bildiriyorum duyrulur! biz olmayan Tanrının olmayışının sizce yadsınmaması taraftarıyız, bunu niçin tutunçtayız ve devindeyiz. siz kimsiniz? bunun için sizin için çırpıntıdayız... siz görmüyor musunuz? körce tersini vurgulamak! savgulamak-savunmak neden! düşünce çarpıtlamak neden! tanrının olmadığı bizce belgindir.. bu açık ilan edildi-söylendi... mutlak veri kabilinden yürek doğumu/doğuşu/bilimi-bilişi gibi imlendi... bunun altını böyle çizin önce benim anladığımı anlayın. Beni anladığınızı bir anlayım.anlayayım. sizi anlıyorum Bize şimdi olmayandan bir tanrı/tanrılık iddia eden sizseniz bize gösterin/bildirin. problematik sizindir size dairdir -size ait- ve sizin içinizdedir bunu böyle yazın Tanrının olmayışı güçlü argümandır oluşunu iddia eden sizsiniz Bakın varlık reddi noktasına benim iletimimi çeken-götüren ya da tartışmamı çeken tartışıcı hamisini-bilenini üstünü /amirini makamını yollasın tartışmamı anlamadığı heniz açıktır! Tanrının varlığını yadsımak ve yoksaymak gibi olgu ortaya konuyor. Bu düşünce yanıltmacadır Olmayanın yadsıması yapılamaz olamaz Benim alanımda gerçek bu değildir! Siz tanrının varolmayışını yalanlıyorsunuz/reddediyor ve inkar ediyorsunuz . Olmayan tanrıyı oldururak ve oluşturarak, olmayan tanrıyı var varsayarak tanrının olmayışını reddediyorsunuz --reddi inkardasınız varlıka karşı . Hür /açık varlıka karşı kayıp ve inkardasınız -bilmiyorsunuz diyorum boş mu konuşuyorum sanıyorsun...! Tanrının varlığını yadsımak ve yoksaymak gibi olgu ortaya konuyor. Bu düşünce yanıltmacadır Böyle bir problematik türetilemez varlığın doğal dinamiklerinin reddine sizi götüren nedir? Olmayan tanrıyı ilana sizi götüren/zorlayan ve baskılayan nedir? Sizi olmayan tanrıdan bahsettiren itki nedir? Sizi bir hamiye bağlayan nedir? Tanrının varlığını yadsımak ve yoksaymak gibi olgu ortaya konuyor. Bu düşünce yanıltmacadır Böyle bir problematik türetilemez Ve din karşılığı tanrı karşıtlığı gibi ikilemler yalancıdır-düzenbazdır.. Bunlar nihayetinde fikir özgürlüğü düşmanlığını ve fikir çarpıtma vurgulayacaktır. Konu zeminine alınmalıdır... Kökeninde bu sorun ve problematik inanıldığı varsayılan tanrının varsızlığının bilmediği için varlığını varsayanın problematiğidir ya da onun bilgisizliğine indirgenir ve ilişkindir. Eğer bilgimin inanımın gücüne, kanaatimin yalın ve yalkın gücüne bilişine inanmasam/güvenmesem bu lafı etmezdim/getirmezdim/söylemezdim... dikkate ve ciddiye alın lütfen.. Siz doğal -tanrısız- varoluşu reddiyorsunuz yahu! kaçırıyorsunuz herşeyi /bilgi körülüğü! "Tanrısızlık" ya da basitçe tanrıya inanmamak;, sizce onun/tanırının varlığını reddetmek bizce baştan varolmadığını kabullenmek görmek anlamı taşır denilebilse de benim tanrısızlığım tanrı olmayışının bulgulanması ve bilgilenmesi ile birlikte kalınan bir yalınlığa da ilişkindir- varoluşuyla başbaşa; yalın! orda tanrı karşıtlığı yoktur!bunu çarpıtmayın! Diğeri benim demem de senin tanrılılığın ise tanrının aslında olmayışını senin henüz düşünmemen, keşfetmemen, bakmaman ve bilmemen ya da görmediğin anlamı taşıyacaktır... neden? yanlış düşünüyorsunuz çünkü yanlış düşünüyorsunuz siz suçlamıyoruz çünkü bilmiyorsunuz çünkü öğrenmediniz çünkü bu düşünceyi kurcalamadınız- hiç öğrenmediniz ve kurcalamadınız küçük düşürülmüyorsunuz aksine yüceltiliyorsunuz. tanrı manrı olamaz yoktur olmayan bir tanrıda küçük düşürülemez olmadığına göre --bir düşünce incitlemedi ..insan yüceltildi...-insan düşüncesi yüceltilmiştir tanrı manrı olamacağı söyleniyorsa bu tanrınım manrının varolmayacağı anlamındaır bu cümlenin köküne böyle bakmayan bizle konuşmasın/anlaşmasın gerek yoktur... Tanrı manrı olamaz diyorsak bu uyuma bak dur düşün, bi daha bak, araştır anlamındadır İnanc-ı Reddiye /Giriş Önsöz deneme/deneyiş-1 Tanrının yokluğunu benle ancak tanrının yokluğuna ikna olduğunda tartışabilirsin! Bizce tanrının olmayışı belgindir ve baskındır? açık olan gerçek, hür ilan edilmiş baskın yargı-mız budur bu izgiden yola devam! Tanrıya reddiye, dine reddiye, karşıcı/karşı dinci gibi söylemler ve edebiyatlar çürük yaftalar olarak kalacaktır. Bu durumda böyle baskın karakterli bir yargı ve bildirim ışığı altından hür olarak kabul edilmiş yargımdan belgin yürekli ve gür bir tartışmada, böyle bir kabulden öne çıkarak ve ya da "Tanrı var mı acaba" "olabilir mi?" gibi bir soruşturma yakınından tartışacaksanız/dövüşüp güreşecekseniz (tarnınız için) buyrun....görüşelim... Şimdilik, Tanrı reddettiğim, din ve inanç reddettiğim/bilmediğim yönündeki çarpıtmalar ve yanlış yalan söylemler ışıklarını taşıyan cılız , genç yürekler; yolcular; öğrenmelisiniz ki, ben reddetmedim... aradım ve bulamadım. yoktu.. bilimiyordum. ben de inanarak aradım. düşüncemdeki gerçeklere/erkelere, aklımdaki sorgulara ve arama vicdanıma, gerçek araştırma dürtüme ve bilincime ,inancıma benzerlerine sığındım.... belgin olarak; tanrının yokluğu, aklın ve vicdanın, düşüncenin anlamasında belirginleşir/parlar /pekişir/anlaşılır-bilinir şey olur... kavramsal yokluk. yokluktan önellenememek... anlaşılır... yani tanrının yokluğu /kavramın yokluğu bizce açık-net kavranabilir-anlanabilir çözülebilir çözümlenebilir izgidir...deriz.demekteyiz.. tanrının yoksuzluğu yokluğu güçlü argümandır tersi ile kendinizi avutmayın.. milyonların meşalesi sönük yalan uykucudur/kedercidir... |
Bir armonideki deton nota o bellidir
Yazmayı kurgulayan bizler ne yazacağız ki? yazmanın mantığı? nedir? Yazma kurgulunda (gerçeğe temas eden) gerçeği gerçekleyen bizler (gerçeğe temas eden) ne yazacağız ki? Ne yazacağımı düşünüyorum. Bu yazmak ne? -- -eğer yazdığımı/yazacağımı sevmezsem benimsemezsem ölüyor gibi oluyorum (içim bunalıyor ) yardım edin! -- Bir alandayım ve benim cinsimden insanlar var insan ne? sen kimsin? önce onu tanımla... tanımlayı tanımla ama ne diyeyim ben... anlaşıyoruz.. neyle /var varlıklar/parça varlar var... -benim gibiler -benden olanlar/benim gibi olanlar var.. diğerleri. alan içindeki küçük alan bütünlükleri .yürüyorlar.. yürümek ne? temel olarak harekete indirgenebilir-soyutlanabilir. alan içindeki alan /küçük alan. alanın içinde bir alan mı kımıldıyor diyorsun?... onu demiyorum ama bu gülünç bir tür indirgeme çözümleme mantığı deniyorum. çünkü yazacağımı sıyıramadım.. yani insan demek şey demek. bu dünyada zıplayan şey. bilmiyorumz. herkes başka -tanımlıyor onu. sence? "bence varım".. öte gidemiyorum. insan demek ne? insan demek küçük kımıldayan hareketlerdir. küçük yaşam dilimleridir...parçalarıdır.. onlarla iletişiyorum ya da benzeri... kafam karışık ..şimdi bunu deniyorum. yeni olanı yazmak mı istiyorsun? tam bunu diyemiyorum ama kafam karışık işte . kafam karışık dedim çünkü kafam? anlarsın ya anlatmak kelimesi yetmiyor ya daha ne üstüme gidiyorsun ya da soruyorsun? diyeceklerin var gibi davranıyorsun demeyeceklerim var/yok ama başka türlü... herkesin diyecekleri var gibi bir kıvırma da kaçamam mı? bunu anlatamamaktan? dünyadayım. dünya denen yerde. bura bir gezegen . Gezegen atmosferde/evren bütünlükte bir öge gerçek bütünlükte bir salıncak. gezen uzay küre...üstündeyiz.var-hareket tanımla? yer -yer içinde yer-alan işte yer nedir? olmaktır-olmaktadır-genişlik düş/rüya/istem/bakma/his- açılma ve yarılma dünyayı daha geniş tanımlayamıyorum.. dünya demek bir genişlik ... alan genişliği ve içinde olmak../alan içinde olmak ( ( bakışa bağıl mı? burda keskinliğim yok beni oraya götürme (taşıma sürme) hemen ) ) dünya; (da olmak- yer) bir şeyin ve yerin içinde ve üstünde oynuyor olmak gibi ya da kımıldıyor ve hareket ediyor.. alanın genişliği içinde hareket ediyoruz. alan var/ alan değişkenleri var. alan gerçekliği var... gerçeklik var... /varolmak'a vurgu tutuyor /gerçek'e olmaka vuruyor. tanım olmak'a vuruyor çünkü ben insanım /gerçek var- alan var -yer var -olduğumuz yer .dünya yeri. atmosfer içinde.. evren içinde. küre. bura küçük ama büyük atmosfer genişlik-olmak'a vuruyor. varolmak'a, bakınmak'a ve oynamak'a vuruyorlar... olmak istiyoruz var. alan var-gerçek insan ne? insan bir canlı, varoluş ,kişi insan bir hareket tanesi .hareket eden küçük (yaratık demek istemiyorum bunu biliyorsunuz) alan tanesi ; alan hareketi/ alan alanı -küçük alan; (yaratık yerine kavram bulun) kapalı alan üç boyutlu tanımlanaiblir-gözlemlenebilir alan- hareket eden alan... kendi bağımsız alan- kendi özerk alan insan özerkliği kim yönetiyor? özerkliği biri yönetmiyor bunu demek yanlış ben neyim bilmiyorum maddeyim -canım ve bireyim..yaşamım sanırım ,yaşantıyım. yaşantı kesitiyim.deneyimim ve olumum. bilmiyorum ama biliyorum. tam açıklayamıyorum. diğerleri var. kavramsal uyuşma diğerleri var-bendenler iletişim nedir? o bir canavardır- bizi ayıran şey. bizi birbirimizden ayıran şey. zor olan. aktarım -eğer yazdığımı sevmezsem benimsemezsem ölüyor gibi oluyorum yardım edin! -eğer yazacağımı beğenemsem sindiremezsem yaşa-ya-mıyor gibi boğuculu oluyor hissediyorum yaşantımı bana verin hey (özgürlük taneleri her yerde) özgürlük istiyorum- özgürlük duymak/duyunç .esen -esenç ve kıvanç duymak istiyorum. rahat verin de bırakayım... , (hareket hareketin içinde kımıldar-bağımsız alan)... --- şimdi olduğun alanı tanımla? bir iletişim yeri -yazma penceresi. forum diyoruz... oradan insanlara bakıyorum. aslında bakmıyorum ama böyle tanımlamak geliyor. ne yazacağıma bakıyorum çoklu bir iletişim ağındayız. yazarak iletişiyoruz. yazmak kavramlara bağımlı. kavramlar konuşmaya- düşün ses ve ağzın çıkardığı seslere bağımlı. ağız organı insan organı. insan bedenini ses çıkaran ve yemek yiyen uzantısı. orda ses telleri var. sesler var. ses var. ses uzaysal .sesi tanımlayamıyorum. sesin varlığını düşünceler var bilmiyorum nasıl tanımlanır. yazmak bakışmak gibi. iletişim tersi/..benzer aslında tersi değilde... iletişim birbirinden bi şey almak gibi. almak vermek gibi daha çok. isteme. iletişim çok isteniyor. anlamak çok isteniyor-seviliyor bi şey bulmak çok sevilir... siz burda ne yapıyorsunuz? diğer parça varlıklarla benlerle anlaşmaya çalışıyoruz ya da bir bilgi üzerinde konuşuyoruz ya da daha çok kafamız karışık ben bunu nasıl açıklarım ki? birbirimize bir şeyler aktarı /alıp veriyoruz. iletişim olarak. söylem olarak ve sözlem olarak ne aktarıyorsunuz? düşünceleri ya da (düşündüklerimizi) onların yankılarını ..(ama burda bir konsept var-temel konu konsepti .üzerine konuşulan geniş çerçeve... alan gerçekliğine ilişkin tıkantılı veri his üzerine boğuşma var.. savaş var daha çok) düşüncelerin didaktiği-düşüncelerin verilmesi ve aktarımı evet ama benzer ama herkes bozuyor dikkat ediyorum buna düşünceleri aktarınca ne oluyor? temas paylaşma bilmiyorum. iyi hissediyoruz ve gelişiyoruz sanırım nereye neye? bu soru mu? başka soru seç sorucu ..hızlıca soru yetiştiriyorsun iç sesim. didaktik uyuma, didakte et sefil ben...sefil monoton. anlaşık --his.... düşünceler deneyimlerin sesleridir. ifade olmuş halidir. eğer her cümleyi ele alırsam ve eğer her kelimeyi bölüp açarsam bile neye indirgerim isteme ? oluyor... -- biri moralimi bozarsa buna çok bozuluyorum. en çok bu yüzden yazamam bir yere/sade de, gelecek misin sen? göğsümdeki ağrı, tıkanıklık geçer mi? seni ne tıkadı bilmiyorum dünya hisleri diyoruz. boğuşma. yaşamsal yorgunluk geçer mi? burda rahat var mı? orda var mı? ora nere önce? ne demeye getiriyorsun.... bok gibi hissediyorum ve bunun çıkışını arıyorum.... |
Ses titreşime dayanıyor ve hareketin titreşimi (boslukta ki dalgası ve etkileşimi) değilde tam
alan ya da alanda alan tutan nesnenin birbiriyle etkinliği çarpışması titreşmesi sonucu havaya yayılan (havayı titreştiren etkinlik) titreşim dalgasının algısı/tanımı... Sertlik katılık var. izafi.. Ses gitme gibi bir sey. İletme. Ben varım hissi. Ses nedir? Harekettir mi? Düşün Hep böylemisin sen? Çok çekilmezsin Ne yapabilirim ki Dürüst olmayı denesen... Ölüyorum. Herkes ölüyor. Çürüyorum. Bu yaşantı benim değil. Bunu sevmiyorum istemiyorum ve bu olanları onaylamıyorum sanki Başka türlü olmasını mı isterdin? Herkes ister. Ahkam kesiciler nerde? Onu bunu bilenler yaşam sıkışmasının ve daralmasını nasıl formülize ediyorlar?... Varım.materyal.dokunma.istenç-his. Dokunmak istiyorum . dokungaçtan duyulan zevk hissi.dokunmanın tadı...var... Nesneler birbirlerine dokunuyorlar ve kımıldıyorlar. His var... Yumşak ve sert nesneler dokular var. Algı var. Bunu neden böyle bölüyorsun? Zihnin bozuk mu? Bilmiyorum yardım istiyorum.gitmeliyim.... |
Alıntı:
Sen yaz ama yazdıklarını sonradan kendin okuma, zira o zaman "konuşan" kendi kendisini iptal eder ve biz yankıyı alamayız, o yüzden sadece sen olmayanlar okusun :) umarım devam edersin , merakla bekliyorum.. |
Kötü bir başlangıç!
bunları gönderip göndermeme telaşındayken yazdıklarımı sonradan kendim okumamam aklıma geldi... gönderildi... -*- Hiç ummamıştım sanki varolmayı! bunu ummamıştım. bunu ummamıştım diyorum. şimdi diyorum. neden oldu. umumu aşan durum ve varoluşun beni olmaya tükürmesi gibi sanki varoluşum -her gün/her an ırzıma geçiyor. bu yerde/bu kampta. bunu ummamıştım bok gibi hissediyorum anlıyor musun? anlama...anlamanı istemem ben sadece bitmesini istiyorum evet varoluşum ırzıma geçiyor. yani varoluşum beni zorla olduruyor ya da irademin dizgini benim elimde değil gibi paradoks mu bunu dayatan diyorsun yani bu cümleleri aşağıdakiler hep yazıp postlayayım mı yani? ummanın olmadığı yerden mi seslendik! ben ya da benim nedensizliğim nesinsizliğim mi ? daha güzel dizgiler için düşünce yoğuruyoruz oysa yukardaki saçma ifade çıkıp geliyor ve size/bize onu getirebiliyoruz her zaman böyle oluyor. Neden bir cümle yazıp varoluşu havaya uçuramıyorum ve dizginsiz hayretlerle birlikte sihirler magicler kuramıyorum ve uçuramıyorum ki?. bu olmuyor anlamam gerekiyor/anlaşmam gerekiyor.. -anlamam gerekiyor ..( bi daha) anlamam gerekiyor bir şeyi mi kaçırıyorum? Düşüncenin çığlık attığı yerler... Düşüncemde ya da bilişimde anlam istediğimde ve yaşam rahatı kurguladığımda ve istediğimde bu istence eşlik eden his/istenç gerçeğimi yaratmıyor ve şekillendirmiyor. İstemlerim bana direkt yaşam doğurmuyor. Acıdan zaten bıktım ve kahrolmadan yaşamsızlıktan bıktım usandım.... bu bok gibi yaşam yeri cehennem anti-cehennem tanımlamasına uygun saçmalık yer ve gerçeklik içindeki boğucu hislerle yaşayan bir ben saltası.. ondan da bıktım.. yine de kendini bırakmıyor avanak... Günlerim yaşam ve yaşama doğurmuyor/getirmiyor. İstence uygun gün yok/yer yok. acısızlık yok. acı biter mi? acı çeke çeke mi biter? ne ede ede biter? bilen söyleyen var mı? şimdi.. Aynı statiği sürdürüyorum bok gibi. bu ne biçim enerji devincesi. Yapanlar var-yapamayanlar var. Bilipte görüpte kaçırmalar var. İstek var istekler uçuyor. Para var, paranın ..(bilinmeyen yenilikte ve ölçütte sövmüş farzedin ki; keşfedilen bir sövme ölçütü öyle bir ölçüt olsun ki; varoluşun başından sonuna -hiçinden varına kadar gezmek biçimindeki bir makinenin icat biçimi gibi yeni yepyeni bir sövme biçimi olsun) Kaçan istekler kaçan uçaklar. olanlar var olmayanlar var... Bok gibi hissetmek bok gibidir-bundan bıktım-durmuyor.... Sanırım eylem /iyi eylem gerekiyor diyorsunuz. Bu gülünç ve yaşama uyumlu düşünce. bu da gülünç. sefil ve gülünç . durmamak gerekiyordur bence... acı olmamalıydı diyorum bu bir hata. bu hissettiğim hata. böyle bir varoluşu onamıyorum. böyle hissetmeyi . kesinlikle onamıyorum. makam yok onamımı alacak ve onu değiştirecek çok şaşırdım Durumun kendini. tıkanmanın kendini aşacak organ/makam benim /bu varoluşumla çelişiyor işte. İşler birden düzelmelidir. Birden düzene girmelidir/gelişmelidir. ... Onu /varoluşu/varolan bu potansiyel zırvalığı (kendi hislerimle birlikte tümden) yoketmek/hiçetmek ya da sökmek /gidermek benzeri hisler içindeyim. Bu hislerle boğuşuyorum her gün -bu olmamalıydı /diyorum anlamıyor musun? ve bu geçmiyor. Varoluşu patlatabilirdim ve yerinden de sökebilirdim anlıyor musun? Belki de elimde yoket kılıcım olsa onu yokederdim... Her gün aynı tantanayı/boğuşmayı yaşıyorum ve bu atmosfer değişmiyor. Zehir solumak gibi yaşamın yük, böylesi havanın ve durumun benzini soluyorum. Soluk bir yaşamı istemeye istemeye her gün soluyorum ve yaşıyorum bundan bıktım ama bıktım laf değil. Sönük soluk felan demek az. aha şimdi bok/bok gibi demekte az olacak... boktan daha boktan beter bir tabir lazım bize ama incitmeyen/iğretiliği düşük ama yüksek kötü durum anlatabilen yüksek kavramsal ifade aranıyor.... Buna/bu duruma durup varoluşu patlacağım yerinden uçuracağım. Ben bunu örneğin samimi açıkladığımda varoluşum bir şampanya patlatmalı gibi yapıp dönüp bana bir evren yaratmalıdır ve beni yanımda açacağı bir delikten içine çekmeli. Hayal dünyam istem dünyam buna uyumludur . Dışarsı paradoks, bok gibi. Bu hisleri taşırken ve coşkuma ve esenliğime eşlik varoluşum yok ya da yapamıyorum/yaratamıyorum... sosyal hatalardan mı dem vuracaksınız? sosyal benlikten -ilkeden kaynaşmadan ve diğer sorunlardan yok hiç sustum ben farzedin öğrenmiyorum sizin olsun... kolaycılığa kendimi kaptırırım.. günümü gün ederim.. size de gününüz bakın nasıl da gösteririm çözümler sorunlar? sorunlar neden var- sorunların doğası ters. aşma gücü sürekli yoksa ve sürekli tıkanıklık, aynının daimi başgösteriyorsa, aynı acı yineleniyorsa bunu iyleştir bu boğuculukun ölçütü ve çağpı boğucu anlıyor musun? elinde yeti varsa bunu değiştir yardım et doğaya yardım et. bana yardım et -insana yardım et-yardımlaş. bu boğucu dışardaki dünya hüsran mı desem. bok gibi yaa -izlemekten bıkılan meyhane/gözlemhane . gözlemcinin gözlemi. gözlem veriyoruz. herşeyin kötü gittiğine, herşeyin kötüye gittiğine ve küçük yaratıkcıklar olduğumuza dair gözlemler bütünlemesi... gözlem verip duruyoruz. gözlem notları düşüyoruz düşünce imlerde. Değişim istencimin gözlemini yapıyoruz. Herkese boktan durumları göstermeye ve düşündürmeye dair düşünce izleri tutup/yansıtıyoruz. Yani bunları varsayıyoruz... Bu olmuyor. değişim/değişimsizlik. bu yer bok gibi. sevmemek ve her gün bununla boğuşmak teranesi. değişmeyen terane Bunun olmayışı/değişimsizlik her gün varoluşuma tükürüyor/küfrediyor sanki. varım ve kımıldayıp kımıldatamıyorum. Yaşamımı istediğim yere biçime sokamıyorum ve götüremiyorum. Boktan koşullar her gün beni oradan oraya sürüyüp duruyor bu bir ceryan sanki beni yaratmaya yeniden yoketmeye itecek... Bu kadar kötü mü yahu? abartıyorsun... Eğer nesinimi ve gerçeğimi daha coşkunumu ya da benzersizimi ararsam bu olmuyor diyorum duyuyor musun beni? Beni mi suçluyorsunuz ve yargılıyorsunuz ben yapamıyorum diye. varlığımdan ben mi sorumluyum önce. tüm koşullarımdan.. ama yaşamımda parıldamalar/değişimler ve gelişimler istiyorum derken bu bambaşka bir haldi/varoluştu. Birden herşeyin değiştiği .Ben istediğim de olmuyor o halde ben tanrı değilim peki. Ben öğrenmedim mi? Ben yaşamadığım mı? Acı ve pişmanlık içindeyim. ğögüs üzerine basmış ağırlıklar gibi ya da göğüs yükü gibi atılmak-kusulmak istenen yüklü taşıncalar var- sıkıntı -boğucu- çekiyoruz. bu neden? --- Kavramları bölüp durduğum bu yerde nedir? Ya da olayları ve oluşları kavramlara böldüğüm bu terhane. Neden acı çekiyorum neden acı çekip duruyorum ve neden durmuyor bitmiyor? Bunu soruyoruz duyuyorum? Neden bunu durduramıyorum. Gelişmediğim için mi? Arzu içimi kemiriyor ve arzu yakıcı. İstemin yakıcı ve dizginlenmez doymaz pençesi...sömürücü. Ruhum/ varlığım rahat arıyor... Gönül rahatlığı diye bir şey var mı? Sen hissettin mi? Varoluş ağırsızlığı /arsızlığı ya da yük hissetmeden oluş var mı? bu yer tutarsız mı? Dokunmak neden can yakıyor? Heey sana diyorum.... olmak varı içindeki bu his ağır ve boğucu.... Olmak neden bu kadar -basmakalıp- ağırlıktır .. Kime sormalıyım. Yük istemiyorum. Kurumsuzum. Beden üzerinde acılar yürür. bunlardan sıkıldım...istemiyorum deyince durmuyorlar.. --- Varolmakın tadı, hissetmekin tadı ve dokunmakın tadı incinmekin burumu ,buruk hissi üzerinde yürüdüm/yaşadım İncinmek tadı ile yaşadım ve ve bu canımı yaktı ve bu can yanması şimdi yaşamımı yönetti. durmuyor-geçiremiyorum Suçluluk pişmanlık bağılı ve yakını olumsuzlamalar, olumsuz hisler beni yönetmemeliydi ve diger hisler.. Bunları nasıl boğmalıyım ve dizgine getirmeliyim... güçlenerek.... Bir insandan insan yaratmak. bir insanken isteyeceğin bir durum yaşayışı olmak Bu ağırlığı olumsuzluğu duyguyu ve beni boğan bu şeyi tam atacağım ve tam içimden sökene kadar durmayacağım diye hissettiğimde hiç bir güneş doğmuyor. Ben umutsuzlar umutsuzu muyum. Umut nedir.. İçimi kanatıp duruyorum ve anlamı ve kelimeleri (düşünceleri) dürtüp duruyorum. ayet indireceğim sanki. yaşamanın formülünü vereceğim birazdan. .en çokta kendime. bu yaşamsızlıkta... Yaşayanlar erdemsiz mi? Bölüşümsüz mü? Anlamın köküne sancı girsin. Bize istedigimizi vermeli... Dehlizler.dehlizler ve dehlizler İnsan olan yerlerim sancıyor. Güneşi yar! |
Egomun onaylanmasından büyük mutluluk duyuyorum. Hadi şımarık egomu doyur!
Hadi ezgin ve bezgin egomu onarmak için birlikte susalım/çalışalım... Ego yıkıntılarım ve sönmüş geçmişimden belki kendine ışıltı toplarsın. Kimbilir hangi mazi? Doymaz doymaz ego üç öğün bol karbonhidratlı bilgili öğünler şafşatalar ve cafcaflar tüketmeli... Bilge dedi ki; köpekli köyde çomaksız gezme. İçimdeki bu varoluş boşluğunu ne doldurur. Boşluğun çapına bağlı.... Vaoluşumu yıkamam. Olduğum yere yıkamam. Böyle biri var. Ben diye biri var. Bununla sizi yüzleştirmeliyim.. Bu yaşam zor geldi... İstenmeyen persona oluşumu ya da kendimi onamasızlığımı bitirecek ya da hiç bilmeyen köy var mı?araya kaynarım... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:39 . |