![]() |
Güç İstenci değil de İstencin Gücü
"Güç İstenci değil de İstencin Gücü ve Direnci"
İrade Direnimi "Nietzsche'nin Bazı Kavramlarıın İncelenmesi ve Yenilenmesi" Nietzsche'nin İstencin/İradenin direnimi -yasası- yaşanıma yön verir! İradenin Direnimi /İrade Direnci Gücü /İradi Direnci Gücü güçlülüğü Korunumu , İradi Direnginliğin (ve Direncin) Gücü'nü artırmak/çoğaltmak -dayanıklamak, dayanıklılıklamak gibi kavramlar Direnç kavramını öneriyorum. Yaşam dirençtir. Direnç yaşama-ya yön verir. Yaşamın kökü özü direnmektir/dirençtir (fizikte direnç olarak bahsedilen şey karşı koyma iradesi, karşı durma olarak sözedilen...) (Bir gün bir zamanlar bir okumada şu kavramı gördüm. "güçlülük iradesi". Bu kavram Nietzsche'nin güç istenci olarak önerilen kavramı yerin öneriliyordu/çevirilmişti. Açıkçası hiç bunu duymamıştım. "Güç İstenci" /İstenç gücü kavramına ise -açık- eğilmemiştim. Dikkat kesilmemiştim. Yani bu Nietzsche de ne anla-tıyor /kim oluyor bu! demiyordum!!!) Güçlü iradelilik ; Direnç İradesi - /Direnç İradelilik /İrade Dayanıklılık Direnç Dayanımı Ve dirençlilik/Dayanımlılık istenci /Artma İsteği Varoluşsal Artma -Potansiyel Güçlem Artışı Direncin Artımı - (Var oluşum'u yenmek gibi bir iradeye tekabül ediyor. ...) --- İrade güçlülüğü irade gücü ve Direnç Dayanıksal İrade Güçlülük İradesi İrade Gücü ve Güçlü İrade İrade Dirençliliği (ne Dayalı Güçlülük-Güçlenme ) İstenci (Bir takım kavramsal artma denenmeleri) Şöyle de çevrilmiş olabilir... Kudret İradesi -;İrade Kudreti /İradenin Kudreti () Çekim çekimlilik köküne indirilecektir) Varoluşun çekimliliğine dayanan/İndirgenen kudret ya da İstenç Yasası Bilimi Çekimsel İrade -Çekimsel Dayanaklılık İradeyi (zihni) dinç ve açık tutmak "güçlülük iradesi" güçlülük direnci-direnginlik; güç direnç ve zor; güç te yerine direnç te önerilebilir; direnç istenci; ok dirençlilik-güçlülük ve zorluluk-zoralganlık; Zorlu ve yıkılmaz olmak -başeder olmak Denge İstenci/Denge Arayışı -devam edecek- "İstemenin Gücü ve İsteminin Nihai Oldurması Yasası" Gerçekliğin /isteme türevliliği Mutlak bir şekilde isteme-istenilene sahip olmadan istem durmaz İstencin Mutlaklılığı ya da İstencin Yaratması/Gerçekleştirmesi ve Gerçekliği Belirleyenin İstenç Oluşu Kanunu |
"Denemeler"
Tersten gidelim. Yapay zeka yapmak, yaratmak istersek, ona, istemlilik, seçimlilik bilinci ve belirleyebilme, tanıyabilme öğrenimi vb beceri kazanabilme iradesi ve dürtüsü vb. kazandırabilmeliyiz.
Şimdi doğada bu var demeliyiz ya da tersine mi çevirmeliyiz? bu bizi irade, seçim, bilinç zeka ya da herhangi türev de bir açıklamaya ya da tanıta ya da benzerine mi yöneltmeli? varız demek bizi tanımlamıyorsa? ya da tanımlıyor mu? Doğa kendini ifade ederken... bizlerin hayatta kalma, hayatı sürdürme içgüdüsü/dürtüsü vb.olarak tanımladığımız kavram aslında niçe nin güç istenci.. değil mi? İstencin (varlığı) direnimi, dayanımı ve kendini koruyumu -sürdürme iradesi (sürekliliği) özkorunum bilinci vb. olarak yakınlaştırıp açıklayacağımız bu durum bizi sürdürür...sürekli yaşatır...var kılar... İstencin iradenin ya da arzunun olması bize yön verir. Günlük hayatta ya da basit ve indirgenmiş felsefi çözümde buna yaklaşık olarak arzu/arzululuk diyoruz arzu kavramını kuran -arz kavramı sunum kavramına indirgenebiliryor. --- Gereksiz düşünemeler ve Saçmalamalar Kantı; İstemin/isteminin olmasini isteme yada isteme (istemin kendi) gerçege yön verir. Gerçekliği istem yönetir ya da yönlendirir. İstemden arınmış bir gerçek ise eylemsizdir. Enerjinin İstemle Paralelliği İsteminin olmasını isteme bizi yönetmektedir. İsteme boyun bükmüş bir şekilde ilerleriz ve istem elde etme/sonuçlama ile doyumluluk yaşarız... İstemin yasasi dediğimiz ya da gerçekliğin isteme (isteme fiiline ve oluşuna çözülmesi ve indirgenmesi) gerçek olan isteme indirgenebilir. Enerji kendini istem /istençlilik (istemecilik vb.) olarak ifade etmektedir. İstemecilik temelli eylem O halde istemecilik bizi doğayı ya da eylemi yöneltmektedir... İstemeciliğin kökeni ya da epistemi İrade ya da istemlilik var... |
Overman Kavramına Yeni Karşılık Aramak
Overman i tersyüz ya da tepetaklak etmek
Nietzche nin üstün insan olarak Türkçeye çevrilen Overman kavramını hiç incelememiştim. Sonra bir gün kavramla karşılaşınca over sözcüğününün anlamını ve Nietzche nin ne anlatıyor olduğunu arayacaktım. Nietzche ne anlatıyor tam emin değilim ancak "üstün insan" kalıbı doğru bir çevirimi onu da düşünüyordum.. Nietzche ne anlatıyor olursa olsun ben kavramı kendimce yorumlayacağım.. Eğer biz üstteki ya da sonradaki ve yarında ki insana ve üst ve sonra gerçeklerine köprüysek ben kavramı şöyle yeniden yapılandıracağım... Alt insan alt doğa insanı .yarı organik yarı doğa yarı hayvan yarı insan Orta insan Ve Sonra ki insan. Sonra insanı. Geleceğin insanı ya da yarının insanı ama üstteki insan.... Jung, bir üst benden ve üst psişeden sözeder... Hafızada ve tarihte bir geçmiş kayıtlıdır oysa gelecek yoktur... Gelecegi de bir hafıza ya da silüet gibi gerçeğe yerleştirirsek ve zamanı şimdi ile kapamaz ve zamanı geçmişten şimdiye olarak sınırlı düşünmezsek, yani tam olarak şimdiyi kafamızda bir orta zaman ve iç zaman kuşağı yaparsak ve tıpkı geçmiş gibi gelecekle de bağ öne sürersek ne olur...? Uberman in yanıtlarını burda-n arıyorum |
Güç istencine irademizle karşı koyamaz mıyız?
Mesela para güçtür. Kapitalist sistem ve insanların açgözlülüğü, insanları daha fazla kazanmaya yöneltiyor. Ne kadar kazanırsa kazansın daha fazla güç istiyorlar. Ama bir noktada kendilerini durdurabilirler. Bu güç isteklerine karşı koyabilirler. Acaba buna karşı koyduklarında başka çeşit güçlere mi yönelmiş oluyorlar? Güce yönelmekten kaçamaz mıyız? |
Sanırım açlığa iradeyle karşı koysaydık onu yenerdik
Ya ama açsak ya da mutlak biçimde yemek istiyorsak? Sanırım iradeyle kan şekeri duşürülmüyodur. Bilmem Mutlakiyetçiliğin sonu sanırım mutlakiyet Gücün sonu sanırım yıkımdır... |
Hayır. enerji var madde var gibi tanımlamalarda kimse çelişmiyor
ancak irade var bilinç var gibi belirtmeler de, metafiziksel anlam kaçınması, araştırmayı ya da ortaya koymayı sınırlıyor mu diyoruz Bu dediğimi hiç bir zaman anlatamadım Yazacağım hiç bir şeyi yazamayacak gibi hissediyorum ve kavramları çöp kutusu gibi sadece... |
var kavramından daha esnek bir kavrama ihtiyacımız var
var kavramı bir çöplük folloş olmuş bir yumak ifadesiz bazen -anlamsız bile düşüncenin kökü 'düş'le kuruluyor ve düşünmenin ama düş demek bana bir şey ifade etmiyor -aslına bakarsak düşünmede bi şeylerle bi şey ortaya koyamıyorum varız derken ne dediğimi bilmiyorum. kavramlar saçmalık! orda kafamda olanı biliyorum sadece-duygu tanıt ya da duyum tanıt/duyuş tanıt metazifiklesel zırvalıklar -addedilen- nedeniyle kavramsal tabu var/kavramsal tıkanma var -kavramsal sınırlılık var onun kavramı bunun kavramı var kavramsal tabu tabuların en büyüğü, lanet tabu! hiç bir halt değiller ve hiç bir şey anlatmıyorlar ofizik bu fizik ve ya da metazifik demenin/denmenin ne demek olduğunu ise hala anlamış değilim bu kavramları kimin niye nasıl kullanıdığı daha önce nasıl kulanıldıkları umrumda değil kafama vuran/aklıma vuran imleri doğuramıyorum. bunu biliyorum. kavramsal çatışkı diz boyu/esaret ve kavramsal esaret diyebiliyoruz buna bizi sınırlıyor ve tıkıyor anlam doğurmalarda ve anlam tanıtlarda kavramsal düşün tıkanıyor.. düşünsel düşün tıkanıyor- kavramalara cebe bu kavramları anlamıyorum onun kavramı bunun kavramını anlamıyorum sınırlı kavram bunu anlamıyorum; aslında bakarsak hala hiç bir şeyi kavramsal darlık çektiğimi biliyorum sadece |
irade demek, var demek ya da madde demek gibi bir şey olmalıydı
bunlar nasıl oldu oluştu anlamıyoruz bu sınırlamalar /yerdiler iradenin ne olduğu ne demek olduğunu bilmiyorum kavramsal yeti de bunlar estetik ya da matematik fonksiyonları gibi olmalı ve açık esnek kullanılmalılar gibi bir düşünüş eşlik ediyor.. gerçeklemeden ziyade fonksiyon-ellik kavramsal fonksiyonellik kavram özüne ya da gerçeğe ya da olguya/olgu dayanağa ya da maddeye atıfta bulunmuyor ya da vurgu yapmıyor diye sınırlanıyorsa etkenliği daraltılır ama mesele bu değil irade,-irat gelir gelirdir... istenç, istemenin pekinç halidir bilmiyoruz bunlar saçmalık.. kafamdaki atmosfer basıncı der ki bilimden tam bin sene uzağız |
kusura bakmayın ama ben kavramlarla ya da kavramların kendiyle değilde, duyuş, algı ve hisle düşünürüm diyelim ki ve kavramsal tabana çözümlerim/geçişlerim ya da indirgerim/düzenleriz....
kavramsal sınırlılık kavramsal sınırlılığı ele veriyor müzik bestelerken nota oturmak gibi olan/olacak olan şeyde burda sınır var-zorlama var notadan önce duygu düşünce belirir yoğrulur/his eşlik eder benzeri notanın arabesk olacağı söylenemez-tını arabesktir bir diğeri; şiir yazarken kavramsal yoğurmadan önceki düşün yoğun -duygu yoğun kavurmadaki düşüncesellik benzeri atmosfer için olanı duygulanım tanıklık ve düşüncelenim tanıklık ve bengilenimde orda olan şeyin bu tipin düşüncecesi oluşturuduğunda geri dönümde oluşan yoğumun kavramsal tıkanması, verdisizliği ya da verdi bozumu kavramsal akımda tıkanma delinme var... düşünceleri/etkinliği ve etkin atmosferi yoğururuz... bu bir şiirdeki gibidir. bir kavram/kavramsallık odak almayız -ortaya koymayız... bir yoğuşum tutuşum ele alırız bu bir odak amaç sonuç etki benzeri tutuşum kavram kendini yoğurur kavramsal odaklı düşünmem.. şiir yoğrumundaki açık imgesellik gibi tamamen imgesellik.... kavramsal tıkantı diyoruz... |
düşünce yaparken ya da nesin yaparken aslında tamamen şiir yaparken olan şeyin benzeri etkinlik kullanıyorum diyelim...,
serbest kavramsal bindirmeler ve yorgunluklar bezdirici... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:03 . |