![]() |
Musa'nın tanrının arkasını görmesi..!
Mısırdan Çıkış
Horev'den Ayrılma Hazırlığı 33 RAB Musa'ya, "Buradan git" dedi, "Sen ve Mısır'dan çıkardığın halk İbrahim'e, İshak'a, Yakup'a, 'Orayı senin soyuna vereceğim' diye ant içtiğim topraklara gidin. 2-3 Süt ve bal ülkesine senden önce bir melek gönderecek, Kenanlılar'ı, Amorlular'ı, Hititler'i, Perizliler'i, Hivliler'i, Yevuslular'ı oradan kovacağım. Ben sizinle gelmeyeceğim, çünkü inatçı insanlarsınız. Belki sizi yolda yok ederim." 4 Halk bu kötü haberi duyunca yasa büründü. Kimse takı takmadı. 5 Çünkü RAB Musa'ya şöyle demişti: "İsrailliler'e de ki: 'Siz inatçı insanlarsınız. Bir an aranızda kalsam, sizi yok ederim. Şimdi üzerinizdeki takıları çıkarın, size ne yapacağıma karar vereyim.'" 6 Böylece Horev Dağı'ndan sonra İsrailliler takılarını çıkardı. Musa ve RAB'bin Görkemi 7 Musa bir çadır alır, ordugahın dışına, biraz öteye kurardı. Ona 'Buluşma Çadırı' derdi. Kim RAB'be danışmak istese, ordugahın dışındaki Buluşma Çadırı'na giderdi. 8 Musa ne zaman çadıra gitse, bütün halk kalkar, kendi çadırının giriş bölümünde durarak Musa içeri girinceye kadar arkasından bakardı. 9 Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musa'yla konuştuğu sürece girişi kapardı. 10 Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının giriş bölümünde tapınırdı. 11 RAB Musa'yla iki arkadaş gibi yüz yüze konuşurdu. Sonra Musa ordugaha dönerdi. Ama genç yardımcısı Nun oğlu Yeşu çadırdan çıkmazdı. 12 Musa RAB'be şöyle dedi: "Bana, 'Bu halka öncülük et' diyorsun, ama kimi benimle göndereceğini söylemedin. Bana, 'Seni adınla tanıyorum, senden hoşnudum' demiştin. 13 Eğer benden hoşnutsan, lütfen şimdi bana yollarını göster ki, seni daha iyi tanıyıp hoşnut etmeye devam edeyim. Unutma, bu ulus senin halkındır." 14 RAB, "Varlığım sana eşlik edecek" diye yanıt verdi, "Seni rahata kavuşturacağım." 15 Musa, "Eğer varlığın bize eşlik etmeyecekse, bizi buradan çıkarma" dedi, 16 "Yoksa benden ve halkından hoşnut kaldığın nereden bilinecek? Bize eşlik etmenden, değil mi? Ancak o zaman benimle halkını yeryüzünün öteki halklarından ayırt edilebiliriz." 17 RAB, "Söylediğin gibi yapacağım" dedi, "Çünkü senden hoşnut kaldım, adınla tanıyorum seni." 18 Musa, "Lütfen görkemini bana göster" dedi. 19 RAB, "Bütün iyiliğimi önünden geçireceğim" diye karşılık verdi, "Adımı, Yahve adını senin önünde duyuracağım. Lütfetmek istediğim kişiye lütfedecek, acımak istediğim kişiye acıyacağım. 20 Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaşayamaz." 21 Sonra, "Yakınımda bir yer var" dedi, "Orada, kayanın üzerinde dur. 22 Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim. 23 Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek." https://www.kutsal-kitap.net/bible/t...=88&mc=1&sc=55 Bu alıntı yaptığım yerleri yahudiler,hristiyanlar ve müslümanlar(tahrif konusu kenarda dursun) kutsal kabul ederler.. Bu bölümde Musa'nın rab ile karşılaşması anlatılır..Bir yerde Musa rab ile yüzyüze görüşmüştür ama başka bir yerde rab benim yüzümü gören ölür demektedir..Bu çelişki de bir kenarda dursun.. Benim dikkat çekmek istediğim nokta,bu bölümün son ayeti..Alıntı yaptığım yerde,rab sırtının Musa tarafından görüleceğini söylüyor ama bendeki eski ahitte sırt değil de arka yazmakta.. Şurada da arka diye çevrilmiş; Alıntı:
Bu bölümde açıkça rab Musa'ya arkasını,yani poposunu gösteriyor..Bu ifadeyi sırt olarak çevirip kıvırmanın bir anlamı yok..Rab açıkça ''yüzümü göstermem ama arkamı görürsün'' demekte..! :) |
Sevgili Ahlaksiz kardesim,yukarida bir yer yillar öncede dikkatimi cekmisdi,,,Bal ve süt ülkesi,,,Islamin cennetindede bal ve süt irmaklari,,,sence nedir bu bal ve süt? cocuklari elma sekeriyle kandirir gibi (: saygilar
|
Anti-ka;eski ahitteki bal ve süt söylemleri,kuranda cennet için geçer..
İçinden bal akan ırmaklar veya şarap akan ırmaklar veya süt akan ırmaklar filan.. Zaten kuran,eski ahitin farklı bir versiyonu sonuçta..Bu yüzden bu tarz aynı ve benzer ifadelerin olması gayet doğal.. Bu konuda değindiğim gibi,Rabbin Musa'ya arkasını göstermesi gibi,kuranda da Allah baldırını göstereceğini söyler.. Hep bir gösterme isteği var:) |
Alıntı:
|
Upuaut;yakındoğuda ad/isim önemli..Rab,yani Yehova;Musa'yı adından dolayı önemsediğini,bu yüzden Musa'dan hoşnut olduğunu belirtiyor..Yani ad,bir çeşit kişinin önüne geçiyor..Adınla kimliğin/kişiliğin belirginleşiyor..
Zaten rabte,adının Yahve olduğunu sık sık belirterek,kimliğini/kişiliğini adı ile açıklamaya çalışıyor.. |
"Kuran vahiy yoluyla gelmemiştir"e dair 2. kanıtım!
Alıntı:
Çünkü Tevrat'ta o peygamberden "MŞH (MOŞE)" olarak söz edilir ama çevirilerde "MSS (MOSES)" geçer. Şimdi, "MOSES" isminin Eski Mısır'dan geldiğini, dolayısıyla çevirilerde bile ondan bu şekilde söz edildiğinin farkındayız. Fakat Eski Mısır dilindeki bu ismi İbranice'ye kayıpsız çevirmek mümkün değildir. Çok ilginçtir, Eski Mısır'da İbranice'ye "kölelerin dili" diyorlardı. Bu yüzden İbranice Eski Mısır'da Devlet katında konuşulmazdı. Hele hele Firavun karşısında bu köle diliyle konuşmak mümkün değildi. Ama gerek imzamdaki Yusuf hikayesinin geçtiği YARATILIŞ'ta, gerekse Mısır'dan Çıkış'ta İbraniler'in Firavunlar ile konuştukları görürüz. İbraniler'in bu konuşmalar sırasında Mısır dilini kullandıklarını düşünüyoruz! Kuran'da "MŞH (MOŞE)" adı geçmez; "MV SY (MUSA)" adı geçer! Fakat bundan daha kötüsü, Kuran'da ikide bir atıfta bulunulan Tevrat'ta "MŞH (MOŞE)" yerine "MV SY (MUSA)" adı geçer. Oysa bu isim de #4. mesajıma binaen İSA'nın orijinaldeki "يشو ع: YŞVA (YEŞUA)" adındaki gibi "مشه: MŞH (MOŞE)" olarak yazılabilinirdi (Bkz. "ALLAH Tanrı mı, Tanrı adı mı?"). Peki Kuran'da bu neden yapılmadı? Bu durumda Kuran'ın vahiy yoluyla geldiğini düşünenlerin bir kez daha derinden düşünmeleri gerekiyor. Çünkü eğer öyle olsaydı, o zaman Allah, "MUSA" değil, orijinaldeki gibi "مشه: MŞH (MOŞE)" derdi!!! |
Upuaut;konunun teknik yanı çok çetrefilli..
Çeviri konusu ayrı bir dert.. Kullanılan diller (aramice,ibranice,yunanca) konusu ayrı bir dert.. Konunun tarihi yanının olmaması ayrı bir dert.. Mısır'da ibranilerden veya yahudilerden veya israiloğullarından veya Yahve'den veya Musa'dan bahseden bir kayıt/veri/argüman YOK..Haliyle burada yaptığımız bir miti yorumlamak..Yani bu yazılanların gerçekle alakası yok..Dediğiniz gibi olmasının da imkanı yok..Koskoca Mısır firavunu,kalkıp kölelerle filan uğraşmaz..Muhatap olmaz.. Zaten bahsedilen firavunun adı filan da belli değil..Sarı çizmeli Mehmet ağa yani.. Musa isminin OĞUL anlamına geldiği söyleniyor..Sanırım antik mısır dilinde bu anlamda kullanılmış.. |
Alıntı:
Bu kartuşun hastasıyım. Hala bu ismin Eski Mısır dilinde nasıl söylendiğini araştırırım. Bu ismin okunuşuna ilişkin teklifler şunlardır: "ræməsiːz, ˈræmsiːz, ˈræmziːz". kartuşundaki son 3 harften geldiğine inanılır. Yani sol baştaki noktalı daireyi atarsak geriye "MSS" kalır ki bu, "MOSES" olarak okunabilmektedir. Bu arada, yanıt verdiğin mesajıma tekrar bir bak. Çünkü sen o mesajıma yanıt verirken ben o mesajı düzenliyordum. Yani o mesajımda başka bir çıkarımın olabilir! |
Upuaut;demek istediğini anladım..Orjinal yazılan ilk tevratta,ya da daha doğrusu tanahta,Musa ismi yok..Çevirilerde Musa ismi var..Kuran'da bu çevirilerden yola çıkarak,beğenilen bir filmin devamı gibi,devam etmiş işte..
Ramses kelimesi,Ra'nın oğlu anlamında değil mi?Buradaki MSES veya MSS oğul anlamında oluyor.. Aramice BAR,Arapça İBN gibi.. Şöyle bir benzetme yaparsak..Arapça Abdullah,Allah'ın kulu anlamında..Buradaki ABD ifadesi,kendi başına bir anlam taşımaz..Arapların arasında adı ABD olan birisi de yoktur..Abd ifadesine Allah ifadesini eklersek,o zaman abd ifadesi bir anlam kazanır.. MSS ifadesi de böyle..Tek başına bu ifade bir anlam taşımaz ama Yahudiler bu anlamsız ifadeden kutsal bir peygamber yaratmayı başarmışlar..Tıpkı Hristiyanların Yeşu'dan İsa,arapların(aslında İranlıların) İsa'dan Muhammed'i yaratması gibi.. |
Musa peygamber Allah'a kendisini görmek istediğin söyler,Allah dağa tecelli eder,dağ paramparça olur.Musa aleyhisselam bayilır,ayıldığında süphansın der,tevbe eder.
Tecelli Allah'ın kendisini bizzat göstermesi değildir.Allah'ın tecelli ettiği dağ paramparça oluyorsa,Musa peygamberin "eşi benzeri olmayan" Allah'ı insanmış ,yarattıklarından bir şeymiş gibi farklı açılardan görmesi "Kur'an" a göre mümkün değildir. İhlas suresi Allah 'ın uluhiyetini tarif eder,O'nun eşi benzeri yoktur der. A'raf 143 Musa peygamberin Allah ile dialoğunu ,Allah'ın dağa tecellisini anlatır baldırı,eli olan sadece insandır.bu tür sıfatlardan Allah'ı tenzih ederiz. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:48 . |