![]() |
Kürtçe (Kırmançca), Zazaca, Türkçe ve Farsça Hakkında Bir Çalışma
Artık hepimiz biliyoruz ki Kürtçe ve Farsça, Hint Avrupa Dil ailesinden, Hint-İran alt dil ailesinin, "İrani diller" alt alt ailesine mensup iki dildir.
Gel zaman git zaman Kürtçe, etrafta bolcana bulunan Arapça ve Türkçeden etkilenmiştir. Ancak, cümle yapısı ve dilin öz yapısının İrani özelliği korunmuştur. İran eskiden Kürtlere karşı daha ilgiliydi, özellikle Irak'ın ABD tarafından işgalinden sonra. Ortaya çıkan otorite boşluğunu doldurabilmek için Irak Kürtleriyle akraba olduklarını güzel şekilde işlediler, hatta bu konuda akademik çalışmalar, çalıştaylar, sempozyumlar düzenlediler. Son yıllarda Kürtlere karşı ilgileri biraz azaldı. Bu yüzden, bu konuda iyi bir çalıştay bulmak için geriye, 3 yıl öncesine gitmemiz gerekiyor. 20-21-22 Ekim 2019 tarihinde, Irak Kürdistan Bölgesinin başkenti Erbil'de, Bölgenin önemli ve köklü üniversitelerinden Selahaddin Üniversitesi ile Tahran'daki Zehra Üniversitesi'nin ortaklaşa düzenledikleri "Kürtçe ve Farsça Dil-Edebiyat; Etkileşim ve İlişkiler" adıyla bir sempozyum düzenlendi. https://www.indyturk.com/sites/defau...471424173.jpeg Toplamda 41 tebliğ vardı. Türkiye'den giden 6 tebliğcinin dışındaki tebliğlerin 10 tanesi İran'ın Mahabad, Zehra ve Senendeç Üniversitelerinden gelen katılımcılar tarafından, geri kalanı da Kürdistan Bölgesi üniversitelerinden katılanlar tarafından sunuldu. https://indyturk.com/sites/default/f...788103822.jpeg Bilindiği gibi, Kürtçe ve Farsça aynı Ari dil grubunun İrani koluna mensup kardeş dillerdir. Farsça ile Kürtçe kelimelerin yüzde ellisinden fazlası aynı kökene dayanıyor. Tarihi kaynakları, efsaneleri, halk hikayeleri, şarkıları, destanları aynı kökten geliyor. Firdevsi'nin Şahname'sinin hikayelerine aynı duygularla sahip çıkıyorlar. Muhtemelen 4 bin yıl önce aynı klan veya aşiret olan bu iki milletin ortak özellikleri sayılmayacak kadar fazladır. Dolayısıyla edebi, kültürel ve dil benzerliklerini açıklayacak çok materyal de bulunmaktadır. Kürtçe dilinde eril ve dişil kelimeler var. Farsça da erillik dişillik yok. Kürtçenin Kurmanci lehçesinin başat bir özelliği olan kelimelerin bu eril ve dişilik hali Kürtçenin Soranice lehçesinde de yok. Bundan dolayı Sorani lehçemiz, Gorani ve Hawramani lehçeleri ile birlikte Kurmanciden ziyade Farsçaya daha yakındırlar. İran'da yaşayan Kürtlerin ve Irak Kürdistan Bölgesinin Erbil ve Süleymaniye ile Halepçe kentlerinde yaşayan Kürtlerin Sorani lehçesi ile konuşmaları her iki bölgeyi kültürel olarak ayrılmaz bir bütün haline getirmektedir. Onları ayıran tek şey devletlerin siyasi sınırlarıdır. Bu siyasi sınırlarda, teknolojinin gelişmesiyle neredeyse anlamını yitirmek üzeredir. Çünkü sosyal medya ve internet ortamı hiçbir şekilde sınırlara takılmıyor. Gerçi İran devleti bu ortamı kısıtlamak için olağanüstü bir çaba harcıyor ama nafile; Facebook, Twitter veya İnstagram sınır tanımıyor. Tebliğlerin önemli bir kısmı da bu ortak özellikler üzerine idi. Tebliğler Farsça, Kürtçe (Kurmanci ve Sorani lehçeleri ile) ve Arapça sunuldu. Ne yazık ki hiç Türkçe tebliğ yoktu. Bu da bölgenin kadim dilleri olan "Elsine-i Erbaa" (Arapça-Farsça-Kürtçe-Türkçe) dengesini bozuyordu. Sanırım bölgemiz dışındaki diğer üniversitelerin konuya ilgisizliğinden kaynaklanan bir durum. Ancak bu bir eksikliktir. Türkiye'de 200 den fazla üniversite var. Bu üniversiteler bölgenin kültürel etkileşimi ile ilgilenmeyeceklerde ne yapacaklar, demekten alıkoyamıyor insan kendisini. * Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. © The Independentturkish Kaynak: Independent Türkçe Ben bu kaynağın üstüne biraz ekleme yapmak istiyorum. Öncelikle şu tespiti yapmak istiyorum ki bu sempozyumda "Zazaca" sanki Kürtçenin bir alt diliymiş gibi sunulmaktadır. Ben buna katılmıyorum. Zazaca'nın Kürtçeyle hiç alakası yok. Yani köken manasında. Bu konuyu en alt tarafta inceledim. Konuya dönersek; Şimdi birileri diyor ya işte, Kürt aslında Kırt veya Kurt kelimesinden geliyor, onlar da işte, "Başkurt" denilen boyla akrabadır felan şişman. Kürtçedeki min, Azericedeki men'le benziyormuş filan. Ne güldüm ama. Hatta bu konuda bir çalışmalar bile var, teee Türkiyede bu konuda cehalet olduğu dönemde yazılmış, maksatları Kürtçenin Farsçayla akraba olmadıklaını kanıtlıyor. Yahu, dünya bunu kabul etmiş, siz neyin kafasını yaşıyorsunuz? Bir tanesi, Asmeno Bêwayir tarafından yazılmış. Böyle de örnek vermiş. Zazaca Kurmançça (Kürtçe) Farsça Türkçe rakerdene (k- ra) vekırın (ve -k-) bâz kärdän (bâz -kon-) açmak ardene (a-) anin (tin-) âvärdän (-âvär-, -âr-) getirmek wendene (wan-) xwandın (-xwin-) xândän, xûndän (-xân-, -xûn-) okumak qesey kerdene (qesey k-) qıse/dang kırın (qıse -k-) härf zädän (härf -zän-) konuşmak vatene (va-) gotın (-bêj-, -bê-) goftän (-gû-, -g-) söylemek şiyaene (so-, şo-, şı-) çûn (-ç-, ter-) räftän (-räv-, -r-) gitmek amaene (ye-, ê-) hatın (tê-) âmädän (-â-) gelmek dıtene (dos-, doş) dotın (-doş-) dûşîdän (-dûş-) sağmak roniştene (nis- ro) rûnıştın (rû -n-) neşestän (-neşîn-, -şîn-) oturmak weçinitene (çin- we) helbıjartın (hel -bıjêr-) vär çîdän/bär çîdän (vär-çîn-) seçmek Kaynak Aslında bu örnekte bile Zazaca, Kırmançca (Kürtçe) ve Farsca'nın, Türkçeyle kıyaslayınca birbirleriyle ne kadar benzer olduğu görünüyor da, şu örneği de vermek istiyorum: Türkçe Farsça Kürtçe? bir yek yek iki do du üç se se dört çehar çhar beş penc penç altı şeş şeş yedi heft heft sekiz heşt heşt dokuz noh neh on deh deh Ben böyle çok örnek gördüm. Farsça ve Kürtçe'yi birlikte Türkçeyle karşılaştırdığınız zaman, Türkçe olaya tamamen Fransız kalıyor, adeta Mars'tan gelmiş gibi. :D Bak şimdi, sondaki Türkçe olan, cümlelere iyi bakın: ez vênenu / ez dıbinım / män mîbînäm / ben görüyorum Hacı yani, sondaki, ne alaka ya. :D :D :D Bak şimdi yine zazaca, Kürtçe, farsça ve Türkçe: ma ameyme / em hatın / mâ âmädîm / biz geldik Hocam yani, Türkçe hiç böyle kıyısından köşesinden alakası yok. Hatta bunlarla kıyaslayınca, bunlar İngilizceye bile daha yakınlar. :D Zazaca Kurmançça Farsça Türkçe çım (çısm) e çav e çeşm göz gos (goş) e guh (go) e gûş kulak buri e bırû e äbrû kaş boji (bazi), qol e mıl, bask, pil bâzû kol dızd e dız e dozd hırsız zerd zer zärd sarı şia, sia reş sîâh siyah adır e agır e âtäş ateş game d gav d gâm adım name e nav e nâm, esm ad sewe (şewe) d şev (şav) d şäb gece genım e genım e gändom buğday pırd e pır e pol köprü dewe d gund e rûstâ, dê köy heya, ya, êê erê, herê, belê ârê, bälê evet nê na, no näh, xeyr hayır kaynak Burada e eril, d dişil. Çünkü Kürtçe'nin Sorani hariç lehçelerinde isimlerin eril ve dişil halleri arasında farklılık var. Bu aslında onu tüm diğer dillerden ayırıyor. Değişik bir evrilme yaşamış. Eğer Kürtçeyi (kırmançca) tüm diğer dillerden bağımsız bir dil olarak kabul etmek gerekecekse, bu ancak isimlerin eril ve dişil olabilmesinden yola çıkılarak kanıtlanabilir. ÖN TAKI VE SON TAKILAR: .... de(r) ez çê deru (ez keye dıra) lı..., dı ...de ez lı mal ım där.., tû... där xânêyäm (tû xûneam) -de halievdeyim .... ra Dêsımi ra jı ... jı Dêrsımê äz ... äz Dîrsem -den hali Dersim'den .... rê / ve... cı rê peru don(danu ve cı) jı ... ra jêra pere dıdım be .... be û pûl mîdähäm (pûl mîdämeş) -e hali ona para veriyorum hata ... heta (heyan) ... tâ ... ... -e kadar -de ve -den Hali için Zazaca'da ve Türkçe'de bir sontakı gerekirken, Kurmançça ve Farsça'da bunlar öntakı olarak kullanılır. Buradan, sanki Zazaca'nın cümle yapısı olarak bir tık Türkçeyle benzeştiğini görüyoruz. Subjontij Karşılaştırma kerdene (ker-) kırın (k-) kärdän (kon-) yapmak (yaps-) ez ke bıkeri (bıkera) tı ke bıkerê o/a ke bıkero ez ko (ku) bıkım ez ke bıkeri (bıkera) ez ko (ku) bıkım män ke bokonäm yapsam tı ke bıkerê tu ko bıki to ke bokonî yapsan o/a ke bıkero ew ko bıke û ke bokonäd (bokone) yapsa şime (şim) herın ! berävîm (berîm) ! gidelim ! !şêrime ? em herın ? berävîm (berîm) ? gitsek mi ? Zazaca'nın burdaki özelliği, bazı Fiilerde bir Sübjontif kökünün olması. Kürtçe ve Farsça'da ise Sübjontif fiili Şimdiki Zaman gövdesinin köküyle kurulur. Burada Zazaca ve Türkçe hem birbirlerinden hem de Kürtçe ve Farsça'dan ayrı özellik göstermektedir. Sonuç: Onyıllar süren çalışmalar göstertmiştir ki, Kürtçe (Kırmançi) ve Farsça bu grupta birbirine gerek temel kelimeler ve gerekse cümle yapısı olarak en fazla benzeyen iki dildir. Zazaca, kanaatimce Kürtçeleşmeden önce Türkçe bir dildi. Çünkü cümle yapısı Kürtçe ve Farsça'dan ayrışarak Türkçeye benzemektedir. Ancak, onda da bazı farklılıklar var. Bu da onun Türkçeleşmeden önce başka bir dil olduğunu gösteriyor. Zazacadaki kelimelerin en fazla olarak Kürtçe olduğuna bakınca, Zazaların aslında Türkçe konuşan farklı bir millet olarak Kürtlerle bir arada yaşamaktan dolayı bu dilden etkilenen ayrı bir millet olduğu sonucuna varmaktayım. Kürtçe ve Farsça zaten kardeş. Kürtçe'de Türkçe kelimeler daha fazla çünkü Türklerle uzun süre bir arada yaşadılar, çoğu kelime Osmanlı döneminden kalma. Ama cümle yapısı filan onlar aynı zaten. Neyse. Mesele anlaşılmıştır. Bundan sonra gelir de birisi "Yaa Kürtler aslında Türktür" , veyahut "Kürtler aslında ayrı bir millettir, Farisi, ya da İranlı değildir" filan derse suratının ortasına Edebiyat kitabıyla vurucam artık. Bilge Kağan sizi korusun ve kutsasın. |
Kürtçe Kırmançki değildir. Kırmançki Dersim bölgesinde konuşulan Zazaca (Dımili) nın bir türevidir.Zazaca(Dımili)/Kırmançki Türkçeye değil Farsçaya (hatta kadim Pers/Sasani diline) yakındır.Kırmançki sadece Türkçeden değil Kurmançcadan da daha fazla Farsçaya yakındır.
Kürt dilleri sadece Farsçaya değil tüm Hint Avrupa dillerine yakındır.Fransızca, İngilizce hatta Rusca.Türkçede kendi dil grubundaki dillere yakındır.Japoncadan tutun Çin dillerine Amerika yerlilerinin dillerinden Fin-Ogur kavimlerinin dillerine kadar yakınlık gösterir. İrani diller İrani halklar tanımını kabul etmenizde büyük bir ilerlemedir. Şunu düşünün Tacikler Tacikistan'da yaşayan İranlılar mı? |
Dil anlamında Kürtçe İrani dil ailesindendir dedim, halk olarak Kürtler İrani'dir demedim. İrani diye millet olmaz, İranlı olur. Türki diye de bir millet yoktur. Hatta bir dönem senin gibi "Türki Cumhuriyetler" diyen bir güruh peydah olmuştu hatırlarsan, sonra tornistan ettiler, şimdi herkes "Türk Cumhuriyetleri" diyor, Türki diye bir halk türü olmadığı için. Bu bakımdan bakış açımda bir değişiklik yok. Dil ve milleti birbiriyle karıştırmamak lazım. Türki ya da İrani diye millet ya da toplum olmaz. Ama dili anlatırken etkilenme anlamında "İranii", "Türkii" diyebilirsin. Dil anlamında ama. Kime anlatıyorum ki. Herkes anladı bir tek sen anlamadın.
Neyse. Kırmançca derken kast ettiğim Kırmançki değil, Kurmançidir. İkisi birbirine benzediği için yanlış anlamalar oluyor. Ama şuradan konu doğru anlaşılması lazımdı. "Kırmançi (Kürtçe)", ya da "Kürtçe (Kırmançca)". Bir kaç yerde, yanlış anlama olmasın diye hangi Kırmançiyi kast ettiğimi bu şekilde açıkça yazdım. Yani buradan hangisinin kast edildiği açık değil midir? Kırmançki diye bir konudan hiç bahsetmedim, ismini duydum ama nerede kim konuşur bilgim yoktu açıkçası. Dersim'in bir bölgesinde Zaza'ların bir kısmının konuştuğu bir ağız kimin umurunda söyler misin? İsim benzerliğinin dışında konuyla ne ilgisi var? İlla yani konuda kaos çıkarmak için bahane mi buldun gene. Kırmançca değil de Kurmançca yazsaydım kimbilir ne bulacaktın yine. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:34 . |