![]() |
Ahmet Kaya köşesi
Başına gelenleri haketmedin iki gözüm.
--/-- yeniden tv Gülten Kaya: Sitemkâr değilim, isyankârım! (1.Bölüm) Gülten Kaya: Yazacağım kimse yok artık, mikrofonum yok ki! (2.Bölüm) --/-- Gülten Kaya anlatıyor: Ahmet Kaya ve 1999 Ödül Gecesi |
Can Dündar
AHMET KAYA İLE STÜDYODA Benim İçin Ölümden Ötesi Yok! |
O Gece (Belgesel)
|
Aynalar (Belgesel)
|
Uçurtmam Tellere Takıldı /Ahmet Kaya Belgeseli / Ahmet Kaya Nasıl Bir İnsandı /Nasıl Bir Müzik Yaptı
Oradaydım (Belgesel) Erdal Er ile Soru Cevap |
|
|
|
Sabahattin Ali'nin şiirleriyle Ahmet Kaya...
Geçmiyor Günler Kara Yazı Kız Kaçıran |
Ahmet Kaya sanatçı ve devrimci olmasının gerekleri icabı herkesi kucaklama gibi bir hata yaptı.
Türkiye gibi gelişmemiş ülkelerde herkesi kucaklamak demek herkesin çıkarıyla ve düşüncesiyle oynamak demektir. Örneğin türbanı savunur veya türbana özgürlük istersen diğer kesimlere dokunmuş olursun. Demokrasi istersen bu defa da dincilere dokunmuş olursun. Herkesi kucaklama imkanı olmayan böyle ülkede herkesi kucaklama yanlışına düştü. Bunu daha önce deneyen bir çok sanatçı ya kaçmak zorunda kaldı ya sürüldü ya da bir şekilde etkisiz hale getirildi. Bu işler salt sanat gücüne dayanarak olmaz, örgütlülük gerekir, seni destekleyen ve yalnız bırakmayan halk gücü gerekir. Hatta bazen sağlam olmayan örgüt de bir işe yaramaz. Örneğin, Yılmaz Güney örgütlüydü ama hiçbir işe yaramadı. Herşeyden önce değil sosyalizm, demokrasiyi dahi istemeyle alınamayacağını bilmek gerekir. İşte şimdi ne oldu, Ahmet Kaya türbana özgürlük istediği için şu anda onu baştacı eden onun karşıtı kapitalizm oldu. Örneğin kapitalizme hizmet eden ve kendisi de bir kapitalist olan YouTube kanalında hiç bir sanatçıyı göremezseniz ama Ahmet Kaya'yı mutlaka görürsünüz. Yani Kaya'nın söylemlerinden psikolojik çıkar sağlayan yine kapitalizm oldu. Bu yüzden sanata dayalı halk sevgisi kazanan ilerici, özgürlükçü sanatçılar herşeyi çok geniş düşünmesi gerekiyor, bu gibi tuzaklara düşmemeliler. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:07 . |