Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Edebiyat (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=155)
-   -   John Zerzan - Seçme Sözler -Alıntılar (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=43651)

"ictenlik" 22-02-2026 16:16

John Zerzan - Seçme Sözler -Alıntılar
 
"Yaptığım şeyi yapıyorum ve bunun aynı doğrultuda düşünen insanlarla bağlantı kurabileceğini umuyorum."
― John Zerzan ve Zander Sherman'la Soru-Cevap". logger. Believermag.com. 4 Aralık 2015.

"Humanitas, Latince'de immanis, yani vahşi anlamına gelen kelimenin zıttıdır."
― John Zerzan, Bir Halkın Medeniyet Tarihi

"Homo türü olarak yaşadığımız iki ila üç milyon yıllık sürenin yüzde 99'undan fazlasında, gezici avcı-toplayıcılar/toplayıcılar olarak yaşadık. Bu, temel olmaktan başka ne olabilir?"
- John Zerzan, İnsan Olduğumuzda: Pandemi Çağından Notlar

"Tarım her düzeyde bir "felaket" olmuştur ve öyle olmaya da devam etmektedir; bu, şu anda bizi yok eden tüm maddi ve manevi yabancılaşma kültürünün temelini oluşturmaktadır. Onun dağılması olmadan kurtuluş imkansızdır"
- John Zerzan, Reddetmenin Unsurları (1988)

"Tarım, mülkiyeti yaratır ve yükseltir; mülkiyetin özlemini düşünün, sanki kayıpları telafi ediyormuş gibi."
― John Zerzan, Bir Halkın Medeniyet Tarihi

"Tarih doğanın inkarıdır."
- John Zerzan, Boşlukta Koşmak: Medeniyetin Patolojisi

"Tarih, uyanmaya çalıştığım bir kabus."
- John Zerzan, Bir Halkın Medeniyet Tarihi

"Biz kaybolduk ama diğer hayvanlar doğru yolu gösteriyor. Onlar doğru yoldur."
― John Zerzan (2015). "Neden Umut?: Medeniyete Karşı Duruş",

"Kültürümüzün napalmı ve nükleer silahları icat ettiğini düşünürsek, diğer kültürlerin daha küçük ölçekli şiddetini yargılayacak konumda olduğumuzdan emin değilim. Ancak yamyam veya kelle avcısı gruplardan hiçbirinin gerçek avcı-toplayıcı olmadığını belirtmek önemlidir. Zaten tarımı kullanmaya başlamışlardı. Tarımın genellikle emeğin artmasına, paylaşımın azalmasına, şiddetin artmasına ve ortalama yaşam süresinin kısalmasına yol açtığı artık genel olarak kabul ediliyor. Bu, tüm tarım toplumlarının şiddete başvurduğu anlamına gelmiyor; daha ziyade şiddetin, genel olarak gerçek avcı-toplayıcıların karakteristik özelliği olmadığı anlamına geliyor."
- John Zerzan, Boşlukta Koşmak: Medeniyetin Patolojisi (2002)

"Yaşamın ayrı bir kategorisi olarak çalışma da aynı şekilde tarıma kadar mevcut değildi."
- John Zerzan, Bir Halkın Medeniyet Tarihi

"Dünyadaki hiçbir grubun boş zamanlarını öncelikle oyunlara, sohbete ve dinlenmeye harcayan avcılar ve toplayıcılar kadar boş zamanı yoktur."
- John Zerzan, Bir Halkın Medeniyet Tarihi

"Medeniyet aynı zamanda özgün bir bütünlük ve zarafetten kopmaktır. "İnsan doğası" dediğimiz zavallı şey, bizim ilk doğamız değildir; bu patolojik bir durumdur. Giderek daha teknik ve kısır hale gelen dünyanın tüm tesellileri, telafileri ve protezleri bu boşluğu doldurmaya yetmez. Hilzheimer ve diğerleri, hayvanların evcilleştirilmesini çocuklaştırma olarak görmeye başladıkları gibi, biz de uygarlığın ilerleyişiyle giderek daha bağımlı ve çocuksu hale geliyoruz."
- John Zerzan, Medeniyete Karşı: Okumalar ve Düşünceler

"Zamanın saçmalığına, geleceğe doğru ilerleyişine ve evrim ve ilerlemeyle ilgili tüm saçmalıklara nasıl kızmazsınız? Neden ilerleyelim, neden zamanda yaşamayalım?"
― John Zerzan, Boşlukta Koşmak: Medeniyetin Patolojisi

"Edward Carpenter, uygarlığı aşmamız gereken bir tür hastalık olarak görüyordu. Bu Çöküş aşılabilir. Bütünün doğasıyla yüzleşmek kaçınılmaz bir meydan okumadır."
― John Zerzan, Uygarlığın Halk Tarihi

Jared Diamond şöyle yazmıştı: "Tüberküloz ve ishal hastalıkları tarımın yükselişini, kızamık ve veba ise büyük şehirlerin ortaya çıkışını beklemek zorunda kaldı. Muhtemelen insanlığın en büyük katili olan sıtma ve neredeyse tüm diğer bulaşıcı hastalıklar tarımın mirasıdır."
― John Zerzan, Bir Medeniyetin Halk Tarihi

"Kültürün evrimiyle birlikte kişi başına düşen iş miktarı artarken, kişi başına düşen boş zaman miktarı azalır."
― John Zerzan, Bir Halkın Uygarlık Tarihi

"Medeniyetin ilerlemesi her zaman daha fazla çalışma anlamına gelmiştir ve artan kontrol dinamiği, temel olarak çalışma becerilerinin azaltılmasıyla sağlanmaktadır. Siyasi haklar ve özgürlükler artmış olabilir, ancak becerilerin azalması bireyi daha itaatkar hale getirir. Özerklik veya kendi kendine yeterlilik gibi görünüşler bile ortadan kalkar."
― John Zerzan, İnsan Olduğumuzda: Pandemi Çağından Notlar

Radikal değişimin yolu açık. Eğer mesele karmaşık toplumun kendisiyse, eğer sınıflı toplum Neolitik dönemde işbölümüyle başladıysa ve eğer şu anda ilerlemekte olan Cesur Yeni Dünya evcilleştirilmiş yaşama geçişle doğmuşsa, o zaman sorgusuz sualsiz kabul ettiğimiz her şey bu işin içindedir.
- John Zerzan, Makinelerin Alacakaranlığı

" Şu anda ve burada bizim için neyin iyi olduğunu düşünmekten başka bir şey düşünmüyoruz. Şartlanmalarımızın dışında düşünmüyoruz. Medeniyetin dışında düşünmüyoruz."
― John Zerzan, Medeniyete Karşı: Okumalar ve Düşünceler

"Tarımla birlikte sanat çeşitliliğini yitirdi ve standartlaştırılmış, sınırlı, kurallı yaşamın mükemmel bir yansıması olan donuk, tekrarlayan desenlere dönüşme eğiliminde olan geometrik tasarımlarla standartlaştırıldı."
- John Zerzan, Bir Halkın Medeniyet Tarihi


"Önceki maneviyat doğaya katılımcıydı, ona kültürel değerler veya özellikler dayatmıyordu."
- John Zerzan, Bir Halkın Medeniyet Tarihi

"Bu adımlarla ilgili bir şeyler özerkliğimizi elimizden aldı. Bizi bağımlı hale getirdiler. Güya kendi kaderimizi tayin etme barbarlığından yeni çalışma özgürlüğüne ve eşya dünyasına doğru özgürleştik. Eşitliği plastik karşılığında sattık."
- John Zerzan, Medeniyete Karşı: Okumalar ve Düşünceler

Pierre Manent'in tanımladığı gibi, şehir bir aile ya da topluluktan çok daha fazlasıdır. "Gerçekte, aileyi ve grubu kendine tabi kılar... Genç erkekleri ailelerinin yanından alır ve onları ölü olarak geri getirir."
― John Zerzan, Bir Halkın Medeniyet Tarihi

"Hâlâ Aydınlanma Çağı'ndayız ve onun "ışığı" her yere yayılıyor. Tamamen aydınlanmış dünya, tamamen medenileşmiş dünya, gerçekten de bir felakettir. Sonsuza dek sürecek bir modernite ihtimali hepimizi bekliyor."
― John Zerzan, İnsan Olduğumuzda: Pandemiler Çağından Notlar

"İktidar tacirleri kendi çıkarları doğrultusunda hareket edeceklerdir, ancak onların gücü, bize sundukları şartlardan memnun olmamıza bağlıdır."
― John Zerzan, Medeniyete Karşı: Okumalar ve Düşünceler

Ya pasif bir şekilde tam bir evcilleştirme ve yıkım yoluna devam edebiliriz ya da saatlerin, bilgisayarların yıkıntıları üzerinde dans etmeyi, hayal gücü ve iradenin iş denen başarısızlığını hedefleyen vahşiliğin ve yaşamın neşeli başkaldırısına, tutkulu ve vahşi kucaklaşmasına doğru yönelebiliriz.
― John Zerzan (2012). "Geleceğin İlkellerine Yeniden Bakış",

Antropolojik/etnolojik literatürün büyük bir kısmı, doğal dünyayla ve birbirleriyle birlik içinde yaşayan yerli halkları anlatır.

"ictenlik" 22-02-2026 20:04

Uygar erkek şöyle diyor: Benliğim ben, efendiyim; geriye kalanın tümü — dışarıdaki, aşağıdaki, alttaki, köle ruhlu — ötekidir. Sahip olurum, kullanırım, keşfe çıkarım, sömürürüm, kontrol ederim. Yaptıklarım önemlidir. İstediklerimin önemi vardır. Ben benimdir ve geriye kalanlar ise uygun gördüğümde kullanılacak kadınlar ve yabani doğadır.

Makinelerin Alacakaranlığı - John Zerzan


Erkekler tarafından kadınlara dayatılan şiddet de tarımla birlikte ortaya çıkmış ve kadınları birer ağır yük hayvanına ve çocuk bakıcısına dönüştürmüştür.

Gelecekteki İlkel - John Zerzan


Bitkiler ve hay*vanlar gibi, kadınlar da, tarımın başlamasıyla birlikte evcil*leştirilmeye tabi kılınmaktadır. Temellerini yeni düzenle sağ*lamlaştıran kültür, içgüdünün, özgürlüğün ve cinselliğin koşulsuz boyun eğdirilişini gerektirir. Her türlü düzensizlik or* tadan kaldırılmalı, doğanın gücü ve kendiliğindenlik sıkı bir şekilde denetim altına alınmalıdır. Kadınların yaratıcılığı ve cinsel kişilikler olarak temel varlığı, yerini, tüm köylü din*lerinde ifade edilen, erkeklerin ve besinin bereketli kaynağı Büyük Ana rolüne bırakmaya zorlanmaktadır.irkaçıdır.

Gelecekteki İlkel - John Zerzan


Vahşi hayvanların et üreten birer makinaya dönüştürül*meleriyle birlikte, "toprağı işleme" düşüncesi insanlara daya*tılan bir erdem haline gelmektedir; bu erdemin anlamı, evcil*leştirme ve sömürü doğrultusunda, insanların kendi doğasın*daki özgürlükten koparılmasıdır.


Gelecekteki İlkel - John Zerzan

Depolanmış tahıl, eşdeğerliğin ilk aracı olduğu gibi, aynı zamanda sermayenin ilk biçimi olmuştur. Emek sarfiyatı ile toplumsal sınıflardaki aşamalı değişim, ancak servetin depolanabilir tahıl olarak ortaya çıkmasıyla birlikte başlamıştır.


Gelecekteki İlkel - John Zerzan


Mantıki düşünmek gerekirse, üretim dünyası, tüm diğer do*ğal sistemleri bozup deforme ettiği ölçüde ilerleyeceğinden, insanlığın kendisi de eninde sonunda bu düzenin evcil bir hayvanı haline gelecektir.

Gelecekteki İlkel - John Zerzan


Günümüzde kültür olarak bilinen yapaylık ve çalışma, tarımın başlangıcıyla birlikte ortaya çıkmış ve o dönem*den itibaren hızla artmıştır; hayvanları ve bitkileri evcilleş* tiren insan, zorunlu olarak kendisini de evcilleştirmiştir.

Gelecekteki İlkel - John Zerzan


Kentler ve fabrikalar hiçbir zaman içindeki insanlar tarafından tabandan serbestçe seçil* mezler; onları orada tutan şey tahakkümdür.

Makinelerin Alacakaranlığı - John Zerzan


Uygarlık, sadece yakla*şık 9 bin yıl önce ortaya çıktı.

Makinelerin Alacakaranlığı - John Zerzan

"ictenlik" 22-02-2026 22:57

Tarım malı mülkü yaratıp yüceltmektedir.

John Zerzan - Gelecekteki İlkel


Tarım, yüksek boyutlara erişen işbölümünü mümkün kılar, toplumsal hiyerarşinin maddi temellerini kurar ve çevresel yıkıma yol açar. Rahipler, krallar, ağır çalışma koşulları, cinsel eşitsizlik ve savaş, tarımın doğrudan özgü sonuçlarından sadece birkaçıdır.

John Zerzan - Gelecekteki İlkel


Sahip olduğu temel nitelikleriyle hem yaşamı hem de bilinci deforme eden tarım, üretimin doğuşunu temsil eder. Tarıma geçişle birlikte toprak, üretimin basit bir aracına dönüştürülürken, gezegendeki türler bu üretimin birer nesnesi haline gelir. Vahşi ya da evcil, yabani ot ya da ekin, doğa ile birlik içinde geçen o uzun ve muhteşem dönemin yerine, görece kısa bir süre içinde, ifadesini uygarlıkta bulan despotizmi, savaşları ve esareti geçiren ve böylece birer canlı varlık olarak sahip olduğumuz ruhu bozan o temel dualizmi temsil eder.

John Zerzan - Gelecekteki İlkel


İşbölümü, kadim zamanlarda bile kitle üretimine yol açar ve bu durum, koordinasyonu ve meşrulaştırmayı gerektirir. Şefler, patronlar, rahipler hep buradan kaynaklanıyor.

John Zerzan - Makinelerin Alacakaranlığı


Çölleşme, ya da tarımdan kaynaklanan toprak kaybı hızlı bir şekilde arttı. Dünya çapında her yıl, Belçika'nın yüzölçümünün iki katını aşkın bir bölge çöle dönüşmektedir. Dünya' daki tropikal yağmur ormanlarının kaderi, bu çoraklaşmayı daha da arttıran bir faktördür; söz konusu yağmur ormanlarının yarısı, son otuz yıl içinde ortadan kaldırılmıştır. Afrika'nın son vahşi bölgesi olan Bostwana'daki ormanlık alanlar, Amazon'un balta girmemiş ormanlarının önemli bir kıs*mı ve Orta Amerika'daki yağmur ormanlarının neredeyse
yarısı, sırf ABD ve Avrupa'daki hamburger pazarı için hayvan üretmek adına ortadan kaldırılmıştır.

John Zerzan - Gelecekteki İlkel


Çiftçilik aynı zamanda hızlı bir çevresel yıkım potansiyelini de beraberinde getirmiş ve doğa üzerinde kurulan tahakküm, uygarlığın ortaya çıktığı yemyeşil alanları kısa süre içinde çorak ve cansız bölgelere dönüştürmüştür. "Uçsuz bucaksız bölgelerin görünüşü tamamen değişmiştir" diyen Zeuner'in tahminine göre bu değişim, "Neolitik dönemin başlangıcından itibaren, hep daha fazla kuraklık doğrultusunda olmuştur." Bir zamanlar görkemli uygarlıkların filizlendiği bölgelerin çoğu günümüzde birer çöl haline gelmiştir ve bu ilk uygarlık oluşumlarının, çevrelerini kaçınılmaz olarak yıkıma uğrattıklarını gösteren pek çok tarihsel kanıt bulunmaktadır. Akdeniz Havzası ile yanı başındaki Yakın Doğu ve Asya tarım boyunca tanın, verimli ve cömert topraklan tüketerek çorak ve kayalık arazilere dönüştürmüştür. Yunanistan'ın ormansızlaştınlmasından söz eden ve daha önceki zenginlikle bir kıyaslama yapan Platon, Critias adlı eserinde Attika'yı "hastalığa yenik düşen bir iskelet" olarak tanımlar. Geviş getiren hayvanların evcilleştirilen ilk iki türü olan keçiler ve koyunlar için açılan otlaklar, Yunanistan, Lübnan ve Kuzey Afrika' nın çıplak hale getirilmesinde ve Roma ile Mezopotamya imparatorluklarının çölleşmesindeki başlıca faktördür. Geviş getiren hayvanların evcilleştirilen ilk iki türü olan keçiler ve koyunlar için açılan otlaklar, Yunanistan, Lübnan ve Kuzey Afrika' nın çıplak hale getirilmesinde ve Roma ile Mezopotamya imparatorluklarının çölleşmesindeki başlıca faktördür.

John Zerzan - Gelecekteki İlkel


"Postmodernistlere göre adeta hiçbir şeye karşı çıkılamaz."

John Zerzan - Makinelerin Alacakaranlığı


"Ne var ki buradan -bu ölüm gemisinden- nasıl çıkacağız?"

John Zerzan - Makinelerin Alacakaranlığı


"Toprağın, barınmanın ve yiyeceklerin bedava olduğu, liderlerin, patronların, politikanın, örgütlü suçun, vergilerin ve kanunların olmadığı bir yaşam tarzı düşleyin. Buna, zengin ve yoksul insanların olmadığı, mutluluğun maddi varlıkların birikimi anlamına gelmediği, her şeyin paylaşıldığı bir toplumun üyesi olmanın yararlarını ekleyin."

John Zerzan - Gelecekteki İlkel


"Sistemi devirme çağrısının saçma göründüğünü biliyorum, ama aklıma gelen ve üstelik çok daha saçma olan tek şey de sistemin olduğu gibi sürmesine izin vermektir."

John Zerzan - Gelecekteki İlkel


"Çokkanlılık, yani bir erkeğin çok sayıda kadına sahip olması pratiği, toplayıcı-avcı kafilelerde seyrektir, fakat savaşçı köy toplumları için bu durum bir normdur."

John Zerzan - Makinelerin Alacakaranlığı


"Adem ekip Havva biçerken, efendi kimdi?"

John Zerzan - Gelecekteki İlkel


"Bir zamanlar görkemli uygarlıkların filizlendiği böl* gelerin çoğu günümüzde birer çöl haline gelmiştir ve bu ilk uygarlık oluşumlarının, çevrelerini kaçınılmaz olarak yıkıma uğrattıklarını gösteren pek çok tarihsel kanıt bulunmaktadır.
"
John Zerzan - Gelecekteki İlkel


"Toplayıcı-avcı atalarımızın arasında savaşın, ahlak* sızlığın, kötü alışkanlıkların, çokeşliliğin, köleliğin ve kadın* ların buyruk altına alınmasının olmadığı görülüyor."

John Zerzan - Makinelerin Alacakaranlığı


"Mağara insanı" ve "Neandertal" ha* la da bize, dinin, yönetimin ve yorucu çalışmanın olmadığı bir yaşamı hatırlatmaktadır.

John Zerzan - Gelecekteki İlkel


"İlk uygarlıkların anaerkil olduklarına inanan bir sürü insan var elbette. Feministler de dahil olmak üzere hiçbir antropolog ya da arkeolog bu tür toplumlara dair bir kanıta rastlamamışlardır. "Anaerkil olmayı bir kenara bırakın, ger*çekten de eşitlikçi bir kültür arayışı boşa çıkmıştır" sonucu*na varıyor Sherry Ortner."

John Zerzan - Makinelerin Alacakaranlığı


"Son zamanlarda gerçekleştirilen çalışmalar, yaklaşık 300.000 yıl önce var olan zihinsel yeteneklerin,modern insandaki zihinsel yeteneklere eşit olduğunu ortaya koymuştur" (İngiliz Arkeolog Clive Gamble)

John Zerzan - Gelecekteki İlkel


Çiftçi olmayan topluluklar, az çalışma ve maddi bolluk gibi son derece aklı başında bir kombinasyon gerçekleştirmişlerdir. Bodley, Güney Afrika'nın zorlu Kalahari Çölü.'nde yaşayan San Buşmanlarının (Güney Afrika'daki yerli kabilelerden biri), hem kişi sayısı hem de çalışma aaatleri bakımından, etraflarındaki çiftçilere oranla çok daha az çalıştığın: keşfetmiştir. Buna rağmen, çeşitli kuraklık dönemlerinde, çiftçiler hayatta kalabilmek için San topluluğuna başvurmaktadırlar. 96 Tanaka'ya97 göre Sanlar, "şaşırtıcı derecede az çalışırlar ve zamanlarının önemli bir kısmını dinlenerek ve eğlenerek geçirirler." Yerleşik çiftçilerle kıyaslandığında, görece güvenli ve sakin bir yaşam süren San topluluklarının sahip olduğu bu canlılık ve özgürlük, başka araştırmacıların yorumlarına da konu olmuştur. Flood, Avustralya yerlileri için, "toprağın işlenmesinde ve bitkilerin yetiştirilmesinde harcanan emeğin, muhtemel getiriden daha fazla olduğunu" belirtmiştir. Daha gemi konuşmak gerekirse Tanaka,ıoo ilk insan toplumlarındaki bol ve istikrarlı bitkisel besinlere dikkat çekmiştir; "aynen tüm modern toplayıcı toplumlarda olduğu gibi." Festingerıoı ise, Paleolitik insanın "ciddi bir çaba harcamadan, kayda değer miktarda yiyecek" elde ettiğine değinerek, sözlerini şöyle sürdürmüştür; "hala avcı ve toplayıcı olarak yaşayan çağdaş topluluklar, ücra bölgelere sürülmüş olmalarına rağmen, yine de çok iyi yaşıyorlar."

John Zerzan - Gelecekteki İlkel


Eski çağlarda doğaya düşman olduğumuzu, boş zamana sahip olmadığımızı savunan yaygın anlayışın son zamanlarda tamamen tersyüz edilmesiyle birlikte, tarımın kökenine ilişkin sırlara akıl erdirmek daha da zor hale gelmiştir. "İlk insanların," diye yazar Arme, "ağır çalışmadan ve açlıktan kurtulmak üzere hayvanları ve bitkileri evcilleştirdiklerini düşünmek artık mümkün değildir. Zira bunun tam da tersi oldu ve tarımın
ortaya çıkışı masumiyetin sona erişi anlamına geldi." Uzunca bir süre hep şu soru sorulmuştur; "Tarım neden insan evriminde çok daha önceden geliştirilmedi?" Oysa daha yakın zamanlarda, Cohen'in deyimiyle, tarımın "avcılık ile toplayıcılıktan daha kolay olmadığını, yaşamın kalitesini yükseltmediğini ve daha lezzetli ve güvenli yiyecek kaynakları sağlamadığını" artık biliyoruz. O nedenle, günümüzde ortaya atılan ortak soru şudur; "Neden durup dururken tarım geliştirildi?"

John Zerzan - Gelecekteki İlkel


"Tarımı doğuran şey, giderek artan ya da kronik hale gelen bir yiyecek kıtlığı değildir" diyen Carl Sauer'in bu çıkarsaması, ........

John Zerzan - Gelecekteki İlkel

Bitkilerin nesillerindeki hassas değişim, aynı zamanda hayvanların evcilleştirilmesiyle de paralellik içindedir; hayvanların evcilleştirilmesi ile birlikte doğal seleksiyon bozulmakta ve daraltılarak yapay bir düzeye taşınan organik dünya, kontrol edilebilir bir tarzla yeniden oluşturulmaktadır. Tıpkı bitkiler gibi, hayvanlar da yalnızca işlenecek birer nesneye dönüştürülmüştür;

John Zerzan - Gelecekteki İlkel


"Pyke şu çarpıcı gerçeğe işaret eder; "yenilebilen farklı yiyeceklerin sayısı" yüzyıllar boyunca "hızlı bir şekilde azalmıştır." Dünya nüfusunun geçimi artık yalnızca 20 bitki türüne bağımlı hale gelmiştir ve doğal bitki nesillerinin yerine suni melezleri geçirilirken, bu bitkilerin genetik oluşumundaki çeşitlilik giderek azalmıştır. İmal edilen yiyecek oranı arttıkça, yiyeceklerdeki çeşitlilik ortadan kalkma veya zayıflama eğilimi göstermektedir"

John Zerzan - Gelecekteki İlkel


Genetik yiyecek mühendisliğinin yarattığı yeni hayvan türleri, yapay mikroorganizmalar ve bitkilerle birlikte, evcilleştirme yeni patolojik zirvelere ulaşmaktadır. Mantıki düşünmek gerekirse, üretim dünyası, tüm diğer doğal sistemleri bozup deforme ettiği ölçüde ilerleyeceğinden, insanlığın kendisi de eninde sonunda bu düzenin evcil bir hayvanı haline gelecektir. Tarımla birlikte başlayan ve tarım aracılığıyla ilerleyen, doğayı boyunduruk altına alma projesi devasa boyutlara ulaşmıştır. Uygarlığın ilerleyişinin "başarısı'', daha önceki insanlığın istemediği o başarı, giderek yakılmış bir cesedin küllerini andırmaktadır. James Serpell bu durumu şöyle özetlemiştir: "Kısaca ifade etmek gerekirse, yolun sonuna geldiğimiz anlaşılıyor. Artık daha fazla büyüyemeyiz; daha fazla tahribat yaratmadan üretimi yoğunlaştırmamız mümkün değil; ve dünya hızla bir çöplüğe dönüşmektedir." Fizyolog J ared Diamond tarımın başlangıcını, "etkisinden hiçbir zaman kurtulamadığımız bir felaket" olarak tanımlamıştır.

John Zerzan - Gelecekteki İlkel


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:49 .