![]() |
İslam'da 'baş kesme'..
İnsanlara uygulanan vahşi işkencelerin ve öldürme biçimleri dinlerin bir parçası olmuş Ve kara leke gibi tarihlerinde yer etmiştir. Din dışında hiçbir ideal bu kadar *acımasız bu kadar vahşi olmamıştır. islam içinde baş kesme buna en iyi örnektir.
peki masum bir insanın başının kesilmesi, hele hele kendisi gibi normal bir insan tarafından kesilmesi *nasıl açıklanabilir, sıradan bir avrupalıyı yada asyalı turisti tutsak alıp başını kesmenin nasıl mantıklı bir açıklaması olabilir, savaş esnasında esir düşen bir askere işkence veya farklı şekilde öldürme, intikam, öç ve nefret ile açıklanabilir, ancak sıradan bir insanı öldürmek biraz tuhaf değilmi. müslüman olupta islamı pek fazla bilmeyen müslümanlar bu tür şiddet olaylarında *bu şiddeti uygulayanları *hararetle kınar, lanet ederler, ama aslında kendi dinlerini iyi biliyor olsalardı kınadıkları şeyin aslında kendi peygamberleri ve kutsal kitapları kuran olduğunu görürlerdi. muhammedin uydurduğu din elbetteki kişiliğinin aynası olacaktı, küçük yaşta babasını kaybetmesi, annesinin başkası tarafından satın alınması, net olmasada tacize uğramış olma ( kalp yıkama hadisesi ) *ihtimali, *sara hastası olması nedeni ile akrabaları tarafından istenmeyen kişi olması kişiliğinde olumsuz etkiler yaratmıştır. muhammed’in dini, zor geçen çocukluğunun izlerini taşır, itilip kakılması insani değerlerinin gelişmemesinde önemli rol oynamıştır. medinenin güney doğusundaki beni kureyza kabilesi muhammedin acımasızlığının en büyük kurbanıdır, *muhammedden oldukça korkan ve çekinen kureyza muhammedin bize katılın çağrısına isteksizde olsa evet demiştir, çünkü muhammede güevenmiyordur kureyza, muhammedin *‘’arap yarım adasında tek bir din kalıncaya kadar savaşın ‘’ emrinin ne demek olduğunu iyi bilmektedir. ancak korkunun ecele faydası yoktur, öylede böylede muhammed şehrini işgal edecektir. şehir kapıları açıldığında muhammedin ilk yaptığı iş elçisi aracılığıyla yapılan anlaşmayı yırtmak olacaktır, muhammede güvenerek kılıç bırakan beni kureyza erkekleri esir alınarak kendi kurdurduğu uyduruk bir mahkeme ile bir gün içinde kimi kaynaklara göre 600 kimi kaynaklara göre 900 kişinin kafası kesilecektir. muhammed bu acımasızlığını, kendi uydurduğu tanrısı tarafından istendiğini iddaa ediyordu. baş kesmek sureti *ile beni kreyza katliamını gerçekleştiren muhammed, bu vahşi katliamını güya sözde kuran ayeti muhammed suresi 4. ayette açıkyayacaktı. . *muhammed 4 - Savaşta inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen boyunlarını vurun. Nihayet onlara üstün geldiğiniz zaman bağı sıkı bağlayıp esir alın. Sonra harp ağırlıklarını atıp, savaş bitince de onları ya karşılıksız olarak, ya da fidye ile salıverin. Allah'ın emri budur. Eğer Allah dileseydi onlardan başka türlü de intikam alırdı. Fakat böyle olması sizi birbirinizle denemek içindir. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmaz. * bu vahşi katliamı inanlar allahın emri diye bilecelerdi, ancak muhammedin ideali korku salmaktı, baş keserek ne kadar acımasız olduğunu göstermek istiyordu. günümüzde baş kesmeden önce istekte bulunmak muhammedi *bir istektir, muhammed yeteri kadar asker öldürdüğünde, tabi başlarını keserek, zengin ve güçlü olanları esir alıp fidye isterdi, çünkü fidye istemeyi de tanrısı emretmişti güya. ne kadar ciddi olduğunu göstermek için önce parmaklarını vurur, sonra fidye gelmediğinde de kafalarını vururdu, bunu da uyduruk *tanrısı emretmişti. * enfal12 - İşte o anda Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: Ben sizinle beraberim, müminlere sebat verin. Kâfirlerin yüreğine korku salacağım, hemen boyunlarının üstüne vurun, parmaklarına, parmaklarına vurun"* dinini bilmeyen müslümanlar allahın bu tür barbarlıklara karşı çıktığını sanır, oysa o tanrıyı muhammed uydurmuştur, muhammedin bozuk kişiliğinin aynasıdır tanrısı, boyunlarını ve parmaklarını vurun demek hangi merhamet göstergesidir, gerçek bir tanrı bu kadar gaddar olabilirmiydi. günümüzde de uygulanan baş kesme fidye isteme sünnettir, muslümanlar kabul etsede etmesede bu barbarlık islamın bir parçasıdır, ve kalıntıları kuranda ve islam tarinde açıkça görülmektedir. bir insanın masum olması başının kesilmemesi için yeterli sebep değildir, çünkü islam masumda olsa bir kişi islama iman etmedikçe başının vurulmasında sakınca görmemektedir. masum bir gazetecinin veya bir turistin başının kesilmesi *islama göre sünnettir, çünkü onlar kafirdir, ve kafirler masumda olsa islamın düşmanlarıdır. |
Re: islamda baş kesme
günümüzde *de *uygulanan *baş *kesme *fidye *isteme *sünnettir, *muslümanlar *kabul *etsede *etmesede *bu *barbarlık *islamın *bir *parçasıdır, *ve *kalıntıları *kuranda *ve *islam *tarinde *açıkça *görülmektedir. *bir *insanın *masum *olması *başının *kesilmemesi *için *yeterli *sebep *değildir, *çünkü
islam *masumda *olsa *bir *kişi *islama *iman *etmedikçe *başının *vurulmasında *sakınca *görmemektedir. *masum *bir *gazetecinin *veya *bir *turistin *başının *kesilmesi * islama *göre * sünnettir, *çünkü *onlar *kafirdir, *ve *kafirler *masumda *olsa *islamın *düşmanlarıdır. MAXSİMUS SANA BİR ABİ TAVSİYESİ OKUMAYA BAŞLA.İSLAM HAKKINDA EN UFAK BİR BİLGİN YOK.EN AZINDAN SİTEDEKİ YAZILARI OKU BELKİ BİR FİKİR VERİR SANA.BU KONUDA HEM MUTEZİLENİN HEM SODOMONUN YAZILARI VAR.ONLARLA SENİNKİNİ BİR KARŞILAŞTIR. |
Re: islamda baş kesme
"Savaşta inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen boyunlarını vurun. " ayette böyle demiş. dikkatli oku savaşta diyor:) be kardeşim kim savaştaseni yakalıpta sorar bir seçenek bırakır? *sen saaşta birsi sei öldüreceği sırada sana bir seçenek bırakır mı? ehişte bırakılmış. ne kadar byük bir anlayış övünmek lazım:)
|
Re: islamda baş kesme
''medinenin güney doğusundaki beni kureyza kabilesi muhammedin acımasızlığının en büyük kurbanıdır, *muhammedden oldukça korkan ve çekinen kureyza muhammedin bize katılın çağrısına isteksizde olsa evet demiştir''
''şehir kapıları açıldığında muhammedin ilk yaptığı iş elçisi aracılığıyla yapılan anlaşmayı yırtmak olacaktır,'' :) mAXİMUS komik olmuş... |
Re: islamda baş kesme
Sevgili maximus'u herhangi bir savaş esnasında özelliklede bu yazıyı yazdıktan sonra görmeyi çok isterdim..... *
:idea: Kendileri çok hümanist bir insan, vahşetten nefret eden bir insan olarak düşmanına çiçekler atarak karşıladığı sahneler nedense birden gözümün önünde canlanıverdi... -Hey komutan maxim.. Karşıdan gelen ordu çok büyük.. Ne yapmayı planlıyorsunuz? -hey dostum senin sorun ne ha... Ben bizim çiçekçiden bi buket çiçek hazırlattım. Savaş esnasında düşman birliklerine ellerimle atmayı planlıyorum. -Ama komutanım onlar çok vahşi..Hele bazıları var ki. Geçen savaşta sizden önceki komutanımız Hazma'nın yüreğini yerinden çıkardılar.. bütün vücudunu paramparça ettiler.. - Eee sende çok uzattın hani.. Ben hümanist bir insanım. Ne öyle kesmek falan.. Ben kan falan istemiyorum. Kan tutuyor beni.. - Ama komutanım savaş!!! - Dedim ya benim olduğum yerde onları öldüremezsiniz...Onlar öldürürse de sesinizi falan çıkartmayın.. Yakarım canınızı.. - Hönkkkkk ve eleman çeker gider... - Seni başımıza komutan......... Ah maximus.. keşke dünyanın hiçbir yerinde savaşlar çıkmasa... Keşke haksız yere canlar yanmasa...Keşke savaş meydanlarında senin gibi komutanlar görsek.... Malesef ama malesef olmuyor bütün bunlar.. Aslında haddime değil ama bu baş kesme ile ilgili önyargılı bilgilerini tekrar gözden geçirirsen sevinirim..En azından ortamı solumadığın için oturduğun yerden hüküm yürütmeyi çok seviyorsun.. İslamda bu tür şeyler var diyeceğine istersen birde karşı tarafın barbarlığına bakta ondan sonra söyle bütün söyleyeceklerini. |
Re: islamda baş kesme
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Sevgiler... |
Re: islamda baş kesme
Alıntı:
|
Re: İslam'da 'baş kesme'..
Sevgili mehmet , açtığın son on başlığa baktım. fikri derinliğini gösterecek bir parağrafa dahi ratlamadım.
ama, kendi çapına göre yazılanların çoğunuda beğenmiyorsun . her ne *hikmetse? istersen KAZAK ABDAL'ın şu şiirrini bir oku . bakalım sana birşeyler anlatacak mı? Ormanda büyüyen adam azgını Çarşıda pazarda insan beğenmez Medrese kaçkını softa bozgunu Selam vermeğe dervişan beğenmez Alemi taneder yanına varsan Seni yanıltır mes'ele sorsan Bir cim çıkmaz eğer kamını yarsan Camiye gelir de erkan beğenmez Elin kapusunda kul kardaş olan Burnu sümüklü hem gözü yaş olan Bayramdan bayrama bir traş olan Berber dükkanında oğlan beğenmez Dağlarda bayırda gezen bir yörük Kimi timarlı sipahi kimi serbölük Bir elife dili dönmiyen hödük Şehristana gelir ezan beğenmez Bir çubuğu vardır gayet küçücek Zu'mu fasidince keyif sürecek Kırık çanağı yok ayran içecek Kahveye gelir de fincan beğenmez Yaz olunca yayla yayla göçenler Topuz korkusundan şardan kaçanlar Meşe yaprağını kıyıp içenler Rumeli Yenicesi duhan beğenmez Aslında, neslinde giymemiş hare İş gelmez elinden gitmez bir kare Sandığı gömleksiz duran mekkare Bedestana gelir kaftan beğenmez Kazak Abdal söyler bu türlü sözü Yoğurt ayran ile hallolmuş özü Köyden şehre gelse bir Türkün kızı İnci yakut ister mercan beğenmez |
Re: İslam'da 'baş kesme'..
Mehmet seninkiside boş olmuş, malum laf olmuş dediğin yazı(thunderpoint) en azından 3-4 alıntıyı alarak fikir belirtmiş, bu bile en azından bırak ne dediğini okuduğunu gösteriyor. Buda demektir ki ateist kafalı olmakla itham etmen, mürid bakışın ve durduğun yere göre olmuş. Ciddiye alınamaz, alınsada bu senin sorunun olur.
Bir tepenin altından bakıp, heeeeeyyyyyyyy şey sen tepenin üstündesin demen gibi. Ne kadarda derin anlamlar var bu bakışında hayret etmemek elde değil. thunderpoint'in yazısından ise benim anladığım "dinlemeden konuşma, anlamadan yorum yapma" diyor, üzerine alınmak mı? Alınmalısın... Allah kes demişse kesilecektir, olay bu kadar basittir. 17. Yüzyıla kadar insanlık kendi yasalarını yapamayan bir insanlıktır. 17. Yüzyıl ise bir dönüm noktasıdır. 17. Yüzyıla kadar yasalar ve yargı kurumlarının meşruiyete ihtiyacı vardır, bu meşruiyet Tanrı, Allah katından ancak sağlanabilirdi. Yasa kelle kes diyorsa, meşruluk payı bu söylemin Tanrıdan geliyor olmasıdır, Tanrıdan gelmesi içinde elçilerin(!) gündelik politikalarında karşılaştıkları her türlü, politik, hukuki, toplumsal vs durumlarda Tanrı adına konuşmaları ile mümkündü. Kısaca 17. Yüzyıla kadar insanlık kendi adına ve kendi iradesi ve düşünceleri ile karar verme yetisine sahip değildi. Belkide 1215 yılındaki Magna Carta Libertatum(Büyük Özgürlükler Sözleşmesi) bu büyücüler, tanrı dostları, Tanrı elçileri vs gibi egemenlik kurumlarında açılan ilk gedik olmuştur. Öyleki ilk defa "hukukun üstünlüğü ve özgür insanlardan bahsedilebilmiştir". İşte burada yargı sürecinde adına Tanrıdan gelen yasalar(şiddetide tanrıdan) denen şeylerden daha üstün olan bir şey ortaya çıkmıştır, hukukun üstünlüğü. Bizim Ortaçağ ve hala 17. yüzyıl gerisinde bir inanç sistemine sahip olan arkadaşlarımız, bu tür konuları anlayabilmek noktasından hala çok uzaktırlar. O nedenledir ki hukukun üstünlüğü gibi bir terim onlar açısından hiç bir anlam ifade etmez iken, ANAYASALARINDA(KUR'AN) "Seninle Hicret eden amcanın, halalarının, dayılarının, ve kendini sana adayan tüm kadınları sana yalnızca sana helal kıldık" söyleminin kökünde yatan temel çelişkiyi anlayabilmeleri mümkün değildir. Burada hukukun üstünlüğünden bahsedilemeyeceği gibi bizzat tanrı taraflı ve yan tutan bir şekilde adaletsizdir. Ortaçağ insanı için bu çok bir şey ifade etmez çünkü ortaçağda "özgürlük, adillik" vs gibi şeyler de anlamsızdır. Günümüz ortaçağ sistemli inanca sahip olanlar ise meşruiyeti yine Allah'dan alırlar ve dolayısıyla Allah kes demişse kesilecektir derler. Görüldüğü gibi tartışalamaz ve bu durumda "insan iradesinden" bahsetmek mümkün değildir. Tartışmakta anlamsızdır çünkü Allah değil insanlar tartışır, Allah yasaları için insanlara sadece ve sadece onlara uyma iradesine kadar onay vermiştir, dolayısıyla insanın özgür olabileceği ve özgür bir iradesi olabileceği ve hukukun üstün olabileceği gibi bir durum söz konusu olamaz. Ne diyor "Ey Muhammed sana yalnızca sana helal kıldık" Böylesi bir yasa kitabının güvenirliği söz konusu olabilir mi peki böyle bir düşünce sistemine sahip düşünüş biçimleri 17. yüzyldan sonrası olarak görülebilir mi? "Savaşta inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen boyunlarını vurun." ayette böyle demiş. dikkatli oku savaşta diyor:) be kardeşim kim savaştaseni yakalıpta sorar bir seçenek bırakır?" (su2prelude) su2prelude çok komiksin böyle bir şeyde ve genel bir cephe savaşı anında inanlarlada savaşıyor olsanız durum aynı olacaktır dolayısıyla "inkar edenlerle karşılaştığınız zaman" *denmesi çok abuktur, boş bir gevezeliktir helede karşılaştığınız zaman denmeside senin açıklamana göre çok abuk, savaşlar zaten karşı karşıya yapılırlar, rastgele karşılaşmalar değil. Senin anlamadığın "inkar edenlerle savaşta" denmeyişidir, yine her zamanki gibi omurgasız ve muğlak bir söylem ile savaş anında inkar edeni nerede bulursanız öldürün denmiş oluyor. Kendinizi çok akıllı sanıyorsunuz, oysa akıllı olsa idiniz ortaçağın ilkel yasa koyma biçimini(tanrısallık payesi) bu derece kör bir bakışla savunmazdınız. Kısaca savaş ortamında, savaş koşullarında inkar edenleri bulduğunuz zaman öldürün diyor, bu sizin komşunuz bile olsa, cephede karşınızda savaşanlar değil!!!! Kaldı ki savaş genel bir terimdir ve yahudiler ile dahi savaş anında olsanız, inkar edeni bulduğunuz zaman öldürmelisiniz-çünkü bu Muhammed için içeride iyi bir fırsattır-, işte bu eyleminizi biz bu ayet ile meşrulaştırdık, kaygı ve çekinceniz olmasın, çünkü siz "savaşdasınız" deniyor..... |
Re: İslam'da 'baş kesme'..
Alıntı:
kocunduğun bir şey var galiba ne dersin?ben bu tür kompleksleri bırakalı çok oldu sana da tavsiye ederim :D |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:19 . |