Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Politika (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=21)
-   -   Yeni bir sosyalizm istiyorum. (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=5977)

qw19 24-04-2008 23:09

Yeni bir sosyalizm istiyorum.
 
Eskisinden memnun kalmadım ondan. Upgrade edilmiş, bugları giderilmiş olsun.

Sosyalizmin devlet tipinide şeklinide yanlış buluyorum. Daha fazla demokrasi olmalı, ademi merkeziyetçi olmalı.

Fakat en önemlisi üretim ilişkileride farklı olmalı eskisinden bunun nasıl olacağınıda kafa yormak şart. Bu alt yapı her yerde iflas etti. Teknolojik gelişmelere ayak uyduramadı.

Selamlar.

pante 24-04-2008 23:43

Re: Yeni bir sosyalizm istiyorum.
 
İstediğin sosyalizm'in önce adını koyalım sevgili vgm.
Bence "Bilimsel Demokratik Sosyalizm" olmalı.

Çünkü sadece "Demokratik sosyalizm" dendiğinde Avrupa ülkelerindeki sözde sosyalistler akla gelecektir. Bilimsel'i de, proleterya diktatörlüğü kuracağız derken bürokratik diktatörlüğe mahkum kalanlara bırakmamak gerek.

25-04-2008 10:40

Re: Yeni bir sosyalizm istiyorum.
 
Sevgili vgm,

Kanserin nasıl ki ileri aşamalarında tedavisi henüz bulunamadı ise tam eşitlikçi, tam sömürüsüz, tam özgürlükçü bir sistem henüz insanlık tarafından henüz bulunamadı. Önceleri Marksizm-Leninizm ile bulunduğu sanıldı ama bunun bir illüzyon olduğu anlaşıldı. Kapitalizmden kurtulmaya çalışılırken devlet kapitalizmine gömülündü.

İnsanlık tarafından ideal bir sistem bulunamadı demiştim. Bu daha ziyade altyapı için daha çok geçerli. Üstyapı olarak çok partili ama gerçek çoğulcu parlamenter rejim dünya çapında üstünlüğünü ispatlamıştır görüşündeyim. Bu nedenle adına ister sosyalizm diyelim ister başka bir şey ulaşmayı hedeflediğimiz ideal düzenin üstyapısının çoğulcu demokrasi olması gerektiği bana göre şarttır.

Bunun yanında geniş bir sivil toplumun varolması tabi bunu sağlamak için de örgütlenme özgürlüğü şarttır. Parlamento *üzerinde baskı grubu olması anlamıyla sivil toplum ulaşmayı özlediğimiz sosyalist toplumun olmazsa olmaz şartıdır. Marksist demokrasi anlayışında ne çok partili rejim ne de sivil toplum vardır. "Emekçiler zaten iktidardadır sivil topluma ve başka partilere ne gerek var" demenin getirdiği sonuçları gördük.

Doğu Almanya'nın resmi adı "Demokratik Almanya" idi. Demek ki sosyalizmin önüne filanca takıyı getirmekle bu iş olmuyor.

Günümüzün batı toplumları sosyalizme en yakın toplumlardır. Bizler sosyalizmi genellikle ML anlayışla yorumladığımız için batı toplumlarını sosyalizme en uzak toplumlar olarak yorumluyoruz. Günümüz batı rejimlerinin çözemediği en büyük sorun gelir dağılımındaki dengesizliktir. Bu sorunun kamulaştırma yöntemiyle çözülemeyeceğini gördük. Peki nasıl düzelteceğiz? Uygarlığın önündeki en önemli sorulardan biri budur ve aynen AIDS'in veya ileri evrelerindeki kanserin tedavi edilememesi gibi henüz tam çözümü görünmemektedir. Ancak tam çözümün olmaması kısmi çözümlerin olmadığı anlamına gelmez. Vergi oranlarındaki düzenlemeler, iş yasaları, işsizlik sigortaları, sendikalaşma, emekçilerin parlamentoda daha fazla sandalyelere ulaşması gibi yöntemler önemli ölçüde ilerleme ve sosyalizme gittikçe yakınlaşma demektir.

Özetle:

-Altyapıda özel teşebbüsün varlığına halen ihtiyaç vardır ve özel teşebbüs halen dünyadaki bilimsel-teknolojik ilerlemenin ve üretimin motor gücü olmaya devam etmektedir.

-Çoğulcu parlamenter rejim ve sivil toplum günümüzün ve geleceğin olmazsa olmaz şartıdır.

-Çoğulcu ve özgürlükçü rejimde emekçiler seslerini daha fazla duyuracak ve parlamentoda daha fazla sandalye alacak ve emekten yana düzenlemeler yapabileceklerdir.

-Emekçilerin önemli ölçüde temsil edildiği parlamento ve sivil toplum burjuvazinin sömürücü özelliğinin minimumda kalmasını sağlayacaktır.

-Sosyalizm dediğimiz mutlu topluma ulaşmanın yolu liberalizmin özgürlükçülük ve çoğulculuk ilkeleri ile Marksizmin eşitlikçilik ilkelerinin sentetiziyle mümkündür düşüncesindeyim.

mutluluk35 25-04-2008 15:53

Re: Yeni bir sosyalizm istiyorum.
 
Tarihte *komünist *yönetimlerin *uygulandığı *ülkelere *baktığımızda,insanların *ekonomik *eşitlik *kavramıyla *tatmin *olamadıklarını *görürüz.Bu *durum *Sovyetler *yörüngesindeki *Macaristan ve *Polonya *ayaklanmalarında,Çindeki * Tiananmen *olaylarında *ya da Berlin *duvarının *yıkılışında açıkça *görülmüştür.

İnsanlık *tarihi *hükmeden *ile *hükmedilen *ayrımının *farklı *versiyonlarını *bize *göstermiştir.İşte *demokrasinin, totaliter *rejimlerden *farkı *da *kendini *burada *gösterir.Hükmeden *ile *hükmedilenin *çelişkisi *‘’yurttaşta’’ sentezlenmiştir.(tabi *diyalektiğin *mantığına da uygun *olarak tez ve antitezin *bazı *temel *karakteristikleri *korunarak).Demokrasilerde *hükmeden *bu temel * arzusunu *tatmin *ederken,hükmedilen de *talep *ettiği * takdirde *yöneten *sınıfına *dahil *olabileceğinin *bilincinde *olarak *yönetilmekte,ve *kendisini *yöneten *iktidarların *meşru *hak *ve *yetkilerinin *kendi *rızasından kaynaklanmasından *dolayı, insanlık *onurunun *tanındığının *bilincindedir.

Fakat *kapitalizmin *sömürü *düzeninin *aç *bıraktığı insan toplulukları da *saygınlık *peşinde *koşmaz.İnsan *önce *temel *doğal *ihtiyaçlarını *karşılamak *zorundadır.Dünya *kaynaklarının eşitçe *paylaştırılması *buna *çözüm *olabilir *diyebiliriz.Bu *defa *da *yukarıda *yazdığım demokrasinin,temel *getirilerinden *olan *mülkiyet *hakkına *müdahale *etmiş *oluruz.Fransız *devriminin *hürriyet *ve *eşitlik *ilkeleri *böylece *birbirini yok *eder *niteliktedir,zira *özgürlüğün *sınırsızlığı(liberal *ekonominin *bırakınız *yapsınlar *özgürlüğü) milyonlarca *sefalet *insanı *yaratırken, marxizmin *eşitliği *pratiğe *uyarlandığında *Sovyet *politbürosu *yaratır.İşte *burada *totaliterizm *kendini *gösterir,Doğu *Berlin halkı *eğitim, sağlık gibi hizmetleri *ücretsiz *alıyor *olmalarına *rağmen * Amerikan, İngiliz, Fransız büyükelçiliklerine sığınır ya da *batı *tarafına *geçmeye *çalışırken *öldürülür.

Burada *kapitalizm *ile *demokrasiyi *birbirinden *ayırmamız *gerekir.Demokrasi *burjuva *devriminin *ürünüdür,sermayeye *hizmet *eder *dersek,müslümanların ‘ gevur *icadıdır’ *yanlışına düşebiliriz.Böyle *düşünürsek *temel *hak *ve *özgürlükler * alanındaki *gelişmeleri,köleliğin *yasaklanmasını ,zencilerin *ve *daha *sonra *kadınların *oy *hakkı *elde etmesi *vb. konuları *açıklamakta *yetersiz *kalırız.Komünist *felsefenin *bana *vereceği *cevap *zaten *bu *tür *sosyal *statü *eşitsizliklerinin , eşitlikçi *komünal *toplum *düzeninin *bozulması *ve *üretim *ilişkilerinin *şekillendirdiği *üstyapıda *anlamını *bulmasıdır.Böyle *olduğunu *varsaysak *bile,artık *tarihin *başlangıcındaki *ekonomi *düzenine *geri *dönmek,üstapı *kurumlarını *tasfiye *etmeyecektir.Tek *yolu *bunu *zorla *gerçekleştirmektir *ki,adı *da *faşizmdir.Ayrıca *eşitsiz *ekonomi *düzeni *insanın *tatmin *yetersizliğinden *doğduysa, bu ihtiyacın tatmin edilmesi *aynı *ekonomi *modeline *geri *dönüşle *sağlanabilir mi, yoksa *bu *üst ihtiyaca *daha *üstün *bir *kavrayışın çözümü *mü *gerekmektedir *?.

Bu *çözüm *bence *herhangi *bir filozofun çözüm *önerisinden *ziyade,toplumsal *hafızanın *ürünü *olacaktır.Yani *çelişkileri *sentezleyerek *ilerleyen *tarihin *ürünü..Bahsettiğim *tatminsizlik *bir *insanın *hem *diğer *insanlar,hem *de *doğanın ürünleri *üzerinde *hükmetme *isteğidir.Geçici *çözüm *Fransız *devrimi *olmuştur,yukarıda *bahsettiğim *gibi *hükmeden-hükmedilen *tatminini * politik *düzeyde *sağlamıştır.Fakat *ekonomik *düzeyde *bir *iç *çelişkiye *sahiptir, adı *da *sınırsız *kapitalizmdir.Bu *çelişki *sistemin *yine *bazı *karakteristik *özellikleri *muhafaza *edilmek *şartıyla(büyük *olasılıkla *politik *yönetim *biçimi) *yeni *bir *sentezle *sonuçlanacak *gibi *görünüyor.Bu *mili *demokratik *devrim *mi *olur ,bilimsel *demokratik *sosyalizm mi *olur, kestirmek *güç.Ancak *gerekli *olan *bence *özgürlük *ve *eşitliğin,koordinat *düzlemi *üzerinde *düşünecek *olursak,optimum *doruk *noktasında olacağı *bir *yapıdır.

Ama *şu *bir *gerçek *ki,artık *sosyalistler de insan hak *ve *özgürlükleri *konularında *daha *duyarlı *olmaya *başladı.Şeriatçıların da *çoğunun *kendilerine *itiraf *edemeseler *bile,halkın *denetim *mekanizmasından *bağımsız *bir *halifeye boyun *eğeceklerini *zannetmiyorum.Onlar *da *bir *ülkenin *gizli *toplum *polisiyle *değil, gizli *oyla yönetilmesi *gerektiğinin *farkına *varmaya *başlamışlar *olsa *gerek.Saygılar

pante 25-04-2008 20:57

Re: Yeni bir sosyalizm istiyorum.
 
Bilimsel Demokratik Sosyalizm, gerçekten bilimsel, gerçekten demokratik, gerçekten sosyalizm olmalıdır herşeyden önce.

Gerçekten bilimsel nasıl olur?
Bilime dayanmayan, dogmalardan üretilmiş, hayal mahsülü, sisteme değil bireysel başarılara bağlı fikirler, ilkeler, teoriler, taktik ve stratejiler edinilmez. Her alanda bilimsel teoriler üretilir ve uygulanır. Bilimselliği tartışılmayan, üzerinde toplumsal mutabakat sağlanmamış ya da toplumun sosyal niteliklerine ters *kararlar alınmaz. İster lider olsun ister teorisyen bir ya da birkaç kişinin ortaya koyduğu fikirler tabulaştırılıp emrivaki yapılamaz. Bu tür fikirler bilim senatosundan onay almalıdır. Çünkü parti yönetimleri ve meclislerde siyasi ve duygusal davranılır. Liderin ve kurmaylarının *dediği, düşündüğü yanlış olsa dahi kabul görür.

Örneğin evlilik müessesesi. Bu konuda fikir yürütüp bunu sosyalizmin kapsamına sokmak bir ya da birkaç kişinin elinde olmamalıdır. Bu toplumsal bir konudur ve ancak toplum bu konuda özgürce kendi tasarrufunu kullanır.

Vaktinden önce zorlama ile yapılmak istenen işlerde başarı olasılığı zayıftır.
Örneğin Türkiye'de sosyalizm bu şartlarda mümkün değildir. Devrim yapma gücü olup iktidar ele geçirilebilecek dahi olsa sosyalizm uygulamasına kalkışıldığında sonucun başarısız olması kaçınılmazdır. Böyle bir durumda yapılacak olan ancak gerçek bir demokrasidir, iç ve dış sömürünün engellenmesi, bağımlılığın azaltılması ve bilinçlendirme-eğitimdir. Aksi takdirde gelindiği gibi gidilir. Ekonomiyi bilmeyenlerin elinde üretim yarıya düşerse, ihracat durursa, halkın gelir düzeyi yarı yarıya düşerse, işsizlik, açlık, kıtlık oluşursa bu sosyalizmi zedelemekten öte gitmez. Nitekim sosyalizmin geçmişi buna benzer örneklerle doludur.

Yani devrimden önce evrim sürecinin tamamlanmış olması, şartların olgunlaşması, halk desteğinin yeterli olması şarttır. Halk savaşı, köylerden şehirlere akın vs. stratejiler bilimsel değildir. Bunlar ancak emperyalizmin fiili işgalinde uygulanabilir. Kalıcı ve başarılı bir devrim parlamentoda yeterince mücadele vermeden sağlanamaz. Halbuki kimi maceracı gruplar, seçime girse parlamentoya 1 milletvekili dahi sokamayacak zayıflıkta olmasına rağmen devrim yapma hayalinde olabilmektedir. Bu eksiğini kamufle etmek için ise parlamento mücadelesini reddetmektedir.

aydoe 27-04-2008 11:36

Re: Yeni bir sosyalizm istiyorum.
 
Sosyalistlerin yurtsever olmaları gerektiğini düşünüyorum.Deniz Kavukçuoğlu'nun makalesini de uygun gördüğüm ve Cumhuriyet gazetesinden link veremediğimden ekliyorum.

Cumhuriyet 27.04.2008
PANO
DENİZ KAVUKÇUOĞLU

Sosyalizm ve Yurtseverlik

Bir süredir ulusallık , yurtseverlik tu kaka bu topraklarda. Sağcıları anlayabiliyorum, sağa dönmüş eski solcuları da Fakat bir de sosyalist kalıp ama aynı zamanda bu kavramlara karşı çıkan dostlar var. Biz de bir zamanlar yaşanan çağın gerçekleriyle artık örtüşmüyor da olsalar Marksist kurama, kuramcıların ve bilimsel sosyalizmin önderlerinin yazıp söylediklerine hiç sorgulamaksızın dört elle sarılırdık. Marx , Engels , Lenin , Stalin , Mao, sözleri tartışılamaz sosyalizm büyükleriydi. Onların söylediklerine yöneltilen her eleştiriyi revizyonizm , oportünizm , sağ sapma olarak görür, eleştireni kıyasıya suçlar, yerden yere vururduk.

Sorulacak olursa, sosyalist düşüncenin toplumda kök salamayışının nedenlerinden biri de sosyalistlerin, yaşadığımız çağın gerçeklerine uygulanabilir bir sosyalizm üzerinde düşünce birliğine, -asgari müşterek düzeyinde de olsa-, varamamalarıdır, derim.

Örnek olarak yurtseverlik kavramını ele alalım. Karl Marx ve Friedrich Engels birlikte kaleme alıp 1848 yılında yayımladıkları Komünist Manifesto da, İşçi sınıfının vatanı yoktur” demişlerdir. Bu söylem, Manifesto nun sonundaki, “Bütün dünyanın işçileri birleşiniz! Ayağınızdaki zincirden başka kaybedeceğiniz bir şeyiniz yoktur!” çağrısının da gerekçesidir. Bu söylem/çağrı 19. yüzyıl koşullarında yanlış mıdır? Hayır, çünkü o dönemde vatan ya da yurt kavramı 20. yüzyıldaki anlamını henüz kazanmamıştır. Ulus devletlerin oluşma sürecini yaşadıkları o çağda yurt , basit bir toprak parçasından başka bir şey değildir. Karl Marx ve Friedrich Engels in ülkeleri Almanya nın birliği de Manifesto nun yayımlanmasından 23 yıl sonra, 1871 de gerçekleşmiştir.

1848 yılındaki Avrupa bugünkünden çok farklıdır; örneğin, bugün her biri birer bağımsız ulus devlet olan Bosna-Hersek, Hırvatistan, Slovenya, Macaristan, Avusturya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu na bağlı toprak parçalarıdır. Polonya 11 Kasım 1918 de bağımsızlığına kavuşmuş; Norveç, İsveç ten 17 Mayıs 1905 te, Finlandiya Rusya dan 6 Aralık 1917 de ayrılmıştır.

Bu örnekler çoğaltılabilir. 1848 koşullarında Marx ve Engels in söylemleri doğrudur.

Onların yaşadıkları çağda Lenin in tanımlamasıyla, kapitalizm, en yüksek aşaması olan emperyalizme henüz erişmemiştir. Yurtseverlik kavramı, daha sonra, emperyalizmin ulus devletler için tehdit oluşturmasıyla birlikte ve yurttaşların ülkelerini korumak/savunmak refleksi kazanmalarıyla ortaya çıkacaktır. Böyle ele alındığında yurtseverlik (patriyotizm) kavramının sosyalistler tarafından benimsenip içselleştirildiği ilk ülkenin yine Avrupa nın ilk ulus devletlerinden biri olan Fransa olması bir rastlantı değildir. Şu sözler Fransız sosyalizminin önderlerinden Jean Jaurès ye aittir:

Yurtseverliğin azı enternasyonalizmi zayıflatır, yurtseverliğin çoğu enternasyonalizmi güçlendirir. Enternasyonalizmin azı yurtseverliği zayıflatır, enternasyonalizmin çoğu yurtseverliği güçlendirir. Jaurès nin bu sözleri zamanın ortodoks Marksistleri tarafından çok eleştirilmiş, fakat tarih onu haklı çıkarmıştır. Kimi sosyalistlerimiz bugün de milliyetçiliğe karşı çıkma adına özünde milliyetçilikle hiçbir ilintisi bulunmayan yurtseverliği eleştirmektedirler.

Oysa II. Dünya Savaşı nda Fransa da, İtalya da, Sırbistan ve Yunanistan da işgalci Nazi ordularına karşı en kahramanca direnişi o ülkelerin komünist ve sosyalistleri göstermişlerdir. Saldırgan Nazi ordularını o zamanki Stalingrad da durduran güç, Kızıl Ordu nun ve Sovyetler Birliği nin 25 milyon ölü veren emekçi halkının kararlı yurtseverliğidir.

Çin halkının Japon emperyalizmine, Vietnam halkının Amerikan emperyalizmine karşı kazandığı zaferler de 20. yüzyılın somut yurtseverlik örnekleridir.

Milliyetçilik asla değil, fakat yurtseverlik, bugün küresel emperyalizme karşı mücadelenin olmazsa olmaz ruhudur. Eğer sosyalizm, bir yanıyla, üzerinde yaşanan toprağı emekçilere yaşanmaya değer bir yurt kılmaksa bunun yolu bağımsızlıktan geçer. Halkların bağımsızlık talepleri ise yurtseverlik ruhuyla bilenip güç kazanır. Aklımızdan çıkarmayalım, derim.

dilaver 27-04-2008 12:29

Re: Yeni bir sosyalizm istiyorum.
 
Öncelikle Deniz Kavukçuoglu nun yazısı üzerine bir şeyler karalayalım sonra da sosyalizmin ne olup olmadıgına başka bir yazıda deginiriz.

* *Bugünlerde bir kavram yeri gögü inletiyor ve bu kavram hemen zorunlu bir sonuçla süsleniyor. Bu kavram antiemperyalizm ve sonucu da yurtseverlik. Peki nedir antiemperyalizm ve kimlerdir bu emperyalsitler, nerelerdedir bunlar. Hiç tartışılmayan ise budur, ya da üstü örtülmeye çalışılan budur. Anti emperyalizm ve kökü dışarıda olan tehditler. Temcit pilavı ve tanımı da yok. Sadece sıkışınca başvurulan bir demagoji.

* *Her şeyden evvel esas kavramımız kapitalizmdir ve emperyalizm bunun zorunlu sonucudur. İleri aşama kavramını bu şekilde ele almak gerekiyor. Kapitalizm var olmak için kendini sürekli bir biçimde genişleyerek yeniden üretmek zorundadır. Sermaye devamlı büyüme ve gelişme egilimindedir. Bu egilim diger sermayedarların yok olması pahasına, yıkılmalar, iflaslar, çöküşler
ve birleşmeler pahasına olur. Bunun zorunlu sonucu da tekellerdir. Her kapitalist işletme şayet kendini var etme amacındaysa büyümek ve tekelleşmek zorundadır ya da diger tekellerle veya işletmelerle işbirligi içerisinde olmak, onları yutmak ya da yutulmak zorundadır.

* * Önceleri ulusal pazar çapında yinelenen bu işlem pazarların daralmasıyla uluslararası boyuta varır ve dünyasal ölçekte ortaya çıkar. Buna biz emperyalizm diyoruz. Bu kapitalizmin bir aşaması olarak zorunlu bir sonucudur da aynı zamanda. Kapitalizmin dogası geregi tekelleşme olgusundan kurtuluşu yoktur. Sonuçta emperyalizm aşamasında kapitalizmde iki şey degişmiştir. Birincisi borsanın gücü artmıştır, ikincisi ise rüşvet mekanizması anormal genişlemiştir. Semaye ihraçları ve bu sermayenin girdigi ülkelerde sömürüden aldıgı pay derinleşmiştir. Tekel gücü askeri güçle de birleşince yayılma ortaya çıkar.

* * Şimdi bu sermaye ihracı bizim gibi ülkelerde nasıl gerçekleşir. Yerel sermayeyi de içine alarak, önce işbirlikçilik temelinde sonra da kompradorlaşarak içsellik temelinde gerçekleşir. Emperyalizm artık içsel bir olgu olmuştur. Emperyalizmin ülke içerisindeki temsilcisi artık içsel bir olgu olan yerel komprador sermayedir. KOç tur, Sabancı dır, Kara Mehmet tir, Aydın Dogan dır vs vs, *bunların siyasi temsilcisi ve egemenlik aygıtı olan devlet ise bu düzenin koruyucusudur. Bir ülkede ya da bizim ülkemizde farklı bir emperyalist aramaya, taramaya, yaratmaya gerek yoktur. Yapılacak en basit iş bu şirketlerin uluslararası baglantılarını, sermaye yapılarını, girdikleri ihaleleri, kimlerle birlikte girdiklerini, hangi ülkelerde ne gibi işler yaptıklarını incelemektir. O zaman emperyalizm çok net bir şekilde ortaya çıkar.

* * O halde anti emperyalist mücadele anti kapitalist olursa bir anlam taşır. Anti emperyalist mücadele komprador sınıflara ve onların temsilcisi olan siyasi mekanizmaya karşı olabilirse gerçek anlamına oturur. O halde anti kapitalist bir mücade ülke içindeki egemen çarkları ve onların baskı aygıtı olan devleti hedeflemelidir. Bunun dışındaki tüm söylemler olmayan bir düşmana olmayan hedefler göstermekten ve bilinç çarpıtmasından başka bir şey degildir.

* * *Gerçek bir yurtsever ülkesi içerisindeki sömürü çarkını ortadan kaldırmaya kalkışan kişidir. Emperyalizmi net olarak tanımlayalım. Abd mi, o halde kim Abd ile gizli kapılar arkasında pazarlık yapıyorsa, kim Abd ile ikili anlaşmalar imzalıyorsa, kim Abd ile askeri anlaşmalar ve operasyonlarda yer alıyorsa emperyalist ve işbirlikçisi de odur. Abd ile birlikte anti emperyalizm olmaz. O halde bir bakın bakalım. Hangi devlet adamı Abd ile ve başkanı ile bir arada olmuş, hangi askeri yetkili Abd ile görüşmeye ve işbirligine, bilgi belge alışverişine gitmiş. Ve bunlar ne amaçlamış. Anti emperyalist mücadele mi.

* * *Hangi iş adamı tekellerle anlaşma imzalamış, ortak yatırım yapmış, işbirligine gitmiş, oraya bakın işte emperyalizm oradadır. Ama derseniz ki işçi sendikaları, emekçi örgütleri emperyalist ülke ve tekellerle kolkoladır o zaman Deniz Kavukçuogluna katılırım. Bu *bilinç çarpıtmasından, kavram kargaşasından, hamasi nutuktan öteye gitmez. Tek amacı vardır, varolan devlet nizamını, kapitalist düzeni koruyabilmek ve ne oldugu belirsiz bir kavramla mücadeleyi pasifize etmek.

* * Evet yutdu savunacagız elbette ama kime karşı savunacagız. Bu ülkenin kaynaklarını sömüren kompradorlara karşı ve onların siyasi destekçisi ve mekanizması olan devlete karşı. İMF den aldıgı 6,5 milyar dolara karşı işçi ve emekçileri öldürme yasası olan SSGSS yasasının tahahhüdünü veren devlete karşı. ABD nin emir komutasında Nato şemsiyesi altında Afganistana asker gönderen mekanizmaya karşı. ABD ile ortak tatbikata giren askeri yetkililere karşı. Yani kısacası bizi Abd nin peyki ve hizmetçisi haline getiren devlete ve kapitalist sisteme karşı.

* * *Emperyalizmi dagda taşta aramaya gerek yok. Onlar bizim içimizde ve bizim başımızdalar. Bizi yönetiyorlar ve bu siyasi sistemin ismi ise devlet. Bir de yanına Cumhuriyet yaftası asmışlar.
Anti emperyalist ve yurtsever olmak isteniyorsa anti kapitalist olmak ve kapitalizme ve onun düzenine onun siyasi sitemine karşı mücadele zorunluluktur. Gerçek yurtseverlik budur. Gerisi Don Kişot misali yeldegirmenlerine saldırmaktan başka bir işe yaramaz.

* * * saygılarımla

28-04-2008 01:20

Re: Yeni bir sosyalizm istiyorum.
 
Sosyalizmdeki yurtseverlik kavramı tartışılabilecek ayrı bir konu. Ayrı bir başlıkta tartışılır elbette. Ancak bu başlık altında vgm'nin yanıtını istediği sorular başka. Nasıl bir sosyalist toplum istiyoruz sorusunu yöneltiyor.

Şu soruların net yanıtı gerekiyor kanımca:

Sosyalist toplumda,

1- Çok partili ve çoğulcu bir parlamento mu olmalı yoksa sadece emekçileri temsil eden bir parti yeterli mi?

2- Geniş sivil toplum örgütlenmeleri olmalı mı yoksa emekçi partisinin egemen olduğu toplumda bunlar zaten gereksiz mi?

3- Üretim araçları (fabrikalar, tarlalar, mağazalar, bürolar vs.) kamu mülkiyetinde mi olmalı yoksa özel mülkiyette mi olmalı? Yoksa bazı üretim alanlarında devlet bazılarında özel teşebbüs mü olmalı?

Bence bu üç sorunun yanıtı verilmediği sürece sosyalist toplumun tanımı hep eksik kalacaktır. Kendi yanıtlarımı önceki mesajımda vermiştim. Diğer arkadaşların da görüşlerini öğrenmek isterim.

dilaver 28-04-2008 02:06

Re: Yeni bir sosyalizm istiyorum.
 
sevgili Cem

* *Sosyalizm komüne hazırlık devresidir ve Bunun şiarı da Tüem iktidar Sovyetlere idi. Degişen bir şey olmayacak. Tüm İktidar gene sovyetlerde olacak. Sovyet nedir, en ufak topluluktur. Parlemento sovyet düşüncesine çok uzak bir kavramdır.Sovyet bulundugumuz yerdir, mahalledir, köydür, sokaktır, iş yeridir. Parlemento gibi temsili demokrasi gibi kavramlar sovyet düşüncesine göre son derece geridedir. O halde yerel yönetim tabir edilene benzetirsek sovyet yönetimi bizatihi demokrasinin kendisidir.

* Mülk sahipleri sınıflara parti kurmak yasaktır, onların seçme seçilme hakkı bile olamaz. Ama emekçiler parti kurabilirler ama sovyet sisteminde parti ne işe yarar bu da ayrıdır. İnsanlar dogal önderlerini seçeler, partilileri degil. Toplum en geniş bir biçimde örgütlü toplum olacaktır. İş satleri kısaltıldıgı oranda bu daha da gelişir.

* * Üretim araçları toplumundur, bunaister kamu deyin ister sovyet. Ama tüm iktidar sovyetlerindir.

* * Şimdilik bu başlangıç olsun devam ederiz.
* *

* * saygılarımla

qw19 28-04-2008 02:46

Re: Yeni bir sosyalizm istiyorum.
 
Özel mülkiyet le ilgilenmeye gerek yok bence. Tam tersini yapmak gerekli devlete ait toprakları halka dağıtmalı. Yerel idareler konusu tamam orada hemfikirim. Eğitim, sağlık bedava olmalı. Bu sübvanse edilmeli, ekonomi planlanmalı. Bu çok basit ölçeklerde yapılmalı. Özel sektörün önü açılmalı. Örneği bir semte 10 berber açtırmayacaksın, kobilerin birleştirilip büyük ölçeklere getirilmesi vs. Bu tip planlardan bahsediyorum.

Selamlar.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:23 .