![]() |
Şakk-ı Kamer ve genel görelilik
Muhammed parmağını uzatıyor göğe ve ay ikiye ayrılıyor. Dünyadan görüntüsüyle bayaı bir aşağıya iniyor ayın yarısı.
Bu Muhammedin bir mucizesi Yanlış yoldamıyız acaba? İslama göre öyleyiz ama bilime göre değil Genel görelilikte kütle uzay zamanı büker bu da kütleçekimini doğurur Aynı zamanda Kütleçekimin gravition parçacıkları isimli taşıyıcıları vardır Bilimin söyledikleri bunlar Şimdi karşılaştıralım; Ayın hareketi eğer muhammedin iddaa ettiği gibiyse uzay-zamanda yeniden bükülmeye yol açacaktır Aynı zamanda grevitionlar dünyada bu sefer farklı açıdan geleceklerdir. Bu da dünyada gelgiti eksik etmezdi. Dünya felakete sürüklenirdi. Yani muhammedin dedikleri doğruysa dünya felakete uğramış olmadı Ama olmadı. İkincisi 'Kıyamet saati yaklaştı,Ay yarıldı' ayeti ile ilgili Evrenin sonu olarak tarif edilen kıyamet bilimsel olarak düşünülürse bir tekilliğe doğru olacaktır Yani her madde bir noktaya sıkışacaktır Yani ay kıyamet saati yaklaştığında yarılmaz aksine tekilliğe doğru yol alır Yakınındaki kütlelerle birleşir Bu teze karşı çıkanlar arabi lisanda yarılmak kelimesinin aydan parça almak anlamına da geleceğini söyleyebilirler. Kuranda keşke açık dille anlatılsaymış:D İkincisi de bu ayetleri ebced hesabıyla yorumlamak, Ebced Kabala öğretisinin ürünüdür Müslüman olan yahudi alimler bu hesabı islama getirmişlerdir Ben burada genel görelilikle muhammedin mucizelerini karşılaştırdım Birşeyler daha ekledim Yanlışım varsa düzeltin, Lütfen tartışalım... |
Dünyadan çıplak gözle bakınca sadece ay ve güneş tek görünür. Muhammed neden güneş sistemindeki diğer gezegenleri kurana eklememiş, eğer allahın kitabıysa allahın en azından güneş ve aydan başka gözle görülmeyen kütleleride söylemesi lazımdı. Oysaki kurana göre güneş dünyanın etrafında dönmekte. bakınız Bakara-258
Ayın ikiye yarılıp nereye düştüğü konusunda bile islamiyet görüş ayrılığındadır. Zaten ayın ikiye yarılmış olması yalandır. Nasa sistesinde bu konuyla ilgili hiçbirşey geçmiyor, eğer öyle olsaydı nasa çalışanları günde 5 vakit namaz kılıyor olurlardı. |
Güzel bir noktaya değişnmişsin uzun zaman oldu tekrar aranızdayım :D
|
gerçekten de keşke marsla, merkürle ilgilii ayetler de olsaydı. hatta allah herşeyi bilen olduğuna göre kitabında şuan bile bilmediğimiz gezegenlerden bahsetseydi.
|
Alıntı:
1- kuran'da, zülkarneyn'in seferlerinin yönünün; doğu, batı, kuzey diye geçmeyip; güneşin doğduğu yer, güneşin battığı yer vb. şeklinde geçtiğini iddia ediyor. 2- "Ey Zülkarneyn! Ye'cuc ve Me'cuc bu yerde fesat çıkarıyorlar. Onun için, bizimle onlar arasında bir sed yapman şartıyla sana bir vergi versek olur mu?" (kehf-94) yanlış hatırlıyor olabilirim, ancak, öyle sanıyorum ki yukarıda verdiğim ayette (buna benzer başka bir ayet de olabilir) geçen set kelimesinin, arapça karşılığının; buluttan yapılmış gibi, sisten yapılmış gibi bir engel manası taşıdığını iddia ediyor. türe, bu iki duruma, aşağı yukarı şu açıklamaları getiriyor: 1- nasıl ki güneş sistemindeki gezegenler, güneş merkezli yörüngelere sahipse; güneş sistemimiz de galaksimizin merkezi etrafında bir yörüngeye sahiptir. güneşin doğduğu yer aslında doğu değil, güneşin oluşmaya ilk başladığı noktanın uzaydaki konumu. bu noktaya, astronomi çevresince "solar antapex" deniliyormuş... türe'ye göre bu, solar antapex denilen, noktada; astronomlarca da doğrulandığına göre(!) ikili bir yıldız sistemi ve bu ikili sistem etrafında dönen bir gezegen varmış... işte bu gezegen, zülkarneyn'in güneşin doğduğu yere doğru yaptığı seyahatinin varış noktası. gezegenin ikili bir yıldız sisteminde yörüngeye sahip olması oldukça önemli: "sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu." (kehf-89) "güneşin doğduğu yere ulaşınca onu, kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu." (kehf-90) kehf-90'daki; kendileriyle güneş arasına örtü koyulmamış olması kısmı, bu gezegende, ikili yıldız sisteminden dolayı hiçbir şekilde gece olamayacağıyla aynı anlama geliyormuş... gelelim güneşin battığı yere... benzer mantıkla güneşin battığı yer de güneş sistemimizin ilerlediği yörünge üzerinde güneşin ömrünün artık son bulacağı noktaya, astronomlarca "solar apex" deniliyormuş. solar apex denilen noktada ise bir kara delik varmış(!)... sıkı durun ayet geliyor: "güneşin battığı yere varınca, onu, siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. orada (kâfir) bir kavim gördü. "ey zülkarneyn! ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın" dedik."(kehf-86) (ayette geçen, siyah balçıklı su gözesi, bilin bakalım ne?) 2- türe'ye göre kehf-94'te bahsedilen setin, dünyada ne bir eşi ne de bir benzeri var... çünkü insanlar dünya üzerinde görülmedik, incelenmedik tek bir nokta bile bırakmadılar; keşifler, uydu çekimleri vb... o halde bu set dünyada değil... türe, bu setin, sis gibi, bulut gibi bir engel manasına gelmesinden dolayı; o halde bu set olsa olsa bir bulutsudur diyor ve bu bulutsudaki zehirli gazların ve yüksek sıcaklığın da oldukça tatmin edici bir engel olduğunu söylüyor ki......... ben; türe'nin, kitabını açıklamak için konuk olduğu programı, ancak bu kısma kadar dinleyebilme sabrını gösterebildim :lol: ne diyelim, müslümanların oldukça geniş hayal güçleri var. keşke bu hayal güçlerini dünyaya faydalı olacak işlerde kullansalar, öyle ki; nerede islamiyetle(!) yönetilen bir ülke; orada cehaletin batağına saplanmış insanlar... |
1967 yilinda firlatilan Orbiter-4 uydusundan alinan 67-1805 seri numarali fotograflarda, Ay'in dünyadan görünmeyen ara yüzeyinin, uzunlugu 240, kalinligi ise 8 km olan bir yarik tarafindan kusatildigi belirtilmisti. Bu yarigin bariz bir sekilde yükselmis yan kenarlari, Ay'in ayrildiktan sonra tekrar birlesmesi sirasinda olustuğuna bir delildi.Çünkü meteor çarpasıyla böylesine düzgün bir yarığın olması mümkün değildir.Ancak malumdurki basında böyle şeyler sansürlüdür hemen üzeri örtülür.Ama nereye kadar gözlerini kapayabilirler karanlık ancak inkarcıların karanlığıdr eller göze kapanınca görmeyen sadece kendileri oluyor Allahın kudretini görmek isteyenlere milyonlarca delil var.
Ayni yazida ilk defa ortaya atilan bir delil de, Modern Astronomi ile ugrasan bütün ilim adamlarinca fevkalâde önemli bir kaynak olarak kabul edilen ve ilmi yönü tartisilmayan bircok kitapta yer alan 311 yillik Ay haritasiydi. Italyan gök bilimcisi Cassini tarafindan çizilen bu ay haritasinda, dünyamizdan görülen ay yüzeyinin tamamini kusatan tesadüflerle meydana gelemeyecek kadar muntazaman olan bir çizginin varligi, son derece net bir sekilde müsahede edilmekteydi. bu çizginin ay'in ikiye ayrilip tekrar birlesmesiyle meydana gelebilecegini belirttigi yorumunda, zamanla yapisinda degisikliklerin olabilecegini ortaya koydu. Çünkü ay, her an yogun bir meteor bombardimanina tutuluyor ve 1 gramlik göktaslari bile, en sert kayalarda 30 cm derinliginde, 60 cm çapinda bir çukur açiyordu. Bilindigi gibi bu meteorlardan bazilari koruyucu atmosfer tabakasina ragmen dünyamiza düsmüs, Arizona çölüne düsen bir tanesi çevresi 5 km'ye ulasan 174 m derinliginde bir çukur açmisti. ÖN YARGILARINIZ SİZİ YANILTMASIN ARKADASLAR SİZ MEDENİ İNSANLARSINIZ ONCE Bİ OKUYUN BEN ALLAHA DA PEYGAMBERLEREDE İNANIYORUM ZATEN BASKA TURLUDE HUZUR BULAMIYORUM ANLAYANA... VE BENİM AMACIM KESİNLİKLE BİR TARTISMA YAPMAK FALAN DEGİLDİR.......İNSAN HAKLI OLDUGUNDA FİKRİNİ KENDİ GİBİ DUSUNEN VE KENDİ GİBİ DUSUNMEYEN İNSANLARLA PAYLASIRSA ANCAK O ZAMAN MANTIKTAN BAHSEDEBİLİR... |
Tel tel ve iplik iplik dikseler de ağzımı;
Tek ses duysalar; Allah... Yoklayanlar nabzımı... |
Hoşgeldin thetruts, ayın uzaylılar tarafından dünyayı gözlemlemek için yapılmış bir yapay uydu olduğu da dillerde, ayrıca farklı bir teori de aşağıda ki linkte.
http://nn-no.facebook.com/topic.php?...655&topic=3817 |
Alıntı:
|
Alıntı:
Arapça-Türkçe Tercümesi;" Ay " denmektedir. Surenin İlk 3 Ayet-i Celilesinde şöyle buyurlmuştur; 1 - Kıyamet saati yaklaştı, Ay yarıldı. 2 - Bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve "süregelen bir büyüdür" derler. 3 - Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır. Birinci Ayet-i Celilenin Arapça-Türkçe Tercümesine bakar isek Şöyledir; اقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانشَقَّ الْقَمَرُ 1. İkterebeti; Yakınlaştı 2. Es Saatu; Saat ( kıyamet Vakti ) 3. Ve İnşakka; Ve Yarıldı 4. El Kameru; Ay 1. 1.Tabinin Bu Konu Hakkında Görüşleri;BU Ayet-i Celileler şu hadise üzerine inmiştir; bir gün, ileri gelenlerinden Ebû Cehil, Velid b. Muğire gibilerin de içinde bulunduğu bir grup müşrik, Peygamber Efendimize gelerek, "Eğer sen, gerçekten söylediğin gibi Allah tarafından vazifelendirilmiş bir peygamber isen, bize Ay'ı ikiye ayır; öyle ki, yarısı Ebû Kubeys Dağı, diğer yarısı Kuaykıan Dağı üzerinde görülsün!" dediler. Resûli Ekrem Efendimiz, "Şayet bunu yaparsam îman eder misiniz?" diye sordu. Onlar, "Evet, îman ederiz." dediler. Dâvasında haklı ve doğıru olduğunu göstermek için mucizeyi istemek, peygamberin vazifesidir; istenilen mucizeyi yaratan ise Cenâbı Hakk'tır. Ay'ın bedir hâliydi; yâni en güzel göründüğü 14. gecesiydi. Kâinatın Efendisi, Allah'ın emir ve iradesi dairesinde hareket eden Ay'a şehâdet parmağıyla işaret etti. Bu işareti Nebevî kâfi geldi ve Ay ikiye ayrıldı; öyle ki, yarısı müşriklerin istedikleri gibi Ebû Kubeys Dağı üzerinde, diğer yarısı ise Kuaykıan Dağı üstünde iki parça hâlinde göründü! Resûli Kibriya Efendimiz, orada bulunan halka, "Şâhid olunuz! Şâhid olunuz!" 2. Bu apaçık mucize karşısında da müşrikler, inat ve inkârlarından vazgeçmediler; üstelik, "Bu da Ebû Kebşe'nin oğlunun bir sihridir." 3. Sırf Resûli Ekrem Efendimizin dâvasını tasdik etmemek için bu apaçık mucizeye "Sihirdir." diyen müşrikler, aralarında şöyle konuşmadan da edemediler: "Şayet Muhammed büyü yaptıysa, bu büyüsü bütün yeryüzünü kaplayamaz ya!.. Etraftan gelecek olan yolculara soralım; bakalım onlar da gördüklerimizi görmüşler mi?" 4. 2. Hadis-i Şerif-i Ulemasının Bu konu Hakkında Rivayetleri; Ay yarılması mucizesi başta Buhari ve Müslim olmak üzere Tirmizi, Ahmed b. Hanbel, Ebu Davud et-Tayalisi, Hakim en-Nisaburi, Beyhaki, Ebu Nuaym el İsfehani ve Kadı Iyaz gibi büyük hadis alimlerinin eserlerinde yer alır. 5. Abdullah ibn Mes'ud (ra) şöyle demiştir: Biz Mina'da Peygamber'in beraberinde iken Ay ikiye bölündü de, Peygamber (sav): "Şahit olunuz!" buyurdu. Ve Ay'dan bir parça Hira Dağı tarafına gitti. Ebu'd-Duha Müslim ibn Subayh da Mesruk'tan; o da Abdullah ibn Mes'ud'dan: Ay Mekke'de ikiye bölündü, diye söylenmiştir... ... Abdullah ibn Abbas (ra)'dan: Rasulullah (sav) zamanında Ay ikiye ayrıldı, diye tahdisi etmiştir (anlatmıştır). ... İbrahim en-Nahai, Ebu Ma'mer'den tahdis etti ki, Abdullah ibn Mes'ud (ra): Ay ikiye yarıldı, demiştir. 6. Buhari ve Müslim, Enes (ra)'dan şunu nakletmişlerdir: "Dedi ki: "Mekkeliler Allah Resulü'nden bir mucize göstermesini istediler. Bunun üzerine Ay'ın iki kez ikiye bölündüğünü gösterdi." 7. Resulullah (sav) zamanında Mekke'de Ay ikiye bölündü. Ve Allah Resulü şöyle buyurdu: "Bakın ve görün!" 8. 3.Bilim adamlarının kanıtı; Şakk-ı Kamer Muci*zesi, 4 Mayıs 1967 yılında Florida'daki Cape Kennedy Uzay Üssü'nden fırlatı*lan Orbiter 4 uydusundan çekilen Ay fotoğraflarıyla ister istemez gündeme gelmiştir. Orbiter 4'ün bu çalışmasında, Ay'ın dünyamızdan görülmeyen arka yüzü resimlenmiş ve 3000 km. mesafe*den çekilen yakın plân fotoğraflarıyla. Ay yüzeyinin %95'lik bölümü incelene*bilmiştir. 67-1805 numara ile arşivlenen bu fotoğraflarda, daha önce küçük bölümler halinde çekilen Ay fotoğrafla*rında farkedilemeyen bazı hususlar gö*ze çarpmaktadır. Ay'ın arka yüzeyi, uzunluğu 240 genişliği de yer yer 8 ki*lometreyi bulan bir yarık tarafından boylu boyunca kuşatılmaktadır. Bu çatlağın merkezi, 65 derece güney ve 105 derece doğu olarak belirlenmiştir. Tabii sebeplerle meydana gelen çatlak*lar, dalgalı ve düzensiz bir çizgi oluştur*dukları halde, bu çatlak mükemmel bîr düz çizgi şeklindedir. 9. Nasadan uydu fotoğrafı 10. KAYNAK; 1. Kuran-ı Mucizil Beyan; Kamer Suresi; 1-2-3. Ayet-i celilesi 2. Ahmed Ibni Hanbel, Müsned, c. 1, s. 447. 3. Ibni Kesir, Tefsir, c. 4, s. 262. 4. Kaadı lyaz, Şifa, c. 1, s. 238; Ibni Kesir, Tefsir,c. 4, s. 262. 5.İlyas Çelebi, İtikadi Açıdan Uzak ve Yakın Gelecekle İlgili Haberler, Kitabevi, İstanbul, Mayıs 1996, s:161 6. Sahih-i Buhari, Mütercim: Mehmed Sofuoğlu, Ötüken Yayınları, İstanbul 1987, Cilt 8, s. 3619-3620 7.İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü'l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s. 313 8.İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü'l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s. 313 9.The Müslim Digest, Vol.34, Nos: 3-4, p.35. 10.http://galeri.islamiyet.gen.tr/data/503/sakk_kamer.gif |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:58 . |