![]() |
Muhammed Mustafa'nın mal varlığı (Mutezile)
Bir başka başlıkta kısır bir tartışma sürdürülüyor. Anlaşılan o ki inanır arkadaşlarımız islam peygamberinin "fakru zaruret" içerisinde öldüğünü düşünüyor.
Karşı argüman ise bunun tam aksi yönünde. Aşağıdaki yazı sevgili mutezile'ye ait. Daha derli toplu bir tartışma sürdürülmesi amacıyla: Alıntı:
|
Frodo abim..
bu başlığı açmışsın çok ta iyi olmuş.. mutezile abiminde emeğine sağlık bi güzel saymış dökmüş fakat... öbür başlıktada gördüğünüz gibi ben hakdoğan abime son haccında 100 deve kesmişti diyorum o aynı kaynaklarda öldüğünde "zırhı rehindeydi" yazıyo diye bana fırça atıyo.."ya bu işte bi sakatlık var,bu kadar çelişik şey aynı kaynakta bangır bangır bağırıyo,ben hala zırh edebiyatı yapıyom" diye düşünemiyorda.buldu ufacık çocuğu bağırıyo bana ya.. |
Frodo selam,
Tartışmayı buraya taşıdığın iyi olmuş. Öne sürülenlerden bir tanesi Muhammed'in tüm varlığının Beytül Mal'a yani İslam Devleti hazinesine ait olduğudur. Peki bu durum Muhammed'in bu varlıktan yararlanmasını engeller mi? Sanıyorum engellemez. Muhammed'in mütevazi bir hayat yaşadığı kesindir ancak "zırhını rehin bırakacak" kadar fakr-u zaruret içinde olmadığı da kesin. Bunu nereden çıkartabiliriz? Aslında basit: rehin verdiği iddia edilen nedir? Zırh. Demek bu rivayetin gerçekleşmesi müslümanların elde kılıç savaşmaya başladığı İslam'ın palazlanma dönemine; yani çevre kabilelere saldırdığı, ve yendiklerinin mallarını talan edip onları haraca bağladığı döneme rastlıyor. Bu şartlar altında Muhammed'in, zırhını yiyecek almak için rehin verecek durumda olduğu iddiası tamamen uydurmaca olmalı. İşin ötesinde, Muhammed öldüğünde 9 karısı vardı. Kur'an'a göre bir kadından fazlasıyla evlenmek ancak onun geçimini sağlayabilecek kadar zenginlik ile mümkündür. Eğer Muhammed zırhını yiyecek için rehin vermek zorunda kaldıysa açıktır ki 9 kadına bakacak parası yoktur, yani bakamayacağı 9 kadın alarak Allah'ın sözünün dışına çıkmıştır; veya Muhammed'in fakirliği bir "madur edebiyatı" örneğidir. Benim mantığım böyle söylüyor, ama tabi ki yanılıyor olabilirim. A. |
Fasil : FERAİZ BÖLÜMÜ
Konu : Resulullah (sav) Ve Geride bıraktıklarının Mirası Ravi : Aişe Hadis : Resulullah (sav)`ın hanımları, Resulullah vefat ettiği zaman Hz. Osman`ı, Hz. Ebu Bekr (ra)`e gönderip miras hisselerini talep ettirmek istediler. O zaman ben onlara: "Resulullah (sav): "Bize varis olunmaz, bıraktığımız sadakadır!" demedi mi (nasıl miras talep edebilirsiniz?" dedim (ve onları, bu niyetten vazgeçirdim). HadisNo : 4750 Miras olarak Rehindeki zırhın paylaştırılmasını istemiyorlardı herhalde. |
Bu başlığın daha doğrusu kaldırmak zorunda kaldığım bir mesajın bana hatırlattığı bir kaç şeyi paylaşmak istiyorum.
Forumlara yazarken elbette karşı argümanlara sahip forumdaşlarımızla tartışıyoruz. Ama amacımız tartıştığımız kişiyi ikna etmek değildir. Esas almamız gereken şey siteyi ziyaret eden sessiz çoğunluğa ezberletilmiş, inançla, imanla nakşedilmiş düşüncelerinin hiç de belledikleri kadar "tartışmasız gerçekler" olmadığını hatırlatmaktır. |
''ALINTI: -------------------
Fasil : FERAİZ BÖLÜMÜ Konu : Resulullah (sav) Ve Geride bıraktıklarının Mirası Ravi : Aişe Hadis : Resulullah (sav)`ın hanımları, Resulullah vefat ettiği zaman Hz. Osman`ı, Hz. Ebu Bekr (ra)`e gönderip miras hisselerini talep ettirmek istediler. O zaman ben onlara: "Resulullah (sav): "Bize varis olunmaz, bıraktığımız sadakadır!" demedi mi (nasıl miras talep edebilirsiniz?" dedim (ve onları, bu niyetten vazgeçirdim). HadisNo : 4750 -----------------ALİINTI Bu hadiste bir minik defo var. Konuyu çok farklı kaynaklardan taradığım için -belki haddimi aşarak- düzeltme teşebbüsünde bulunuyorum: Sağlam Ravi zincirinden, Tabiiun'a dek izlenen aktarımdan okuduğum (ki Yaşar Nuri bir kitabını sırf bu bahse ayırmıştır - bu adamı referans olarak verirken içim rahat değil, ama bu konuda araştırması sağlam - kitabınIN adı da: ''Fatıma-tüz Zehra'') Muhammedin kızı Fatma (Ali'nin zevcesi) Ömer'den (miras hissesi değil) FEDEK hurmalıklarını talep eder, babasından kaldığını öne sürerek. Ve Ömer tarafından tersyüz edilir. Fedek hurmalıklarının o çorak arazide altın değerinde olduğunu, Muhammed Hamidullah'ta ve diğer Siyer kaynaklarında okuyabiliyoruz. Son tahlilde K.C. adlı arkadaşla aynı şeyi söylemiş olduk. |
güncelleme
|
Keci adlı sevgili üyemizin naif, samimi yorumunu okuyunca -aşağıda alıntılayacağım- bu bahsi yeniden açma ihtiyacı hissettim.
Sevgili Keci; lütfen dikkatle göz gezdir. Az kaynak taranmamıştır bu topic için. Keci'den: Alıntı:
|
sevgili Mutezile'nin bu calismasina ben de Arif Tekin'in Kuran'in Kökeni adli kitabindan bir bölüm aktararak katkida bulunmaya calisayim. Muhammed'in bayagi bir serveti olacak tabii, ganimetin beste biri geliyor ve diledigi gibi kullanma hakkina sahip. O kadar cok ganimet elde ediliyor ki, cevresindeki insanlar da korkunc sekilde zenginlesiyorlar. Söyle diyor:
Alıntı:
|
Sargon önemli bir noktanın altını çizmiş oldu. Hanımlardan Ayşe'nin de bir defada 30 köle birden azat ettiğini( bir arzusunun yerine gelmesi üzerine, adak olarak) kaynaklarda okuyoruz.
Zırhının rehin olması, açlıktan karnına taş basması, evinde bazen günlerce sıcak aş pişmemesi.. bu vb metaforlarla başta F. Gülen ve emsal vaizler cemaate patetik resimler çizerek, acındırarak cumaları gözyaşı döktürmüştür. Ardında gelsin İhlas, kombassan, Işık evleri, Milli görüş teşkilatı ve her türlü dalavere.. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:22 . |