Tekil Mesaj gösterimi
  #7  
Alt 27-04-2008, 12:29
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Yeni bir sosyalizm istiyorum.

Öncelikle Deniz Kavukçuoglu nun yazısı üzerine bir şeyler karalayalım sonra da sosyalizmin ne olup olmadıgına başka bir yazıda deginiriz.

* *Bugünlerde bir kavram yeri gögü inletiyor ve bu kavram hemen zorunlu bir sonuçla süsleniyor. Bu kavram antiemperyalizm ve sonucu da yurtseverlik. Peki nedir antiemperyalizm ve kimlerdir bu emperyalsitler, nerelerdedir bunlar. Hiç tartışılmayan ise budur, ya da üstü örtülmeye çalışılan budur. Anti emperyalizm ve kökü dışarıda olan tehditler. Temcit pilavı ve tanımı da yok. Sadece sıkışınca başvurulan bir demagoji.

* *Her şeyden evvel esas kavramımız kapitalizmdir ve emperyalizm bunun zorunlu sonucudur. İleri aşama kavramını bu şekilde ele almak gerekiyor. Kapitalizm var olmak için kendini sürekli bir biçimde genişleyerek yeniden üretmek zorundadır. Sermaye devamlı büyüme ve gelişme egilimindedir. Bu egilim diger sermayedarların yok olması pahasına, yıkılmalar, iflaslar, çöküşler
ve birleşmeler pahasına olur. Bunun zorunlu sonucu da tekellerdir. Her kapitalist işletme şayet kendini var etme amacındaysa büyümek ve tekelleşmek zorundadır ya da diger tekellerle veya işletmelerle işbirligi içerisinde olmak, onları yutmak ya da yutulmak zorundadır.

* * Önceleri ulusal pazar çapında yinelenen bu işlem pazarların daralmasıyla uluslararası boyuta varır ve dünyasal ölçekte ortaya çıkar. Buna biz emperyalizm diyoruz. Bu kapitalizmin bir aşaması olarak zorunlu bir sonucudur da aynı zamanda. Kapitalizmin dogası geregi tekelleşme olgusundan kurtuluşu yoktur. Sonuçta emperyalizm aşamasında kapitalizmde iki şey degişmiştir. Birincisi borsanın gücü artmıştır, ikincisi ise rüşvet mekanizması anormal genişlemiştir. Semaye ihraçları ve bu sermayenin girdigi ülkelerde sömürüden aldıgı pay derinleşmiştir. Tekel gücü askeri güçle de birleşince yayılma ortaya çıkar.

* * Şimdi bu sermaye ihracı bizim gibi ülkelerde nasıl gerçekleşir. Yerel sermayeyi de içine alarak, önce işbirlikçilik temelinde sonra da kompradorlaşarak içsellik temelinde gerçekleşir. Emperyalizm artık içsel bir olgu olmuştur. Emperyalizmin ülke içerisindeki temsilcisi artık içsel bir olgu olan yerel komprador sermayedir. KOç tur, Sabancı dır, Kara Mehmet tir, Aydın Dogan dır vs vs, *bunların siyasi temsilcisi ve egemenlik aygıtı olan devlet ise bu düzenin koruyucusudur. Bir ülkede ya da bizim ülkemizde farklı bir emperyalist aramaya, taramaya, yaratmaya gerek yoktur. Yapılacak en basit iş bu şirketlerin uluslararası baglantılarını, sermaye yapılarını, girdikleri ihaleleri, kimlerle birlikte girdiklerini, hangi ülkelerde ne gibi işler yaptıklarını incelemektir. O zaman emperyalizm çok net bir şekilde ortaya çıkar.

* * O halde anti emperyalist mücadele anti kapitalist olursa bir anlam taşır. Anti emperyalist mücadele komprador sınıflara ve onların temsilcisi olan siyasi mekanizmaya karşı olabilirse gerçek anlamına oturur. O halde anti kapitalist bir mücade ülke içindeki egemen çarkları ve onların baskı aygıtı olan devleti hedeflemelidir. Bunun dışındaki tüm söylemler olmayan bir düşmana olmayan hedefler göstermekten ve bilinç çarpıtmasından başka bir şey degildir.

* * *Gerçek bir yurtsever ülkesi içerisindeki sömürü çarkını ortadan kaldırmaya kalkışan kişidir. Emperyalizmi net olarak tanımlayalım. Abd mi, o halde kim Abd ile gizli kapılar arkasında pazarlık yapıyorsa, kim Abd ile ikili anlaşmalar imzalıyorsa, kim Abd ile askeri anlaşmalar ve operasyonlarda yer alıyorsa emperyalist ve işbirlikçisi de odur. Abd ile birlikte anti emperyalizm olmaz. O halde bir bakın bakalım. Hangi devlet adamı Abd ile ve başkanı ile bir arada olmuş, hangi askeri yetkili Abd ile görüşmeye ve işbirligine, bilgi belge alışverişine gitmiş. Ve bunlar ne amaçlamış. Anti emperyalist mücadele mi.

* * *Hangi iş adamı tekellerle anlaşma imzalamış, ortak yatırım yapmış, işbirligine gitmiş, oraya bakın işte emperyalizm oradadır. Ama derseniz ki işçi sendikaları, emekçi örgütleri emperyalist ülke ve tekellerle kolkoladır o zaman Deniz Kavukçuogluna katılırım. Bu *bilinç çarpıtmasından, kavram kargaşasından, hamasi nutuktan öteye gitmez. Tek amacı vardır, varolan devlet nizamını, kapitalist düzeni koruyabilmek ve ne oldugu belirsiz bir kavramla mücadeleyi pasifize etmek.

* * Evet yutdu savunacagız elbette ama kime karşı savunacagız. Bu ülkenin kaynaklarını sömüren kompradorlara karşı ve onların siyasi destekçisi ve mekanizması olan devlete karşı. İMF den aldıgı 6,5 milyar dolara karşı işçi ve emekçileri öldürme yasası olan SSGSS yasasının tahahhüdünü veren devlete karşı. ABD nin emir komutasında Nato şemsiyesi altında Afganistana asker gönderen mekanizmaya karşı. ABD ile ortak tatbikata giren askeri yetkililere karşı. Yani kısacası bizi Abd nin peyki ve hizmetçisi haline getiren devlete ve kapitalist sisteme karşı.

* * *Emperyalizmi dagda taşta aramaya gerek yok. Onlar bizim içimizde ve bizim başımızdalar. Bizi yönetiyorlar ve bu siyasi sistemin ismi ise devlet. Bir de yanına Cumhuriyet yaftası asmışlar.
Anti emperyalist ve yurtsever olmak isteniyorsa anti kapitalist olmak ve kapitalizme ve onun düzenine onun siyasi sitemine karşı mücadele zorunluluktur. Gerçek yurtseverlik budur. Gerisi Don Kişot misali yeldegirmenlerine saldırmaktan başka bir işe yaramaz.

* * * saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla