İzninizle bir kaç ayeti tekrarlayıp nedeninide açıklayacağım tekrarımın.
Vakıa 18
1.bi ekvâbin: billur kadehlerle 2.ve ebâriyka: ve ibrikler 3.ve ke'sin: ve doldurulmuş kâseler 4.min maînin: akan pınarlardan
meali
Akan pınarlardan doldurulmuş kâseler ve ibrikler ve billur kadehler ile.
Vakıa 19
1.lâ yusaddeûne: başları ağrımaz 2.an-hâ: ondan 3.ve lâ yunzifûne: ve sarhoş olmazlar
meali
Ondan (o şaraptan) başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar.
Vakıa 20
1.ve fâkihetin: ve meyveler 2.mimmâ (min mâ): şeyden 3.yetehayyerûne: arzu ederler
meali
Ve arzu ettikleri meyvelerden.
Vakıa 21
1.ve lahmi: ve eti 2.tayrin: kuş 3.mimmâ (min mâ): şeyden 4.yeştehûne: iştah duyarlar, canları çeker
meali
Ve canlarının çektiği kuş etlerinden
Vakıa 22
1.ve : ve 2.hûrun: huriler 3.înun: harika güzel gözler, ahu gözler
Ve güzel gözlü huriler.
Vakıa 23
1.ke emsâli: sanki gibi 2.el lu'lui: inci 3.el meknûni: saklı
Saklı inci gibi
Şimdi cennet vaadleri sıralanıyor değilmi?
Arkadaşlar pınar kelimesi nerde kullanılmış?Vakıa 18 de değil mi. Mainin.
vakıa 19 da pınarlardan akanın özellikleri belirtiliyor. Ve bağlacı var mı ayetin başında.19 da yok.çünkü bir önceki ayetteki vaadedilenin özellikleri anlatılıyor.
vakıa 20 ve meyveler(çoğul)ve bağlacı ile ayrılmış
vakıa 21 ve kuş eti ve bağlacı ile ayrılmış
vakıa 22 ve güzel gözlü huriler.ve bağlacı ile ayrılmış
vakıa 24 tede hurilerin özelliği berlirtilmiş dikkat ediniz ayetin başında ve bağlacı yok.
Yani 19. ayet 18. ayetdeki vaadedilenin özelliklerini anlatan tamamlayıcı cümle.
24. ayetdede 23. ayeti aynı şekilde tamamlayıcı cümle.
Her ve bağlacı bu vaadleri birbirinden ayırt etmekte.
Sıralayalım
akan pınarlar ve kadehler ve kaseler şarap dolu(birinci vaad)(vakıa 18-19) ve meyveler(ikinci vaad)(ayet 20) ve kuş eti(üçüncü vaad)(ayet 21)ve iri gözlü, saklı inci gibi huriler(dördüncü vaad)(ayet 22-23)
Rahman 66
1.fî-himâ: ikisinde var 2.aynâni: iki pınar 3.naddâhatân: devamlı fışkırıp gürül gürül akan
Rahman 68
1.fî himâ: ikisinde vardır 2.fâkihetun: meyveler 3.ve nahlun: ve hurma(lar) 4.ve rummânun: ve nar(lar)
Rahman 70
1.fî hinne: onlarda vardır 2.hayrâtun: hayırlı olanlar, şükür ve hamde vesile olanlar 3.hisânun: güzel olanlar, güzeller, güzel kadınlar
rahman 72
1.hûrun: huriler 2.maksûrâtun: korunmuş, himaye edilen, belli bir yerde ikâmet eden, dışarıda dolaşmayan 3.fî: içinde, de 4.el hiyâmi: otağlar, özel çadırlar, özel mekânlar
Şimdi iyi okuyun, rahman suresi cinlere ve insanlara seslenir.İki cennetten bahseder.Ve şimdi dikkat edin .Rahman 68;girişte iki cennete atıfla fi-hima ve başlıyor vaadler sıralanıyor, rahman 70 tekrar iki cennete atıfla Fi-hinne ve güzel kadınlar devam edelim, 72kim bu kadınlar, huriler huriler .nerde bunlar çadırlar içinde.
Şimdi hatırlatma. Kurandaki tüm işaret ve herekeler ve noktalamalar ve sayılar sonradan konulmuştur.Peki bu cümleler ve anlamlar nasıl ayırt ediliyordu.Şu iki örnekte bu ayırt edici özellik olarak kullanılan dilbilgisi kuralıdır.Cümlelerde benzer kelimeleri ayırmak için ve cümleleri ayırmak için cümle başı niyetine ve yada anlatılana atıf, onun, ona, onlar vesaire konularak anlam bütünlüğü sağlanırdı. Ve bağlacına dikkat edin her farklı cümleyi ayırmada kullanılır.Eğer bir sonraki cümle bir öncekiyle bağlantılı destekleyici cümle ise (ve ) kullanılmadan özellikler sıralanır.Fi hinne(onlar) keza sürekli tekrarlarla bu işlevi görerek farklı cümleler olduğu belirtilmiştir.
Kuranın yazılımı ilk şekli genelde bu tür cümleleri ayırt edici (ve) gibi kelimelerle anlam bozulmasını asgariye indirmeye çalışılan bu sistemi mecburen kullanmıştır.Yani cümle başı her ve önceki cümleden anlam karışmasını önleyicidir.
Nebe 32
1.hadâika: ağaçlı bahçeler 2.ve a'nâben: ve üzüm, bağ
Nebe 33
1.ve kevâıbe: ve genç, göz alıcı, şahane endamlı kızlar 2.etrâben: aynı yaşta, yaşıtlar
Onlara(üzümlere) atıf yok. Ve bağlacı kesin ayrıştırma,
Nebe 34
1.veke'sen: ve kadehler 2.dihâkan: dolu
Bunu kavradık sanırım.
Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
|