Tekil Mesaj gösterimi
  #4  
Alt 01-02-2012, 03:15
SeBaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SeBaT SeBaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2011
Bulunduğu yer: Suskunluğun kırılma noktası...
Mesajlar: 84
Standart

astral´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Siyasi partiler kitle talepleri üzerinde yükselir. Ve bunlardan işine geleni karşılar, işine gelmeyeni ise baskı altına alır. Bugün AKP'nin yaptığı ülkenin daha önceki yönetimlerinden pek farklı olmamakla birlikte bunu AKP kadar keskin bir biçimde belli edenine yakın tarihte pek rastlanmaz. AKP açık bir şekilde ülkeyi kendi zihniyetindeki insanlarla dolu bir yer haline getirmeye çalışıyor. Kuran kursları, imam hatipler, diyanet yeni neslin tamamen dogmalarla zehirlenmiş bir şekilde yetişmesi için çalışıyor. Din temelli eğitim almış, öğrenim görmüşlerin sayısı mümkün olduğu kadar arttırılıp ilgisiz kadrolar bunlarla doldurulmaya çalışılıyor. Erkek egemen zihniyetin kadınları baskı altına almasına kasıtlı olarak göz yumuluyor. Kadın örgütlerinin hazırladığı taslak mecliste bir yıldır beklerken hiçbir önem ifade etmeyen kanunlarda bir haftada uzlaşıveriliyor. Kadına karşı şiddete karşı diyanetin katkısı özetle konuyu "dayak yemişsen mutlaka haketmişsindir"e getiriyor.

Demokratik hak talepleri şimdiye dek görülmemiş bir şekilde baskı ile, korkutma ile sindiriliyor. Basın neredeyse tamamen ele geçirilmiş durumda. Benzeri teşebbüsler önceki iktidarlar zamanında da olurdu. Ama bunlar sadece kişisel ya da kitlesel çıkarlara yönelik geçici hedefler gözetirlerdi. Şimdi ise ülkenin demokratik umutları, askeri darbeler hariç hiç olmadığı kadar büyük bir tehdit altında.

Demokrasi, sadece bireylerin daha demokrat olarak yetişmesiyle gelişir. Oysa AKP, bireyleri bu ülke için demokrasiye karşı en büyük tehdit olacak bir zihniyetle yetiştiriyor. İşte bu yüzden AKP, şimdiye kadarki seçimle gelmiş yönetimler içinde bu ülke için en talihsiz olanıdır.

Af buyur birader sen Kenyada mı yaşıyorsun? Ya da en son hangi yılda çarşıya pazara çıktın veya TV seyrettin?

Küçük bir çırpınışım; esmer bir soluk... Söylenmemiş sözleri uçuruyorum... (Gökhan Özcan)
Alıntı ile Cevapla