Tesadüf hem vardır, hem yoktur. Konusuna göre değişir.
Örneğin, bir taşı bıraktığınızda, bu taş düşer.
Şimdi bu taşın düşmesi tesadüf müdür? Hayır.
Çünkü %100 ihtimalle düşecektir.
Peki bu "düşme" olayı bize Tanrı'yı kanıtlar mı?
Yine hayır.
Kimse "taş yere düştü" diye Tanrı'ya inanmaya kalkmaz.
Demek ki bir olay; hem "tesadüf" olmayıp, hem de "kendiliğinden" olabiliyor.
Tesadüfi olmayan herşeyi Tanrı'ya bağlamanın yanılgısı bu örnekle kolayca anlaşılabilir.
Evrim'de de böyledir.
* * *
Big Bang'i ele alırsak...
Zaten madde/enerji'nin ezeli ve ebedi olduğunu kabul ediyoruz.
Şu anki verilere göre, sonsuz zamandan beri "süregelen" enerji, belli bir "t" anında, "büyük bir patlama" ile madde'ye dönüştü, böylece evren oluştu.
Buna "Tesadüfen olamaz." diyebilir miyiz?
Hayır.
Zaten "sonsuz zaman" gibi bir olanağı var.
"t" anında olmasaydı, "t+x" anında olacaktı, ya da "t-x" anında olacaktı.
Yani diğerleri olmadı da, "t" anında oldu diye, buna "Tesadüfen olamaz. Vardır bir hikmeti." diyemeyiz.
"Zorunlu sonuç" diyebiliriz belki.
Ateş ve barut'un patlaması bir "zorunlu sonuç"tur mesela.
Ateş ve barut'un patlaması "tesadüf" değildir, ama bize Tanrı'yı da kanıtlamaz.
Tesadüf olayına böyle bakmak lazım.
* * *
Örneğin, insanda simetrik bir yapı mevcut.
Buna "bilgisizce" bir yorum getirerek "Tesadüfen olamaz bu, vardır bir hikmeti." demek kolaycılıktır.
"Bir resim, ressamsız olmaz." gibi basit muhabbetlere döner iş.
Ancak tabi ki bu "simetrik" yapı da "tesadüf" değildir, belirli kuralları vardır. Bu kurallar zaman içinde oluşmuştur vs.
Yani bu da bir çeşit "zorunlu sonuç"tur.
Fizik, kimya ve biyoloji kuralları çerçevesinde oluşur.
Bu kurallar oluştuktan sonra canlılık meydana gelmiştir.
* * *
Milyarlarca gezegenden birinde canlılık başlamış. Çok mu büyük bir olay?
Hayır.
Tesadüf mü?
Yine hayır. Kurallar bütünü'nü göz ardı edemeyiz.
Bugün dindar kesimin "Güneş biraz daha yakın olsaydı yanardık. Bu tesadüf mü?" argümanı bu anlamda "boş" kalmaktadır.
Dedikleri gibi olsaydı, zaten canlılık oluşmayacaktı. Oluştu diye mi "Tanrı"yı arayacağız?
Peki canlılığın oluşmadığı milyonlarca gezegen için ne yorum yapacağız?
* * *
Tesadüf olayına böyle bakabildikten sonra, evrim'e de bunu uygulayabiliriz.
Örneğin, evrim'de de "tesadüf"ten bahsedilmez, "doğal süreç"ten bahsedilir.
Konuyu anlamayanlar, "Hem tesadüfen olmuyor, hem de nasıl Tanrı'sız olabiliyor?" diye sormaktadır.
Ancak cevap yine aynıdır.
"Zorunlu sonuç" ve "kurallar bütünü"
Yoksa, böyle kompleks bir canlılığın "tesadüfen" oluşmayacağı zaten ortada.
Bilim'in "henüz" açıklayamadığı çok şey olduğu için, "tesadüf" limanına sığınmak basite kaçmaktır.
Benim tesadüf ile ilgili görüşüm budur.
|