(Daha önce başka bir forumda yazdığım bir yazıdan...)
Son yıllardaki bilimsel gözlem ve araştırmalar, kalbin sadece kan pompalayan bir organ olmadığını, aynı zamanda duygusal bir yönünün de bulunduğunu gösteriyor.
Bu konudaki en çarpıcı gözlem, "Claire Sylvia" isimli nakil hastasının yaşadığı duygusal değişim süreci...Claire Sylvia'nın, 1988'de yapılan kalp nakli sonrası yaşadıklarını anlattığı bir kitabı vardır. Bu kitap, "Kalp Değişimi" adıyla Nilgün Erzik tarafından Türkçe'ye çevrilmiş ve Altın Kitaplar'ca yayınlanmıştır.
"
Herşey beyinde biter, kalp sadece bir pompadan ibarettir diyenlere karşılık nörokardiyologlar şimdilerde kalpte akıllı nöronların olduğunu keşfetmişler. Nasıl atacağına karar veren, geçmişi hatırlayan ve hatta beyinle ‘‘konuşan’’ nöronlar. Amerikalı nöropsikolog
Paul Pearsall kalbin duygusal bir organ olduğunu ve ‘‘l-enejisi’’ ile başka insanların kalpleriyle iletişim kurabildiğine bile inanıyor."
http://arsiv.hurriyetim.com.tr/tatil...lhab/02ekl.htm
Institute of HeartMath'in Araştırma Direktörü Dr. Rollin McCraty: "Kalp, gerçekten duygusal sistemin parçasıdır" demektedir.
http://www.healingquest.tv/HeartMathTrans.html
Yukarıda ismi geçen Paul Pearsall'ın "pubmed"de indekslenmiş bilimsel bir makalesi şöyledir:
"Changes in Heart Transplant Recipients That Parallel the Personalities of Their Donors" (Yani,
"Kalp nakli alıcılarında, vericilerinin kişiliklerine paralel değişimler")
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/entrez/q...arch&DB=pubmed
"Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve henüz yorumu da kendilerine bildirilmemiş olan şeyi yalanladılar..." (10/39)