Pyrrón´isimli üyeden Alıntı
Sanat, yaşamın içerisinde var ve etkin olduğu oranda normatif estetiğin de özünü oluşturur, estetik ise yaşamın özüdür, daha doğrusu "tamamı"dır, zira o öznenin dünya ile dolayımlılığı olan organik ve dinamik sürecin kendisidir , bu bağlamda sanata bir "keşif olayı" olarak bakmak gerektiğini düşünüyorum...
|
"Sanat keşif olayı", bu tamam ama estetik yaşamın özü müdür, tamamı mıdır, buna itiraz edebilirim. "Estetik yaşamın özü ve tamamı" olsa hayat böyle estetikten uzak mı olurdu diye basit bir itiraz bile akla gelebilir.
Var olan hayatın yetersizliği, sıkıcılığı, akla, mantığa ve vicdana aykırılığı, içinde insanî öz taşıyan kişilerde bir tepkiye yol açıyor. Bu tepki sessiz ve derinden birikiyor, kişi sıradan biriyse bir süre sonra başka şekillerde bir patlama doğurabiliyor; kişi sanatçıysa bu bir sanat eseri olarak yansıyabiliyor.
Dünyanın çılgınlıkları kişiyi rahatsız ediyor. Sanatçılar bir şekilde sıyrılabiliyor, sanat dünyalarında içe kapalı olarak da olsa yaşayabiliyor.