Tekil Mesaj gösterimi
  #4  
Alt 05-06-2018, 11:46
pianola - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pianola pianola isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: 22 Oct 2014
Bulunduğu yer: Platon'un Mağarası
Mesajlar: 1.906
Standart

yukarıda sözü edilen bilinç-biçim süreçleri içerisinde obje a'nın vurgun niteliklerinden biri de, onun "temel eksilme" olarak varlığa-gelmeye (anneden doğmaya/bilincin oluşmasına) binaen türeyen "ihtiyaç" ve "istem" arasında sıkışmış istenç tarafından duyumsanan bir "dil boşluğu" içerisinde, hakikatte var olmadığı —ve tam da hakikatte var olmadığı— için kurgulanmak durumda kalan —ki özne bu kurgulluğun içsel olarak farkındadır— fantazilerin "merkez-objesi" oluşudur; sosyolojik tabanda, idin arzularını muhafaza görevini üstlenen egonun, bilincin sürekli kaçındığı temel eksiğe rağmen süreğen olarak olumlanması, söz konusu fantaziler aracılığıyla mümkün olabilmektedir..

***

bu bağlamda, jouissance bağlamında sapkınlığa değinecek olursak, verili bellek durumu içerisinde, bilinçdışı jouissance hareketinin kavramsallaşma yolunun, öznenin, bilincini, üzerinden tanımladığı süperego dizgesinden sap-ma olarak imleyebileceğimiz bir zihinsel eğimin içinden geçtiğini söyleyebiliriz. bu durumda ("sap-kın" bilincin sürecinde) böylesi bilincin direkt olarak kendisi obje a ile özdeşleşir duruma gelmektedir. bu bellek durumu içerisinde bilinç, "gösteren" tarafından yoksun bırakıldığı objeyi Öteki'ne iade etme stresi altında "yönünü aramaktadır" , zira, Öteki'nin, öznenin bilincinde kavranmış durumdaki objeden yoksunluğu giderilmeden, sap-kınlık, kendi jouissance'ının önünde bir engel teşkil etmeye devam edecektir.....Lacan: "kuşkusuzca söylüyorum; sapkınlığın fonksiyonu, Öteki'ne dair bir küçümseme üzerinde çalışmaz, bilakis, o kendisini Öteki'ndeki oyuğu tıkamak üzere konumlandırır"... demek ki, sapkın, kendini bir tür "giderici" olarak da kavramaktadır.. obje küçük a'nın buradaki niteliği ise, anlaşılacağı gibi onun bizatihi "Öteki'nin yitirmiş olduğu, böylece onu jouissance'tan yoksun bırakmış obje" oluşudur. bu durumda, eğer Öteki, gösteren tarafından "joussiance'tan yoksun bırakılmış bölge"yi temsil ediyorsa , obje a, "Öteki'ndeki gösteren"den taşmakta olan bir tür otonom jouissance birimidir, etrafı demir tellerle çevrili bir sığınaktır , "gösterenin hesabı dışında kalan"dır. sap-kın bilinç bunu en derinlerde duyumsar, onun dilinden düşünecek olursak: "jouissance, sadece yabancı (bilinmeyen) bir haz değildir, o aynı zamanda haz istencinin serbestisine yönelir".....

öte yandan sapkın bilincin, bu aşamada kendisini kendi-özüne ikna edişi , ona Öteki'ne doğru hareket iştahını sağlar, işte bu hareketin ardındaki iz'e verilen isim de yine obje a'dır; böylece, Freud'un haz ilkesinin himayesinden kendisini kurtarmış bulunan jouissance da, bu izi takip ederek kendisini olumlama fırsatını yakalar. (bu durumda sapkın edimin özü, "obje a ile tanışıklık" olarak düşünülebilir..)

böylelikle , kendisini "obje a" olarak kavrar durumdaki sap-kın bilinç, Öteki'ndeki oyuğu doldurma "hareketini" gerçekleştirir: "sapkınlık, a'nın A'ya ram edilişinden, böylece tekrar yapılanmasından neşet eder".. obje a'yı, büyük Öteki'ne iade etme istenci sapkınlığın esasıdır. bunun için Lacan'ın sap-kı'yı "bir obje a oyunu" olarak nitelendirdiğini görürüz ; kendisini a olarak kavrayan sap-kın, Öteki'nin kastrasyonundan sorumlu olan oyuğu doldurma görevini üstlenir: "Tanrı'yı Tanrı kılan —değil mi ki Tanrı, Öteki'nin kusursuz ve mutlak halidir—, eylemeyi "bildiği" varsayılan öznenin ta kendisidir." beden, tam da bu aşamada joussiance'ı tekrar elde etmeye çalışır, çünkü görüldüğü gibi objenin dolun tarafı, yani "jouissance" tarafı bundan ibarettir...

***

ek video:


Ben de içgözlemin kurbanıyım.
Sylvia Plath

Her bir sözcük, sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi...
Samuel Beckett

Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece...
Aşık Veysel

Tekrar ede ede bitirilemeyen keşif, tekrar ede ede bitirememenin keşfine dönüşür.
Maurice Blanchot

İletişim, bir iletişimsizlik düzeneğidir.
Lacan

Sonuçta hepsi kendini kandırmaktan ibaret, öyle değil mi..?
Marilyn Monroe

ex nihilo nihil fit
il n'y a pas de hors-texte
Alıntı ile Cevapla