POST 24
METİNDE MONOTEİZM KAVRAMININ İŞLENME BİÇİMİNİN ÖRNEKLENMESİ
FARKINDALIĞINI, ÇOK UZUN ZAMAN ÖNCE VAROLUŞUNUZU HAPSETMEK İÇİN EKİLMİŞ OLAN MONOTEİST FELSEFELERLE DOLDURMAYA SON VER. -KASYOPYA DENEYİ
ya da neden onu Laura'nın yazmadığını ya da neden (küresel düzeyde) bir işe yarayabileceğini ya da neden Tanrıyı reddettiğini ve Monoteizmi içermediğini ve bu yüzden kendinin din ve new-age değil de, aslında dinlere karşı ve modern dünyaya ve bilgiye karşı bir tehdit olduğunu ve bu yüzden savunulmadığını ve aslında diğerlerimize de bu yüzden bunun sunulamadığını ve gerçeğin bizden saklandığını düşünüyoruz?
basitçe metini önüme aldım ve monoteizm kavramını arattım-bunu tanrı kavramıyla da sürdürebilridik...
|
S: Soran (ve genelde L ve Laura
C. Cevaplayan (Gelecek)
C. Değiştirilen ve bozulan DNA'nız/genetiğiniz nedeniyle zaman sizin için doğruluğu olan bir ilüzyon.
S.L) Peki diğer ilüzyonlar nedir?
C: Monoteizm; sizden ayrı, mutlak güce sahip bir varlığa inanç.
S. L) Başka?
C. Fiziksel artış gereksinimi.
S .L) Korunma için fiziğe odaklanmak... (T) Monoteizmle ilgili anahtar kelime ayrılık mı?
C. Evet.
11 Mart 1995
|
|
S: (L) Fakat çok tuhaf olaylar oldu, çok fazla eş zamanlı olay. İyi adamlar mı yardım ediyor yoksa kötü
adamlar beni yoldan mı saptırıyor ?
C: İkisi de değil. Bu Doğa'nın kendi akışını sürdürmesi.
S: (L) Gerçekten bazı insanlar aşırı maddiyatçılığın içerisinde debeleniyorlar. Bir de bir başka tür var, daha zor farkedilen bir şey, büyümelisin ve aydınlanmalısın söylemiyle ilintili; lakin böyle kişiler de nasıl
aydınlanılır konusunda kendi yarattıkları ilüzyonlarının perdesinin ötesini göremiyorlar ve bu ilüzyon da bir debelenme.
C: Debelenmenin bir çok çeşidi vardır.
S: (L) Farkettiğim şeylerden biri de şöyle söyleyen türde kişiler: "Bu benim SON enkarnasyonum! Falanca falanca guru söyledi!" Ve bu gurular da, böyle şeylerin bilinebileceğini sanan takipçilerinden aldıkları methiyelerin zevki içinde debeleniyorlar.
C: Bazen, ama genelleştirme, bazen haklılar!!!
S: (L) Tamam, genelleştirmeye çalışmıyorum.
C: Genellikle bu debelenmenin işaretlerinden biri, bu tür kişilerin 3. yoğunluğun bariz tuzaklarından ve sınırlandırmalarından kendilerini rahatsız hissetmemeleridir.
S: (L) Peki, bu çok şey anlatıyor. Listedeki sorulardan biri de, bir çok sümer çizimi ve yazısında, Tanrılar'ın, Anunaki'nin, okyanusun dibinde yetişen bir bitkiyi yedikleri tasvir ediliyor ve bu bitki de sonsuz yaşamın
kaynağıymış.
C: Saçmalık! Sonsuz yaşamın kaynağı varoluştur!
S: (L) Tamam, buradaki asıl husus bu varlıkların yedikleri ve onların yeteneklerini aşırı seviyelere çıkartan bir
tür alışılmadık ve farklı bir gıda olduğuydu…
C: Tamamen yanlış ve senin bunu bilmen gerekir. Tüm sözkonusu "özel güçler" fiziksel olmayan kaynaklardan gelir!!!
S: (L) Carlos Castaneda "Kartal'ın yayılımları"ndan bahsediyor, kanımca Kartal varlığı, tüm yoğunlukların içinden aşağıya doğru yayılan Baş Yaratıcı. Ve "görebilen" Nagual da, Kartal' ı büyük, siyah ve beyaz bir nesne olarak görüyor. Onlar kaynağı mı görüyorlar, yoksa farklı bir yoğunluktaki bir şeyi mi görüyorlar?
C: Kaynak mı ? Böyle bir şey yok.
S: (L) Yani Baş Yaratıcı diye bir şeyin olmadığını, varoluşumuzun bir orijini ya da kaynağı olmadığını mı
kastediyorsunuz ?
C: Baş Yaratıcı sensin.
S: (L) Ama bu çok ezoterik… Şeyden bahsediyordum…
C: Konu şu ki: Farkındalığını, çok uzun zaman önce varoluşunuzu hapsetmek için ekilmiş olan monoteist felsefelerle doldurmaya son ver. Öğrendiğin bunca şeyden sonra bir kaynağın, bir liderin, bir temelin, bir denetmenin vs olmadığını hala göremiyor musun?
S: (L) Bunların hepsi mükemmel ve kulağa harika geliyor, küçük bir husus dışında. Aynı zaman da dediniz ki; monoteist konseptler, bunu bilmemizi engellemek için bize EMPOZE edildi. Ve eğer hepimiz söylediğiniz şeysek, bize böyle nahoş bir şeyi empoze edebilcek bir şey nasıl varolabilir ?
C: Seçimler, arzu temelli dengesizlikleri takip ediyor.
S: (L) Eğer durum buysa, neden herhangi biri ışıkları söndürüp ilüzyona bir son veremiyor, ve herşey hiçbirşeye dönüşmüyor ?
C: Öncelikle, herşey hiçbirşeye dönüşmez. İkinci olarak, bazıları halihazırda herşeye dönüştüler.
12 Aralık 1995
|
|
S: (L) Bu gece kavrama seviyemi aşıyorsunuz! Önceki bir celsede Edgar Cayce'nin açıkladığı şekliyle "Belial'ın oğulları" ve "Birin yasasının oğulları"yla ilgili ve bunun felsefi mi, yoksa ırksal bir ayrım mı olduğuna dair
bir soru sormuştum. Bunun başta ırksal bir ayrım olduğunu, sonradan ise felsefi ve dini bir ayrım haline geldiğini söylemiştiniz. Yüzyıllar boyunca tüm dinlerin durumuyla ilgili bilgileri bir araya getirdiğimde,
monoteist fikrin, ki görünüşe göre bu da "Bir'in yasasının oğullarının" temel fikri oluyor, hayatımda rastladığım en zekice ve aldatıcı kontrol aracı olduğu şeklinde bir sonuca varıyorum. Nereden gelirse gelsin bu insanlar tek tanrının olduğunu ve bizim de onun hizmetkarları olduğumuzu söylüyorlar. "Bize
paranızı verin, biz de ona öbür dünyada size iyi davranmasını söyleyelim!"
C: Eğer kişi aldanırsa, çok zekice. Eğer aldanmazsa, aptalca.
S: (L) ...Demek "Bir'in Yasası'nın Oğulları" monoteist yahudiliğe döndürüldüler, bu da sonra Hristiyan dini mitosuna dönüştürüldü ve bu Atlantis zamanında beri sürdürülen bir tema.
C: Işık rolünü oynayanlarca örülmüş bir hikaye.
S: (L) "Işığın melekleri" gibi görünüyorlar. Ve tarihteki herşey bu grup tarafından yeniden yazılmış.
C: Başkalarının kontrolü altındalar. Tahmin et kimin?
19 Temmuz 1997
|
|
S: (L) Pekala, birkaç sorumu sormaya çalışacağım. "Curse of Cain" (Kabil'in
Laneti) adlı bir kitap aldım. Monoteizm ile Şiddet arasındaki ilişkiyi anlatıyor. Monoteizmin kendisinin şiddetin kökeni olduğunu savunuyor. Kovenantlar (Dinsel Anlaşmalar) hakkında bir bölümü var. Diyor ki: "Bir monoteizm kovenantının sonucu olan Kolektif Kimlik, İncil'de açık bir şekilde bir yenilik/icat, Doğa'dan köklü bir ayrılış olarak anlatılır. Aşkın bir tanrı tarihe girer ve tayin ettiği insanların, koyduğu yasaya itaat etmesini ister. Bu yasalardan ilk ve en önemlisi de elbette ona, yalnızca ona itaat etmeleridir.
Onları "diğerlerine" karşı birleşik bir kitle haline getiren ve şiddetin önünü açan şey de budur. Bu kovenantlara dayalı olarak, Eski Ahit'te "diğer" insanların pek çoğu imha edilir, Yeni Ahit'te ise büyük bölümü sömürgeleştirilir ve dönüştürülür." Yazar ayrıca bir kovenantın "şartlı" yapısından bahsediyor.
Bana inan ve bana itaat et yoksa seni yok ederim. Bana öyle geliyor ki, dinlerdeki ve benzer şeylerdeki bu inanç meselesi, anlaşmanın bozulması durumunda "intikam" almaya yönelik bir tür "izin" oluşturuyor. "O
bir anlaşma yaptı" anlamındaki İbranice ifade "karat berit" şeklinde geçiyor ve birebir çevrildiğinde "O bir anlaşma KESTİ" oluyor. Tekvinde İbrahim'le olan anlaşmada, hayvanlar ikiye bölünüyor ve gizemli bir ritüelde bu iki parça arasından bir ateş geçiyor. Sünnette etin kesilmesi var. Sinai kovenantında yasalartaşlara kesilerek yazılıyor. Görünüşe göre bir ulus olarak İsrail'i oluşturan şey bu kovenantlar. İsrail'in tüm temel çerçevesi kesilmiş hayvan parçalarına dayalı gibi. Neden?
C: Karıştırılmış ilkeler.
S: Kitapta şöyle diyor: "Yakın Doğu ritüellerinde, hayvanların kesilmesi, bir üstün aracılığıyla kovenanta giren alçağa da sembolik olarak yapılıyor." Bu doğru bir ifade mi?
C: Belki bazıları için.
S: Sinai Dağı'ndaki Kovenant'ın yapılmasında bir grup hayvan kurban ediliyor. Musa kanı alıyor, ikiye bölüyor ve bir yarısını sunağa sürüyor. Kovenant kitabını alıp insanlara okuyor ve insanlar "Yehova'nın emrini izleyeceğiz. İtaat edeceğiz." diyorlar. Sonra Musa kanı alıp insanlara sürüyor ve "Bu, Yehova'nın sizinle yaptığı, tüm kuralları içeren kovenantın kanıdır" diyor. Bu kovenant kanı nedir?
C: Soylarla (kan bağlarıyla) ilgili.
S: Yani bu Yahudilerin soyunu mu simgeliyor?
C: Hayır.
S: Burada hangi soydan bahsediyoruz?
C: Arami/Ari.
S: Yahudilerin Arami/Ari olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Hayır. Yahudiler başlı başına kategorize edilebilir bir soy değil.
S: Daha sonra İsa olarak temsil edilen kişinin hayatı, Paul'ün tanımladığı gibi Yeni Kan Kovenantı mıydı mı?
C: Hayır.
S: Bu, Nordik Kovenantı ile herhangi bir şekilde ilişkili mi?
C: Paralel bir anlamda.
S: ... Nordik Kovenantı burada okuduğum şeylerin herhangi birine herhangi bir anlamda yakın mı?
C: Nordik Kovenantı mistik birşey, teolojiyle doğrudan ilişkili değil.
S: Ne kadar süredir var?
C: 5129 yıldır.
26 Aralık 1998
|
|
S: Burada yaşadığım sorun şu: erkek egemen din temelde monoteist özellikli...
C: Sizin referanslarınızda.
S: Eski erkek egemen din politeist nitelikli miydi?
C: İzden uzaklaşıyorsun.
S: Ariler her zaman diğer herkesten daha iyi olduklarını düşündüler...
C: Kendilerini arasında bulduklarından daha ileriydiler.
S: Ama görünüşe göre İbrani monoteizmi Ari monoteistik erkek egemen dininden türetilmiş. Ve sonra İbranilik Hıristiyanlığı doğurmuş. Hıristiyanlık 2000 yıldır etkisi altında yaşadığımız ataerkil vahşi savaş savunuculuğuna temel oluşturan şey. Bu Batılı, Avrupalı aklı... Arilerden geliyor. Kuzey'den.
İncelenebilecek her açından buna "medenileştirici" etki dendi. Bu düşünüş türünün gücü ve hakimiyeti diğerlerine yönelik medenileştirici bir etki yaptı ama diğer yandan aynı medeniyet egemenliği, öldürmeyi, savaşı, bölgeciliği, Hitler'i ve diğer herşeyi meydana getirdi. Bu istenebilecek herşeyin zıddı. Ama siz Kuzeyli İnsanlarla binlerce yıldır temas içinde olduğunuzu söylediniz. Evet, Kasyopya bir Kuzey Takımyıldızı ve muhtemelen bu insanların ilk efsanelerinde de bilmediğimiz bir şekilde sayılıyordu ama temsil ettikleri herşey KH.(kendine hizmet)
C: Siz de öyle, peki o halde sizinle neden temas kurduk?
S: Ben o monoteistik, egemenlikçi, savaş savunucusu, herkesi tek tip düşünceye uydurmaya çalışanlardan değilim!
C: Başka herkesin buna uyum sağladığını mı düşünüyorsun? Yoksa son analizde önemli olan ruh mu?
S: Tamam, elbette herkes farklı ve bazıları onların yoluna uymadı.
C: Siz de öyle.
S: Anladım. Bu konu çok karmaşık. Keşke bununla ilgili gerçekleri bana hemen söyleyiverseniz! Arilerin hala gezegendeki tüm insanlara empoze etmeye çalıştığı bu erkek-egemen, monoteistik anlayışı verenler
kimler?
C: Etkileşimler yoğunluklar/gerçeklikler-arasıydı.
8 Nisan 2000
|
|
S: (L) Bu bana ilginç bir fikir gibi gelmişti, o yüzden sormak istedim. Bu belgedeki diğer bir fikir, ataerkil, monoteist dinin genel bir koruma örtüsü sağladığı şeklinde. Bu değerlendirmeye göre, ataerkil monoteizm dünyaya yerleştirilir yerleştirilmez, dünyadışılar çekildi. Bu geçerli bir kavram mı? Ataerkil monoteizm dünyadışıların bizim gerçekliğimizi istila etmeye karşı bir koruma mı sağlıyor?
C: Bu karışık bir kavram. Eğer sonuç temas fırsatının kapanmasıysa, dünyadışılar neden monoteist ilkeler yerleştirsin ki?
S: (L) Ben de bunu düşünmüştüm. Temas kurmak için Tanrı, İsa veya melekler veya Kutsal Ruh'tan daha iyi bir kılık mı var? Bana göre monoteist dinler gerçekliğimizin dünyadışılar tarafından istila edilmesini kolaylaştırdı. Ama diyorlar ki, monoteizmin kurulmasından sonra AÇIK dünyadışı teması çok daha azaldı ve o yüzden de böyle bir sonuç çıkarıyorlar.
C: İki olay ya tesadüfi ya da yanlış ölçülüyor.
S: (L) Çok açık ki monoteist din, dünyadışıların kutsalların kutsalı tapınaklar içinde insanlıkla beslenmeye devam etmesi için mükemmel bir cephe sağladı. Bu durum bu dokümanda iddia edildiği gibi sona ermedi. Hayvan kurban etme, tanrılara sunulanlar, şarkılar, dualar, tüm o şeyler... Tüm bunlar sığır
mutilasyonlarına yepyeni bir anlam kazandırıyor! Şşşşş! Tamam, bu
okümanda çok ilginç birşey var. "Gizli gerçeğin son ontolojik matrisi nedir? Geçmişimiz, şimdimiz ve geleceğimizde UFO fantazmasının tüm yönlerini açığa çıkaran şey nedir? Bilgi gizleme ve teknolojik üstünlük dışında, insanlığın tepesindekilerin kritik amaçları nelerdir? Geleceğin hiper-istihbaratının odak noktaları nelerdir? Güneş, güneşimiz, ölüyor, hem de çok yakında. Bunun nedeni ise 90.000 yıl önceki bölgesel boyut vorteksi
kapanışı. Solar dengesizlik 40 yıl içinde Dünya üzerindeki hayatın çoğunun sonunu getirebilir. Eski astro- teoloji takvimleri şimdiye yakın bir tarihte sona eriyor. Gezegenler arası tehlikeli cisimler de var. Bunlar medeniyeti tehdit edici bir kapasiteye sahip ve 150 yıl daha Dünyaya ciddi zararlar verebilirler. O veya bu şekilde, er veya geç dünyayı terk etmemiz gerekiyor. Bu, hakim olan gizli bir gerçek. Kontrolü elinde bulunduranlar tüm insanlık için endişelenmektense, sadece kendilerini ve birkaç seçkini kurtarır.
Aralarında birkaç iyi niyetli ama aldatılmış gerçek insanseverler de var." Güneşimiz gerçekten ölüyor mu?
C: Evet, tıpkı diğer herşey gibi.
5 Ağustos 2000
|
|
S: (L) Bu kavram bariyerleri, yazılarımda karşılaştığım şeyin bir parçası mı? Monoteist felsefenin lineer zamanının ve dini kontrollerin dayatılması, ki bu da pek çok saldırı ile sonuçlanıyor?
C: Evet.
S: (L) Bunun hakkında düşünmek bile "dini olarak" insanları korkutuyor. (A) Mekanda iki insanın birbirinden 50 santim uzakta olmasının ne anlama geldiğini biliyorum. Zamanda gelecekten 20 dakika uzakta olmanın
ne anlama geldiğini biliyorum. 5. boyutta uzaklık nasıl oluyor? Bunu düşünemiyorum...
C: Uzaklık/mesafe, bilinç enerjisi ızgara yapısıyla ilgili bir 3. yoğunluk sınırlamasıdır.
23 Ağustos 2001
|
-devam edecek-
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
|