dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
Üzgünüm, ama Gerçek, aslında bir açıdan rüya gibi. Biraz felsefi özgürlükle, gerçekten de gerçeğin bir açıdan rüya gibi olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü biz "gerçek" olarak gördüğümüz her şey, aslında belirsiz ve dinamik bir temele dayanıyor, tıpkı rüyaların geçici görüntüleri gibi.
Frekans ve enerji birbirinden ayrılmaz bir şekilde bağlantılıdır. Örneğin, E=h⋅f formülü, bir nesnenin enerjisinin doğrudan frekansı ile belirlendiğini gösterir.
|
Rüya ne alaka? Kaldı ki rüyalar da öyle üfürdüğün gibi farazi görüntü değildir,
temelde olan madde, maddi ilişki, etkileşimler, bileşiklerdir, ya da anlayacan dilde, sen yoksan(ya da en azından o körelmiş beynin yoksa), rüyaların da yok,
rüya görüyorum, o halde yokum diye iddia etmen saçma.
Tabi ki frekans ve enerji birbirinden yalıtılamaz, kim yalıttı ki?

Öncelikle ikisinin de temelinde ETKİ-TEPKİ süreçleri(İŞ) ve potansiyeli, etkisi, tespti yatar. Etkiyi almadan veya bir
iş gerçekleşmeden, sen de sayamazsın(frekansı ölçemezsin), maddi ilişkiler, etki-tepki=>İŞ'e, ne kadar iş kapasitesi=>ENERJİ'ye, birim zamanda ne kadar meydana geldiği konusu da FREKANSA anlam verir, burada anlayılamayacak ne var?

Uzun, uzadıya anlattığım için geçiyorum, öncelikle varlığı, fiziki varlık biçimiyle olduğu gibi, etkileşim, hareket, ilişkiler, iş, iş kapasitesi, frekans, devinim vb. bir
BÜTÜN olarak kavramak gerekir, zor olmasa gerek... Bütünün bir parçasını -bütünün dışında anlamsız veya söz edilemeyeceği halde- bütünden yalıtıp, bütüne karşı kullanmaya çalışmak, ileri düzey geri zekalılıktır, başka bir şey değil. Bütün başka bir şeydir, bütünün parçalarının nevi şahsına münhasırlaştırılabilen yapısı, davranışları vb. başka...
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
Kuantum mekaniğinde, parçacıklar dalga benzeri davranır ve bu dalgaların varlığı, enerjinin ve frekansların bir sonucudur. Yani, bir elektronun varlığı onun enerjisiyle ve frekansıyla belirlenir. Eğer bu unsurlar yoksa, elektron gibi bir parçacık da yoktur. Bu nedenle, maddeyide oluşturan her şeyin temeli, enerji ve frekansta yatar.
|
Elektronun frekansı, oluşturduğu çeşitli etki, böylece iş, böylece iş kapasitesi(enerji) başka bir şeydir, elektron
un tespiti namına, çevrede oluşturduğu etkiler ve bu etkilerin çeşitli biçimlerle sayılması, ölçülmesiyle vb. elde edilmesinden yola çıkarak "elektron yok ama elektronun frekansı var" demek başka. Kısaca bu biçimde çarpıtmaların, akıl, mantık, zeka dışı->saçma. Kaldı ki bir kez daha tekrar edeyim, biz, yani insanlar, zaten çok çeşitli ETKİLERİ, verdiğimiz tepkilerle ÖLÇEREK görür, duyar, TESPİT EDERİZ ve bu aslında salt elektron için değil, bazı hallerde direk, bazı istisnai hallerde de dolaylı etkilerle, tepkimelerle, emarelerle veya şu ya da buna dayalı dar açılı etkileri baz alarak yaparız. Kısaca zaten
İŞ sayesinde algılarız, iş kapasitesi ise enerjidir, algı namına kriterler, kıyaslar oluşturmak zorundayız, bu halde bir etkinin aralıklı etkisi, kıyası da önem arzeder -frekans, dolayısıyla her alıcı(etki-tepki) süreçlerimiz bir İŞ olur ve enerji sarfına(iş kapasitesi tükenimine) yol açar
Gerisi bu yazının girişinde basitçe dile getirildi, yıllardır yaptığın bu akıl dışı aldatmaca taktikleriyle ancak kör bir cahil ve bir o kadar saplantılı, şarlatan, kelime oyunlarıyla saçmalamayı görev edinmiş olduğunu göstermiş oluyorsun.
Son olarak bir kez daha,
DAVRANIŞ başka bir şeydir şeyin
kendisi başka,i bir şeyin davranışından söz ediyorsan, o şeyin varlığını davranışına değil, davranışını varlığına bağlamış olman gerekir, 3 yaşında çocuk bile bu kadar basit mantık hataları yapmaz. Yani örneğin, 1 parçacık dalga gibi davranıyorsa -yani çevresine
titreşimli etki-yayılımı biçiminde etki bırakıyor-ediyorsa, bu o parçanın
VARLIĞI-YOKLUĞU değil, davranışla ilgilidir.
İnsan değilsin...