Tekil Mesaj gösterimi
  #8  
Alt 14-08-2007, 15:38
frodo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
frodo frodo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875

Onur Üyeliği 

Standart Re: Tarih Boyunca "Dünya" algılaması...

Parlak pers uygarlığı İslam devletince teslim alınmadan evvel özellikle Hıristiyanlığın taassubundan kaçan Yunan düşünüşünün temsilcileri * Jundishapur'a yerleşir. MS 525 *yılında *Eflatun' un kurduğu Akademi, Justinian tarafından Hristıyanlığa aykırı sayılarak kapatılır. Aynı dönemde Roma'lı Boethius seküler (laik) nitelikteki yazılarından dolayı Kilise tarafından ölüm cezasına çarptırılır. Atina'daki okulların kapanması üzerine birçok Yeni-Eflatuncu bilgin İran'daki Jundishapur'a sığınır Yunan düşüncesi ile Hint, İran ve Suriye kültürleri bir arada yeniden bilgi üretmeye başlar.

İslam devletinin peygamberinin damadı Ali’nin öldürülmesiyle başlayan dönemi, Emevi hanedanlığıdır. Bu dönem bedevi toplumların açlığını yedekleyen Arap’ların bitmek tükenmek bilmez bir iştiha ile fetihler ve ganimetler peşinde olduğu dönemdir. Ancak ilkel bir kavmin *uygarlıklar karşısında uzun süreli egemenlik kurduğunu tarih pek yazmamaktadır. Pers kültürü iktidar mücadelesini Ali yandaşları vasıtasıyla sürdürür ve Emevi hanedanlığı yıkılır Abbasiler yeni fatihlerin iktidarının ismidir. Bu süreçte Araplar arasında *aşiret bağları zayıflamış Kureyş’li * “fatihler” ince pers kültüründen etkilenmeye başlamışlardır. İslam toplumunun fonunda deve ve çadırlar değil, artık ince zarif kuleleri ile pers mimarisinin binbirgece masallarının *çekiciliği almıştır.

Abbasi halifesi Mansur *754 yılında iktidara geldiğinde Nevbaht isminde birini müneccimbaşı yapar.Bu kisi Mecûsî iken Mansur vasıtası ile Müslüman olmuştur. Nevbaht ve oğulları, sonradan Mansur’un maiyetine aldığı İbrahim Fezârî’nin oğlu Muhammed ibn İbrahim Fezârî 772/773 yılında Sindhind’i (Siddhânta) Sanskrit dilinden çevirmişler ve adı geçen kitaptan bir eser oluşturulmuştur. Bu çeviri Hint rakamlarının İslâm’a geçmesine aracı olmuştur. Astronomlarca Sindhind adı verilen bu kitap, Memûn zamanına kadar bu bilim için yegâne kaynak haline gelmiştir. Bu dönemde İslam yer biliminden çok müneccimlik mesleğinin gelişmesi dikkat çekmektedir.

Asıl önemli gelişme ise daha sonra Hilafet koltuğuna oturan Memûn zamanında yaşanmıştır.
Memûn, daha önce çevrilmiş olan Yunan kitaplarından Kanun’da (Kanones Procheiori) ve diğer eserlerde, Hint kitaplarından Sindhind ile Erkend’de ve Fars kitaplarından Zîc-i-Sah ve diğer kitaplarda bulunan bilgiler arasında yaptığı karsılaştırmalar sonucunda aralarında farklar bulunduğunu belirlemiş ve Yahyâ ibn Ebû Mansûr’a astronomi kitaplarının kaynakları üzerinde incelemeler yapmasını ve bu iş için zamanın bilim adamlarını bir araya toplayarak gerekli düzeltmeleri yapmasını emretmiştir. Yahyâ astronomi bilginleri ile zamanın en ileri gelen felsefecilerini bir araya toplamış ve bir araya gelen bilginler bu kitapları dikkatlice incelemeye ve içeriklerini kıyaslamaya başlamışlardır. Sonuçta, Batlamyus’un Almagest adlı kitabının bütün bu kitapların en doğrusu olduğu görülmüş ve Almagest ana kitap olarak kabul edilmiştir.

İslâm astronomisinin en parlak devri bilimin ilk büyük patronu Memûn’un hilafeti *sırasındadır. Memûn Yunan yazmalarını elde etmek için büyük gayret göstermistir. Elde edilen yazmaların tercüme edilmesine çalışmış ve 830 yılında Bağdat’ta, çeviri bürosu niteliğinde Bilgelik Evi (Beyt el-Hikme, House of Wisdom) adı verilen bilimsel bir akademi kurmuştur. Bu akademi bilimsel bir merkez haline gelmis, burada pek çok önemli bilimsel eser çevrilmiş ve bu çevirilerin yapılmasında pek çok kişi görev almıştır. Bilgelik Evi’nin ana işlevi felsefe ve bilim eserlerini çevirmekti. Memûn düzenli olarak buraya gelir ve çevirilere büyük önem verirdi.Burada çalışmış olan çevirmenlerden birisi Ebû Yahya ibn. el-Batrîk’tir (ölümü 796–806). Galen’in ve Hipokrat’ın eserlerini ve Batlamyus’un Quadripartitum’unu çevirmistir. Diğer bir çevirmen Huneyn ibn İshâk’ın hocası olan Yuhanna ibn Mâseveyh’dir (ölümü 857). Daha çok tıpla ilgili çeviriler yapmıştır. Çevirmenlerin en ünlüsü Huneyn ibn İshâk’tır (809/10–877). Çağın en önemli bilginlerinden biridir; Nesturidir. Memûn Huneyn ibn İshâk’ı Bilgelik Evi’ne atamış ve Huneyn burada çeşitli çeviriler yapmıştır. Platon’un Devlet’ini, Aristoteles’in Kategoriler’ini, Fizik’ini ve MagnaMoralia’sını çevirmistir. Memûn ona çevirdiği kitapların ağırlığı kadar altın ödemekteydi. Sâbit ibn Kurre ve Haccâc ibn Yûsuf ibn Matar (786-833) da önemli çevirmenlerdendir.Haccâc ibn Yûsuf ibn Matar Euclides’in Elementler’ini Arapçaya çeviren ilk kişidir .


Beyt el-Hikme ve Jundishapur ekolü bir çok kadim eseri Yunanca veya Süryanice dillerinden
ortak dil haline gelen Arapçaya tercüme ederler. Artık yükselen bilim ekolü olan islam bilgeliği antik yunanı sadece tekrar etmekle kalmaz onu yeniden üretir ve yer yer onu aşmayı da bilir. *9. yüzyıl astronomlarından Fergâni'de bu açıkça görülür. Fergânî, Cevâmi’ el-İlm el-Nücûm ve’l-Harekât el-Semâviyye (Astronominin ve Göksel Hareketlerin İlkeleri) adındaki Almagest'in özeti olan yapıtının Üçüncü bölümünde, Yer'in küreselliğine ilişkin olarak Eski Yunan’dan beri bilinen kanıtları sıralar;

"…Bilim adamları, kara ve denizlerden oluşan bütün öğeleri ile birlikte Yer'in küre seklinde olduğu hususunda uyusurlar. Bunun delili, Güneş’in, Ay'ın ve diğer yıldızların, yeryüzünün çeşitli bölgelerinde, aynı zamanda doğmamaları ve batmamalarıdır. Aksine,onların yeryüzünün doğu bölgelerinde doğuşlarını, batı bölgelerindeki doğuşlarından önce,ve doğu bölgelerinde batışlarını ise batı bölgelerindeki batışlarından önce görürüz… Ay tutulmasında olduğu gibi, yeryüzünün çeşitli bölgelerinde (gök) olaylarının zamanı farklıdır. Sayet Ay tutulması, biri doğuda diğeri batıda olan birbirinden uzak iki şehirde gözlemlenirse, ve doğudaki şehirde Ay tutulmasının zamanı geceleyin saat üçte olursa,batıdaki şehirde Ay tutulması, iki şehir arasındaki mesafeye bağlı olarak, gece saat üçten daha önce gözlemlenecektir. Doğudaki şehirde saatin ileri olması, burada Günes'in
batısının batıdaki şehirde Günes'in batısından daha önce olduğunu gösterir… Doğudan batıya kadar, yeryüzünde oturan herkes için zaman farklıdır.....

Artık dünya tekrar yuvarlaktır....

İnsani olan her şey kabûlüm.
Alıntı ile Cevapla