Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dinlerden Özgürlük > Özgür Düşünce Platformu > Agnostisizm

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 22-04-2010, 14:55
UlulElbab UlulElbab isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 21 Dec 2009
Bulunduğu yer: Micronesia
Mesajlar: 1.406
Standart Bir Agnostik Günde kaç kez Deist olur?

Öncelikle Agnostik nedir? Agnostik ile Ateist ve Deist arasında ki farklar nedir?

sorusuna bir yanıt aramak istiyorum.

Bu sorulara hepimizin vereceği az veya çok, doğru veya yanlış cevaplar mevcutdur diye düşünüyorum.

Agnostizme bu konuda otorite olduğunu düşündüğüm ünlü Mantık dehası

ve Agnostik Bertrand Russelin fikirleri ışığında bir cevap aramak istiyorum.

Kaynak olarak Ünlü Felsefecinin , Amerikan LOOK dergisinin 3 Kasım 1953 tarihli sayısında yer almış olan "What is an Agnostic?" başlıklı makalesine
sıkca atıfda bulunmayı düşünüyorum.

Başlığın şekline itirazlar gelebileceğini göz önünde bulundurarak,bunun şahsi düşüncelerimden kaynaklı olduğunu belirtmek istiyorum.

Öncelikle Agnostik nedir?

"Bir agnostik, Tanrı ve dünya ötesi yaşam hakkında doğruyu bilmenin imkansız olduğunu düşünür. Asla bilinemez denmese de, şu anda yaşadığımız zamanda bilinemez."

Şu halde Agnostik Tanrı "var" yada "yok" demez.

BİLinemeyeceğini öne sürer.

Bu anlamda Ateizm ile çeliştiği aşikar. Peki insanlar Tanrının -somut olarak- varlığını veya yokluğunu ispatlayamayacağına göre neye göre Teist,Deist veya Ateist oluyor?

İnancına göre değil mi? Yani insan varlığına veya yokluğuna inanıyor.

Bu anlamda Ateizmide bir İNANç olarak niteleyebilirmiyiz?

Diğer yandan bir İMANlı yani bir Teist, -bu Hristiyan,müslüman veya yahudi başta olmak üzere sayamayacağımız her hangi bir Din? mensubu olabilir-

AKLINI hazır bir "İnançlar bütününe" teslim eder.

İnanclar bütünü ifadesini özellikle seçtim çünkü her teist inandığı Sisteme=Din bağlı olmakla beraber,içinde beğendiği ve beğenmediği
kuralları barındıran söz konusu sisteme bağlı kalmak zorundadır.

Sistem onun düşünce yapısını ve özgürlüğünü kısıtlar.

Baskı ikiyüzlülüğü zorunlu kılar.

Aslına bakarsanız her Teist ve Ateist bir yönüyle kısa süreli de olsa Agnostikdir.

Aklını veya Duygularını aynı anda serbest bırakamaz.Bıraktığı anda Agnostik olur.
Bu nedenle ya aklını sabitleyecek, yada Duygularını...Aksi takdirde iki elini birden bırakmışcasına düşüşe geçtiği hissine kapılacak...
Büyük ihtimalle bunalıma girecektir.

İşte yukarıda zikrettiğim sebeplerden dolayı Agnostik kalan sayıca çok azdır.

İnsan mutlaka ya Aklını yada Duygularını bir inanca sabitlemek suretiyle rahatlamak ister.
Aksi takdirde beyin kimyasının kaoso girme ihtimali vardır.
Ancak mantığa bürünerek veya Aklını sabitleyerek Mutluluk hormanları üretebilir.Diğer türlü sürekli bir boşluk hissi ve tedirginlik söz konusudur.

Şimdilik buraya kadar...

Devam etmek dileğiyle...

muhtemel katkılarınız için şimdiden Teşekkürler...

Saygılarımla...

ULUL
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 22-04-2010, 15:19
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart

UlulEbsar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Agnostizme bu konuda otorite olduğunu düşündüğüm ünlü Mantık dehası

ve Agnostik Bertrand Russelin fikirleri ışığında bir cevap aramak istiyorum.
Russell'in agnostikliği, bugün üç monoteist dinin iddia ettiği gibi bilinç sahibi, sonsuz bir Yaratıcı'nın varlığına, Dünya ile Mars arasında minnacık bir çaydanlığın varlığından daha fazla ihtimal tanımayan bir angostisizm.

(a) Agnostisizm'den kastedilen eğer, bilinç sahibi, tasarlayan, sonsuz bilgi ve güce sahip, yaratıcı bir Tanrı'nın varlığı ve yokluğuna eşit ihtimaller tanımak, en azından varlığını ciddi bir ihtimal olarak görmek ise, Russell agnostik değil ateistti.

(b) Agnostisizm'den anladığımız, epistemolojik itiyad ile hiçbir şeyin varlığını yüzde yüz ve kesin olarak reddetmemek, cinler, periler, goblinler, uçan spagetti canavarı ve Tanrı gibi şeyler ''asla, kesinlikle yoktur'' demek yerine, ''ispat edilemeyen herşeyin yokluğundan yola çıkılır'' demek ise, o zaman Russell agnostikti. Ve bu anlamda ben de agnostiğim.

Herşey bir tanım meselesi. Kimisi (b)'de tarif edilen duruşa ''agnostisizm'' der, kimisi ''negatif ateizm'' der. Neticede isimlerin bir önemi de yok...

Russell, bilinç sahibi, tasarlayan, sonsuz güç ve ilme sahip bir Yaratıcı'nın varlığına hiçbir ciddi ihtimal vermiyordu...

saygılarımla

Konu ulpian tarafından (22-04-2010 Saat 15:26 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 22-04-2010, 15:35
AhbAp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AhbAp AhbAp isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
Standart

Soru: Bir agnostik günde kaç kez deist olur?

Cevap: Bir deist, bir günde kaç kere müslüman oluyorsa o kadar.

When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!

----------------

war is over
(if you want it)
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 22-04-2010, 15:51
UlulElbab UlulElbab isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 21 Dec 2009
Bulunduğu yer: Micronesia
Mesajlar: 1.406
Standart

AhbAp´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Soru: Bir agnostik günde kaç kez deist olur?

Cevap: Bir deist, bir günde kaç kere müslüman oluyorsa o kadar.

Saygıdeğer Ahbap,

Belkide kinaye yollu bir göndermedir bilemiyorum ama yukarıda ki önermede

bir istatistik-rakam verilmediği için,başlıkta olduğu gibi...

Doğru kabul edeceğiz.

Robert G. Ingersoll, 1896 yılında yaptığı "Neden Agnostiğim?" - Why I Am an Agnostic, başlıklı konuşmasından alıntı:
"Çoğu düşüncemiz miras olarak geliyor. Alışkanlıkların ve geleneklerin mirasçılarıyız. İnançlarımız yöresel kıyafetler gibi, nerede doğduğumuza bağlı olarak değişiyor. Kalıplar içinde büyüyor, etrafımız tarafından şekillendiriliyoruz. Çevremiz bir heykeltıraş, bir ressam...

Eğer İstanbul'da doğmuş olsaydık, çoğumuz şöyle diyecekti: "Allah'tan başka tanrı yoktur. Muhammed Allah'ın elçisidir." Eğer ailemiz Ganj nehri (Hindistan) kenarında yaşasaydı, Şiva'ya tapıyor ve Nirvana'ya ulaşmaya çalışıyor olacaktık..."
Bu benim "müslüman doğmak bir aldanmadır" savımı doğrulayan bir ifadedir.

Ben Agnostik bir Bilince eriştikten sonra insanın BİLİNÇLİ Seçim yapmaya zorlandığı düşüncesine sahibim.

Uzun süre Agnostik kalınamayacağını düşünüyorum.

Ne kadar az Agnostik olduğuna bakılırsa bu düşüncem doğrulanıyor ama diğer taraftan,

İnsanın BEN herşeyi BİLİYORUM ZANNI nedeni ile Agnostik kalmak ZORDUR.

Ya "negatif Ateist" v.s. gibi kavramlar türetilir ve oraya sığınılır yada EGO ile bir süre daha savaşmaya devam edilir.

İnsan kendisini BİLEN olarak görür...Subjektif olarak ürettiği düşünceleri GERÇEK olarak algılar..O nedenle her bireyin kendi Gerçeklik Algısı vardır.

Bu ise Agnostik kalmayı zorlaştıran bir faktördür.

Sevgi ile...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 22-04-2010, 18:16
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart

Hicbir agnostik kisinin, dinlerin tanrisiyla yakindan uzaktan bir ilgisi olmadigini dusunursek, ateistten ayiran tek farkin, acikca ateist oldugunu soylememesindedir
Dogrusu, bir yaratici fikrine cozek kalsa bile, yaraticdan anladigi, insani bastan planlayan, iradeli bir varlik olmadigi kesindir.

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 22-04-2010, 19:26
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart

UlulEbsar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Agnostizme bu konuda otorite olduğunu düşündüğüm ünlü Mantık dehası

ve Agnostik Bertrand Russelin fikirleri ışığında bir cevap aramak istiyorum.

Kaynak olarak Ünlü Felsefecinin , Amerikan LOOK dergisinin 3 Kasım 1953 tarihli sayısında yer almış olan "What is an Agnostic?" başlıklı makalesine
sıkca atıfda bulunmayı düşünüyorum.


Bahsettiğiniz makale şurada: What is an Agnostic

Meseleyi bu kaynak ''ışığında'' ele almak istediğinizi söylemişsiniz. Fakat Russell'in söyledikleriyle sizin yazdıklarınız arasında uçurumlar var. Russell'in irade sahibi, tasarlayan, sonsuz güçlü bir yaratıcıya hiçbir ciddi ihtimal vermediği gerçeği, makale boyunca çok kez vurgulanmış. Makalenin sonunda tekrar özellikle ''ispat'' konusuna değiniyor ve yukarda da dediğim gibi 'ispat edilmemiş şeylerin yokluğundan yola çıkılır' vurgusu yapılıyor.

Sırf bu kısa makalesinde bile duruşunu son derece açık ve net ortaya koymuş Russell. Kendisinin bu duruşundaki istikrarını teyid etmek için Is There a God? ve Why I am not a Christian? makalelerine de başvurulabilir.


saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 22-04-2010, 21:28
UlulElbab UlulElbab isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 21 Dec 2009
Bulunduğu yer: Micronesia
Mesajlar: 1.406
Standart

ulpian´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bahsettiğiniz makale şurada: What is an Agnostic

Meseleyi bu kaynak ''ışığında'' ele almak istediğinizi söylemişsiniz. Fakat Russell'in söyledikleriyle sizin yazdıklarınız arasında uçurumlar var. Russell'in irade sahibi, tasarlayan, sonsuz güçlü bir yaratıcıya hiçbir ciddi ihtimal vermediği gerçeği, makale boyunca çok kez vurgulanmış. Makalenin sonunda tekrar özellikle ''ispat'' konusuna değiniyor ve yukarda da dediğim gibi 'ispat edilmemiş şeylerin yokluğundan yola çıkılır' vurgusu yapılıyor.

Sırf bu kısa makalesinde bile duruşunu son derece açık ve net ortaya koymuş Russell. Kendisinin bu duruşundaki istikrarını teyid etmek için Is There a God? ve Why I am not a Christian? makalelerine de başvurulabilir.


saygılarımla

Sayın ulpian,

Geriye doğru bakınız mesajlarıma,henüz ben bir " Akıllı tasarım"dan söz etmişmiyim?
Yoksa nasıl olsa konuyu oraya bağlayacaksın mı diyeceksiniz?
Evet Russell ispat edilmemiş şeylerin yokluğundan yola çıkılır vurgusu yapıyor. Verdiğiniz Linkler için ayrıca da teşekkür ederim.
Ancak "Ne" yazıldığından çok "Kimin" yazdığına göre bir yaklaşım sergileniyor.
Ben maalesef bu güzel konuya HENÜZ istediğim VAKTİ ayıramadım.
Çok istememe rağmen,işlerimin yoğunluğu nedeniyle bu ve diğer forumlarda bir kaç konu üzerinde yoğunlaşamıyorum.
Dolaysı ile makaleye henüz Atıfta bulunmuşda sayılmam.
Şimdiye kadar yazdıklarım benim Agnostizm hakkında ki Şahsi görüşlerim.
Konuya katkılarınızın devamını dilerim.

Saygılarımla...
ULUL
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 22-04-2010, 22:37
Kagan_Bahadir Kagan_Bahadir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Aug 2008
Mesajlar: 12
Standart

Agnostisizm, Tanrı'nın var olup olmayacağını bilemeyeceğimize inanmaktır. Yani bir inançtır.
Tıpkı ateizm gibi, Tanrı'nın yok olduğuna inanmak da bir inançtır. İnançsızlığın kelime karşılığı olarak ateizm ve agostisizm gösterilemez.
Ama bu iki inanç, din değildir. Din ile inanç farklı olgulardır.
Dinlere inanmadan yalnızca Tanrı'ya inanmak din olmadığı gibi, Tanrı'ya inanmamak da din değildir.
Bir agnostik eğer, günün belirli saatlerinde deist oluyorsa zaten agostik değildir. Yalnızca kafası karışık biridir.
Tanrı'nın var olup olmadığını sorgulamak, var olup olmadığını bilemeyeceğine inanmaktan farklıdır. Bunu sorgulayan değil, kafaya takmayan ve sorgulamayan kişi agnostiktir.
Sorgulayan ise geçiş evresindedir ve ateistlikle deistlik arasında gidip geliyordur. Bu sorunun yanıtını bulamadığı ve pes ettiği anda kişi agnostik olur.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 22-04-2010, 23:47
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger UlulEbsar;

Bu konuda dun iki yeni baslik actim. Burda

http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=17946

ve burda;

http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=17945

Birincisi; metafizigin varliga bakis acisi, herbir ideolojik inancsal dogrusu ile (materyalizm, idealizm, pozitivizm, realizm, subjektivizm, isimcilik) INANCSAL dir. Buna ateizm de dahildir.

Agnostisizmin ise, burda;

http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=15534

Gnostisizm disiligindan ve karsitligindan dolayi, INANCSAL icerigi yoktur. Tamamen bilimsel olarak, tanri ya da her hangibir veya herturlu yaraticinin, "noneffabble-soylenemez, belirtilemez, ortaya konamaz" oldugunu soylemektedir. Bu da birincisi konunun bilimsel olmadigindan, evrensel bir varlik veya inansallik ortak onayi olamiyacagi, yanlislanamayacagi ve sadece ideolojik inancsal dogruyu dogrulayani bagliyacagi anlamina gelir.

Yani tanri konusu, inancsal bazda, ne inanilirligi, ne de inanilmazligi; varlik bazinda da ne varligi, ne de yoklugu evrensel bir onaylama ile ortaya konamaz ve yanlislanamaz anlamindadir.

Bu neden ile cogu agnostik, gnostik dusunce ustu, yani serbest dusunurdur ve tanri ya da metafizik tartismada inanan/inanmayan var diyen/yok diyen ler arasinda taraf olmaz. Sadece ortaya koyar.

Bu da agnostisizmin ve bazi agnostiklerin, gnostisizm ile, yani Tanrisal INANCSALLIK ve ideolojik dogrular cesitliligi ile ilgilenmedigini, a gnostik olarak, bilimselligi one cikardigini gosterir.

Ateizm; inancsalligi/varligi teke indirmek temelinde, teizmin, dusuncedeki yaratilissal/varliksal pozitizmini, kendi dusuncesiyle negatife donusturup, kendi dusunce pozitivizmini karsiti/rakibi (yok) olarak ortaya koymaktir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti

Konu evrensel-insan tarafından (22-04-2010 Saat 23:56 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 30-04-2010, 08:05
paslıçivi paslıçivi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
Standart

agnostisizmi deneyimlemiş ve bu kavramın savunucusu olarak ben de bir şeyler yazmak isterim..

a-gnostisizm kelime yapısı itibariyle tüm gnostik yaklaşımların karşısında bir duruş sergilemektir..

gnostisizm nedir peki?..

bilinçli bir canlı türü olarak biz insanoğluna yansıyan bir varoluş/varlıkla karşı karşıyayız.. dünyaya gözlerimizi açtığımızda bir varloluşla karşılaşıyoruz ve bu varoluş bizim bilincimize yansıyor/çarpıyor.. bilincimize çarpan/yansıyan bu varoluşu biz dışarı tekrar yansıtmak zorundayız, bu bir dayatma bir zorunluluktur.. yani bize yansıyan varoluşu dışarı yansıtmama gibi bir seçeneğimiz/lüksümüz yok.. bu aynı bir aynanın karşısında duran cismi "ben bunu yansıtmak istemiyorum" demek gibi nasıl seçeneği yoksa aynı şekilde bizim bilincimiz de bir ayna gibi çalıştığı için varoluşu yansıtmama seçeneğine sahip değil..


bilincimize yansıyan varoluş bilincimizde "bu da nedir?" sorusunu varediyor ve bu soru eşliğinde bir yansıtma yapıyor..

bize yansıyan varoluşu zaman, mekan ve içerik olarak bir bütün halinde dışarı yansıtamıyoruz, ortay koyamıyoruz, bilemiyoruz..

çünkü bu varoluş

zaman olarak

ne zamandan beri var,
ezelden beri mi vardı,
sonradan mı ortaya çıktı,
bu varlığın zamansal bir sonu varmı,
yoksa ebedi bir şeymi,
ya da belli zamanlarda değişik formlardamı ortaya çıkan bir süreci var
ya da bilmediğimiz başka faktörlermi etkili

mekan olarak

sınırsız/sonsuz dediğimiz şey nedir
sınırı/sonu varsa onDan sonra nasıl bir oluşum/oluşumlar var,

içerik olarak

bilimin yani 5 duyumuz dahilinde yansıyan içerik dışında yetilerimizin algılayamadığı başka bir içerik olabilir mi

gibi soruları bilincimizde yaratıyor..

işte bu yukarda yazdığım soruların cevaplarını bil-miyoruz ama tüm bunları bilmemek insan denen canlıda bir belirsizlik yaratıyor ve düşünceyi/aklı sabitleyemediği(bilemediği) için duygulanmayı da sabitleyemiyor ve dengeyi tutturamıyor.. ve insan denen canlı yaşamı anlamlandıramıyor, büyük bir boşluğa, kaosa düşüyor.. duygu ve düşünceyi sabitleyemediği için yaşamda varolma savaşını sürdüremiyor.. çünkü yaşamda kalıp soyunu devam ettirmek kolay bir şey değil, çok zorlu bir mücadele gerektiriyor..

hayvanlarda ve bitkilerde bu bilinç olmadığı için onların böyle bir derdi yok.. yani onların kendilerine yansıyan varoluşu yansıtmak gibi bir zorunlukuları yok.. o yüzden onlar varoluşu ortaya koymadan/bilmeden varoluşun onlara verdiği içgüdülerle tamamen somutta yani nörofizyolojik bir robot olarak yaşıyorlar.. varoluş onlara da "yaşamda kal ve soyunu devam ettir" emrini kodlamış ama dediğim gibi onlar nörofizyolojik donanımları eşliğinde bir robot gibi tamamen somutta, hiç bir soyut yaratmadan sadece evrimsel gelişmeleri eşliğinde varlık mücadelelerini sürdürüp yaşamda kalıp soylarını devam ettirmeye çalışıyorlar..

işte bir bilinç donanımına sahip insanoğlu, bu gizemle bilinemezlikle yaşamaya henüz uygun değil.. yani bu evrimini henüz tamamlamış değil.. ve yaşamda kalıp soyunu devam ettir dayatmasını uygulamak için bu gizemin kaosundan çıkabilmek adına şimdilik gnostik(inançlı) bir arageçiş formunda yaşamaktadır..

kendisine yansıyan varoluşu bir bütün olarak ortaya koymak istemekte ama bunu varolan 5 duyusuyla ve ürettiği bilimle becerememektedir.. işte tam bu noktada gnostisizim devreye girip kişiyi bu kaostan çekip çıkarmakta ve yaşam mücadelsine devam konusunda destek vermektedir..

gnostisizm; beş duyumuz ve bilimin bize sunduklarının sınırını aşıp bize yansıyan varoluşu bir şekilde bir bütün olarak ortaya koyma/bilme çabalarıdır..

iki çeşit gnostisizm vardır..

1-teizm

2-nonteizm

Teizm; varoluşu zaman mekan ve içerik olarak bir bütün halinde ortaya koyan hazır paket programlardır.. insanlık tarihinde gelmiş geçmiş tüm dogma din dediğimiz organize olmuş inanç şekilleridir ve değişik zaman ve coğrafyaya göre çok farklılıklar içerir..

özbenlikli üstbilinçler tarafından ortaya konur ve bu kişilerin ulaştığı özbenliğinin enerjisiyle diğer sahtebenlikli altbilinçleri peşinden sürüklemesi, klavuzluk etmesiyle bir kar tanesinin dağın zirvezinden kopmasıyla önüne gelen herşeyi içine katıp bir çığ haline gelmesi şeklinde olur..

bu üstbilincin ürettiği varoluşu bir bütün olarak ortaya koyan paket programı kabuleden küçük azınlık hem çevresine hem doğurduğu yeni nesillere bunu bir zihin aktarımı olarak ulaştırır ve bu iş insan nüfusunun geometrik artışıyla paralel olarak geometrik olarak artmaya devam ederek milyarlarca insanı kapsar.. günümüzde 5 büyük teizm düzeyi hazır paket program vardır, hristiyanlık, islam, budizm, hinduizm ve musevilik..

bu hazır paket programları benimseyenlerin sayısını/çokluğunu bunu benimseyen ilk insanların yayma mücadeleleri ve bir sonraki nesile aktarılacak doğurganlıkları/üreme hızı(en az 3 çocuk) belirler..

yani..

dünya insanlığının büyük devasa bir çoğunluğu bir bütün olarak aslında bilmediği varoluşu bildiğini zannederek yaşayan çok derin uykuda rüya gören insanlardan oluşur.. bu teizm düzeyindeki insanlar en düşük bilinç düzeyine sahip insanlardır ve dünya insanlığını bir piramite benzetirsek piramitin tabanının doldurup zirveye yakın kısmına kadar olan insanlar bunlardır.. bunların ortak özellikleri hepsi

kendi hazır paket programının doğru/hakikat/gerçek, diğer dünya insanlarının paket programlarının yanlış/bozulmuş/batıl olduğu şeklinde

bir aşamasında olmalarıdır.. bu tüm teizm düzeyi insanlarda bir şablon gibidir, kesinlikle şaşmaz.. zaten böyle olması da gerekmektedir, aksi takdirde bilinç yükselmeye ve kişi uyanıp varolan huzurunu kaybetmeye başlar..

bu teizm hazır paket programları gnostisizmin ilk basamağıdır.. ve bu insanların inandığı bir dini(organize olmuş inanç) vardır..

Nonteizm: kişi bu hazır paket programdan bir şekilde kurtulmuştur.. artık bir dini(hazır paket program) yoktur, dinsizdir.. organize olmuş inançtan kurtulmuş yani artık sürüden ayrılmıştır..

ama bu insanların da bilinç düzeyleri çok açık olmadığı için hala insanoğlunun varoluşu bir bütün olarak ortaya koymada üretebildiği yegane şey tanrı/yaratıcı temelli bir varoluşu bilme/ortaya koyma durumları vardır.. yani hala insanoğlunun kendi yarattığı zihinden arınamamış ve bunun kölesi durumundadırlar.. o yüzden varolan yegane soyut tanrıyı ya yoklarlar(ateizm) ya bireyleştiriler(deizm) ya evrenselleştirirler(panteizm) ya da olup olmadığı bilinemez(yalancı agnostisizm) derler..

ve bu insanlar zihinden arınamadığı için yaşamları zihinlerindeki varolan teizmi yanlışlamakla geçer, çünkü düşünce boyutu ikiye bölünmüştür ve bir kısmı dominat/baskın hale gelip düşüncenin/aklın sabitlenmesi gerekmektedir ki kişi duygulanmayı dengeleyip huzur bulsun..

ve bu kişilerin de ortak özellikleri kendi ortaya koyumları/bildiğini zannetmeleri olan bu nonteist bilinç durumlarının kendilerinki doğru diğer tüm teizm ve nonteizmlerin yanlış olduğu durumundadır.. çünkü nonteist insanlar da hala bir inanç(gnostik) yaklaşım içindedirler.. ve inanç denen şey "bildiğini zannetme yanılgısı" olduğu için diğer tüm gnostiklerle bir tartışma/çatışma/bölünme içindedirler..

nonteistik gnostisizm; organize olmamış, hazır paket program içermeyen, tamamen kişisel bilinçaçıklığı oranında kişinin varoluşu hala tanrı temelli ortaya koyumundan başka bir şey değildir..

A-gnostisizm: bu teizm ve nonteizm gibi varoluşu gnostik ortaya koyumların üstüne çıkabilmiş ve bir insanın ulaşabileceği maximum bilinç seviyesidir.. varoluş 5 duyumuza ve dolayısıyla bilimin bize deklare ettiği tüm dünya insanlığının tartışmasız kabul ettiği, sınanabilinir, tekrarlanabilinir dataların haricine çıkıp varoluş hakkında hiç bir gnostik deklarasyon bulunmama halidir..

agnostisizm bilincine ulaşmış bir insan artık dünya insanlığının ürettiği tüm zihnin köleliğinden kurtulmuştur.. ona göre varoluş bir gizemdir bir bilinmezdir bir sırdır.. ve bu gizem an itibariyle geçerlidir, çünkü bilgi dediğimiz şey an ve an bilim tarfından üretilmekte ve varoluşun gizemi an ve an çözülüp keşfedilmektedir..

bir agnostik varoluşun bir bütün olarak ortaya konulamayacağını, bilinemeyeceğini deklare eder.. bunun aksini iddia edenlere de varoluşu bir bütün olarak tüm dünya insanlığının önünde, tartışmasız, hemfikir olacak şekilde, sınanabilinir, tekrarlanabilinir olarak ortaya koymasını teklif eder..

agnostisizme ulaşmış bir bilinç için tüm insanlığın ürettiği zihin köleliği sona erdiği için varoluşa tanrı temelli bakması imaknsızıdır.. tanrı; varoluşu bir bütün olarak ortaya koymada fakir zihinli insanoğlunun üretebildiği tek/yegane soyuttur..

bir agnostik varoluşu bir bütün olarak koymada sonsuz sayıda soyut üretebilir.. bunlardan sadece biri tanrıdır..

yani agnostiğin zihninde varoluş

1.ateizm 1/&

2.deizm 1/&

3.panteizm 1/&

4. 1/&

5. 1/&

...

15. 1/&

..

...

....

.....

&. 1/& dur....

yani varoluş &/& dur..

agnostik, beş duyumuza ve bilime yansıyan her türlü data dışındaki tüm akla gelen/gelmeyen soyut olasılıklara eşit mesafede yaklaşıp hepsine 1/& oranında şans veren yani varoluşun bir gizem olduğu deklare eden bilinç düzeyidir..

kriter aldığı tek şey beş duyumuza yansıyan ve bilimin deklare ettiği datalardır

ve bunlara da bilgi der,

buna ulaşmış insana da bilen der..

bunun haricindeki herşeye öğreti der

ve öğretiye ulaşıp, kabul etmiş insana da inanan/inançlı/gnostik der..


Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
6 GÜNDE MI? 2 GÜNDE Mİ? Russell İslam 14 28-01-2018 17:49
Agnostik Deist/Panteist Arkadaslara Bir Soru Davudi İslam 22 05-08-2009 21:36
Gunde 1000 ytl harcamak evrensel-insan Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim 2 18-03-2009 17:29

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:27 .