
19-07-2011, 15:55
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 21 Aug 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 210
|
|
Bir Deistin Gözünde Tanrı
Bir deist, cinsiyetçilik yapıp kadınları aşağılayan tanrıya inanmaz.
Bir deist, kendi gibi düşünmeyen insanlara hakaret eden tanrıya inanmaz.
Bir deist, insanların ilişkileriyle kafayı bozmuş bir tanrıya inanmaz.
Bir deist, insanları kendine çekmek için tahrik edici ayetlere (nebe 33) gereksinim duyan tanrıya inanmaz.
Bir deist, kol bacak kesin gibi emirler veren tanrıya inanmaz.
Bir deist, mantıkla çelişen kitaplar yollayan bir tanrıya inanmaz.
Bir deist, kendi ego tatminleri için insanları kullanan tanrıya inanmaz.
Deistler her şeyi yaratan mutlak bir tanrı kavramına inanır. Bu, bakteri gibi tek hücreli basit bir canlının, ta insana kadar dönüşmesinde etkin rol oynayan tanrıdır. Deistler, tesadüf gibi basit bir şeyle ilişkilendirilemeyecek büyük olayların arkasında ki tanrıya inanır.
|

19-07-2011, 16:14
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Jul 2009
Bulunduğu yer: şemsipajapaşası
Mesajlar: 1.217
|
|
sayın Deistic Though;
özetlersek, deistler Kur-an'da anlatılan Tanrı kavramına inanmaz demişsiniz.
bir dönem ben de deisttim.
müslümanlığı terketmiştim ama "yaratıcı tanrı" kavramını terkedememiştim.
Not: şu anda panteistim (pan-enteist değil).
bir deistin vermesi gereken cevaplar şunlar olmalıdır:
1) Tanrının insana ihtiyacı var mıdır (egosunu tatmin etmek bile olabilir)?
2) insanın Tanrıya ihtiyacı var mıdır?
3) Evreni yaratan Tanrı ise, bu Tanrı evrenin içinde midir, dışında mıdır?
4) Akıl, mantık ve bilimle çözemediğimiz her olguyu tanrıya mı mal etmeliyiz yoksa ısrarla çözmeye mi çabalamalıyız?
teşekkürler...
|

19-07-2011, 16:25
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 21 Aug 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 210
|
|
YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı
sayın Deistic Though;
özetlersek, deistler Kur-an'da anlatılan Tanrı kavramına inanmaz demişsiniz.
bir dönem ben de deisttim.
müslümanlığı terketmiştim ama "yaratıcı tanrı" kavramını terkedememiştim.
Not: şu anda panteistim (pan-enteist değil).
bir deistin vermesi gereken cevaplar şunlar olmalıdır:
1) Tanrının insana ihtiyacı var mıdır (egosunu tatmin etmek bile olabilir)?
2) insanın Tanrıya ihtiyacı var mıdır?
3) Evreni yaratan Tanrı ise, bu Tanrı evrenin içinde midir, dışında mıdır?
4) Akıl, mantık ve bilimle çözemediğimiz her olguyu tanrıya mı mal etmeliyiz yoksa ısrarla çözmeye mi çabalamalıyız?
teşekkürler...
|
1- Yoktur. Egosunu tatmin etmek ihtiyacı teizmin hayal ürünü tanrılarında vardır.
2- Olabilir. İnsanına göre değişir. Psikolojik olarak konuşmak veya sığınmak istediği tanrıya ihtiyaç duyabilir. Soyutsal olarak.
3- Bunun cevabı yoktur.
4- Evrimin nasıl olduğu çözsek bile, dediğim gibi tek hücreli bir canlıdan insan gibi aklını kullanan bir zeki canlıya aşamalı olarak nasıl ilerlediğimizi anlasak bile, bunların nasıl olabildiği soru işareti kalmaktadır. Aynı şekilde dünya'nın konumunu bilsek bile, nasıl bu kadar mükemmel bir yerde güneşin etrafından tesadüfen yerleştiğini açıklamak zordur. Ay bile olmasa, dünya'nın hali vahimdir. Bu kadar detay ve ince ince düşünülmüş şeylere tesadüfen gibi basit bir kelimeyle açıklanmamaktadır.
Tanrı vardır ama insan onu algılayamaz, yada algılamaya çalışabilir.
|

19-07-2011, 16:38
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Apr 2011
Bulunduğu yer: İstanbul-İzmir hattı :)
Mesajlar: 1.474
|
|
Deistic Thought´isimli üyeden Alıntı
. Aynı şekilde dünya'nın konumunu bilsek bile, nasıl bu kadar mükemmel bir yerde güneşin etrafından tesadüfen yerleştiğini açıklamak zordur. Ay bile olmasa, dünya'nın hali vahimdir. Bu kadar detay ve ince ince düşünülmüş şeylere tesadüfen gibi basit bir kelimeyle açıklanmamaktadır.
|
Öncelikle deizme yatkın bir insanım..yani ateizm ile deizm arasında gidip geliyorum.
Yalnız yukarıdaki örneğiniz için bir şey demek istiyorum.kendimi ifade edebilir miyim bilmiyorum.
Mesela Dünya ve Ay ve Güneş'ten bahsetmişsiniz..Hassas dengelerden vs..
Güneş in başka boyutlarda olduğu, daha başka bir uydumuzun olduğu ya da olmadığı bir Dünya da yaşıyor olabilirdik, belki başka bir galakside...
yani sayısız yıldız / gezegen var..sayısız galaksi kümeleri içinde..bunlardan herhangi birinde hayatın oluşması için zaten bir denge şart..yani ortam hazır olacak ki, hayatta oluşsun..böyle bir durumda, nerede hayat oluşmuş olursa , oradaki canlılar(düşünebilen canlılar), bu tesadüf olamaz diyecektir..
Şu sınırsız evrende, sayısız galaksi kümeleri içindeki sayısız yıldız gezegen vs..içinde bir tanesinde böyle bir hayatın oluşması istatistiğe ters midir?
|

19-07-2011, 16:42
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Jul 2009
Bulunduğu yer: şemsipajapaşası
Mesajlar: 1.217
|
|
Deistic Thought´isimli üyeden Alıntı
1- Yoktur. Egosunu tatmin etmek ihtiyacı teizmin hayal ürünü tanrılarında vardır.
2- Olabilir. İnsanına göre değişir. Psikolojik olarak konuşmak veya sığınmak istediği tanrıya ihtiyaç duyabilir. Soyutsal olarak.
3- Bunun cevabı yoktur.
4- Evrimin nasıl olduğu çözsek bile, dediğim gibi tek hücreli bir canlıdan insan gibi aklını kullanan bir zeki canlıya aşamalı olarak nasıl ilerlediğimizi anlasak bile, bunların nasıl olabildiği soru işareti kalmaktadır. Aynı şekilde dünya'nın konumunu bilsek bile, nasıl bu kadar mükemmel bir yerde güneşin etrafından tesadüfen yerleştiğini açıklamak zordur. Ay bile olmasa, dünya'nın hali vahimdir. Bu kadar detay ve ince ince düşünülmüş şeylere tesadüfen gibi basit bir kelimeyle açıklanmamaktadır.
Tanrı vardır ama insan onu algılayamaz, yada algılamaya çalışabilir.
|
sevgili dostum,
son derece dürüstçe cevaplar verdiğin için teşekkür ederim.
okuyucular için kendi görüşlerimi eklemek istiyorum.
2) bazı insanların Tanrı'ya olan ihtiyacı, Tanrı kavramını yaşatmıştır. Teistler (bir dine inananlar) için de, deistler (bir dine inanmayıp sadece tanrıya inananlar) için de bu ihtiyaç Tanrı kavramını beslemiştir.
Tanrıya ihtiyaç olmadan da zorlukların üstesinden gelinebiliyor. Hatta bu, insanı daha güçlü yapıyor.
3) Bu sorunun cevabının olmaması, deizmi zayıflatmakta, agnostizmin (Tanrı vardır veya Yoktur, bu bilinemez) kapısını aralamaktadır.
Deistlikten sonra, bir dönem agnostik olmama sebep olan da bu 3. sorudur.
Fakat, yanıtsız bir soruyla yaşamak beni uzun süre rahatsız etmiştir.
Şu anda kabullenmiş olduğum felsefe (panteizm) beni tatmin etmektedir.
panteizm'den kısaca bahsedecek olursam,
1) Tanrı ve Evren kavramları, farklı kavramlar değildirler. Evren=Tanrıdır.
2) Evren cansız bir varlık değildir. Fizik kuralları çerçevesinde, mikrokosmosta da, makrokosmosta da bir organizma gibi davranır.
3) Evrenin, fizik kuralları dışında metafizik kuralları da vardır.
Bir dindarın duasının kabul olması, bir kahve falının çıkması, telepati, uzağı görme vs bu kuralların içindedir. Bilimin henüz açıklayamadığı, ama açıklamak için uğraştığı bu kurallar da evrenin özelliklerinden biridir.
Not: parantez içindeki açıklamaları, bu konulara yeni olan misafir üyeler için yapıyorum.
saygılar...
Konu YasasinBilim tarafından (19-07-2011 Saat 16:47 ) değiştirilmiştir.
|

19-07-2011, 17:10
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.575
|
|
YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı
sevgili dostum,
son derece dürüstçe cevaplar verdiğin için teşekkür ederim.
okuyucular için kendi görüşlerimi eklemek istiyorum.
2) bazı insanların Tanrı'ya olan ihtiyacı, Tanrı kavramını yaşatmıştır. Teistler (bir dine inananlar) için de, deistler (bir dine inanmayıp sadece tanrıya inananlar) için de bu ihtiyaç Tanrı kavramını beslemiştir.
Tanrıya ihtiyaç olmadan da zorlukların üstesinden gelinebiliyor. Hatta bu, insanı daha güçlü yapıyor.
3) Bu sorunun cevabının olmaması, deizmi zayıflatmakta, agnostizmin (Tanrı vardır veya Yoktur, bu bilinemez) kapısını aralamaktadır.
Deistlikten sonra, bir dönem agnostik olmama sebep olan da bu 3. sorudur.
Fakat, yanıtsız bir soruyla yaşamak beni uzun süre rahatsız etmiştir.
Şu anda kabullenmiş olduğum felsefe (panteizm) beni tatmin etmektedir.
panteizm'den kısaca bahsedecek olursam,
1) Tanrı ve Evren kavramları, farklı kavramlar değildirler. Evren=Tanrıdır.
2) Evren cansız bir varlık değildir. Fizik kuralları çerçevesinde, mikrokosmosta da, makrokosmosta da bir organizma gibi davranır.
3) Evrenin, fizik kuralları dışında metafizik kuralları da vardır.
Bir dindarın duasının kabul olması, bir kahve falının çıkması, telepati, uzağı görme vs bu kuralların içindedir. Bilimin henüz açıklayamadığı, ama açıklamak için uğraştığı bu kurallar da evrenin özelliklerinden biridir.
Not: parantez içindeki açıklamaları, bu konulara yeni olan misafir üyeler için yapıyorum.
saygılar...
|
aynı iddiam panteizmin tanrısı içinde geçerli.
tanrı ve evren kavramları tamamen farklı kavramlardır.
evren, gözlemlenebilen, varlığını ortaya koyan bir bütünlüğün özel adıdır.
tanrı ise nedir, bilemiyorum.
bu kavram yaratıcısı olan insan teki tarafından içeriklendiriliyor.
en ilginç ksım ise,
evrenin fizik kuralları kadar metafizik kuralları da vardır cümlesi.
özellikle bu cümle tartışmaya açılmalı.
metafizik.
sizler bu kavramın neyi işaret ettiğini zannediyorsunuz.
|

19-07-2011, 17:36
|
 |
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2008
Mesajlar: 567
|
|
|
Deistler, tesadüf gibi basit bir şeyle ilişkilendirilemeyecek büyük olayların arkasında ki tanrıya inanır.
|
Müsli leri bitirdik şükürallah, sıra deistlere geldi sanırım. Ne tesadüfü? Allam yaa..
insanlar yağmurdan kaçar
ama su dolu küvetlerde
otururlar. C.Bukowski
|

19-07-2011, 17:52
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Jul 2009
Bulunduğu yer: şemsipajapaşası
Mesajlar: 1.217
|
|
Khaos´isimli üyeden Alıntı
aynı iddiam panteizmin tanrısı içinde geçerli.
tanrı ve evren kavramları tamamen farklı kavramlardır.
evren, gözlemlenebilen, varlığını ortaya koyan bir bütünlüğün özel adıdır.
tanrı ise nedir, bilemiyorum.
bu kavram yaratıcısı olan insan teki tarafından içeriklendiriliyor.
en ilginç ksım ise,
evrenin fizik kuralları kadar metafizik kuralları da vardır cümlesi.
özellikle bu cümle tartışmaya açılmalı.
metafizik.
sizler bu kavramın neyi işaret ettiğini zannediyorsunuz.
|
sevgili Khaos;
ne zaman işin ucu metafiziğe dayansa dikenlerini çıkarıyorsun 
metafizik deneyimleri olan milyonlarca insan var.
bunların %99'u palavra bile olsa %1'lik kısmı gerçektir.
metafizik olaylar karşısında bir açıklama getiremeyen bir bilim camiası var.
Telepati deneyleri var, CIA'nin medyumlarla çalıştığı ve pek çok olayın çözümünde sonuç aldığına dair belgeler var.
Bilim camiası metafizik olgusunu reddetmiyor, aksine bunları araştırıp fizik bilimine dahil etmeye çalışıyor. Açıklanamayan fiziksel olaylar metafizik olarak kalmaya devam edecektir.
2004'te Endonezya'daki Tsunami felaketinde 250 binin üzerinde insan ölmüştür.
Ölen hayvan sayısı ise 100'ü geçmemiştir ve çoğu kaçamayan hayvanlar olmuştur. Çünkü tsunamiden hemen önce hayvanlar (filler, kuşlar, köpekler vs.) yüksek bölgelere kaçmışlardır. Bilim camiası bunu açıklamak için hala uğraşıyor ve henüz sonuç elde edemedi.
Herkes bir yana, bizzat şahit olduğum metafizik olaylar var, ve kimseyi bu deneyimlerimin gerçek olduğu konusunda iknâ etmeye de çalışmam.
Not:
Çevremdeki dindarlarla din konusunda tartışmalar yaparken (islamın bir palavra olduğunu onlara anlatırken) en çok karşılaştığım sorular metafizik deneyimler hakkında olmuştur. Sırf yaşadığı deneyimleri bir tanrı'nın varlığına yoran, hatta bunu Kur-an'la ilişkilendiren çok sayıda dindar var. Bu olayların metafizik olduğunu, ilkel Afrika, Zelenda kabilelerinde bile gerçekleştiğini söylediğimde ancak ikna oluyorlar.
saygılar...
Konu YasasinBilim tarafından (19-07-2011 Saat 18:00 ) değiştirilmiştir.
|

24-12-2013, 15:58
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jul 2013
Mesajlar: 163
|
|
YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı
bir deistin vermesi gereken cevaplar şunlar olmalıdır:
1) Tanrının insana ihtiyacı var mıdır (egosunu tatmin etmek bile olabilir)?
2) insanın Tanrıya ihtiyacı var mıdır?
3) Evreni yaratan Tanrı ise, bu Tanrı evrenin içinde midir, dışında mıdır?
4) Akıl, mantık ve bilimle çözemediğimiz her olguyu tanrıya mı mal etmeliyiz yoksa ısrarla çözmeye mi çabalamalıyız?
teşekkürler...
|
Cevaplar her deiste göre farklılık gösterebilir bununla beraber kendi aklımdaki cevapları vereyim. Tanrının varlığı durumunda;
1. Var. Belki insana değil fakat insanın var olmasına ihtiyacı var, ve tüm canlıların, herşeyin. Bu soru ışığın yol almak için vakuma ihtiyacı var mı demeye benziyor biraz da. Eğer siz bir bilinçseniz bir yerlerde yansımadan süisidal bir hal almaz mıydınız? Ya da kendinizi limitsiz potansiyelinizle mutlak yanlız ve izole olan bir bilinç yerine koyun, ne yapardınız? "Ego tatmini" dediğiniz zaman "şeytani" gelebiliyor kulağa, fakat egonuzun gerçekliğini farkına varmadan rasyonel eylemlerde de bulunamazsınız. Egonuzu farkına varmadan iyiliğin ya da güzelliğin ne olduğunu idrak edemezsiniz. Çünkü her canlı birer egodur zaten sözcük manası da "one's self". Bu tatmin ille materyal sahibi olma şeklinde düşünülmemeli.
2. Tabi ki var, düşünen bir insan tanrı olmadan fundamental düzeyde doyuma ulaşamaz. Sosyal yapılar ise geçici olup serbest bakış açısınca ilüzyon olarak adlandırılabilir, dolayısıyla öznelliği toplumsal statü ile tatmin yolunu seçmek mantıksal bir yaklaşım değil, daha anlamlı ve stabil birşeyler olmalı. Çekilen acıların ve haksızlıkların ise boşuna olmadığını ümit etmekte bir problem görmüyorum.
3. Cevap veremeyecegimiz bir soru, fakat Tanrı'nın fiziksel bir obje olduğundan söz edilebileceğini sanmıyorum.
4. Akıl, mantık ve bilimle çözülemeyecek bir olgu yok açıkçası. Sadece gelişen/evrilen zihinsel süreçte bir noktadayız. 10000 yıl sonraki uygarlıklar bugünlerde asla bilemeyeceğimiz, tahmin dahi edemeyeceğimiz kavramları bilip idrak edebilecekler. Fakat asıl soru her zaman var olacak; "neden?".
Deizm'i dinlerden ayıran rasyonelizm, samimiyetizm gibi etmenleri de denkleme katabilirsiniz
agnostik-deist
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:12 .
|