
28-05-2010, 00:12
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Oct 2009
Mesajlar: 434
|
|
Tanrı’nın Bir Başlangıcı Var Mı?
EVİNİN önünde dimdik duran şüpheci bir Fransız, Yehova'nın Şahitlerinden birinin gözlerinin içine baka baka şöyle dedi:
"Bana Tanrı'nın nereden geldiğini söyleyebilirseniz, sizi dinleyeceğim." Şahit hiç rahatsız olmadan şöyle cevap verdi:
"Gayet mantıklı düşünen bazı kişiler, 18.*yüzyılda yaşayan Fransız filozof Voltaire'nin şu sözlerine katılıyorlar:
‘Tanrı var olmasaydı, O'nu icat etmek zorunlu olurdu.' Zeki bir kimse olan Voltaire'in neden böyle bir şeyi söylediğini hiç düşündünüz mü?"
Ev sahibi, bunu düşünmediğini, kabul edip, Şahidi içeri buyur etti. Şahit muhakeme tarzını şu ana hatlarda geliştirdi.
MANTIKLI DÜŞÜNELİM
Voltaire gibi birçok kişi de, hayatın ve evrenin bir müsebbibi olması gerektiği görüşündedir. Var olan şeyleri meydana getirebilmek için bu müsebbibin, enerji sahibi düzenleme yeteneği, sanatsal zevk, sevgi ve hikmet gibi belirli kudretli niteliklere sahip olması gereklidir. Neden?
Çünkü evrende ve özellikle gezegenimiz olan Yer'de gözlenebilenler bu nitelikleri yansıtır. Oysa böyle niteliklere, sadece kişiler sahiptir. Böylece bir Üstün Varlık, yani Tanrı kavramı doğmaktadır.
"Peki" dedi şüpheci Fransız, "ama Tanrı nereden geldi?"
MUTLAK BİR BAŞLANGIÇ YOK
Karşımızdaki maddi evren ve yeryüzündeki çeşitli yaşam şekillerinin varlığı bir gerçektir. O halde bunların kaynağı nedir? Bazı bilginler, bu yaşam biçimlerinin bir rastlantı sonucu meydana geldiğini söylemektedirler. Bilginler, çeşitli kuramlarında, nasıl adlandırırlarsa adlandırsınlar, daima bir şeyin varlığını önceden kabul ediyorlar. Gayet yerinde olarak da, maddenin, enerjinin bir şekli olduğunu söylerler. Buna dayanarak da, maddi evrenin rastlantı sonucu meydana gelmiş olabildiğini öne sürerler. Ancak ilk uygun ortamın nasıl oluştuğunu açıklamazlar. Böylece kökenini açıklayamayacakları bir şey daima önceden var olmaktadır.
Buna göre, Tanrıtanımazlar bir şeyin varlığını önceden varsayarlar, oysa Tanrı'ya inananlar, bir kişinin varlığını önceden varsayarlar. Yehova'nın Şahitleri de yeryüzünde ve tüm evrende gözlenebilen bütün doğa yasaları, matematiksel kesinlik, düzen ve hikmet karşısında, İlk Müsebbibin bir şeyden ziyade, bir Kişi, kör bir güçten çok, Zekâ Sahibi bir Yaratıcı olduğu sonucuna varmayı daha mantıklı buluyorlar. Tanrıtanımazlığın ‘Başlangıçta bir şey' kavramı yerine, Mukaddes Kitabın, "Başlangıçta Allah" sözlerini tercih ediyorlar.—Tekvin 1:1.
Şüpheci Fransız:
"Sonunda Mukaddes Kitaptan iktibas edeceğinizi biliyordum" dedi.
Gerçek şu ki, Yehova'nın Şahitleri, Mukaddes Kitabın temel olgularla ilgili görüşünü, mantıklı ve gözlenebilenlerle uyum içinde buluyorlar. Bunlardan bazılarını inceleyelim.
YOKTAN BİR ŞEY VAROLMAZ
Hiçbir bilgin bir şeyi yoktan var edemedi. İnsan sadece var olan maddeleri başka şekle sokabilir veya bunlarla başka bir şey yapabilir. Benzer şekilde sağgörülü hiçbir kimse de yapılmış bir nesnenin rastlantı sonucu meydana geldiğini söylemeyecektir. Mukaddes Kitap, şu açıkça belli olan gerçeği belirtir:
"Her ev bir adam tarafından yapılır." Devamen şu mantıklı sonuca varır: "Fakat her şeyi yapan Allahtır." (İbraniler 3:4)
Bir evin bir mimarı ve yapıcısı olduğunu kabul edip de karmaşık bir atom, molekül veya hücrenin yokluktan oluştuğunu iddia etmek, Mukaddes Kitabın görüş açısından da akla uygun değildir. Mukaddes Kitap mantıklı olarak şunu sorar: "Yapı kendisini yapan için:
Beni o yapmadı desin [mi]?"—İşaya 29:16.
HAYAT HAYATTAN GELİR
Her ne kadar bazı kişler hayatın cansız maddeden kendi kendine oluştuğuna inanmaya devam ediyorlarsa da, henüz kimyasal maddeleri yaşayan hücrelere çeviren bir fabrika görmüyoruz. Hayat kendi kendine oluşmuşsa, insan, neden bu süreci tekrarlayıp geliştiremesin? Bunun basit nedeni, gerçeklerin, bilinen tüm canlı şeylerin önceden yaşayan canlılardan geldiğini göstermesidir. Mukaddes Kitap, İlk Müsebbibin yaşayan bir Varlık olması gerektiğini kabul ederek şöyle der:
"Ezelden ebede kadar, sen Allahsın." "Hayatın kaynağı sendedir."—Mezmur 90:2; 36:9.
MADDE ENERJİNİN BİR ŞEKLİDİR
Mukaddes Kitap kanıtlanmış şu gerçekle tamamen uyum içindedir: Madde, enerjinin bir şeklidir. İnsan, atom bombalarında ve nükleer santrallarda maddeden enerjiyi çıkarmayı öğrendi. Mukaddes Kitap, maddi evrende saklı bulunan enerjinin kaynağının Tanrı olduğunu gösterir. Şöyle okuyoruz:
"Gözlerinizi yukarı kaldırın, ve [güneş sistemine ait gök cisimlerini, yıldızları ve galaksileri] görün, bunları kim yarattı; o ki, bunların ordusunu sayı ile çıkarır; .... dinamik enerjisinin bolluğundan ötürü, ve kuvvetinin zoru ile onlardan hiç biri eksilmez." (İşaya 40:26) "Yeri kuvvetile yarattı."—Yeremya 10:12.
EVREN AMAÇ GÖSTERİYOR
İnsan, tecrübesine dayanarak, var olan bir düzenin, hiçbir zaman karışıklığın sonucu olmadığını söylemelidir. Öyle ise, yeryüzündeki bitki, hayvan ve insan hayatı için gerekli mevsim ve devirlerde görülen düzenin bir rastlantı sonucu meydana geldiğine inanmak mantıklı mıdır? Bunlar daha çok bir tasarı ve amacın delili değil midir?
Mukaddes Kitap şöyle der:
"Gökleri yaratan Yehova, dünyaya şekil veren, ve onu yaratan, onu pekiştiren, ve onu boşuna yaratmıyan, üzerinde oturulsun diye ona şekil veren Allah şöyle diyor: Yehova benim."—İşaya 45:18.
YERYÜZÜYLE İLGİLİ GÖRKEMLİ BİR AMAÇ
Şüpheci Fransız şöyle dedi: "Yaratılmış olsun ya da olmasın, yeryüzü yakında oturulamayacak hale gelecek."
O, korkularında görünüşte haklıydı. Böylece bugün, Kendi Sözü vasıtasıyla yeryüzünde küresel bir cennette ebediyen yaşama ümidini sunan Hayat Vericisini akla uygun olarak tanımakla, karamsar bir ümitsizlik arasında bir seçim yapmalıdır. (Matta 6:10; Mezmur 37:9, 11,*29)
Böyle bir ümit muhakkak incelenmeye değer.
sAYGILARIMLA
"İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın."
Jesus Christ
Matta 7:12
www.jw.org
|

28-05-2010, 00:27
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger Hur-kus;
Tanri'nin baslangici, insanoglunun onu kavram olarak ortaya koydugu zamandir. O gunden bugune de, tek fark; bu kavrama yine insanoglunun verdigi cesitli icerikler ve bu icerikler temelinde kurdugu bag ve iliskiler ve de bu iceriklere ve iliskilere, kendisini insanoglu olarak teslim etmesi/almasidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

28-05-2010, 00:30
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Jul 2008
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 912
|
|
Sayin hür kus,siz yehova sahitleri tanri olarak yehovadan baskasini kabul etmediyiniz alde türkcede allah ismini cok SIK kullanmaya basladiniz bunuda türklerin icinde taraftar bulmak icin bilincli yaptiginizi düsünüyorum allah kurana ve araplara has bir tanridir bunu artik kafaniza sokun ,allahi kabul ediyorsaniz kuranida etmeniz gerekiyor kurani kabul ederseniz zaten müslüman olmus olursunuzki artik yehova sahidi deyilsinizdir ,kurani kabul etdiyinizde incilin bazi bölümlerini inkar etmis olursunuz,,hani isadan sonra kuzu postunda gelecek kurtlar ayeti,,,simdi sunu artik acikliga kavusturalim,,evreni sizin yehovami?allahmi?yahudilerin tanrisimi?hindlilerin tanrisimi?yoksa diyer tanrilarmi?hangi tanri evreni yaratdi?...saygilar
Bir dinin tabii olmasi icin akla,fenne,bilime ve mantiga uygun olmasi lazimdir.
M.K.ATATÜRK
Yalan ne kadar büyükse inanani o kadar cok olur.
adolf hitler
Söylesem tesiri yok,sussam gönül razi deyil.Fuzuli
|

28-05-2010, 00:40
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 21 Dec 2009
Bulunduğu yer: Micronesia
Mesajlar: 1.406
|
|
YHWH de yehovada,Allahda RAHMANdır.
Bunu bilende BRAHMANdır.Şahittir...Haniftir...Kısacası MONOTEİSTtir.
Saygılarımla...
UlUl
|

28-05-2010, 02:52
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2009
Bulunduğu yer: unknown....
Mesajlar: 58
|
|
şu soruyu sormak lazim evren öncesineki tanrinin; hikayesi diyelim....
Tanrı büyük bir bilim adamıdır....???
|

28-05-2010, 06:45
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Oct 2009
Mesajlar: 434
|
|
breymin´isimli üyeden Alıntı
Sayin hür kus,siz yehova sahitleri tanri olarak yehovadan baskasini kabul etmediyiniz alde türkcede allah ismini cok SIK kullanmaya basladiniz bunuda türklerin icinde taraftar bulmak icin bilincli yaptiginizi düsünüyorum allah kurana ve araplara has bir tanridir bunu artik kafaniza sokun ,allahi kabul ediyorsaniz kuranida etmeniz gerekiyor kurani kabul ederseniz zaten müslüman olmus olursunuzki artik yehova sahidi deyilsinizdir ,kurani kabul etdiyinizde incilin bazi bölümlerini inkar etmis olursunuz,,hani isadan sonra kuzu postunda gelecek kurtlar ayeti,,,simdi sunu artik acikliga kavusturalim,,evreni sizin yehovami?allahmi?yahudilerin tanrisimi?hindlilerin tanrisimi?yoksa diyer tanrilarmi?hangi tanri evreni yaratdi?...saygilar
|
Sayın breymin,
Yaratıcı’nın pek çok mükemmel niteliği vardır.
Kendisi hikmet ve kudret açısından kusursuzdur.
Ayrıca, “çok acıyan ve lûtfeden, geç öfkelenen ve inayeti ve hakikati çok olan, binlere inayetini saklıyan, haksızlığı ve günahı ve suçu bağışlıyan, ve suçluyu aslâ suçsuz çıkarmıyan” biridir. (Çıkış 34:6,*7; ayrıca Tesniye 32:4; Mezmur 103:8,*9’a da bakın.)
Sevgi ve adalet de O’nun göze çarpar nitelikleri arasındadır (Mezmur 33:5; Yuhanna 4:8).
O’nu insanı yaratmaya ve çocuklarıyla birlikte sonsuza dek yaşama fırsatıyla Cennete yerleştirmeye yönelten nitelik sevgiydi.
Tanrı’nın adaleti ve doğruluk ilkelerine sadakati, ilk ana babamızı itaatsizlik nedeniyle cezalandırmasını gerektirdi. Bu nedenle Kendisi onları Cennetten kovdu. Onlar o güzel bahçenin dışında yaşlanıp öleceklerdi.
Ancak, Tanrı Âdem’in soyuyla ilgili sevgi dolu amacını, Kendi yüce ve adil standartlarını bozmadan nasıl gerçekleştirebilecekti?
Tanrı’nın özel ismi bu sorunun anahtarıdır. Bu isim nedir?
Kutsal Yazılarda, Tanrı’dan söz edilirken Allah sözcüğünün yanı sıra birçok unvan kullanılır. Bunlardan bazıları, Rab, kudretli Allah, Yaratan, Günleri Eski Olan, hakikat Allahı, yaşayan Tanrı, ebetlerce var olan Tanrı, Yüce Olan, Kuddûs (Kutsal Olan) ve Efendi gibi ifadelerdir (Mezmur 97:5; İşaya 10:21; Vaiz 12:2; Daniel 7:9; Mezmur 31:5; Daniel 6:26; Mezmur 18:13; İşaya 5:24; Efesoslular 6:9).
Bu ifadelerin her biri Tanrı’yı farklı bir yönden tanıtır.
Fakat Tanrı Kendisi için özel bir isim benimsemiştir; bu, O’nun tüm niteliklerini kapsayan eşsiz bir isimdir.
O’nun kişisel isminin ne olduğunu, kendi başımıza hiçbir zaman bilemezdik. Bu nedenle Kendisi bu ismi, peygamberleri aracılığıyla açıklamıştır.
Örneğin Tevrat’ta şöyle okuyoruz
:
“Yine Allah Musaya dedi: İsrail oğullarına böyle diyeceksin:
Atalarınızın Allahı, İbrahimin Allahı, İshakın Allahı, Yakubun Allahı Yehova beni size gönderdi; ebediyen ismim bu, ve devirden devre anılmam budur” (Çıkış 3:15).
Böylece Tanrı, Kendi İlahi varlığını tam anlamıyla ifade eden ayırt edici ismini bilmemiz açısından bize rehberlik etmiştir.
Yehova ismi “O Olmasına Neden olur, ya da O oldurur” anlamına gelir.
Bu isim,
Kendisinin vaatlerini gerçekleştiren, amaçlarını her zaman yerine getiren Kişi olduğunu belirtir. Tanrı’nın Kendisine seçtiği ve bize açıkladığı bu isim, O’nun her zaman amaçlarını gerçekleştireceğinin ve vaatlerini yerine getireceğinin garantisidir.
Tanrı’nın, insanın Cennette sonsuza dek yaşamasıyla ilgili asıl amacı başarısızlığa uğramayacak.
Bu nedenle, Kendisi Âdem’in itaatsizliğinden hemen sonra rehberlik sağlamıştır. Bu rehberlik, Kutsal Yazılarda, insanlığı günahın sonuçlarından kurtaracak bir “zürriyet”in geleceğini bildiren peygamberlikle başlamıştır.
Bu “zürriyet,” asıl yılan Şeytan’ın başını ezecekti (Tekvin 3:15).
Peki ama vaat edilen bu “zürriyet” kim ve Tanrı’nın amacını nasıl gerçekleştirecek?
Ayrıca biz Tanrı’nın rehberliğini nasıl elde edebiliriz?
Bu soruların cevaplarını bulmak için, Tanrı’nın insanlıkla ilişkisi üzerinde düşünmemiz gerek.
Böylece Tanrı’nın, ilk peygamberlerine verdiği vahiyler ve ilham yoluyla yazdırdığı kitaplar aracılığıyla nasıl giderek gelişen bir rehberlik sağladığını görebiliriz.
Saygılarımla
"İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın."
Jesus Christ
Matta 7:12
www.jw.org
Konu hur-kus tarafından (28-05-2010 Saat 06:50 ) değiştirilmiştir.
|

28-05-2010, 10:51
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Jul 2008
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 912
|
|
Sayin hür-kus incildeki isayla kuran ve hadislerdeki muhammed birbirlerine 180 derece zit öyleki kuguladiklari tanrilaridabirbirlerine 180 derece zit tabiki tanrilarin bir baslangici var,baslangicda insan beyni 360 cm2 dü bügünkü insan beyni 1600 cm2 tanri modelleri insan beynine paralel gelisiyor,baslangicdaki tanrilarla bugünkü tanrilar ayni deyil yarinkiler daha gelismis olucak,,son insan öldüyünde tanrida ölücek,,,yeryüzünde hersey kapitalin etrafinda döner,,tanrilar bile,,,dinler masaldan baska birsey okumaz,,özellikle sizin din,,,tanriniz kainat yaratiyor cok merhametli ama yeryüzündeki bu kadar kötülüyüde zevk ala ala seyrediyor isin garip tarafi hicbir dönem killari bile oynamadi,,burda herseye en mantikli cevabi dilaver ,anarchist yaziyor ,,,saygilar
Bir dinin tabii olmasi icin akla,fenne,bilime ve mantiga uygun olmasi lazimdir.
M.K.ATATÜRK
Yalan ne kadar büyükse inanani o kadar cok olur.
adolf hitler
Söylesem tesiri yok,sussam gönül razi deyil.Fuzuli
|

28-05-2010, 12:09
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.575
|
|
sayın hurkus
evren çok mükemmel olduğuna göre mutlaka bir akıl tarafından tasarlanmış olmalı diyorsunuz.
peki tanrıyı tasarlayan akıl nasıl olmalı.
tanrı evrenden daha mükemmel değil mi.
hiç bir molekül ya da hücre yokluktan oluşmaz.
varolan bir şeyin başka bir şeye dönüşümünden oluşur.
yokluktan oluştuğunu söyleyen sizsiniz.
evrenin yoktan yaratıldığını da söyleyen sizsiniz.
ancak tanrının nasıl varolduğunu da söyleyemeyen yine sizsiniz.
eğer ben maddenin nasıl varolduğunu açıklayamadığımda siz o halde bunu tanrı yarattı diyecekseniz;
siz de tanrının nasıl varolduğunu açıklayamadığınıza göre bende size e o halde onu da tanrıların tanrısı yarattı diyeceğim.
bu böyle sürüp gider.
sebebi ise insan aklının doğru düşünmeyi becerememesidir.
hiç bir varolanın varoluşu mantıksal olarak ortaya konmaz.
somut olarak ortaya konur.
madde kendini ortaya koymaktadır.
o halde vardır.
tanrı ise kendini ortaya koymaktan acizdir.
o halde yoktur.
evren amaç gösteriyor diyorsunuz.
bu tamamen yanılsama.
hani nerde o amaç
siz psikolojik eğilimlerinizi evrene giydiriyorsunuz.
evrenin sizi sonsuza kadar cennette yaşatmak gibi bir amacı olduğuna dair bir delil varmı.
hayır yok.
ama sizin böyle bir arzunuz var.hepsi bu.
yapay gen yapıldı.
yapay olarak hücrenin oluşturulmasına ise çok az kaldı.
siz ise hala ruh cin melek şeytan peri allah cennet cehennem masalları anlatıyorsunuz.
masallarınıza dünden bu güne bir tek delil bulamıyorsunuz.
hep aynı ve eski masallar.
ve herzamanki gibi insan aklının sınırlı ve aciz kaldığı konulara sırtını dayamaya çalışan argümanlar.
siz yerinizde sayarken ve somut olarak hiç bir şeyi ortaya koyamazken bilim adım adım ilerliyor.
sonunuz geldi.
|

28-05-2010, 13:02
|
 |
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 17 Mar 2010
Mesajlar: 121
|
|
İşte nokta budur.
Her şeyin bir yaratıcı olması gerekiyorsa, tanrının da bir yaratıcısı gerekmektedir.
|

28-05-2010, 18:37
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 May 2010
Bulunduğu yer: Sakartvelo
Mesajlar: 76
|
|
UlulElbab´isimli üyeden Alıntı
YHWH de yehovada,Allahda RAHMANdır.
Bunu bilende BRAHMANdır.Şahittir...Haniftir...Kısacası MONOTEİSTtir.
Saygılarımla...
UlUl
|
Nasıl Brahman?????
Müslüman oldum.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:22 .
|