Re: Ulus-Devlet Kacinilmaz Miydi?
Cumhuriyet 08.04.2008
ORHAN BURSALI
Tarih, Ulus Bilinci-2
AKP döneminde bir ilk daha gerçekleşti: Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), "Ulusalcılık akımını, aşırı sağ faaliyetler" kapsamına aldı. (29 Mart 08 tarihli gazeteler!) Kurumun, Türk ulusunun EGM'si olduğunu düşünecek olursak, komik veya paradoksal bir durum! EGM, Ergenekoncular için başka bir "niteleme" bulsun! Ulus, ulusal, ulusalcılık, son tahlilde, bir ülkenin varlık sorunu! EGM eğer bu varlık üzerinde bir suç icat ediyorsa, altından kalkamayacağı bir yükün altına girebilir.
Ulusalcılık , yani Türkiye'nin çıkarlarını savunmak, epeydir tu-kaka!.. Özellikle de bu, AKP iktidarıyla ve bir kısım aydınla ittifakla tepe noktası çıktı. Ve sonuçta EGM'nin "suç dosyasına" girdi!
Liberal-eski solcu bir kısım aydının "ulus", "ulusal yarar" deyince tüylerinin diken diken olduğunu, ulus yararını savunmayı faşizmle eşdeğer gördüklerini biliyoruz.
AKP'nin de "ulusçu" yerine ümmetçi olduğunu, bu niteliklerine uygun olarak din unsurunu da iktidar siyasetinin mihrakına oturttuğunu biliyoruz.
AKP, ulusalcılığa küfretmeyi, önemli parasal katkılarla desteklediği "müttefiklerine" bırakmıştı! Dinci AKP'li yazarlar da, ulusalcılığın küresel çağda sona erdiğini ve gericilik olduğunu savlayan postmodern yıkıcılar safına katıldılar! Bu da ruhlarına uygundur!
AKP, birleştirici tek veya ana unsur olarak dini görüyor. Bu rotayı, taa 1995'te intihalci ideolog ve milletvekili Ömer Dinçer çizmişti! Küreselliğin "İslam kültürüne" uygun iktidar ve ülke yapısını müjdelediğini açıklamıştı. AKP bu rota üzerinde seyrediyor ve bu türbanlılar cemaati "toplum mühendisliğini" gerçekleştiriyor!
Ümmet, ulus öncesi din toplumlarının niteliğidir.
****
Wikipedia'da ulusun tanımına baktım: Ulus veya millet, geçmişte bir arada yaşamış, şimdi bir arada yaşama inancında, istek ve kararında olan; aynı vatan ve o vatanın maddi ve manevi değerlerine sahip çıkan; aralarında din, dil, kültür, tarih ve duygu birliği olan insanların oluşturduğu toplum."
Bu tanıma göre, güncel olarak ülkemizde, ulusu oluşturan unsurlar arasında ciddi ayrılıklar var:
1 ) Dinin, ulusun ana unsuru yapılmak istenmesi;
2 ) Vatanın maddi ve manevi değerlerine sahip çıkmanın küçümsenip aşağılanması, dahası EGM'de suç dosyasına girmesi;
3) Küreselleşme ve küreselleşmenin çıkarlarının ulusun çıkarlarına üstün kılınması (işbirliği değil tabiyet!);
4) "Kültür-din-tarih ve duygu birliği" nde de çok ciddi sorun ve uçurum var: Farklı kültür, farklı din, farklı tarih ve farklı duygular söz konusu. Üzerlerindeki "ortaklık" lar zayıflıyor, yıkıma uğratılıyor, ( ulussuzlaş-tır-ma ). Örneğin, Atatürk dönemi, devrimleri üzerinde anlaşma bitmiştir! Oysaki Türkiye Cumhuriyeti'nin varoluş kayıtlarıdır bunlar; "Türkiye Cumhuriyeti keşke kurulmasaydı" siyaseti-ideolojisi ciddi olarak gündemdedir ve toplum şimdi bu görüşle yoğrulmak istenmekte!
Tezimiz şuydu : " Ülkemizin 'ulus olma' bilinci ve maddi temelleri zayıftır, uluslaşma tam olarak/yeteri düzeyde gerçekleşmemiştir. Fransa ve Türkiye'de 'son gazilere' yapılan devlet törenlerindeki farklılığın nedeni burada yatıyor!"
Türkiye'de "ulusalcılığa" karşı, yukarıda saydığımız yeni/ve yoğun duruş ve gelişmeler de, aslında, bu saptamayı doğrulamakta!
****
Kurtuluş Savaşı sonrası Kuruluş'u reddeden AKP iktidarının Osmanlılığı da içi kof bir özentidir!
AKP'nin Gül 'ü, uçak kapılarında Arap şeyhlerini karşılıyor. Krallarca otel odalarına çağrılıyor! Arapların " iki malı " var: İslami devlet ile paraları! AKP, Arapların bu "yörüngeleri" etrafında dönüyor!
AKP'nin "köprü kurduğu" Osmanlı ise bir "güneş" ti. Hiç Araplaşmadı! Bir Anadolu İslamı anlayışı yoğurdu! Bu açıdan bir "din devleti" bile değildi! Medreselerinde bile, Arap müderris oranının yüzde 1'in üzerine çıkmasına izin vermedi!
AKP iktidarı, anlayışıyla ve politikalarıyla ancak bir "sömürge" ideolojisine sahip olabilir!
Ulussuzlaş-tır-ma'nın, Ulus-Yıkımı'nın bu dönemde artması, rastlantı değildir! (Yazının üçüncüsü gelecek,)
''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
|