Sandalye, masa, bilgisayar ve ben!
-Bir sandalyenin üzerinde oturuyorum. Dört tane ayağı var. Gayet dengeli duruyor. Rahat oturabilmem için, oturduğum yere sünger konmuş. Sırtımı yaslayacağım yer de düşünülmüş. Belli ki bir tasarımcısı var.
-Bilgisayarım bir masanın üzerinde. Masa dikdörtgen şeklinde gayet intizamlı duruyor. İçine birşeyler koyabileceğim çekmeceleri var. Belli ki bu masanın da bir tasarımcısı var.
-Masanın üzerinde bir bilgisayar var. Onun tüm parçalarını ve nasıl işlediğini tam olarak bilmiyorum. Ama mükemmel bir makine. Onu tasarlayan güç, hem sandalyenin hem de masanın tasarımcısından daha zeki ve becerikli olsa gerek!
-Ve ben! Her hücremin içine bir bilgisayar sıkıştırılmış. Ve ben bu hücrelerden 100 trilyon kadarının büyük bir düzen içinde bir araya gelmesiyle oluşuyorum. Parmaklarımı hareket ettirirken ve gözlerimle parmaklarımı ve yazdıklarımı takip ederken hiç zorlanmıyorum. Bunları yaparken kalbim atmaya devam ediyor. Boynumdan yukarı kan gidiyor ve beynimdeki hücrelere sürekli kan taşınıyor. ayak parmaklarıma kadar da öyle. Sürekli kan gidiyor ve geri toplanıyor. Farkında olmasam da nefes alıyorum. Sonra yediklerim ve oksijen bir dizi kimyasal işlemden geçiriliyor ve ihtiyaç duyduğum enerji üretiliyor. Ben! Doğada kendi kendine şekillenmiş olsaydım böyle mi olurdum? O zaman bir Allah'ın varlığına inanabilir miydim?
|