Preach'in yazıları din/gelişmişlik ilişkisini açıklıyor ve kanıtlıyor.
Öbür türlüsü sence/bence.
Tabi ki dinin nasıl ve nerede yaşandığı en önemli parametre. Din Hristiyanlıkta kiliseye, Yahudilikte sinagolara hapsolmuştur. Özellikle bilimin üretildiği akademik yaşamda din etkisi yok denecek kadar azdır. Burada tekrar Preach'in sunduğu örneklere gönderme yapmak gerekirse bilimin anlamı İslami toplumlarda dini anlamaktan fazla değildir.
İslami toplumlar geri kalmıştır derken elbetteki, İslamiyet bir Hristiyanlık gibi rönesans yaşamamıştır, yaşasaydı İstavritinde vurguladığı üzre Müslüman toplumlarında gelişmiş olması mümkündü.
Bugün Müslümanlar dini akademik yaşamdan, hukuktan, yönetimden geri çekmeyi başarsalar kısa zamanda ilerlemeleri, gelişmeleri işten bile değildir.
Bu değerlendirmeleri yaparken özellikle bilimsel gelişme bağıntısında, bilim insanlarının Hristiyan toplumlarda agnostik, deist, ateist oranları %93 leri bulmaktadır. Doğru olan anket genel halkın inanmışlık yüzdesi değil gelişmeyi sağlayanların, yani bilimi üretenlerin inannmışlık oranlarıdır, buraya bakmak gerekir.
Yoksa Amerika, İngiltere için halkın %90'ı dine ve tanrıya inanıyor öyleyse, inançla gelişmişlik arasında bağlantı yoktur demek, tam manasıyla elma ile armutu toplamak demektir.
Selamlar.
|