''bu ıspazmoz dolu hezeyan'' sonrasındaki hissiyatlarını hiç merak etmiyorum.
Gerçi bize değil ama olsun. Biz de zaten istendiği şekliyle yazmıyoruz.
Bu hezeyan iki yönü ile yanlış iki yönü ile doğrudur.
Doğruları ile başlayalım da önce sinir katsayımız artsın.
1. Sözü edilen şey (Kürdistan) bir coğrafyanın adı ise doğrudur. Tarihi biraz karıştırdığımızda İran Kürdistanı, Irak Kürdistanı lafızı her daim karşımızdadır.
Osmanlıda da aynı bölge birkaç değişik şekliyle bile yine Kürdistan olarak belirlenmiştir. Bir zamanlar Kürt lafı bile kavga ve linç girişimlerine gebe idi bu coğrafyada. Şimdi devlet eli ile Kürt kanalları açılabilmekte belki gelecekte Enstitüler kurulacak devletler bunların varlığı ile değil yokluğu ile zaafa uğrar.
2. Sözü edilen şey, üstünde yaşayan insanların tercihleri ise yine doğrudur. Gönlünüzden geçti diye oy verilmemiştir bu bölgede. Belki zorla ama ırksal oy toplanmış bu da ezici olarak DTP sempatisi olarak görülmüştür. Bu bölgede yaşayan insanların tercih sınırları bunlardır.
Yanlışları;
1. Sözü edilen şey yeni bir oluşum ise yanlıştır. Hiçbir yeni oluşum oyla olmaz kanla olur.
Kürdistan diye bir ülkenin varlığı oluşturulsa dahi Türkiye Cumhuriyeti'nin bu oluşuma bir karış katkısı olamaz. Bu yüzden sınır belirlenmesi baştan yanlış. Bu yanlışın kastı buysa, hukuki boyutu da derhal işletilmelidir.
2. İnsanların siyasi tercihleri her daim değişgendir. Bu yüzden buna sınır demek yanlıştır.
Dün AKP ve daha geride iktidara verilen oylara bakınca, -Burası bu partinin sınırıdır ya da coğrafyasıdır denemez. Bir dönem için alınan oylar hemen ertesinde tersyüz olabilir.
Antalya, örneği herkese ders olmalıdır.