Bir Masonik Komplo : Komünizm
Komünizm şekil değiştirmiş Masonluktan başka bir şey değildir, Monsenyör George Dillon 1885 tarihli açıklamasında ;
“ Masonluk kurulmamış olsaydı , Jacobitler veya başka gruplar tamamen satanist ve tehlikeli hareketler izleyebilirlerdi, Komünizm şekil değiştirmiş masonluktan başka bir şey değildir. “
Böyle bir hareket , Ulusal İşci Erkekler derneği idi.-First İnternational olarakta bilinmektedir- ve Komünizmin doğrudan atası odur.1864 yılında Londrada toplanan grup, daha sonrasında Karl Marks’ın liderliği altına girmiştir.
Marks , nesilden nesile Tevrat ve Kabala eğitimiyle yetiştirilmiş Heinrich ve Henrietta çiftinin çocuğudur.Anti-Semitizm hareketinden etkilenmemek için Protestan kilisesinde vaftiz olmuşlardır.Marks , Born üniversitesinden mezun olduktan sonra Berlin üniversitesine başlamış ve burada , Hegel ve felsefesiyle ilgili “ Doktor Kulübü” denen gizli bir örgüte üye olmuştur.Marksı bu gruba çeken şey Hristiyan incilinin duygusal ihtiyaçlardan doğan insan fantezilerine dayandığına inanması idi. 1843 yılında evlenerek Paris’e yerleşmesiyle tekstil üreticisinin oğlu Engels ile tanışmıştır.
Koyu bir Hegelist olan Engels, “ Komünist Hahamı” olarak tanınan Moses Hess ile hayalperest sosyalist ve geleneksel din karşıtı Robert Owen tarafından sosyalizme yönlendirilmiştir.
Marks ve Engels , Brüksele taşındılar ve oradanda Londraya geçerek 1847 yılında “Adalet Birliği” adlı gizli bir örgüte katıldılar.Bu örgüt Alman göçmenlerinden oluşan Illuminati üyelerinden oluşmaktadır.
Adalet Birliği adlı bu grup adını kısa zaman sonra Komünist Birliği olarak değiştirdi ve iki ünlü kafadar “ Komünist Manifestoyu “ yayınladı. Siyon Protokolleri ile benzerliği tüm yazarlara aynı kökten geldiğini düşündürmektedir. Manifestoda bulunan 10 maddenin Bavyera Illuminatisi’nin ideal toplum yaratma adımlarıyla bire bir benzerlik göstermesi , Internationale’ nin aslında kılık değiştirmiş Masonik düzenin tekrar ortaya çıkışı olarak değerlendirilmiştir.
1848 yılında , Marks Prusyada gerçekleştirmek isteği Sosyalist devrim başarılı olamadı ve hapishaneden kaçmak için Londraya döndü.Kişisel çatışmalar daha sonraki süreçte Komünist Birliğinin etkili bir güç olmasını engelledi.
Marks’ın zorluklarla geçen hayatında, modern gizli örgütler için felsefi bir platform sunarak dünya tarihini derinden etkiledi.
Komünizmin işci sınıfında aniden ortaya çıkmadığı açıktır.Tam aksine gizli örgütlerin uzun vadeli ve titiz bir çalışmasının sonucudur.Bu konuda Alman Felsefeci Oswald Spengler , The Decline of the West adlı kitabında ;
“ Para hırsıyla güdülenmemiş tek bir emekçi hareketi bile yoktur ve Komünizmde buna dahildir….aralarındaki idealistlerin dışında , bu konuda liderlerin hiçbirinin şüphesi dahi yoktur.”
Konu Akhenaton tarafından (15-05-2009 Saat 19:15 ) değiştirilmiştir.
|